İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/434 E. 2025/762 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/434
Karar No
2025/762
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/434 Esas KARAR NO:2025/762

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 03/07/2023 KARAR TARİHİ : 05/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/05/2020 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen faili meçhul araç seyir halinde iken yaya halinde olan ...'a çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili ... yaralandığını, Plakası tespit edilemeyen araçlardan ... Hesabı'nın sorumlu olduğunu, Müvekkili tarafından davalıya başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin %25 oranında malul kaldığını, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, şimdilik 500 TL Sürekli iş göremezlik, 250 TL Geçici iş görmezlik, 250 TL Tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 1.000 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Plakası belirlenemeyen araçların karıştığı trafik kazasında meydana gelen zararlardan ... hesabının yasal sorumluluğu söz konu olsa da, zararın meydana geldiği bir trafik kazasının ispatlanması gerektiğini, dosyada sadece davacının ifadesinin bulunduğunu, kaza ile ilgili bilgi ve belgenin bulunmadığını, başvuru sahibi davacıya istenilen evrakları dosyaya sunmak üzere 5 gün süre verildiğini, herhangi bir belgenin sunulmadığını, bu yüzden başvurunun reddedildiğini, geçici iş göremezlik talebinden SGK'nın sorumlu olduğunu, bu konuda müvekkillerinin sorumluluğunun bulunmadığını, kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, davanın reddinin gerektiğini belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep ve etmiştir. Mahkememiz dosyasının 27/03/2024 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ATK'ya gönderilmesine karar verilmiş olup, 21/05/2024 tarihli ATK raporunda özetle;" Kişinin bir Eğitim ve Araştırma Hastanesi veya Üniversite Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği'ne ve Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Kliniği'ne sevki sağlanarak; Alt ekstremitelerine yönelik yeni yaptırılacak eklem açıklıklarını dereceleri ile belirtir, nötral sıfır metoduna göre, sağ ve sol taraf mukayeseli (sağlam tarafla karşılaştırmalı) ortopedik muayenesi (kısalık-atrofi-pseudoartroz belirtir) ile yeni çekilecek kırık alanını içine alan iki yönlü direk grafilerin dijital ortamda (DİCOM) CD kopyasının ve bu incelemeler sonucu düzenlenecek raporlarının teminen gönderilmesi," görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 20/12/2024 tarihli celsesinde davacı vekilinin duruşmadan haberdar olmasına rağmen duruşmaya katılmadığını, duruşmaya katılmamasını geçerli kılacak mazeret sunmadığı görüldüğünden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği görüldü. Davacı vekilinin 27/12/2024 tarihli dilekçesi ile dosyanın yeniden işleme alınmasını talep ettiği, 31/12/2024 tarihli yenileme tensip zaptı ile yargılamanın kaldığı yerden devamına karar verildiği görüldü. Mahkememiz dosyasının 18/07/2025 tarihli celsesinde davacı vekilinin duruşmadan haberdar olmasına rağmen duruşmaya katılmadığı, duruşmaya katılmamasını geçerli kılacak mazeret sunmadığı görüldüğünden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği görüldü. Davacı vekilinin 25/07/2025 tarihli dilekçesi ile dosyanın yeniden işleme alınmasını talep ettiği, 30/07/2025 tarihli yenileme tensip zaptı ile yargılamanın kaldığı yerden devamına karar verildiği görüldü. Mahkememiz dosyasının 05/11/2025 tarihli celsesine davacının veya vekilinin katılmadığı, davacı vekiline yenileme tensip zaptının tebliğ edildiği, bu haliyle duruşmadan haberdar olduğu, davacı vekilinin duruşmaya katılmamasını geçerli kalıcak herhangi bir mazeret de sunmadığı, mahkememiz dosyasının 5. Ve 10. Celselerinde de işlemden kaldırıldığı görüldüğünden dosyanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava; davacının trafik kazası nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezliğinin oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise tazminat miktarı, tedavi gideri alacağının bulunup bulunmadığı ve meydana gelen zarardan davalının sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Somut olayda mahkememiz dosyasının yapılan incelemesinde işbu dosyanın mahkememiz 5. ve 10. celselerinde de işlemden kaldırılmış olduğu, huzurdaki davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu, mahkememiz 05/11/2025 tarihli 11. Celsesinde; mahkememiz 30/07/2025 tarihli tensip zaptı ile davanın kaldığı yerden devamına karar verildiği ve duruşmanın 05/11/2025 günü saat 13:25'e bırakılmasına karar verildiği, tensip zaptının ve duruşma gününün davacı vekiline tebliğ edildiği, duruşma saatinin 13:25 olduğu, zaptın 14:40 itibariye açıldığı ancak duruşma gün ve saatinde davacının ve vekilinin duruşma salonunda hazır bulunmadığı, duruşmaya katılmamasını geçerli kılacak herhangi bir mazeret de sunmadıkları görülmüş ve ilgili hususlar duruşma zaptında da tutanak altına alınmıştır. 6100 Sayılı HMK'nın "Tarafların duruşmaya gelmemesi, sonuçları ve davanın açılmamış sayılması" başlığını taşıyan 150. Maddesinin "(1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. (2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. (3) Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır. (4) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır. (5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. (6) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır. (7) Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır." şeklindeki düzenlemesi ile aynı kanunun Basit Yargılama Usulünün düzenlendiği Altıncı Kısım başlığı altında yer alan 320. Maddesinin 4. Fıkrasının "(4) Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır." şeklindeki düzenlemesi uyarınca işbu davanın basit yargılama usulüne tabi olması sebebiyle davanın HMK m.320/4 hükmü uyarınca açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın "Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri" başlığını taşıyan 331. Maddesinin 3. Fıkrasının "(3) Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hâllerde yargılama giderleri davacıya yükletilir. " şeklindeki düzenlemesi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret" başlığını taşıyan 7. Maddesinin 1. Fıkrasının "(1) Ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar; davanın nakli, davanın açılmamış sayılması yahut görevsizlik veya yetkisizlik kararı verildikten sonra başka bir mahkemede yargılamaya devam edilmemesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez. uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca ön inceleme duruşması yapıldıktan sonra davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmekle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2- Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına. 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 5-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/11/2025

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/434, K. 2025/762, T. 05.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-434-e-2025-762-k-6bc40eac61b9