İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/447 E. 2025/343 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/447
Karar No
2025/343
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/447 Esas - 2025/343

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2024/447 (Birleşen Ankara 3 FSHHM'nin 2024/450 Esas sayılı dosya üzerinden) KARAR NO : 2025/343

DAVA : Marka ... Sayılı ... Kararı İptali DAVA TARİHİ : 30/10/2024 KARAR TARİHİ: 17/09/2025 Yazım Tarihi: 10/10/2025

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: İtiraz sahibi adına tescilli marka ile, .... sisteminde davacı adına başvurusu yapılan marka arasında görsel, işitsel ya da anlamsal açıdan herhangi bir benzerlik olmadığı ve tüketiciler yönünden birbirleriyle İltibas (karışıklık) yaratmayacakları, başvuru markasının tamamen anlamlı ve özgün olup diğer marka ile benzerlik göstermediği, google ve benzeri sitelerde yapılan araştırmalarda davalı itiraza mesnet markanın tanınmışlığının da bulunmadığı, markaların yer aldığı emtiaların kullanıcılarının hizmet/ürün alımı aşamasında incelikle ve detaylı biçimde araştırma ve karşılaştırma yapabilen bilinçli tüketicilerden oluştuğu, itiraza mesnet marka sahibinin faaliyet alanı ile davacı şirketin faaliyet alanlarının birbirinden son derece farklı olduğu” öne sürülerek ... ‘nın ... sayılı kararının iptaline, tescil başvurusunda bulunulan "..." ibareli marka başvurusunun, başvuru listesindeki bütün emtialar bakımından tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı firma vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davacının “..." markasının davalı şirket adına tescilli markalar ile benzerlik teşkil ettiği, davacının tescil talebinde bulunduğu “..." markasının, davalı şirket adına tescilli olan markalar ile birebir benzer olduğu, davalı şirket adına tescilli markaların "..." kök kelimesinin tüm markalarında mevcut olduğu, tüketicinin orta düzeyde veya daha üzerinde düzeyde olupolmadığının tespitinin mümkün olmadığı, ... kararının doğru ve yerinde olduğu, her iki markanın da asli ayırt edici unsurunun “..." ibaresi olduğu ve her iki markada da aynı olduğu, benzerlikten ziyade aynı kök kelimenin kullanılmış olduğu, görsel, işitsel ve anlamsal benzerliğin mevcut olduğu, markaların aynı/benzer/ilişkili hizmetleri kapsaması hususu dikkate alındığında marka sahipleri arasında iktisadi yönden bağlantı bulunduğu imajı yaratıldığı, ayrıca markalar arasında karıştırılma ihtimalinin de mevcut olduğu, Her iki markanın da benzer olduğu, bunun yanı sıra renk, font, yazılış şekli, figüratif özellikler, büyük harfleme gibi unsurların ayırt edici unsurlardan ziyade, davacı tarafın markayı farklı gösterme çabası olduğu, davacı başvurusunun reddinin 6769 sayılı Yasanın 6(1) maddesine uygun olduğu” öne sürülerek davanın reddi talep edilmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı firmanın ... başvuru sayılı markası ile davalı firmanın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, ...'in ... sayılı ... kararının yerinde ve doğru olup olmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 29/09/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 30/10/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun .... sayılı "...", "... " ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. ....Bu hususlar çerçevesinde, bağımsız ayırt edici iki unsurundan biri "..." ..." ibareli başvuruya konu marka ile asli ayırt edici unsuru "..." olan ret gerekçesi markalar arasındaki görsel ve işitsel yönden benzerliğin yanı sıra, markaların aynı/benzer/ilişkili hizmetleri kapsaması hususu da dikkate alındığında, ilgili tüketici kesimi nezdinde marka sahipleri arasında iktisadi yönden bağlantı bulunduğu yönünde izlenim oluşabileceği, diğer bir ifade ile markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğusonuç ve kanaatine varılmıştır. KARAR; İtirazın ve başvurunun reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı başvuru Markası Davalı Markaları .... 23/05/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ÖZETLE; "(1)SMK md. 6/1 kapsamında dava konusu ... sayılı 43. Sınıf bir kısım hizmetlerde tescil başvurusunda bulunulmuş “...” ibareli davacı başvuru markasının hizmet sınıflarının, davalının “...” ibareli itiraza mesnet markalarının tescilleri kapsamında birebir aynı hizmet olarak yer aldığı ve benzer mal ve hizmetler bulunuyor olduğu, (2) Ancak davaya konu olan ibareli başvuru ile davalının itiraza mesnet olan ... sayılı ibareli, ... sayılı ibareli, ... sayılı ibareli, ... sayılı ibareli, ... sayılı ibareli, ... sayılı ibareli markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak bir benzerlik bulunmadığı, (3) Bu nedenle taraf markalar arasında 6769 S. SMK m.6/1 anlamında iltibas tehlikesinin oluşmayacağı, (4) ... ... sayılı kararın iptali koşullarının oluştuğu" şeklinde ifade edilmiştir. Davalı firma vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.

GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davacının "..." ibareli marka başvurusu ile davalıya ait "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; diğer yönden davacı başvurusunun emtiaları ile davalı markalarının kapsamındaki emtiaların aynı/benzer/ilişkili/bağlantılı olduğu bilirkişi raporunda sayfa 5-8 de tablo halinde görüleceği İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davacının "..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının "..." ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı; diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davalının "..." ibareli tescilli markalı mallarından/hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davacının "..." ibareli başvuru markalı hizmetleri satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği ; işaretsel benzerlik nedeniyle ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşabileceğinden taraf marka işaretleri benzediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; ( HMK 282 .nci maddede " Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/06/2016 tarih ....sayılı kararı uyarınca iltibas incelemesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin gerekmesi karşısında karşı görüş bilirkişi raporunun iltibas değerlendirmesine ilişkin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmemiştir.) Nihayetinde davanın reddi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Asıl dava yönünden; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,8‬0 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-Birleşen dava yönünden; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,8‬0 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 4-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı firma vekilinin yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.17/09/2025

Katip .... Hakim .... E-İmzalıdır E-İmzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/447, K. 2025/343, T. 17.09.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-447-e-2025-343-k-06266ac2649b