İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/191 E. 2025/815 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/191
- Karar No
- 2025/815
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/191 Esas KARAR NO : 2025/815
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/03/2025 KARAR TARİHİ : 26/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Müvekkili şirket, bir medya ve reklam kuruluşu olup, davalı şirketin iştigal konuları ile ilgili olarak bir takım ilan yayınları ve davalı şirket ile röportaj yapılması gibi konularda ticari faaliyetleri bulunduğunu, dilekçe ekinde davacı müvekkili şirketin yayınlarında davalı şirketin reklam ilanlarını ve ... Genel Müdürü ... ile yapılan röportajı gösteren evrakları ibraz ettiklerini, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı ilamsız icra takip dosyasına mesnet teşkil eden 15.08.2024 tarihli cari hesap ekstresinde görüleceği üzere davalı 23.560,00TL borçlu olduğunu, davalı şirket yetkilisi ile whatsapp üzerinden yapılan yazışmalarda dava konusu borç inkar edilmediğini, aksine ikrar edildiğini, davalı şirket, ödemelerini alamadıklarından bahisle ödeme yapamadıklarını beyan ettiğini, Yargıtay kararları gereğince hukuki delil sayılma özelliği taşıyan whatsapp yazışmaları işbu borcun davalı tarafça kabul edildiğini açıkça gösterdiğini, Beyan ederek; a) İtirazın iptali ile takibin devamına, b) Davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, c) Yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı yana yüklenmesine, karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür CEVAP: Davalı tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava; ....İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalı yanın itirazının haklı olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Mahkememizce dava konusu ....İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... ... Limited Şirketi davalı ... ... Ticaret Limited Şirketi aleyhine 06/01/2025 tarihinde 23.560,00 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazı ile takibin durduğu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. ... ve ... Vergi Dairelerine yazılan müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişi ... 06/10/2025 tarihli raporunda '' Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde, 1. Davacının ticari açılış ve kapanış tasdiklerinin eksiksiz olduğu e-defter beratlarının süresinde oluşturulduğu, davacı defterlerinin sahibi lehinde delil vasfına haiz olduğu, 2. Davalının ticari defter ibrazında bulunamadığı, 3. Davacının ticari defterlerine göre 06.01.2025 takip tarihi itibariyle 23.560,00TL (takipteki asıl alacak miktarı kadar) davalıdan kayden alacaklı göründüğü,4. TTK 21/2 ve e- fatura mevzuatı bağlamında faturanın davalı aleyhine borç doğurduğu,5. Davacının ticari defter kayıtları ile davacının takibe konu alacağının dayanağı faturaların davalı aleyhine borç doğurduğu nazara alınarak 06.01.2025 takip tarihi itibariyle davacının 23.560,00TL (takipteki asıl alacak miktarı kadar) davalıdan asıl alacağı olduğu kanaatine ulaşıldığı, 6. Davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez bankası verilerinden, 06.01.2025 takip tarihi itibari ile avans faizi oranının %49,25 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren %49,25 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, Keyfiyeti, meselenin asli ve nihai hukuki tavsifi 6100 sayılı HMK’nın md. 266/c.2 ve 6754 sayılı Kanun’un md. 3/3 hükümlerine dayalı olarak tamamen ve münhasıran muhterem Mahkemeye ait olmak kaydı ile sayın yargı makamının tetkik ve takdirlerine arz ederim.06.10.2025'' şeklinde görüşte bulunmuştur. Huzurdaki davada; davacı tarafça .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 06.01.2025 tarihinde 23.560,00-TL cari hesaba dayalı alacak kalemi üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazı ile takibin durduğu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında mal alım satımına ilişkin ticari ilişki olduğu taraf delilleri, ticari defterleri ve her iki tarafın ba-bs formları ile anlaşılmaktadır. İcra takibine konu edilen fatura bakımından davacının alacaklı olup olmadığının tespiti babında taraf ticari defter ve belgeleri, ilgili vergi dairelerinden tarafların BA/BS formları celp edilerek taraf delilleri üzerinde mali müşavir bilirkişice inceleme yaptırılarak rapor tanzim edilmesi istenilmiştir. Kural olarak fatura, yalnız başına ticari davalarda da delil olarak kullanılamaz. Ancak faturaların sözleşmenin ifa aşamasına ilişkin olması nedeniyle bu özelliği gereğince TTK 21/2. Maddesi gereği ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır'' bu düzenlemeye göre bir sözleşmenin ifası sırasında sözleşmeden sonra düzenlenen faturanın tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içerisinde itiraz edilmemesi halinde fatura içeriği kabul edilmiş sayılır. TTK m.21/2'e göre fatura içeriğinin kabul edilmesine ilişkin karinenin gönderen lehine gerçekleşebilmesi için öncelikle faturanın düzenleyen tarafından karşı tarafa gönderilmesi gerekir. TTK m.21/2'e göre faturanın ne şekilde gönderileceğine dair bir düzenleme yer almamaktadır. TTK 18. Maddesinde de buna ilişkin bir düzenleme yoktur. Bu sebeple faturanın herhangi bir şekilde karşı tarafa ulaştırılması yeterlidir. Faturanın karşı tarafa gönderilip gönderilmediği hususunda uyuşmazlık çıkması halinde faturayı gönderdiğini ispat yükü HMK'nın 190. Maddesi gereğince faturayı düzenleyen tarafa aittir. (Doç. Dr. Levent Börü, Ankara Bam 3. HD Başkanı İlker Koçyiğit, Ticari Dava, Adalet Yayınevi, 2. Bası, Ankara-2021 sf. 1022-1040) Tacir sıfatını haiz olmanın bir takım sonuçları bulunmaktadır. TTK 18/2. Maddesine göre her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü vardır. Nitekim TTK 21/2. Maddesi de tacir sıfatına sahip olmanın getirdiği hak ve yükümlülüklere ilişkin olup fatura alacağına dayalı olarak ikame edilen somut uyuşmazlıkta doğrudan uygulanması gerekir. Davalı tarafın defter ve kayıtlarının incelenmesi için verilen kesin süreye rağmen kayıt ve belgelerin bilirkişi incelemesi için temin edilmediği, bilirkişi marifetiyle incelenen defter ve kayıtlar, ba-bs formları ve faturaların tetkikine göre, davacının icra takibine konu ettiği cari hesap alacağına ilişkin defterlerine göre 31.05.2024 tarihi itibariyle 23.560,00-TL alacağının bulunduğunun ispat olunduğu, davalı tarafça rapora da itiraz edilmediği, davalı tarafın cari hesap nedeniyle olan borcunu ödediğini ileri sürmediği ve ispat olunmadığı, dosya içerisinde mübrez tüm deliller, sözleşme, ba/bs formları taraf ticari defter ve belgeleri ve yeterli incelemeyi ihtiva eden hükme esas alınabilecek yeterlilikte görülen bilirkişi raporlarıyla da tespit olunduğu üzere icra takibine konu cari hesap alacağı bakımından davalının davacıya borçlu olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir. İcra inkar tazminatı talebi bakımından ise alacağın cari hesap alacağına dayalı olması nedeniyle likid olduğu, haksız itiraz nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla asıl alacak miktarının %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 23.560,00-TL asıl alacak bakımından alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazın iptali ile takibin, asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren takipte belirtilen oranlarla faiz uygulanmak sureti ile takibin aynen devamına, 2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK.67/2. maddesi uyarınca takdiren % 20 oranında hesaplanan 4.712,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 1.609,38 TL karar-ilam harcından, davacı tarafından peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 993,98 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 615,40 TL peşin harç ve 615,40 TL Başvuru harcı olmak üzere toplam 1.230,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafından yapılan 6.095,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücreti dava değerini geçeyemeyeceğinden hesap ve takdir olunan 23.560,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, 7-Dava tam kabul ile sonuçlandığından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yerolmadığına, 8-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde ilgili tarafa iadesine, 9-Devletçe karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK'nın 341. Maddesi gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/11/2025
Katip ... E-imza
Hakim ... E-imza