İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/409 E. 2025/1141 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/409
Karar No
2025/1141
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/409 Esas KARAR NO : 2025/1141

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/05/2024 KARAR TARİHİ : 02/12/2025 K.YAZIM TARİHİ : 25/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ..... Kurumsal Yönetim Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. ile davalı şirket .... Makina San. Ve Tic. A.Ş. Arasındaki cari hesaptan kaynaklı olarak davalı hakkında Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takiplere ilişkin icra takibi başlatıldığı, davalı yanca ödeme emrinde yazılı olduğu şekilde bir borç bulunmadığından bahisle, icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunulduğu, müvekkili şirket ile davalı Haffner şirket arasında hizmet ilişkisi olduğu, müvekkil şirketin davalıya danışma ve gözetim hizmeti verdiği, bu nedenle müvekkilinin cari hesaptan kaynaklı davalıdan alacaklı olduğu, açılan davanın kabulü ile haksız itirazın iptaline ve takibin takip tarihinden itibaren işleyecek TTK 1530/7 gereği ticari temerrüt faizi ile devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin sözleşmeye rağmen müvekkili şirketten zam istediği, müvekkilinin zam yapamayacağını hem sözlü olarak hem de mail yoluyla defalarca davacı şirkete bildirdiği, bunun üzerine davacı şirketin hiçbir ihtar ve ihbarda bulunmadan müvekkil şirkete vermiş olduğu güvenlik hizmetini durdurduğu, davacı tarafın işe gelmemesi üzerine müvekkili şirketin dışarıdan para ile bu hizmeti sağlamış olduğu, davacı şirket tarafından verilmeyen bir hizmetin bedelinin talep edildiği, nihayetinde davacının haksız davasının reddine karar verilmesi ile davacı tarafın açtığı dava haksız ve kötüniyetli bir dava olduğundan davacının dava değerinin %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. HMK'nun 320/2. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olup olmadığı (alacağın var olup olmadığı), takibe dayanak yapılan faturalara konu hizmetin davacı tarafından sunulup sunulmadığı; tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği, düştü ile temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve nihayetinde toplam alacağın ne olduğu, icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi. Celp edilen Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklının 88.558,66 TL asıl alacak, 1.311,40 TL işlemiş faiz olmak üzere 89.970,06 TL üzerinden borçlu aleyhine cari hesap alacağı dayanak gösterilmek suretiyle ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin borçluya 05/12/2023 tarihinde tebliğ edildiği; borçlu tarafından 05/12/2023 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edildiği görüldü. Dosyaya sunulan 26/05/2025 tarihli bilirkişi ..... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; "Davacının dava dosyasına sunmuş olduğu davalı ile olan muavin kayıtlarına göre; taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2023 yılında başladığı, davacı .... tarafından davalı .....’e hizmet faturaları tanzim edildiği, davalı tarafça ise bu faturalara istinaden ödeme yapıldığı görülmüştür. Takip tarihi olan 05.12.2023 ve dava tarihi olan 07.05.2024 tarihi itibariyle davacının ticari defterlerine göre davacının davalıdan herhangi bir alacağı bulunmamaktadır. Takip tarihi olan 05.12.2023 ve dava tarihi olan 07.05.2024 tarihi itibariyle davalının ticari defterlerine göre davalı davacıdan 6,00 TL alacaklı görünmektedir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye göre her ay KDV dahil 111.510,00 TL düzenlenen faturalar, temmuz ayından sonra fatura tutarının neden arttırıldı sözleşmeyi neden uyulmadığı buna ilişkin belgelerin dava dilekçesi ekinde ve dosyada olmadığı, dayanak belgelerinin ne olduğu düzenlenen faturalardaki artışın sebebinin ne olduğunun ispati davacı şirkete ait olmak üzere davalının ticari defter kayıtlarına göre davalı şirketin davacı şirkete borcu olmadığı tespit edilmiştir, zira davalı şirket tarafından düzenlenen iade faturaları davacı tarafından da kayıt altına alınıp vergi dairesine beyan edilmiştir. Davacı tarafından davalıya kesilen faturalar Form Bs (Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu) beyannamesi ile kanuni süresi içerisinde davacı tarafın beyan ettiği görülmüştür. Davalı tarafından davacıya kesilen faturalar Form BA (Mal ve Hizmet Alışlarına İlişkin Bildirim Formu) beyannamesi ile kanuni süresi içerisinde davacı tarafın beyan ettiği görülmüştür. Davalı tarafından davacıya kesilen faturalar Form Bs (Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu) beyannamesi ile kanuni süresi içerisinde davalı tarafın beyan ettiği görülmüştür. Davacı tarafından davalıya kesilen faturalar Form BA (Mal ve Hizmet Alışlarına İlişkin Bildirim Formu) beyannamesi ile kanuni süresi içerisinde davalı tarafın beyan ettiği görülmüştür. Davacı şirket vekili tarafındn 05.12.2023 tarihinde T.C. Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü ..... Esas Dosyası ile 05.12.2023 günü icra takibi başlatıldığı, icra takibinde 88.558,66 TL Asıl Alacak, 1.311,40 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 89.870,06 TL alacak talebinde bulunduğu, dosya içerinde davalı yani temerrüde düşürüldüğüne ilşkin ihtarnameye rastlanmamıştır. Bundan dolayı işlemiş faiz hesabı yapılmamıştır." hususları tespit edilmiştir. Huzurda görülen dava özel güvenlik hizmeti sunulmasına ilişkin hizmet sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının cari hesap alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup davacı ve davalının ticari defter ve belgeleri incelenerek düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının kendi ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan alacağının bulunmadığı, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre ise davalının davacıdan 6,00 TL alacaklı olduğu, davalı şirket tarafından düzenlenen iade faturalarının davacı tarafından kayıt altına alınıp söz konusu faturalara ilişkin ilgili vergi dairesine bildirimde bulunduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafından faturalara konu bir kısım güvenlik hizmetinin davacı tarafça verilmediği iddiasında bulunulmuştur. Kural olarak faturalara konu güvenlik hizmetinin verildiğini davacı ispat etmek zorundadır. Bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davalı tarafından davacı adına düzenlenen 16/08/2023 ve 14/09/2023 tarihli iade faturalarının davacı tarafından herhangi bir itiraza uğramaksızın ticari defter ve kayıtlarına alındığı, söz konusu iade faturalarının BA formu ile ilgili vergi dairesine bildirilmiş olması karşısında iade faturalarına konu hizmetin davacı tarafça yerine getirilmediği, nihayetinde davacının cari hesaptan kaynaklı davalıya herhangi bir borcunun olmadığı mahkememizce kabul edilmiştir. Her ne kadar davacı tarafından cari hesaba konu faturalara konu güvenlik hizmetinin sunulduğu iddia edilerek dosyaya bir kısım puantaj tabloları sunulmuş ise de söz konusu tabloların tek taraflı olarak düzenlenmiş olması ve söz konusu tablolarda davalı şirkete ait herhangi bir imzanın yer almaması nedeni ile söz konusu puantaj tablolarına mahkememizce itibar edilmemiştir. Davacı tarafından dava dilekçesinde açıkça yemin delilinin belirtilmesi nedeni ile iddialarının ispatı bakımından mahkememizce yemin delili hatırlatılmış, davacı tarafından verilen usulüne uygun kesin süre içerisinde yemin deliline dayanılmamıştır. Açıklanan nedenlerle ispatlanamayan davanın reddi ile davacının icra takibi açmakta kötü niyetli olduğu davalı tarafından ispatlanamadığından davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN REDDİNE, 2-Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.085,41 TL harç düşüldükten sonra fazla alınan 470,01 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, 7-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/12/2025 Katip ..... e-imzalı Hakim .... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/409, K. 2025/1141, T. 02.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-409-e-2025-1141-k-fe157f8cd6a0