İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/424 E. 2026/37 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/424
- Karar No
- 2026/37
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/424 Esas - 2026/37 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/424 Esas KARAR NO : 2026/37
....
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan), İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/06/2024 KARAR TARİHİ : 21/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/01/2026
Her ne kadar mahkememiz duruşma tarihi 11/02/2026 tarihine bırakılmış ise de, davacı vekilinin davadan feragat ettiğini bildirir dilekçe vermesi ile gün kaydına bakılmaksızın dosya ele alınmış olup ; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı tarafın .... Esas Sayılı dosyası ile müvekkili şirket aleyhine İlamsız İcra Takibi yaptığını ve müvekkiline ödeme emri gönderdiğini, gönderilen ilk ödeme emrinin iade gelmesi üzerine TK md 35 uyarınca tekrar ödeme emri gönderilip usulsüz tebligat yapılmak sureti ile takibin kesinleştirildiğini,bahse konu İcra takibinin kesinleşmesi ile müvekkil şirketin menkul-gayrımenkullarına haciz işlemi uygulandığını, icra takip dosyası incelendiğinde davalı yanın, takibe dayanak evrak olarak 29.08.2022 Tarih.... Nolu 227.239,68 TL, 09.11.2022 Tarih.... Yevmiyeli İhtarnamesi Ve Tebliğ Şerhini Gösterdiğini, müvekkilinin davalı taraftan bilgileri yazılı faturalara konu olabilecek, almış olduğu hiçbir mal ya da hizmet bulunmadığını, davalı yanın su-i niyetle bahse konu faturaları keşide etmek sureti ile müvekkilini borçlandırmaya çalıştığını, taraflar arasında bugüne kadar süregelen tüm ticaretlerde müvekkilinin kendisine teslim edilen malların bedelini ödediğini, ancak takibe konu faturalardaki mal ve hizmetin müvekkiline sağlanmadığını, öte yandan davalının bahse konu icra dosyasında 23.05.2024 tarihinde 41.161,19-TL tahsilat da yaptığını, ayrıca bu miktarın davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep ettiğini, yukarıda ayrıntılı olarak izah olunan ve tahkikat ile ilk incelemede resen nazara varılacak gerekçeler ile ... Esas Sayılı icra dosyasında öncelikle icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini mahkeme aksi kanaatte ise icra veznesine yatıracak teminatın alacaklıya ödenmemesi hususunda tensiben ihtiyati tedbir kararı verilmesini, usule ilişkin tüm eksikliklerin ikmali ile .... Esas Sayılı dosyasından müvekkilinin davalı yan'a borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline karar verilmesini, davalının bahse konu icra dosyasında 23.05.2024 tarihinde yaptığı 41.161,19 TL tahsilatın, tahsilat tarihi olan 23.05.2024 tarihi itibarı ile işleyecek olan ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan istirdatına, davalı tarafın davaya konu icra takibindeki miktarın %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama harç ve giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılması hususlarında karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının soyut iddialarla, takip konusu faturalardan ve cari hesaptan borcu olmadığını iddia etmiş ise de, tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde, davacının takibe konu miktar kadar müvekkiline borçlu olduğu ortaya çıkacağını, karşı tarafın salt takibi sürüncemede bırakmak üzere haksız olarak bu davayı açmış olduğundan, müvekkili lehine alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ettiklerini, ayrıca, HMK.nun 29.maddesi gereğince tarafların doğru ve dürüst davranmak zorunda olmasına rağmen davacı şirketin, ödeme emrinin Teb.Kanunun 35.maddesine göre tebliğ edildiğini iddia ederek, itiraz edemediğini ileri sürmüş ise de ödeme emri e-tebligat ile tebliğ edildiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle, öncelikle davanın reddi ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere müvekkili lehine tazminata hükmedilmesini, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Dava, Menfi tespit ve İstirdat istemine ilişkindir. Davacı vekili 21/01/2026 havale tarihli dilekçesinde; davalı taraf arasında varılan mutabakat üzerine davadan feragat ettiğini beyan etmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 309/2.maddesi hükmü uyarınca feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Aynı yasanın 311.maddesi hükmü gereğince feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Yapılan yargılama sonucunda toplanan kanıtlardan anlaşıldığı üzere; Davacı vekilinin davadan feragat ettiği ve vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu görülerek H.M.K.’nın 307. vd. maddeleri uyarınca, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Feragat nedeniyle REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL, harcın dava açılışında alınan 10.325,25-TL peşin harcın mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan bakiye 9.593,25-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Taraf vekillerinin beyanları dikkate alınarak lehlerine vekalet ücretine yer olmadığına, 5-Zorunlu ara buluculuk gideri olan 3.600,00TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir yazılmasına, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda davacı ve davalı vekilinin yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi 21/01/2026
... ¸ E-İmzalıdır