İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/530 E. 2025/845 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/530
Karar No
2025/845
Karar Tarihi

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/530 Esas - 2025/845 T.C. ... TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/530 Esas KARAR NO : 2025/845

HAKİM :... KATİP : ....

DAVACI : ... ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... .... 2- .... VEKİLİ : Av. ....

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 30/07/2024 KARAR TARİHİ : 02/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 04/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili sigorta şirketi tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı römork ve bağlı bulunduğu ... plakalı çekici, 28.03.2023 tarihinde, davalı şirkete ait ve diğer davalı sürücünün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın tamamen kusurlu olduğu kazada maddi hasara uğradığını, sigortalı aracın piyasa peşin rayiç değeri 900.000,00 TL olarak tespit edilmiş, sovtaj bedeli olan 488.990,00 TL'nin düşülmesiyle hasar bedeli 411.010,00 TL olarak hesaplandığını, Sigortalı aracın piyasa peşin rayiç değeri 20.11.2023 tarihinde sigortalısına tamamen ödendiğini, kusur ve hasara ilişkin fazlaya dair talep hakları saklı kalmak üzere, ... plakalı aracın ZMMS poliçesinden karşılanan 120.000,00 TL'lik tutarın mahsubuyla şimdilik kalan 291.010,00 TL asıl alacağın 20.11.2023 tarihinden takip tarihine kadar işleyen 43.709,30 TL avans faizi ile birlikte tahsili için davalılar aleyhine Polatlı İcra Dairesi'nin 2024/1004 E. sayılı dosyası ile icra takibi yapılmışsa da davalılar haksız yere borca itiraz edildiğini, itirazlarının iptali ve kusur ve hasara ilişkin fazlaya dair talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 291.010,00 TL asıl alacağın 20.11.2023 tarihinden takip tarihine kadar işleyen 43.709,30 TL avans faizi ve takip tarihinden itibaren de asıl alacağa işleyecek avans faiziyle birlikte tahsili hususunda takibin devamına; yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: Görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, yetkili mahkemenin Polatlı Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, görevsiz ve yetkisiz mahkemede açılan işbu davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafın, takibin dayanağı belgeleri takibin ve ödeme emri ekine koymadığını, takibe dayanak gösterilen hususlara ilişkin poliçe,belge,dekont,fatura veya makbuz ve sair belgelerin aslı ya da onaylı örneğinin dosya içerisinde yer almadığını, tebliğ edilmediğini, dava konusu uyuşmazlıkta davacının dava dışı sigortalısının yetkisiz servis olarak vermiş olduğu bilgilerin eksper raporunda esas alınarak yapılan kusur ve zarar tespiti subjektif, gerçeğe, usul ve esasa açıkça aykırı olduğunu, borcun kabulü anlamına gelmemekle birlikte, davacı tarafın icra takibinde ve davada davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair hiçbir somut bilgi ve belge sunmadığını, davacı tarafın avans faizi talep etmesi usul ve esasa aykırı olduğunu, öncelikle işbu haksız davanın görevsizlik ve yetkisizlikten usulden reddine, ilgili takibin iptaline ve alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, işbu haksız davanın reddine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER -Takip dosyası, -Trafik kazası tespit tutanağı, -Poliçe ve hasar dosyası, -Ödeme dekontları, -Bilirkişi raporu DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; kasko sigorta poliçesine istinaden dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin TTK'nın 1472. Maddesindeki halefiyet prensibine dayalı olarak kazaya kusuruyla sebebiyet verdiği iddia edilen davalı araç maliki/işleteni ve sürücüsünden rücuen tahsili istemiyle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu Polatlı İcra Dairesi'nin 2024/1004 Esas sayılı Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; takip alacaklısının davacı Sigorta şirketi, takip borçlularının davalılar olduğu, takibin 291.010,00-TL asıl alacak, 43.709,30-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 334.719,30-TL üzerinden ilamsız takip olarak başlatıldığı, borçlular vekilinin borçlular adına ayrı ayrı sunduğu 10/05/2024 tarihli dilekçesiyle, süresinde yapılan itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve eldeki davanın süresi içerisinde açıldığı görülmüştür. Dosyamız kapsamında adli trafik uzmanı bilirkişi ile Makine müh/sigortacı bilirkişi tarafından birlikte tanzim edilen 17/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "... araç üzerinde meydana gelen toplam hasar tutarının kdv hariç 446.070,00 TL olduğu, ... SİGORTA A.Ş. tarafından yapılan piyasa ve sovtaj değerlendirmesi sonucunda araç onarımının ekonomik olmadığı, aracın ağır hasarlı ...- ... işlemine tabi tutulmasının uygun olacağı, .. - . işlemi sonrası aracın kazadan bir önceki günkü 2. El değeri 900.000,00 TL, hasarlı sovtaj değeri 488.990,00 TL olarak belirlendiği, Ödenebilir. hasar rakamının Piyasa ve Sovtaj çalışması sonrasında 411.010,00.TL olduğu, bahse konu aracın kazadan önce hasar kaydının bulunmaması dikkate alındığında .... SİGORTA A.Ş. tarafından belirlenen 900.000,00 TL 2. El değerinin uygun bir bedel olduğu, sigorta şirketi tarafından tespit edilen 488.990,00 TL sovtaj tutarının aracın hasarlı haline uygun olduğu gözlemlenmiş olup, ... SİGORTA A.Ş. Tarafından toplam 411.010,00 TL hasar ödendiği, Kazada %100 kusurlu ... plakalı aracın ZMSS poliçesi ... SİGORTA A.Ş. tarafından trafik poliçesi limitleri dahilinde 120.000,00 TL hasar tazminatının rücu edildiği, bakiye alacak tutarın 291.010,00 TL olduğu," hususları belirtilmiştir. İtirazların teknik yönden irdelenmesi amacıyla alınan 29/08/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle kök rapordaki tespit ve hesaplamalar yinelenmiştir. Raporun gerek kusur gerekse zarar hesabı yönünden olayın oluş şekline, kaza tespit tutanağına, dosya kapsamına uygun düştüğü, denetime elverişli hazırlandığı, hesaplamaların istikrar kazanan içtihatlara uygun olarak yapıldığı, kök rapora gelen itirazların ek rapor ile giderildiği görülmekle rapor hükme esas alınmıştır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık kasko sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat isteminden kaynaklanmakta olup mal sigortalarında halefiyet ilkesini düzenleyen TTK'nın 1472. Maddesi uyarınca; sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.(TTK m.1472/1) Anılan hükümden de anlaşılacağı üzere, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceğinden, sigortacı ancak sigortalısının zarar veren kişiden isteyebileceği kadar ve yaptığı ödemeyle sınırlı olarak rücu talebinde bulunabilir. Sigortalının zararını talep hakkı bulunmadığı durumlarda, sigortacı da halefiyetle talepte bulunamaz. Bu nedenle zararlandırıcı olayın oluşumundaki kusurun, kusur ile zarar arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının ve gerçek zarar miktarının ne olduğu belirlenmelidir. Zira zarar sorumlusu sigortacının ödediği tazminat miktarından sadece kusuru ve gerçek zarar miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla sorumludur. Diğer yandan 2918 Sayılı KTK'nın 91/1., 85/1., ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Bkz.Yargıtay HGK'nın 15.06.2011 Tarih ve 2011/17-142 E., 2011/411 K., 22/02/2012 Tarih ve 2011/17-787 E., 2012/92K. Sayılı ilamları) Bu anlamda bilindiği üzere; sigortanın sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında ve poliçe teminat limiti ile sınırlı olmakla birlikte, sigorta, sürücü ve işleten meydana gelen zarardan müteselsilen sorumludur. Toplanılan deliller ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan tespitler doğrultusunda; 23/08/2023 tarihinde, davacı sigorta şirketi nezdinde kasko sigortalı bulunan .... plakalı römork (dorse)'nin takılı olduğu ... plakalı çekici araç ile davalılardan ....Limited Şirketi'nin maliki, diğer davalı ... ... sürücüsü olduğu ... plakalı ve yine dava dışı şahsa ait .... yabancı plakalı araçların karıştığı trafik kazası meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde davacıya sigortalı dorsenin takılı olduğu çekici araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, davalı araç sürücüsünün % 100 oranında tamamen kusurlu olduğu, kaza nedeniyle davacı nezdinde kasko sigortalı bulunan araçta meydana gelen hasar nedeniyle araç ... işlemine tabi tutularak, sovtaj tutarının mahsubu ile davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya 20/11/2023 tarihinde 411.010,00TL ödeme yapıldığı, yine davalı yan aracının dava dışı trafik sigortacısı tarafından ise zmss kapsamında poliçe limitince 120.000 TL tutarın davacıya ödendiği, eldeki davada bakiye tutarın rücuen tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptalinin talep edildiği görülmüştür. Anlatılanlar ışığında somut olay ele alındığında, davacı nezdinde kasko sigortalı aracın hasarlanması nedeniyle davacı tarafından yapılan ödeme bakımından, davacının TTK'nın 1472. Maddesi uyarınca halefiyete bağlı talep hakkının diğer bir anlatımla rücu koşullarının oluştuğu, davalıların ise kusur ve illiyete bağlı olarak sürücü ve araç işleteni sıfatıyla tazmin sorumluluğunun bulunduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca davalının bakiye 291.010,00 TL hasar bedelinden ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle sorumlu tutulabileceği anlaşılmıştır. Ödeme tarihi 20/11/2023 tarihinden takip tarihi 26/03/2024 tarihine kadar avans faiz oranı üzerinden mahkememizce yapılan hesaplamada (20.11.2023 ile 30.11.2023 (bu tarih dahil) arasındaki 11 gün için yıllık %36,75 faiz oranı üzerinden; 01.12.2023 ile 22.12.2023 (bu tarih dahil) arasındaki 22 gün için yıllık %41,75 faiz oranı üzerinden; 23.12.2023 ile 26.03.2024 (bu tarih hariç) arasındaki 94 gün için yıllık %44,25 faiz oranı üzerinden) 43.709,30 TL işlemiş faiz hesaplanmıştır.

Yapılan açıklamalar kapsamında davaya konu takipte talep edilen hasar bedelinin gerçek zarar ile uyumlu olduğu, yine talep edilen faiz oran ve tutarının yerinde olduğu anlaşılmakla takibin devamına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle 1-Davanın KABULÜ ile; Polatlı İcra Dairesi'nin 2024/1004 Esas sayılı takibine davalılar tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin 291.010,00-TL asıl alacak ve 43.709,30 TL işlemiş faiz olmakla toplam 334.719,30 TL alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına, 2-Alınması gereken 22.864,68 TL karar ve ilam harcından 4.042,57 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 18.822,11 TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 4.042,57 TL peşin harç olmak üzere toplam 4.470,17 TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı 514,00 TL tebligat gideri, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.514,00 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 53.555,09 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18A/13. Maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan ve Bakanlık ödeneğinden karşılanan 3.800,00-TL dava şartı arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/12/2025

Katip ...

Hakim ....

BU BELGE GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/530, K. 2025/845, T. 02.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-530-e-2025-845-k-36dd53b19b18