İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/615 E. 2026/64 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/615
Karar No
2026/64
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/615 KARAR NO : 2026/64

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 12/08/2024 KARAR TARİHİ : 22/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili kurum ile davalı şirketler arasında hizmet alımına ilişkin sözleşmeler imzalandığını, söz konusu firmalarda hizmet alım ihale sözleşmesi kapsamında görev yapan ve işten ayrılan dava dışı işçi ----, müvekkili Kuruma başvurarak işçilik alacaklarına ilişkin tazminat talep ettiğini, 186.544,26 TL ödeme yapıldığını, davalılardan kendi dönemlerine karşılık gelen tutarlar talep edildiğini, fakat olumlu cevap alınamadığını,----Şirketi sorumlu olduğu tutar daha fazla olmasına rağmen yalnızca 2.759,14 TL ödeme yaptığını, bu ödemenin mahsubu halinde davalı şirketlere rücu edilecek olan tutar 183.785,12 TL olduğunu, müvekkili kurum ile her bir davalı arasında imzalanan ihale sözleşmesine ekli şartnamelerde bu işçi alacak ve haklarından yüklenici sıfatıyla davalı şirketlerin sorumlu olduğu bildiğini, davalı şirketlerle yapılan arabuluculuk görüşmesi sonuçsuz kaldığın için işbu davayı açma zarureti doğduğunu, davalı şirketlerden 183.785,12 TL' nin çalıştırma sürelerine göre sorumlulukları oranında rücuen tahsilini talep ederek, davanın kabulüne yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı müflis -----.. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müflis şirketin ----- Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- esas sayılı dosyasından 22.06.2016 günü saat 16:57'den itibaren iflasına karar verildiği, iflas işlemler----icra ve İflas Müdürlüğü'nün ----- iflas dosyası ile devam ettiğini, bu dava iflas kararından sonra 12/08/2024 tarihinde açıldığını, davacı öncelikle, iddia ettiği alacağını iflas masasına kaydettirmesi, kaydedilmemesi halinde, Nöbetçi ---- Asliye Ticaret mahkemesinde kayıt kabul davası olarak açması gerektiğini, davacı tarafından iflas masasına başvuru yapıldığına dair bir beyan dava dilekçesinde bulunmadığını, davacının öncelikle iflas masasına başvuru yapması, alacağını kaydettirmesi, alacağın iflas masasına kaydedilmemesi halinde, iflas kararı veren Ticaret mahkemesinin bulunduğu yerdeki her hangi bir Ticaret Mahkemesinde kayıt kabul davası açması gerektiğini, alacağın varlığını kabul etmemekle birlikte davacı yanın dava dilekçesinde talep ettiği tüm talepleri yönünden zamanaşımı itirazında bulunduklarını, asıl işveren davacı şirket olduğunu, işçilerin çalışma şartları, işe alınıp çıkarılmaları ve denetim gözetimin davacı firma tarafından yapılıyor oluşu, taşeron firmalar değişsede işçilerin çalışmaya devam etmesi nedeniyle işçilik haklarından sorumluluk davacı firmada olduğunu, ihale şartnamesinde teklif fiyata dahil olan giderler başlığı altında işçilerin sadece aylık ücretleri, yol ve yemek ücretlerinin, K.İ.K. payı, vergilerin teklif fiyatın içerisinde olduğu ifade edildiğini, dolayısı ile teklif fiyatın içerisinde işçilere ödenecek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve fazla mesai alacağı yer almadığını, teklif fiyatın içerisinde yer almayan bir bedelin müvekkil şirketten rücu yolu ile istenmesi talebi hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müflis şirketin sorumluluğu Borçlar Kanunu 169 uyarınca yalnızca dava dışı işçilerin kendi bünyesinde çalıştığı dönemin yarısı ile sınırlı olacağını, şirketin kıdem tazminatı ve diğer alacaklarından sorumluluğu yalnızca kendi dönemi ile sınırlı olmak üzere yarı-yarıya sorumluluk şeklinde olabileceğini beyanla, davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı ------Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı işçi ----, davacı ---- Müdürlüğü nezdinde ihale alan müvekkili şirkette 01/08/2009 - 31/12/2011 tarihleri arasında şoför olarak görev yaptığını, çalışması fasılalı olup şahsın asıl işvereni davacı ------ Müdürlüğü olduğunu, ihale şartları gereğince, her ne kadar işçi müvekkiline bağlı çalışıyor olsa da emir ve talimatı davacıdan almakta, esasen görülen iş de kamu hizmeti olduğundan işin asıl sahibi davacı ---- olduğunu, alt işveren olan davalı şirketler her ne kadar işçinin iş akdinin tarafı olarak görünse de asıl işveren davacı kurum, işin bütün koşul ve şartlarını belirleyen taraf olduğunu, ihalenin kapsamını ve ilerleyişini belirleyen davacı kurumun bu noktada ücret alacağı dışında müvekkili şirketten talep edebileceği herhangi bir alacak bulunmadığını, müvekkili şirket bünyesinde çalıştığı dönem boyunca bütün ücret alacağı ödendiği, herhangi bir eksik ödemesi de bulunamadığını, davacının emir ve talimatı doğrultusunda son brüt ücreti 1.490,00 TL olmak üzere müvekkili şirkette çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından feshi söz konusu olduğunda asıl işveren olan davacı ----- işçilik alacakları yönünden İş Hukuku Mevzuatı gereğince sorumluluğu bulunmadığını, ilgili şartname detaylı olarak incelenirse yüklenici tarafa bırakıldığı, herhangi bir tazminat sorumluluğu olmadığı açıkça görüleceğini, sorumluluğu kabul etmemekle birlikte aksi kanaat hasıl olunursa dava dışı işçinin müvekkili nezdinde görev yaptığı süreyle birlikte son maaşı da dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, kamu kurum ve kuruluşları ile alt işverenler arasındaki rücu ilişkisinde, taraflar işçilik alacaklarından yarı oranda sorumlu olup alt işverenler yalnızca işçiyi çalıştırdıkları dönemle ve bu dönemdeki ücret tutarında sorumlu olduklarını, davacı, müvekkili nezdinde belirli süreli iş sözleşmesiyle çalıştığından ve sözleşme kendiliğinden sona erdiğinden kıdem tazminatı alacağının doğabilmesi hukuken mümkün olmadığını, davacı ---- rücu etmek istediği alacak zamanaşımına uğradığını, davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı işçi-----müvekkili şirkette 01.06.2006 -31.05.2007 ve 01.08.2008 -30.07.2009 tarihleri arasında çalıştığını, davacı tarafından, dava dışı işçinin tazminat ödemesinin yapılmasının akabinde, müvekkili şirkete yazılan yazı ile 46.877,20 TL 'den müvekkilinin sorumlu olduğu belirtilerek bu bedelin ödenmesi talep edildiğini, ancak davacı tarafından belirlenen bu bedel yasaya aykırı olduğundan, hukuken olması gereken hesaplama yapılarak, 19.12.2023 davacının hesabına 2.759,14 TL müvekkil tarafından ödendiğini, bunun sonucunda, dava dışı işçi bakımından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, dava dışı işçinin müvekkili şirkette çalıştığı dönemde almış olduğu son ücreti 1.386,00 TL olduğunu, işyeri devri halinde, İşçiye ödenecek olan kıdem tazminatı bakımından, devreden işverenin, kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumlu olacağı, Yargıtay kararları ile sabit olduğunu, yine 28.04.2018 tarihli ve ----- sayılı ----- Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren İl Özel İdareleri, Belediyeler ve Bağlı Kuruluşları ile Bunların Üyesi Olduğu Mahalli İdare Birliklerinin Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmetlerinin Gördürülmesine İlişkin Usul ve Esasların 5 inci maddesinin 4. Fıkrasında " İdare tarafından şirkete personel gideri için yapılacak aylık ödemelerin toplamı hizmet alımı sözleşmesinde öngörülen işçi ücretleri esas alınarak hesaplanan; asgari İşçilik maliyeti, asgari işçilik maliyeti üzerinden hesaplanan 964 sözleşme giderleri ve genel giderler, işçilikle bağlantılı ayni giderler, asgari işçilik maliyeti ve işçilikle bağlantılı ayni giderler toplamı üzerinden %67'ye kadar belirlenecek kâr, dâhil işçilik giderleri toplamını aşamaz. İşçi ücretlerinin tespitinde asgari ücrette meydana gelen artışlar dikkate alınır." hükmü bulunduğunu, alınan ihalelerde yukarıda belirlenen oranlarla asgari işçilik maliyeti ödemesi yapıldığından, devir tarihindeki son ücretin esas alınmaması halinde müvekkil aleyhine büyük bir oranda hakkaniyete aykırılık doğacağını, davacının ihale kapsamında bedelini ödemediği bir hususun rücuen tazminini istemesi hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, davacının talep ve iddialarını kabul etmemekle birlikte; davacı ile davalı/müvekkil şirket arasında imzalanan sözleşme ve sözleşme eki sayılan şartnamelerde, dava dışı işçilerin iş akitlerinin feshinden doğan hak ve alacaklarından sorumlu olduklarını ve ne şekilde sorumlu olacaklarına daim bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.----- Şirketine dava dilekçesi ile duruşma davetiyesi tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, Tazminat (Rücuen Tazminat) davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise, Davacının asıl işverin sıfatı ile dava dışı ----- yaptığı kıdem tazminatı ödemesinin davalılardan rücuen tahsilinin uygun olup olmadığı, mümkün ise davalıların sorumlu olduğu miktar, sözleşmede tazminatın tamamından davalıların sorumlu olacağına dair düzenleme olup olmadığı, davacının 1/2 oranında sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davacının alacağı var ise davalı iflas halinde ---- yönünden iflas tarihi itibari ile alacak miktarının ne olduğu konusunda uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir. Taraflarca bildirilen tüm belge ve dokümanların toplandığı,--- SGK hizmet dökümü, ----İcra müdürlüğü ---- iflas sayılı dosyasına müzekkere cevabı vs tüm belge ve dokümanların toplandığı, mahkememiz 19/12/2024 tarihli duruşma, 1 nolu ara kararı gereği, dosyanın bir iş hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek uyuşmazlık konusunda rapor alınmasına karar verildiği, dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, 29/05/2025 tarihli bilirkişi raporu sunulmuştur. Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı taraf vekillerince itiraz ve beyan dilekçesi sunulduğu, rapora karşı taraf vekillerince itiraz ve beyan dilekçesi sunulduğu, tarafların itirazları doğrultusunda dosyanın rapor sunan bilirkişiye tevdi edilerek tarafların itirazları doğrultusunda, özellikle davacının giydirilmiş son ücret üzerinden hesaplama yapması gerektiği ve ödenen tüm tazminatın davalılara rücu edilebileceğine dair davacının sunmuş olduğu sözleşmeler incelenerek ve bu sözleşme hükümleri değerlendirilerek yine ayrıca davalı müflis ----- yönünden yapılan ödemenin iflas tarihinden sonra olup olmadığı, ------ yönünden rücu alacağının hangi tarihte olduğu hususunda ek rapor alınmasına karar verildiği, dosya rapor sunan bilirkişiye tevdi edildiği, 06/11/2025 tarihli bilirkişi ek raporu sunulmuştur. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Zira davalılar tacir olduğu gibi, davacı ---- Müdürlüğü' de, TTK'nın 16/1 maddesi uyarınca tacir sayılan işletmelerdendir. Nitekim davacı----- Belediyesi’ ne Devrine Dair Kanunun 5. maddesinde “Umum müdürlük ... hususi hukuk hükümlerine göre idare olunur.” hükmü getirilerek kamu hizmeti yapan davacı şirketin ticari ilişkilerinde özel hukuk hükümlerinin uygulanacağı açıkça düzenlenmiştir. Bu durumda tarafların tacir oldukları ve TTK'nın 4. maddesi uyarınca davanın nispi ticari dava olduğu, buna göre de ticaret mahkemesinin görevli olduğu açıktır. (---- BAM -----. HD)Davacı tarafından dava dışı ----- toplam 186.544,26 TL işçilik ödemesinde bulunduğu, davacının asıl iş veren davalıların ise alt işveren konumunda olduğu, dava dışı işçinin davalı şirketlerde çalıştığı dönemler dikkate alınarak yapılacak oranlamaya göre davacı tarafından yapılan ödemenin davalılara rücu imkanının bulunduğu, davacı ile davalı şirketler arasında yapılan sözleşmelerde işçiler için yapılacak bu tarz ödemelerden alt işverenin sorumlu olacağının düzenlendiği anlaşılmış, 06.11.2025 tarihli denetime elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı müflis ------ Şirketi yönünden yapılan değerlendirmede; iflastan sonra doğan alacak, müflisin genel hükümlere göre sorumlu olduğu ve iflas masasının dağıttığı iflas (garame) hissesi oranında değil, tasfiyede bakiye kalırsa alacaklıya ödenecek olan bir alacak niteliğindedir. İflas tarihinden sonra doğan böyle bir alacağın varlığı ve miktarı konusunda bir uyuşmazlık bulunmasa da, inceleme, şikayet yolu ile icra mahkemesince değil, alacağın dayandığı hukuksal ilişkiye göre genel hükümler doğrultusunda iflas masası aleyhine açılan davada genel mahkemelerce tespit edilecektir. Böyle bir davada, davacı, davalı müflisten alacaklı olduğunu iddia eden alacaklı olup, davalı ise iflas idaresidir. İflastan sonra oluşan alacağın masaya kaydı istenemez, tasfiyede bakiye kalırsa nazara alınır. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; davalı müflis ---. hakkında -----Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyasında 22.06.2016 tarihinde iflasın açılmasına karar verildiği iflas idaresinden gelen yazı cevabından anlaşılmaktadır. Dava dışı işçi --- işçi alacakları iflas tarihinden sonra ödeme yapılmak suretiyle dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan TBK'nın 167. maddesine dayalı rücu hakkı (iflastan sonra) doğmuştur. Bu durumda alacak, iflastan önce doğmadığından, sırasına ve esasına itiraz edilebilecek, İİK'nın 235. maddesine dayalı kayıt kabul istemine konu olabilecek müflis borçlarından olmayıp, iflastan sonra doğan ve müflisin genel hükümlere göre sorumlu olduğu ve iflas masasının dağıttığı iflas (garame) hissesi oranında değil, tasfiyede bakiye kalırsa alacaklıya ödenecek olan genel nitelikli bir alacak niteliğindedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere işçinin davalı müflis şirketin 18.840,91 TL alacağı bulunduğu, taraflar arasındaki sözlşemelerde müflis şirketin tamamından sorumlu olacağına dair hüküm dikkate alınarak davanın bu davalı yönünden kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. Eldeki davada HMK 57. maddesi gereğince davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, her bir davalı açısından ayrı bir talep ve dava olması nedeniyle, vekalet ücreti takdir edilirken ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; a-40.511,16 TL’nin 25.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ------ alınarak davacıya verilmesine, b-44.118,06 TL’nin 25.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ---- alınarak davacıya verilmesine, c-56.779,03 TL’nin 25.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ----- alınarak davacıya verilmesine, d-23.489,83 TL’nin 25.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ----- alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, e-18.840,91 TL’nin davalı Müflis---- iflas tasfiyesinin yürütüldüğü ---- İcra Müdürlüğünün ----- sayılı dosyasında tasfiye tamamlandıktan sonra bakiye kalması halinde davalı müflis şirketten alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli 12.554,36 TL harçtan peşin alınan 3.138,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.415,76 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ile 3.138,60 TL peşin harcının toplamı olan 3.566,20 TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından harç dışında harcanan 10.175,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre hesaplanan 40.511,16 TL vekalet ücretinin ----- alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre hesaplanan 44.118,06 TL vekalet ücretinin----- alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin ----- alınarak davacıya verilmesine 8-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre hesaplanan 23.489,83 TL vekalet ücretinin ----- alınarak davacıya verilmesine 9-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre hesaplanan 18.840,91 TL vekalet ücretinin Müflis ----- alınarak davacıya verilmesine, 10-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 4.000,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalılardan (Müflis------. harcindeki) müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 11-Tarafların artan gider avansı bulunması ve talep etmeleri halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/615, K. 2026/64, T. 22.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-615-e-2026-64-k-ea261c48ffb6