İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/524 E. 2026/624 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/524
- Karar No
- 2026/624
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/524 Esas KARAR NO : 2026/624
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/06/2024 KARAR TARİHİ : 09/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı hakkında Silivri icra müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile takipte bulunduklarını, davalı tarafa tebligat yapıldıktan sonra davalı borcuna itiraz ettiklerini, itirazları incelendiğinde yetki ve borca itirazda bulunduğunun görüldüğünü, TBK’nun 89. Maddesine göre borcun ifa edileceği yer alacaklının ikametgahı mahkemesi olduğunu, buna göre Silivri icra dairesi yetkili olduğunu, davalı ile 2022 yılında ticari ilişki kurulmuş olduğunu, davalı kısım kısım müvekkilinden beton almış ve kısım kısım ödemelerde bulunmuş olduğunu, 2023 yılı cari hesap ekstresine bakıldığında davalı 2023 yılı Kasım ayında 10.000 TL ödeme yapmış olduğunu ve 75.388,16 TL bakiye borcu kaldığını, davalının itiraz dilekçesine bakıldığında ödeme itirazında bulunduğunu, davalı taraf 19.07.2022 tarihinde müvekkilinin eski çalışanı ...’a 89.000 TL ödeme yaptığını söylemiş ise de, müvekkilinin ticari işletmesinde herhangi bir kimsenin elden para alma yetkisi olmadığını, müvekkili firmanın ticari sicil kayıtlarında, ... isimli kişinin müvekkili şirketi temsil ve ilzama yetkisi olmadığı görüleceğini, basiretli bir tacire düşen iş aldığı malın bedelini banka havalesi ile ödemek olduğunu, bu nedenle davalının ödeme itirazını kabul etmediklerini, müvekkili firmanın eski çalışanı ... ile yapılan görüşmede kendisinin 19.07.2022 tarihinde ...’dan 89.000 TL almadığını, makbuzu gösterildiğinde makbuzda 9.000 TL yazdığını, sekiz rakamının sonradan ilave edildiğini beyan etmiş olduğunu, her ne kadar davalı borcu ödediğini ileri sürdükten sonra kendisi ile çelişkiye düşerek bu seferde mal teslimi almadığını söylemiş ise de, davalının bağlı bulunduğu vergi dairesine müzekkere yazıldığında müvekkili firmanın kestiği bütün faturaların davalının ticari defterlerinde olduğunun görüleceğini, müvekkili firmanın eski müdürü ... ile yaptıkları ... konuşmalarında beton teslimat yerlerini ...’a gönderip bu yerlerdeki inşaatlarına beton döktüğünün görüldüğünü, müvekkili firmanın tüm alacakları davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, davalı taraf icra takibine haksız olarak itiraz etmiş olduğunu, davalı taraf icra takibini sürümceme de bırakmak için kötü niyetli takipte bulunduğunu belirterek açıklanan nedenlerle davalı-borçlunun Silivri icra müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına yapmış bulunduğu itirazın kaldırılmasını, takibin devamına ve takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmesini, davalı-borçlunun yapmış bulunduğu haksız itiraz nedeni ile % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın açmış olduğu itirazın iptali davası haksız ve mesnetsiz olduğunu reddi gerektiğini, öncelikle dava dilekçesinde belirtildiği ve yapılan tebligattan da anlaşılacağını, müvekkilinin ikamet adresi ... Mah. .... Sok. .... Yapı No:... ..../... olduğunu, müvekkiline teslim edilen beton ürünleri Tekirdağ ili, Marmaraereğlisi ilçesi Yeniçiftlik Mahallesinde bulunan inşaatlarda kullanılan betonlar olduğunu, sözleşmenin ifa yeri de .... ili, .... ilçesi olduğunu, bu nedenle yetkili mahkeme Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi olması gerektiğini, yetki itirazında bulunduklarını, müvekkilinin alacaklı olduğunu iddia eden şirkete herhangi bir borcunun olmadığını, müvekkili alacaklı firmadan en son siparişini verdiği 2023 yılı mayıs ayına kadar yaklaşık 4 yıl boyunca düzenli olarak alışveriş yapmış olduğunu, firma ile her yıl “Hazır Beton Satış Sözleşmesi” yapmış olduğunu, en son ise 19.07.2022 tarihinde alacaklı olduğunu iddia eden firmanın satış müdürü ... ile icra dosyasına itirazda dilekçe ekinde sunulan sözleşmeyi yapmış olduğunu, aynı gün kendisine şirketin banka hesabına yatırılmak üzere 89.000,00.TL elden nakit ödeme yapılmış olduğunu, buna ilişkin alındı makbuzunu da icra dosyasına itiraz dilekçe ekinde sunduklarını, müvekkili bunun gibi firmaya pek çok kez gelen satış Müdürüne elden ödeme de yapmış olduğunu, müvekkili yapılan alışverişlerde önce ödemeyi yapıp sonra şirketten mal tedarik ettiğini, aralarındaki sözleşme de bu şekilde olduğunu, müvekkili peşin alışveriş yaptığı için firmaya hiçbir zaman borcu olmadığını, müvekkiline icra ödeme emri ile birlikte tebliğ edilen cari hesap ekstresindeki borç dökümünü kesinlikle kabul etmediklerini, 09.03.2023 tarihli 18.290,00.TL bedelli fatura ile 09.05.2023 tarihli 45.725,00.TL'lık fatura karşılığı mallar müvekkili tarafından alınmış olduğunu ve bu faturalar müvekkilinin ticari defterlerinde de mevcut olduğunu, ancak cari hesap ekstresindeki 20.01.2023 tarih 42.067,00.TL bedelli fatura , 17.02.2023 tarih 21.948,00.TL bedelli fatura, 28.02.2023 tarih 27.435,00.TL bedelli fatura ve 07.06.2023 tarih 44.405,76.TL bedelli faturalar müvekkili tarafından teslim alınmadığı gibi bu faturalar müvekkilinin ticari defterlerinde de yer almadığını, bu faturalara ilişkin alacak taleplerini kesinlikle kabul etmediklerini, müvekkili ödemelerini fazla fazla yapmasına rağmen, alacaklı firma malzemeyi parça parça yollamış olduklarını, müvekkili son 30 m3’lük beton siparişi vermek istediğinde, alacaklı firmanın devredildiği ve siparişin gönderilmeyeceği belirtilmiş olduğunu, alacaklı firma tarafından müvekkiline beton teslim edilmemiş olduğunu, firmanın teslimatta bulunduğuna ilişkin bir belge veya başkaca bir kanıt da olmadığını, alacaklı firma teslim etmediği betona karşılık ücret talep ettiğini, davacının müvekkili aleyhine açmış olduğu dava kötü niyetli, haksız ve mesnetsiz olduğunu, davanın reddi gerektiğini, Mahkemece yapılacak yargılama neticesinde; davacı tarafın müvekkiline karşı açtığı kötü niyetli, haksız ve mesnetsiz davasının reddi ile davacı tarafın açtığı haksız ve mesnetsiz icra takibi nedeniyle % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, İİK 67.kd.ye dayalı davalının hakkındaki icra takibine vaki itirazının iptale istemine ilişkindir. Davacı taraf Silivri icra müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında takibin 75.388,16 TL asıl alacak,16.586,42 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 91.974,58 TL alacağın asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili istemli ilamsız icra takibi yaptığı ve fakat davalının İİK 68 md. Uyarınca itiraz ederek takibi durdurduğu saptanmıştır. Ayrıca itirazın iptali davasında İİK 67.maddede belirtilen ve hak düşürücü nitelikte olan 1 yıllık süresi içinde açıldığı da tespit olunmuştur.
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, Silivri icra müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, İTO kayıtları çıkarılarak dosya kapsamına alınmış, SGK kayıtları ve BA/BS formları ilgili kurumlardan celbedilmiş ve öncelikle alındı makbuzu üzerinde tahrifat olup olmadığı yönünde rapor düzenlenmesi için dosya ATK'ya tevdi edilmiştir. Adli Tıp Kurumunun 01/10/2025 tarihli raporunda; İnceleme konusu belgenin 3. satırında yer alan "89.000" okunur ibaresinin onbinler basamağında yer alan "8" rakamı konum, ebat, satır hizası, mürekkebin kağıda nüfuz özellikleri bakımından kendinden sonra gelen rakamlardan farklılıklar gösterdiğinden bulunduğu konuma sonradan eklenmiş olduğu hususlarını bildirmiştir. Tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Dosyaya sunulan 20/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı ... nezdinde tarafıma sunulan tüm belge ve bilgilere göre 2022 yılından devir eden ... hesabının 40.517,40 TL borç bakiyesi sonrası 2023 yıllarında oluşan kayıt ve işlemler sonrası davalı ... Hesabının 75.388,16 TL borç bakiye verdiği (Diğer bir ifade ile Davacının 75.388,16 TL alacaklı olduğu görülmüştür.) Davacı şirketin tarafıma ibraz etmiş olduğu 2022-2023 yıllarına ait yasal ticari defterlerin sahibi lehine delil kudretine haiz olduğu, Davalı ...’nın İşletme usulüne göre defter tuttuğu cari hesap dökümü oluşmadığı, ancak 2022 yılında hiçbir faturayı kayıt etmediği, 2023 yılında ise 6 adet faturadan 2 adedinin kayıt edildiği görülmüştür. Davalı defter kayıt ve belgeleri kendi lehine delil oluşturması imkanı bulunmamaktadır. 19.07.2022 tarihli 9000 TL olduğu ve tahrif edilerek 89000 şeklinde sunulan belgenin davalı kayıtlarında hiçbir şekilde, o tarih veya tutarlarda yer almadığı görülmüştür. Nakit çalışma olmadığı halde ve diğer tüm ödemeler banka aracılığı ile olduğu halde nakit ödemeye ilişkin bir belge de sunulmuştur. Hesap üzerinden yürüyen çalışmaya bakıldığında ve Vergi Kanunları çerçevesinde değerlendirildiğindi uygun hareket şekli olmadığını kanaat ve sonucuna varılmıştır. Tüm dosya ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; açılan dava, itirazın iptali davası olup taraflar arasında açık hesap şeklinde işleyen ticari alım satım ilişkisi bulunduğu, Davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup kendi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmekle birlikte ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmadığı ve 2022 yılında hiçbir faturayı kayıt etmediği, 2023 yılında ise 6 adet faturadan 2 adedinin kayıt edildiği anlaşılmakla defterlerin davalı lehine delil vasfının olmadığı anlaşılmıştır. Yapılan incelemeye göre takip tarihi itibariyle Davacının 75.388,16 TL alacaklı olduğu, Davalı taraf düzenlenen faturaları fazlasıyla ödediğini iddia ederek alındı makbuzu ibraz etmiş ise de makbuzda tahrifat yapıldığının ATK raporu ile sabit olduğu, tahrifattan önceki hali ile 9000 TL olarak dikkate alınması gerekmekte ise de bu tarihte yapılmış bir ödeme kaydına Davalı defterlerinde de rastlanmadığı, Davalı taraf kayıtlarından görüleceği üzere 7000 TL üzeri işlemlerin Vergi Usul kanunu çerçevesinde Banka ile ödeme mecburiyeti olması nedeniyle de diğer yapılan tüm ödemelerde uyulmuş olduğu ve Nakit Tahsilat yapılmadığı fakat makbuzda belirtilen ödeme yönünden bu yükümlülüğe uyulmadığı, makbuzdaki şirket çalışanının para tahsilatı yapmaya yetkili kişi olmadığı, tüm bu hususlara göre kanunen usulüne uygun ödeme olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, Davacı tarafın usulüne uygun düzenlenmiş ve sistem üzerinden tebliğ edilmiş faturalara da itiraz veya iade işlemi yapılmamış olduğundan Davacının takip tarihi itibariyle Davalıdan 75.388,16 TL alacaklı olduğunun kabulüne ve takibin bu asıl alacak üzerinden devamına karar verilmesi gerektiği, takip öncesi işlemiş faiz talebine gelince takip tarihinden önce Davalı taraf usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmediğinden takip öncesi işlemiş faiz talep edemeyeceği neticeten açılan davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, ayrıca dava konusu alacak likit yani belirlenebilir olup davacı tarafın talebi ve davalının haksız olduğu anlaşılmakla kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜNE, 1-Silivri İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 75.388,16-TL asıl alacak ve bu asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalıdan tahsiline, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 5.149,80-TL karar harcından daha önce mahkememiz dosyasına yatırılan 1.110,83-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4.039,00TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davalı kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen miktar üzerinden hesaplanan 16.586,45-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 1.110,83-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.538,43 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 12.972-TL yargılama giderinin red kabul oranı dikkate alınarak 10.632,70-TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücreti olan 3.600,00 TL' nin red kabul oranı dikkate alınarak 2.950,80-TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile bakiye kısmının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 8-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine, 9-Ödenmeyen .... tarihli ... numaralı 7.500,00-TL tutarlı ATK faturasının red kabul oranı dikkate alınarak 6.147,50-TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile bakiyesinin davacıdan tahsili ile Adli Tıp Kurumuna ödenmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/06/2026
Katip ... ☪ e-imzalıdır. ☪
Hakim ... ☪ e-imzalıdır. ☪