İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/565 E. 2025/272 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/565
Karar No
2025/272
Karar Tarihi

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/565 Esas - 2025/272 T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/565 Esas KARAR NO : 2025/272

HAKİM :... KATİP :...

DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av.... DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat) DAVA TARİHİ : 12/08/2024 KARAR TARİHİ : 09/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09.04.2025

Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka tarafından müteveffa Nardane Yalçınkaya’ya kredi kullandırdığını, kredi tutarının 20.000,00 TL olduğunu, müteveffanın 10.08.2023 tarihinde vefat ettiğini, müvekkili bankanın 09.08.2024 tarihi itibarıyla alacaklı olduğu miktarın 27.572,95 TL olduğunu, davalı ... A.Ş. tarafından 15.016,19 TL vefat teminatı tutarında hayat sigortası sertifikası düzenlendiğini, davacı bankanın poliçede dain-i mürtehin olarak düzenlenmiş olması sebebiyle öncelikli olarak sigorta tazminatından alacaklı olduğunu, müteveffanın mirasçılarının bankaya olan kredi borcunun ödenebilmesi adına davalı sigorta şirketine başvurduğunu, davalı şirket tarafından olumsuz cevap verildiğini, ret sebebi olarak müteveffanın sigorta şirketine poliçe düzenlenmesi öncesinde kanser tedavisi süreci geçirmiş olduğunu saklamış olduğunun gösterildiğini, reddin hukuki dayanaktan yoksun ve müvekkili bankanın zararına olduğunu, müteveffanın kalp krizi nedeniyle vefat ettiğini, sigorta tarafından ret sebebi olarak kanser tedavisi görüldüğünün kendilerine bildirilmemiş olmasının gösterildiğini, bu durum ile vefat nedeni arasında illiyet bağı bulunmadığını, uyuşmazlıkta rizikonun gerçekleşmesi hususunda müteveffanın ihlali olmayıp kanser tedavisi görmüş olması ve kalp krizi nedeniyle vefat etmesi arasında bağlantı bulunmadığını, sigorta ettirenin yeterince aydınlatılmadığını, sigorta şirketini aldatma veya yalan beyanda bulunma gibi bir amacının bulunmadığını, bankanın alacağının tahsilinin sağlanabilmesi amacıyla dava açma zorunluluğu doğduğunu belirterek, davanın kabulüne, teminat tutarı 15.016,19 TL’nin faiziyle birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. SAVUNMA: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımı itirazında bulunduklarını, murisin vefat tarihi itibarıyla şirketleri nezdinde ... numaralı sigorta poliçesi bulunduğunu, sigortalının vefat tarihi itibarıyla 15.016,19 TL vefat teminat tutarlı hayat sigortası bulunduğunu, poliçe üzerinde bankanın dain-i mürtehin olmaması halinde poliçeye dayalı hak iddiasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, ret yazısında yer alan Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin kanser teşhisli tıbbi raporun dilekçe ekinde sunduklarını, sigortalının sigorta öncesinden gelen kanser hastalığını şirketlerine bildirmeyerek beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını, TTK 1436 maddesinde açıkça sorulmuş olması halinde sorulan sorular dışında kalan hususlara dair sigorta ettirene sorumluluk yüklenemeyeceği belirtilmekle kasten ve kötü niyetle önemli bir hususun saklanması ise istisnai hal olarak düzenlendiğini, esas olan sigortalının beyanı olduğunu, şirketlerinin tazminat ödeme borcu bulunmadığını, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte şirketlerinin sorumluluğunun poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13.08.2024 tarih, 2024/560 Esas, 2024/538 Karar Sayılı kararı gereği Mahkememize tevzi edilen dosyanın yukarıdaki esas numarasına kaydı yapıldı. DELİLLER VE GEREKÇE Dava; kredi sözleşmesine istinaden yapılan hayat sigortası tazminatının ödenmesine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu "b) Beyan yükümlülüğü aa) Sözleşmenin yapılmasında aaa) Genel olarak MADDE 1435- (1) Sigorta ettiren sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Sigortacıya bildirilmeyen, eksik veya yanlış bildirilen hususlar, sözleşmenin yapılmamasını veya değişik şartlarda yapılmasını gerektirecek nitelikte ise, önemli kabul edilir. Sigortacı tarafından yazılı veya sözlü olarak sorulan hususlar, aksi ispat edilinceye kadar önemli sayılır.... eee) Yaptırım MADDE 1439-... (2) Rizikonun gerçekleşmesinden sonra, sigorta ettirenin ihmali ile beyan yükümlülüğü ihlal edildiği takdirde, bu ihlal tazminatın veya bedelin miktarına yahut rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte ise, ihmalin derecesine göre tazminattan indirim yapılır. Sigorta ettirenin kusuru kast derecesinde ise beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa, sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcu ortadan kalkar; bağlantı yoksa, sigortacı ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alarak sigorta tazminatını veya bedelini öder. " hükümlerini haizdir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/24488 E. Ve 2022/10156 K. Sayılı kararında, " “Dosya kapsamından murisin sözleşme tarihi olan 19.04.2013 tarihi öncesinde hipertansiyon, kronik iskemik kalp hastalığı, koroner BY PASS ameliyatı ve kronik iskemik kalp hastalığı öyküsü olduğu, 1996 senesinde açık kalp ameliyatı yapıldığı, 2012 senesinde kemik iliği kanseri teşhisi konduğu, İstanbul Medicalpark Hastanesinde ilik nakli yapıldığı, sonrasında Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde kemoterapi tedavisinin devam ettiği anlaşılmaktadır. Tüketici Kredilerine Yönelik Hayat Sigortası Başvuru Formu’nun sağlık beyanı bölümündeki, “Kalp hastalıkları, kanser, böbrek yetmezliği, karaciğer yetmezliği, felç, beyin, damar hastalıkları, sinir sistemi hastalığı veya benzeri yaşamsal risk taşıyan herhangi bir hastalığınız bulunuyor mu? Bu tür hastalıklarla ilgili olarak ameliyat oldunuz mu veya yatarak tedavi gördünüz mü?” şeklindeki sorulara da sigortalı “HAYIR” cevabını vermiştir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında mahkemece; sigorta sözleşmelerinin karşılıklı iyiniyet ve güven esasına dayalı olarak kurulan sözleşmeler olduğu; güven ve iyiniyet ilkesi ile yasal düzenlemeler (TTK 1435 ve devamı md. - eski TTK.1290 md.) gereği, sigorta yaptıranın önemli tüm hususları poliçenin tanzimi sırasında sigortacıya bildirmekle yükümlü olduğu; davacılar murisi sigortalının poliçe tanziminden önce ölüme sebep olan hastalığını sigortacıya bildirmeyerek beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.” şeklindeki gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacılar vekilinin yerinde olmayan tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA" şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır, Bilirkişi marifetiyle dava dışı Nardane Yalçınkaya'nın tedavi evrakları ve sigorta kayıtları incelenmiş, hastanın 13.10.2021 tarihinde kanser tanısı konulduğu, evre 4 olduğu, (ileri evre) vücudun akciğer, dizdeki operasyon alanı ve kasık kısmına yayıldığı tespiti yapılmıştır. 30.04.2021 tarihinde, kardiyotorasik oran artmış, arkus aortada aterosklerotik cidar kalınlaşması, pulmoner arter ve dallarında çap artışı (pulmoner hipertansiyon) şeklinde tespit ve tanı yapılmıştır. Dava dışı Nardane Yalçınkaya'ya kredi 25.03.2022 tarihinde kullandırılarak davalı sigorta şirketince hayat sigortası yapılmıştır. Bilirkişi raporunda özetle; Sigorta poliçesinin sertifikasının düzenlenme tarihinden önce; sigortalının hastalığının bulunduğu, sigortalının hastalığından bilgisinin olduğu, hastalığını beyan etmediği, dikkate alınarak beyan yükümlülüğünün ihlal edildiği, müteveffada sözleşme öncesi var olan hastalığı ile ölüm nedeni arasında illiyet bağının tespit edildiği, dikkate alınarak tazminat talebinin sigorta poliçesi teminatı kapsamında değerlendirilemeyeceği, sigortalının sigorta poliçesi düzenlenme tarihinden önce tanısı konulmuş hastalığının bulunduğu ve hastalığın beyan edilmediği, beyan edilmeyen hastalık ile ölüm nedeni arasında illiyet bağı bulunduğu dikkate alındığında tazminat talebinin sigorta poliçesi kapsamında değerlendirilemeyeceği görüş ve kanatine varılmıştır. Dava dışı Nardane Yalçınkaya'ya 13.10.2021 tarihinde kanser, tümör, hipertansiyon, aort (atardamar kalınlaşması) konulduğu, hastalığın ileri seviyede olduğu, tespiti konulmuştur. Dava dışı Nardane Yalçınkaya tarafından dava konusu hastalıklar banka ve sigorta şirketine beyanen bildirilmemiştir. Kredi ve hayat sigortası tanı konulduktan sonra kullandırılmış, yapılmıştır. Bu haliyle beyan yükümlülüğünün yerine getirilmediği anlaşılmıştır. Bilirkişi heyet raporu ile de bu durum ortaya konulmuştur. Açık ve ayrıntılı bilirkişi hükme esas alınarak, Yargıtay kararları doğrultusunda, davanın reddi gerekmiş, aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 187,80 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 15.016,19 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca .. .. bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/04/2025

Katip ... E imzalıdır

Hakim ... E imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/565, K. 2025/272, T. 09.04.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-565-e-2025-272-k-9b99fe97cdaa