İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/444 E. 2025/350 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/444
Karar No
2025/350
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/444 Esas - 2025/350

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2024/444 KARAR NO : 2025/350

DAVA : Marka ... ... Kararı İptali DAVA TARİHİ : 25/10/2024 KARAR TARİHİ : 22/09/2025 Yazım Tarihi: 14/10/2025

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE:“Davacı markasını ve kendisiyle bütünleşen “...” sloganını 2018 yılından beri kullandığını, söz konusu markanın halihazırda davacının kullanımı nedeniyle davacı ile bütünleştiği ve ayırt edici nitelik kazanmış olduğu, davacının “...” isimli sosyal medya üzerinden hastalarının rızalarıyla çektiği hastaların tedavi önce ve sonrası dişlerinin fotoğraflarını yayınladığı, 2018 yılından bu yana davacı yayınladığı her fotoğrafa markası haline gelen, “...” yazısını eklediği, yayınlanmış ilk fotoğrafın 16 Ekim 2018 tarihine ait olduğu, “...” ifadesinin davacının yaptığı işlerle bütünlük sağladığı, bir parçası olduğu ve beraber anılmasına sebebiyet verdiği, ... adlı sosyal mecrada özellikle yabancı hastaları tarafından "..." sloganı ile tanınmakta olduğu, davalı yanın davacıdan önce başvurduğu haksız tescil talebinden yaklaşık 4 yıl evvel (2018 yılından beri) de tescilini talep ettikleri ve davalı yanın itirazına konu olan işbu ibareyi kullandığı, davalının iltibas iddiasının yersiz olduğu, davacının gerçek hak sahibi olduğu, davalı yanın kötü niyetinin en açık göstergesinin markanın tescili talebine itiraz edenlerin davacı ...’ın öğrencisi olarak yıllarca davacının yanında çalışmış olmalarından kaynaklı olarak markanın ayırt ediciliğinden yararlanmak istemeleri olduğu, “... ...” olan markadaki ana unsur olan "...” ibaresini uzun yıllardır kullanmakta olduğu, söz konusu kullanımın davacı ile bütünlük kazanmış olup internet tarayıcısı aramalarında dahi ilk olarak davacının adının çıktığı, başvuru markasının karara dayanak markaya kıyasla ortaya koyduğu bütünsel algının farklı olduğu ve dikkat çektiği, davalı markasının "... ..." kelimelerinden oluştuğu, "... ..." başvuru markası her ne kadar bünyesinde "..." ibaresini barındırsa da içerdiği diğer kelime grubunun, diğer markada söylenişinin "..." ibaresinde baskın olması, markanın görsellerinin birbirleriyle karıştırılmayacak kadar farklı olması sonucunda karara dayanak markadan oldukça farklılaşmakta olduğu, taraf markalarının anlamsal olarak da birbirlerinden farklı olduğu“ öne sürülerek ... ...‘nın ... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı şahıs Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: “... numaralı "..." ibareli itiraza mesnet davalı markasının, 2022 yılında tescil edildiği, tescil tarihinden itibaren davalının markasını her mecrada kullandığı ve kullanmaya devam ettiği, bu marka için önemli yatırımlar yapmış olduğu, yalnızca yurt içinde değil, uluslararası düzeyde de tanıtımlar gerçekleştirerek, markasını birçok ülkede hizmet verecek kadar yaygınlaştırdığı, bu süreçte gelen hastaların büyük bir kısmının, doğrudan "..." markası nedeniyle davalının kliniğine başvurmuş olduğu, özellikle ünlü isimlerle yapmış olduğu iş birliklerinin, sosyal medya platformları üzerinden yapılan paylaşımların, markasının güçlü bir şekilde tanıtılmasını temin ettiği, ... gibi sosyal medya ağlarında, ünlülerin davalının markasını tanıtan reklamlar yaparak, markanın bilinirliğini daha da artırmış oldukları, davacının ise, davalının bu haklı kazancından faydalanmak amacıyla, haksız bir biçimde aynı markayı tescil ettirmeyi amaçladığı, davacının bu eyleminin, davalının uzun süreli çabalarıyla elde ettiği markanın değerini ve itibarını zedelemeye yönelik kötü niyetli bir girişim olduğu, davacının tek hedefinin, davalının kazandığı bu ünü kullanarak, kendi çıkarlarını elde etmek ve hasta portföyünü büyütmek olduğu, her iki markanın, hem kelime hem de anlam bakımından birbirine çok yakın olup, sanki davalı markasının bir devamıymış gibi algılanmakta olduğu, davacının iki kez üst üste markayı yazılı olarak kullanarak, aslında davalının markasını kopyalamaya çalıştığı, bu durumun davacının kötü niyetini açıkça ortaya koymakta olduğu, davalının markası ile davacının tescil ettirmeye çalıştığı dava konusu marka sınıfının tamamen aynı olduğu, markalar arasında da bariz bir benzerlik bulunduğu, davacı tarafın gerçek hak sahibi olduğu iddia edilen markaların tanınmışlık düzeyine ulaştığına dair herhangi bir somut veri ve kanıt bulunmadığı, "..." ifadesinin, davalının tescilli markası "..." ile bir bütünlük arz etmekte olduğu, kelime dizilişi bakımından da aynı anlamı taşıdığı, davacının markasının, davalı markasıyla neredeyse tamamen örtüşmekte olduğu ve bu durumun tüketiciler nezdinde karışıklığa yol açma riski taşıdığı” öne sürülerek davanın reddi talep edilmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın;; davacı şahsın ... başvuru sayılı markasının kapsamından çıkartılan 44. Sınıftaki hizmetler açısından davalı şahsın ... sayılı markası arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın başvuru ibaresi üzerinden önceye dayalı kullanım iddiasının marka başvurusuna ve alınan ... kararına etki edip etmeyeceği, .... ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 31/08/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 25/10/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; “Yapılan incelemede, işbu başvuru ile itiraz gerekçesi ... sayılı "..." ibareli markanın, "..." ibaresini ortak olarak içermelerinden ve söz konusu ibarenin asgari ayırt edicilik seviyesine sahip olmasından dolayı görsel ve işitsel yönden iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer olduğu görüşüne varıldığı, ayrıca, başvuruya konu 44.SINIF: “Tıbbi hizmetler.Güzellik bakımı hizmetleri. Veterinerlik ve hayvan üretme, besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler.Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri.İşyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri." ile aynı/ aynı tür hizmetlerin itiraz gerekçesi ... sayılı markanın kapsamında bulunduğunun belirlendiği, bu hususlar çerçevesinde, başvuruya konu marka ile itiraz gerekçesi ... sayılı marka arasında yukarıda yer alan hizmetler bakımından 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimalinin bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, itirazın kısmen kabulüne ve başvurunun "44. SINIF: Tıbbi hizmetler.Güzellik bakımı hizmetleri. Veterinerlik ve hayvan üretme, besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler. Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri.İşyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri." bakımından reddedilmesine” " ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. ." hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı Markası Davalı Markası .... ...+ ... ....

26/05/2025 Tarihli Bilirkişi Raporundan ÖZETLE; " SMK md. 6/1 çerçevesinde davaya konu ... Kararı ile davacının ... sayılı “...” ibareli marka başvurusunun tescil kapsamından çıkartılan 44. Sınıf “Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri. Veterinerlik ve hayvan üretme, besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler. Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri. İşyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri.” hizmetlerinin tamamının, davalının itiraza mesnet gösterdiği ... sayılı, “...” ibareli markasının kapsamında birebir aynı hizmet olarak yer aldığı, davalı markası ile ... sayılı başvuru markası arasında bütünsel genel izlenim itibariyle görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığı, Bu nedenle taraf markalar arasında 6769 S. SMK m.6/1 anlamında iltibas tehlikesinin oluşmayacağı, ... ... sayılı kararın iptali koşullarının oluştuğu, Davacının SMK md. 6/3 önceye dayalı kullanım iddiasının, kendi başvurusuna ilişkin sunulan iltibas itirazından kaynaklanan tescil engelinin aşılmasını sağlamayan bir savunma olarak kullanılamayacağından, bu iddianın dava konusu marka başvurusuna ve alınan ... Kararına bir etkisinin olmadığı," şeklinde özetlenmiştir. GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davacının ".... " ibareli marka başvurusu ile davalıya ait " ...." ibareli tescilli markaları arasında kısmen emtia benzerliği oluşsa da biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle özellikle markanın bütünselliği gözetilerek görsel,sesçil ve anlamsal olarak 44.ncü sınıftaki hizmetler açısından hedef tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı; Davacı markasındaki aynı kelimenin yan yana 4 kez yazımı ile davalı markasındaki ... ve ... baskın unsuru bütünsel açıdan bakıldığından 44.ncü sınıftaki hizmetler açısından hedef tüketici grubunda taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali oluşmadığı düşünüleceği ; Bu açıdan SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu; Davacının SMK md. 6/3 önceye dayalı kullanım iddiası kendi başvurusuna bağlı iltibas iddiasını ortadan kaldırmadığı ancak bu durum oluşan sonuca etkili de olmadığı , Nihayetinde davanın kabulü gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın KABULÜNE, 2-Dava konusu ...'in ... sayılı ... kararının davalı itirazının kabul edilen kısımları yönünden İPTALİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 4-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 5-Davacının yaptığı; 13.000,00 TL bilirkişi ücreti, 610,00 TL tebligat ücreti, 427,60 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 14.037,6 TL yargılama giderinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 22/09/2025

Katip .... Hakim .... E- imzalıdır E- imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/444, K. 2025/350, T. 22.09.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-444-e-2025-350-k-b84489a44923