İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/648 E. 2025/201 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/648
- Karar No
- 2025/201
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/648 Esas - 2025/201 TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/648 KARAR NO : 2025/201
... DAVA : Ticari Şirket /Bağımsız Denetçinin Görevden Alınması DAVA TARİHİ : 10/09/2024 KARAR TARİHİ : 13/03/2025 KARAR Y.TARİHİ : 10/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan "Ticari Şirket /Bağımsız Denetçinin Görevden Alınması" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir.
I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı şirketin 2.702.452 adet pay sahibi olarak şirket hisselerinin %11,26’sına sahip şirket hissedarı olduğunu, şirkette ...%11,26 oranında şirket hissedarı olduğunu, her bir hissedarın aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olduğunu, müvekkilinin yönetim kurulu başkanı olarak görev yaptığını, şirketin 2024 yılı faaliyet ve hesaplarını denetleyecek ... Şirketi seçiminde, ..., davalı şirket yönünden bağımsızlığını yitirdiğini, bağımsız denetim şirketinin kurucu ortağının davalı şirkete mali müşavirlik hizmeti veren ... olmasından ötürü denetim şirketinin tarafsızlık ve bağımsızlığını yitirdiğine dair kuvvetli kuşkunun varlığından ötürü Şirket menfaatlerini korumak adına; TTK 399 vd. maddeler uyarınca ...Şirketinin görevden alınmasına, yerine uluslararası standartta hizmet sunan bağımsız denetim şirketi atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR 2. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 12.08.2024 tarihli genel kurulda sunmuş olduğu muhalefet şerhi yazısı içeriği ile dava dilekçesinin içeriğinin birbirinden farklı olduğunu, davacının muhalefet şerhindeki tek muhalif olduğu hususun divan başkanlığına sunduğu 5 bağımsız denetim şirketi dışında bir denetim şirketinin seçilmiş olması olduğunu, yeni seçilmiş ve henüz rapor dahi düzenlememiş bir firmanın tarafsızlığını bozan herhangi bir olgu veya davranışta bulunmasının mümkün olmadığını, bağımsız denetçi olarak ... sadece kurucu ortağı olduğu ancak sonrasında hiçbir ilgisi kalmadığı ... Şirketi'nin seçildiğini, 6102 sayılı Kanun'un 400. maddesinde yasa koyucu tarafından denetçi olamayacakların tahdidi olarak sayıldığını ancak, tahdidi olarak sayılan durumların hiçbirisinin somut olayda mevcut olmadığını, şirketin yeminli mali müşavirinin denetçi şirkette ortak ya da yönetici olmasını engelleyen bir kanun hükmünün bulunmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar 3. Taraflar arasında, davalı şirkete ... Şirketi'nin 2024 yılı Bağımsız Denetim Şirketi olarak seçildiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları 4. Uyuşmazlık, davalı şirkete bağımsız denetçi olarak seçilmiş olan şirketin TTK m. 399 vd gereğince görevden alınmasını gerektirir nedenlerin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 5.... 12/08/2024 Tarihinde Yapılan 2023 Yılı Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağı'nın incelenmesinde; 24.000.000 adet pay sahibinden 11.522.389 adet pay sahibinin asaleten toplantıda hazar bulunduğu, toplantı nisabının mevcut olduğu, toplantının 7. Maddesinde; şirketin 2024 yılı hesap ve işlemlerini denetleyecek Bağımsız Denetim Şirketi'nin belirlenmesi hususunun görüşmeye açıldığı, bu konuda ... tarafından 5 şirketin ismini taşıyan bir önerge verildiği, ...'nun da ... Şirketi'ni önerdiği, yapılan oylama sonucunda 6.307.139 olumlu oy alan ... Şirketi'nin oyçokluğu ile 2024 yılı denetçisi seçildiği, ...'nun olumsuz oy vermesinin gerekçelerini içeren ekli önergeyi .... önergesinin incelenmesinde; şirketin 2023 yılı olağan genel kurul gündeminin 7. Maddesi uyarınca, şirketin 2024 yılı faaliyet ve hesaplarını denetleyecek bağımsız denetim şirketinin seçilmesi konusundaki kararına muhalefet ettiği, divan başkanlığına sunmuş olduğu önergede yazılı bağımsız denetim şirketleri haricinde, onlarla aynı itibara sahip olmayan, bu sebeple de güvenilirlik ve şeffaflığı konusunda şüphe uyandıran bir bağımsız denetim şirketinin seçilmesine dair karara muhalefet ettiğini beyanla, kararın gözden geçirilmesini ve yeniden değerlendirilmesini talep etmiştir. 7. ... kayıtlarının incelenmesinde; davalı ....sicil numarasında kayıtlı olup, sermayesinin 24.000.000,00.-TL ve her bir pay değerinin 100,00.-TL olduğu, ortaklarının ve paylarının ... 12.477,611 adet, ... 6.307.139 adet, ... 2.512,798 adet, ... 2.702,452 adet şeklinde olduğu anlaşılmaktadır. V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 8. Dava, davalı şirketin 12.08.2024 tarihli genel kurulunda seçilen Bağımsız Denetçinin TTK m. 399/5 uyarınca görevden alınarak yerine yeni bağımsız denetçi atanması istemine ilişkindir. 9. 6102 sayılı TTK’nın somut uyuşmazlığa ilişkin 399. maddesinin 4. fıkrası “(4) Ş̧irketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi; a) Yö̈netim kurulunun, b) Sermayenin yüzde onunu, halka açık şirketlerde esas veya çıkarılmış sermayenin yüzde beşini oluşturan pay sahiplerinin, istemi üzerine, ilgilileri ve seçilmiş denetçiyi dinleyerek, seçilmiş denetçinin şahsına ilişkin haklı bir sebebin gerektirmesi, özellikle de onun taraflı davrandığ̆ı yönünde bir kuşkunun varlığı halinde, başka bir denetçi atayabilir.” hükmünü içermektedir. 10. TTK'nın 399. maddesinin 5. fıkrasında dava açma koşuluna yer verilmiş olup "Görevden alma ve yeni denetçi atama davası, denetçinin seçiminin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanından itibaren üç hafta içinde açılır. Azlığın bu davayı açabilmesi için, denetçinin seçimine genel kurulda karşı oy vermiş, karşı oyunu tutanağa geçirtmiş ve seçimin yapıldığı genel kurul toplantısı tarihinden itibaren geriye doğru en az üç aydan beri, şirketin pay sahibi sıfatını taşıyor olması şarttır." şeklindeki düzenleme gereğince bu davanın hangi sürede ve kim tarafından açılabileceği belirlenmiştir. 11. Davacının sözkonusu düzenleme gereğince davayı süresinde açmış olduğu ve yine denetçi atanmasına ilişkin genel kurul kararına karşı oy kullanmış, karşı oyunu tutanağa geçirmiş olduğu ve seçimin yapıldığı genel kurul toplantısı tarihinden itibaren geriye doğru en az üç aydan beri, şirketin pay sahibi sıfatını taşıdığı anlaşılması karşısında dava açma ön koşullarının varlığı kabul edilmiştir. 12. TTK'nın 400. maddesinde denetçi olabilecekler yanında denetçi olamayacaklar da düzenlemiş olup "Denetçi, bağımsız denetim yapmak üzere, 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununa göre ruhsat almış yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir unvanını taşıyan ve Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yetkilendirilen kişiler ve/veya ortakları bu kişilerden oluşan sermaye şirketi olabilir. Aşağıdaki hâllerden birinin varlığında, yeminli mali müşavir, serbest muhasebeci mali müşavir ve/veya sermaye şirketi ve bunların ortaklarından biri ve bunların ortaklarının yanında çalışan veya bu cümlede anılan kişilerin mesleği birlikte yaptıkları kişi veya kişiler, ilgili şirkette denetçi olamaz. Şöyle ki, önceki cümlede sayılanlardan biri; a) Denetlenecek şirkette pay sahibiyse, b) Denetlenecek şirketin yöneticisi veya çalışanıysa veya denetçi olarak atanmasından önceki üç yıl içinde bu sıfatı taşımışsa, c) Denetlenecek şirketle bağlantısı bulunan bir tüzel kişinin, bir ticaret şirketinin veya bir ticari işletmenin kanuni temsilcisi veya temsilcisi, yönetim kurulu üyesi, yöneticisi veya sahibiyse ya da bunlarda yüzde yirmiden fazla paya sahipse yahut denetlenecek şirketin yönetim kurulu üyesinin veya bir yöneticisinin alt veya üst soyundan biri, eşi veya üçüncü derece dâhil, üçüncü dereceye kadar kan veya kayın hısmıysa, d) Denetlenecek şirketle bağlantı hâlinde bulunan veya böyle bir şirkette yüzde yirmiden fazla paya sahip olan bir işletmede çalışıyorsa veya denetçisi olacağı şirkette yüzde yirmiden fazla paya sahip bir gerçek kişinin yanında herhangi bir şekilde hizmet veriyorsa, e) Denetlenecek şirketin defterlerinin tutulmasında veya finansal tablolarının düzenlenmesinde denetleme dışında faaliyette veya katkıda bulunmuşsa, f) Denetlenecek şirketin defterlerinin tutulmasında veya finansal tablolarının çıkarılmasında denetleme dışında faaliyette veya katkıda bulunduğu için (e) bendine göre denetçi olamayacak gerçek veya tüzel kişinin veya onun ortaklarından birinin kanuni temsilcisi, temsilcisi, çalışanı, yönetim kurulu üyesi, ortağı, sahibi ya da gerçek kişi olarak bizzat kendisi ise, g) (a) ilâ (f) bentlerinde yer alan şartları taşıdığı için denetçi olamayan bir denetçinin nezdinde çalışıyorsa, h) Son beş yıl içinde denetçiliğe ilişkin meslekî faaliyetinden kaynaklanan gelirinin tamamının yüzde otuzundan fazlasını denetlenecek şirkete veya ona yüzde yirmiden fazla pay ile iştirak etmiş bulunan şirketlere verilen denetleme ve danışmanlık faaliyetinden elde etmişse ve bunu cari yılda da elde etmesi bekleniyorsa denetçi olamaz. (2) (Değişik: 26/6/2012-6335/19 md.) On yıl içinde aynı şirket için toplam yedi yıl denetçi olarak seçilen denetçi üç yıl geçmedikçe denetçi olarak yeniden seçilemez. (Değişik ikinci cümle: 28/3/2013-6455/81 md.) Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ve bu fıkrada belirtilen süreleri kısaltmaya yetkilidir. (3) Denetçi, denetleme yaptığı şirkete, vergi danışmanlığı ve vergi denetimi dışında, danışmanlık veya hizmet veremez, bunu bir yavru şirketi aracılığıyla yapamaz." şeklinde düzenleme yapılmıştır. 13. Yukarıda yer verilen hükümden anlaşılacağı üzere, seçilen bağımsız denetçinin görevden alınmasına ilişkin uyuşmazlıklarda, ilgili taraflar dinlendikten sonra, yalnızca seçilen denetçinin şahsına ilişkin haklı bir sebebin gerektirmesi durumunda söz konusu bağımsız denetçi görevden alınıp, yerine Mahkemece seçilecek başka bir bağımsız denetçi atanabilecektir. 14. Kanun, haklı sebebi tanımlamamış, fakat niteliğine ilişkin iki işaret vermiştir. Birincisi haklı sebep denetçinin kişiliğinden doğmalıdır. Devamlı hastalık, kaza veya benzer bir sebeple denetçinin çalışamaması, ehliyetini yitirmesi ile görevini ifa etmemesi, geçimsizlik bu kategoriye girer. İkincisi denetçinin yansız olmadığı ve yansız davranmadığı kuşkusudur. Öte yandan, haklı nedene ilişkin ilgili madde gerekçesinde de belirtildiği üzere; Bu terim ile önce denetçinin kişiliğinden kaynaklanan sebepler kastedilmiştir. Mesleki yetersizlik (denetleme elemanlarının bilgilerindeki, okul sonrası uyum eğitimlerindeki noksanlık, yardımcı eleman, uzman, cihaz donanımı eksikliği), itibar kaybı vs. gibi. Denetçinin çalışma tarzı, şirkete zaman ayırmaması, bilgi sızdırması, taraf tutması da haklı sebep sayılır. Buna karşılık, görüş aykırılıkları haklı sebep olarak, ancak somut olay destekliyorsa kabul edilebilir. 15. Öte yandan TTK'nın 400. Maddesinde denetçi olamayacak kişilerden olmasına karşın denetçi olarak atanmış bağımsız denetçi de Mahkemece görevden alınabilecektir. 16. Bu itibarla, seçilen bir bağımsız denetçinin görevden alınmasına dayanak olarak gösterilebilecek haklı neden veya nedenler, her somut olayın şart ve koşullarına göre ayrıca değerlendirilmekte olup, Kanun Koyucu tarafından kapsamı dar tutulmuştur. Bunun amacı da, haliyle denetçi teminatı ilkesi gereği, seçilen bağımsız denetçinin kolayca görevden alınmasını önleyebilmektir. 17. Davacı taraf dava dilekçesinde, seçilen bağımsız denetim şirketinin kurucu ortağının, davalı şirkete mali müşavirlik hizmeti veren ... olduğundan, denetim şirketinin tarafsızlık ve bağımsızlığını yitirdiğini iddia etmektedir. 18. Öncelikle ...’nin ortağı olduğu hususu sunmuş olduğu cevap ve ekindeki pay devir sözleşmesinden anlaşılmakla birlikte, 2023/09 ayına kadar bu ortaklık ilişkisinin devam ettiği ve bu ayda ortaklık payının devri ile sona erdiği anlaşılmaktadır. 19. 12.08.2024 tarihli Genel Kurul toplantısında 2024 yılının denetlenmesi hususunda bağımsız denetim kurulu seçimi yapılmış olup bu anlamda 2025 yılında bu denetimi yapacak bağımsız denetim kurulu belirlenmiştir. 20. .... pay sahibi olduğu dikkate alındığında 2024 yılının denetleneceği nazara alınarak bu anlamda TTK'nın 440. maddesi anlamında bir engel bulunmadığı değerlendirilmiştir. 21. Ayrıca davacı bunun dışında somut bir delil ortaya koymadığı gibi şirketi 2018, 2019 ve 2020 yıllarını da ...bağımsız denetim kurumu olarak denetlemiş olduğu, sözkonusu yıllarda ...şirket ortağı iken bu hususun bir itiraz olarak ileri sürülmediği anlaşılması nazara alındığında davacının iyiniyetli olarak eldeki davayı açmış olmadığı da değerlendirilmiştir. 22. Yapılan açıklamalar neticesinde somut olayda, davalı şirkete ...12/08/2024 tarihli genel kurulda bağımsız denetçi olarak seçildiği, şirketin, kanunen denetçiliğe engel bir halinin bulunmadığı, davacı yan tarafından ileri sürülen denetçinin taraflı davrandığı hususlarının ispat edilemediğinden, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. VI-HÜKÜM 1-Davanın REDDİNE, Karar ve İlam Harcı 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.-TL harçtan, peşin alınan 427,60.-TL harcın düşümü ile bakiye 187,80.-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 3-Yargılama sırasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE, Vekalet Ücreti 5-Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ... ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ... Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere 13/03/2025 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/03/2025
...
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"