İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/395 E. 2025/811 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/395
Karar No
2025/811
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/395 Esas KARAR NO:2025/811

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:12/06/2023 KARAR TARİHİ:26/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Müvekkilinin davalıya ait malların satışını yaptığını, müvekkiline 83.977,26.-TL olan borcunun ödenmediğini, bunun üzerine 2023/... E sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ve davalının itirazı ile takibin durduğunu belirterek; davanın KABULÜNE, borçlunun itirazının İPTALİNE, takibin DEVAMINA, alacağın faizi ve tüm fer'ileri ile birlikte davalıdan TAHSİLİNE, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle davalı aleyhine alacağın % 20'sinden aşağı olmamak kaydıyla İCRA İNKAR TAZMİNATINA hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini taleple huzurdaki davayı açmıştır. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekilinin cevabi dilekçesinde özetle; tarafların birleşme suretiyle devraldığı .... AŞ. arasında bayilik sözleşmesi imzalandığını, bu birleşmenin TTSG'de 05.01.2022 tarihinde ... sayılı nüshasında ilan edildiği, sözleşmeye göre bayii müvekkilinin davalı şirket tarafından üretilen veya ticareti yapılan mineralli su, doğal kayak suyu vb ürünlerin bayi sıfatıyla dağıtımını yapacak ve 965 ciro primi almaya hak kazanacağını, kazanılan prim tutarlarının her ayın başında davacı şirket tarafından hesaplanarak e-mail ile bildirileceğinin kararlaştırıldığını, sözleşme devam ederken davacının, müvekkilinin bilgi ve onay olmaksızın tek taraflı değişiklik yaptığını, hak ettiği ciro prim ve alacaklarını ödemediğini, iadeleri kabul etmediğini, sözleşmenin kuruluşunda aldığı teminat mektubunu dahi işleme koyduğunu, 2022 yılında hesaplara yeni alacak rakamları girerek kendisini alacaklı gösterdiğini, .... Noterliğinin 25.06.2021 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilerek sözleşmeye, ticai örf ve adetlere aykırı davranışları sebebi ile 2020 yılından itibaren bayilik anlaşmasının sonlandırıldığının bildirildiğini, davacının depoda kalan iade ürünleri almadığını, 30.06.2023 tarihinde cari hesap mutabakatında cari hesabın “0” olduğunun bildirildiğini bu sebeple davacı yanın sunacağı fatura ve hesaplara itibar edilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava; ....İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalı yanın itirazının haklı olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Mahkememizce dava konusu ....İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... davalı ... aleyhine 27/04/2023 tarihinde 83.977,25 TL toplam alacağı üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazı ile takibin durduğu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. ... .. Vergi Dairesi ve ... Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişi ... ... ... 18/04/2025 tarihli raporunda '' SONUÇ Verilen görev doğrultusunda yapılan incelemede; Davacı ve davalı arasında bila tarihli bayilik sözleşmesi akdedildiği, Davalı tarafından davacıya gönderilen ihtarname ile; ticari örf ve adetlere uyulmadığı gerekçesi işe sözleşmenin 2020 yılı sonu itibarıyla sonlandırıldığının bildirildi; Ancak bu gerekçeye dayanak herhangi bir belgenin davalı tarafından ibraz edilmediği, Davacı tarafından sunulu yasal defterlere göre davacının davalıdan takip tarihi olan 27.04.2023 tarihinden bu yana 83.977,26.-TL alacaklı olduğu, e-fatura satatüsündeki bu faturaların davalı yana elektronik olarak GİB portal aracılığı ile gönderildiği halde davalının iş bu faturalara itirazı olduğuna yönelik ya da iade faturası düzenlediğine yönelik belge ve dahi yasal defterlerini ibraz etmediği, Davacının davalıdan olan 83.977,26.-TL alacak bakiyesi için takip tarihinden itibaren faiz talep edebileceği Yönünde oluşan görüş ve kanaatlerimi belirtir işbu raporumu saygılarımla arz ederim.18.04.2024 '' şeklinde görüşte bulunmuştur. Bilirkişi ... 13/08/2024 tarihli Ek Raporunda ''Kök raporda da belirtildiği üzere; Davacı ve davalı arasında bila tarihli bayilik sözleşmesi akdedildiği, Davalı tarafından davacıya gönderilen ihtarname ile; ticari örf ve adetlere uyulmadığı gerekçesi işe sözleşmenin 2020 yılı sonu itibarıyla sonlandırıldığının bildirildiği, ancak bu gerekçeye dayanak herhangi bir belgenin davalı tarafından ibraz edilmediği, Davacı tarafından sunulu yasal defterlere göre davacının davalıdan takip tarihi olan 27.04.2023 tarihinden bu yana 83.977,26.-TL alacaklı olduğu, davalı yanca sunulan kayıtlarda davacının alacak bakiyesine yönelik “düzeltme” kaydı atılarak alacak bakiyesinin kapatılmış olduğu ancak buna dayanak ödeme dekontu ibraz edilmediği, e-fatura statüsündeki bu faturaların davalı yana elektronik olarak GİB portal aracılığı ile gönderildiği halde davalının iş bu faturalara itirazı olduğuna yönelik ya da iade faturası düzenlediğine yönelik belge ve dahi yasal defterlerini ibraz etmediği, Davacının davalıdan olan 83.977,26.-TL alacak bakiyesi için takip tarihinden itibaren faiz talep edebileceği, Yönünde oluşan görüş ve kanaatlerimi belirtir işbu raporumu saygılarımla arz ederim.13.08.2024 '' şeklinde görüşte bulunmuştur. Bilirkişi ... 07/01/2025 tarihli raporunda ''SONUÇ: Gerek İcra dosyası, gerekse dava dosyası içeriği, Davacı Şirket Ticari Defterleri ve belgeler üzerinde yaptığım inceleme ve değerlendirme sonuçları aşağıda arz edilmiştir. 1. Davacı Şirkete ait Ticari Defterlerinin yasal süresinde TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, dolayısı ile sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, 2. Davacı Şirketin Ticari Defter kayıtlarına göre, takip tarihi olan 27.04.2023 itibariyle Davalı Şirketten 83.977,26 TL alacaklı olduğu, saat 14:00'da ticari defter sunmamış olduğundan Davalı Şirketin Ticari Defter kayıtları incelenemediği, 4. Mutabakat mektubunda yer alan bakiyenin 27.04.2023 tarihinde 128 Şüpheli Alacaklar hesabına Borç kaydı yapılarak kapatılmış olduğu, aciz vesikasına bağlanmamış olduğundan bakiyenin bu hesapta takip edilmiş olduğu,5. Davalı Şirket Vergi Dairesine beyan etmiş olduğu BA ve BS formlarında; Davacı Şirket tarafından düzenlenen faturalar ve Davacı Şirket ve Dava dışı ... ... A.Ş.'ne düzenlenen faturaların tamamını beyan etmiş olduğu, 6. Davacı Şirketin Davalı Şirketten takip tarihi olan 27.04.2023 itibariyle Davalı Şirketten 83.977,26 TL alacaklı olduğu, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. Sayın Mahkemenin takdirlerine saygılarımla arz ederim. 07.01.2025 '' şeklinde görüşte bulunmuştur. Bilirkişi ... 21/10/2025 tarihli Ek raporunda ''Gerek İcra dosyası, gerekse dava dosyası içeriği, Davacı Şirket Ticari Defterleri ve belgeler üzerinde yaptığım inceleme ve değerlendirme sonuçları aşağıda arz edilmiştir. 1. Davacı Şirkete ait Ticari Defterlerinin yasal süresinde TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, dolayısı ile sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, 2. Davacı Şirketin Ticari Defter kayıtlarına göre, takip tarihi olan 27.04.2023 bariyle Davalı Şirketten 83.977,26 TL alacaklı olduğu, 3. Sayın Mahkeme tarafından verilen yerinde inceleme kararına istinaden Davalı Şirketin İstanbul Ticaret Odasında kayıtlı ... adresi olan .. MAH. .... SK. NO: 16 ... adresine gidilmiş olduğu, adresin kapalı halde ve çevre esnaflardan tanıyanın olmadığı, internette bulunan telefon numarasında farklı bir şirketin olduğu, Şirket vekiline telefon ve mail vasıtasıyla ulaşılamadığından Davalı Şirketin Ticari Defter kayıtları incelenemediği, . Mutabakat mektubunda yer alan bakiyenin 27.04.2023 tarihinde 128 Şüpheli Alacaklar hesabına Borç kaydı yapılarak kapatılmış olduğu, Alacağın herhangi bir aciz vesikasına bağlanmamış olduğundan bakiyenin bu hesapta takip edilmiş olduğu, Davalı Şirket Vergi Dairesine beyan etmiş olduğu BA ve BS formlarında; Davacı Şirket tarafından düzenlenen faturaları ve Davacı Şirket ve Dava dışı ... ... A.Ş.'ne düzenlenen faturaların tamamını beyan etmiş olduğu, . Kök raporda tespit edilen hususların aynen korunduğu, Davacı Şirketin Davalı Şirketten takip tarihi olan 27.04.2023 itibariyle Davalı Şirketten 83.977,26 TL alacaklı olduğu, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. Sayın Mahkemenin takdirlerine larımla arz ederim. 21.10.2025 '' şeklinde görüşte bulunmuştur. Huzurdaki davada; davacı tarafça .... İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 83.977,25 TL toplam cari hesap alacağına dayalı alacak kalemi üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazı ile takibin durduğu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında mal alım satımına ilişkin ticari ilişki olduğu taraf delilleri, ticari defterleri ve her iki tarafın beyanları ile anlaşılmaktadır. İcra takibine konu edilen fatura bakımından davacının alacaklı olup olmadığının tespiti babında taraf ticari defter ve belgeleri, ilgili vergi dairelerinden tarafların BA/BS formları celp edilerek taraf delilleri üzerinde mali müşavir bilirkişice inceleme yaptırılarak rapor tanzim edilmesi istenilmiştir. Kural olarak fatura, yalnız başına ticari davalarda da delil olarak kullanılamaz. Ancak faturaların sözleşmenin ifa aşamasına ilişkin olması nedeniyle bu özelliği gereğince TTK 21/2. Maddesi gereği ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır'' bu düzenlemeye göre bir sözleşmenin ifası sırasında sözleşmeden sonra düzenlenen faturanın tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içerisinde itiraz edilmemesi halinde fatura içeriği kabul edilmiş sayılır. TTK m.21/2'e göre fatura içeriğinin kabul edilmesine ilişkin karinenin gönderen lehine gerçekleşebilmesi için öncelikle faturanın düzenleyen tarafından karşı tarafa gönderilmesi gerekir. TTK m.21/2'e göre faturanın ne şekilde gönderileceğine dair bir düzenleme yer almamaktadır. TTK 18. Maddesinde de buna ilişkin bir düzenleme yoktur. Bu sebeple faturanın herhangi bir şekilde karşı tarafa ulaştırılması yeterlidir. Faturanın karşı tarafa gönderilip gönderilmediği hususunda uyuşmazlık çıkması halinde faturayı gönderdiğini ispat yükü HMK'nın 190. Maddesi gereğince faturayı düzenleyen tarafa aittir. (Doç. Dr. Levent Börü, ... Bam 3. HD Başkanı İlker Koçyiğit, Ticari Dava, Adalet Yayınevi, 2. Bası, ...-2021 sf. 1022-1040) Tacir sıfatını haiz olmanın bir takım sonuçları bulunmaktadır. TTK 18/2. Maddesine göre her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü vardır. Nitekim TTK 21/2. Maddesi de tacir sıfatına sahip olmanın getirdiği hak ve yükümlülüklere ilişkin olup fatura alacağına dayalı olarak ikame edilen somut uyuşmazlıkta doğrudan uygulanması gerekir. Davalı tarafın defter ve kayıtlarının incelenmesi için verilen kesin süreye rağmen kayıt ve belgelerin bilirkişi incelemesi için temin edilmediği, bilirkişi marifetiyle incelenen defter ve kayıtlar, ba-bs formları ve faturaların tetkikine göre, davacının icra takibine konu ettiği cari hesap alacağına ilişkin defterlerine göre takip tarihi itibariyle 83.977,26-TL alacağının bulunduğunun ispat olunduğu, davalı tarafça kendi defterlerinin incelenmediğinden bahisle rapora da itiraz edilmiş ise de mahkememizce davalının talebi gibi yerinde inceleme yetkisi verilmiş ise de davalı tarafça bildirilen adresin atıl ve kapalı olduğu, bilirkişi tarafından inceleme yapılamadığı, bildirilen irtibat numarasının da farklı kişilere ait olduğunun bilirkişi tarafından rapor edildiği görülmekle gerek davacı defter ve kayıtları gerek ba-bs formlarının birbirini doğrulaması göz önünde bulundurularak tanzim edilen 21.10.2025 tarihli bilirkişi raporlarının hükme elverişli mahkememiz ve üst yargı denetimine açık olduğu anlaşılmakla cari hesap nedeniyle olan borcun ödenmediği, dosya içerisinde mübrez tüm deliller, sözleşme, ba/bs formları taraf ticari defter ve belgeleri ve yeterli incelemeyi ihtiva eden hükme esas alınabilecek yeterlilikte görülen bilirkişi raporlarıyla da tespit olunduğu üzere icra takibine konu cari hesap alacağı bakımından davalının davacıya borçlu olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir. İcra inkar tazminatı talebi bakımından ise alacağın cari hesap alacağına dayalı olması nedeniyle likid olduğu, haksız itiraz nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla asıl alacak miktarının %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; .... İcra Dairesi'nin 2023/... esas sayılı takip dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 83.977,26-TL asıl alacak bakımından alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazın iptali ile takibin, asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren takipte belirtilen oranlarla faiz uygulanmak sureti ile takibin aynen devamına, 2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK.67/2. maddesi uyarınca takdiren % 20 oranında hesaplanan 16.795,45-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 5.736,49 TL karar-ilam harcından, davacı tarafından peşin yatırılan 1.014,24 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.722,25 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 1.014,24 TL peşin harç ve 179,90 TL Başvuru harcı olmak üzere toplam 1.194,14 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafından yapılan 8.251,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, 7-Dava tam kabul ile sonuçlandığından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yerolmadığına, 8-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde ilgili tarafa iadesine, 9-Devletçe karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 26/11/2025

Katip ... E-imza

Hakim ... E-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/395, K. 2025/811, T. 26.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-395-e-2025-811-k-c910000c4bb9