İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/406 E. 2026/201 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/406
Karar No
2026/201
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/406 Esas KARAR NO : 2026/201

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/06/2024 KARAR TARİHİ : 11/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının sahibi olduğu ... portalı faaliyete geçtiği 2008 yılından bugüne tüm üyelerine yıllık hizmet bedeli karşılığı internet üzerinden tanıtım ve reklamı hizmeti verdiği; ...,com internet portatında reklam ve tanıtımının yapılmasını isteyen firma için bir sayfa oluşturularak gerçekleştirildiği; davalıdan alacağının tahsili talebi ile ... 13. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı; davacının alacağı sözleşmeye, faturalara ve cari hesaba dayandığı; taraflar arasında 02.09.2023 tarihli 12 ay taaahhütlü Üyelik sözleşmesi imzalandığı; davacı şirket, sözleşmeye uygun olarak sözleşme imzalandıktan sonra davalının işletmesi olan “...” kategorisinde oluşturduğu sayfa üzerinden reklam ve tanıtım hizmeti vermeye başladığı; sözleşme reklam ve tanıtıma ilişkin bir sözleşme olması nedeniyle reklam ve tanıtımın doğası gereği herhangi bir iş ya da görüntülenme garantisi verilmediği; sonuç olarak davacı tarafından sözleşmeye ilişkin tüm yükümlülükler eksiksiz olarak yerine getirilmesine rağmen sözleşme gereği ödemeler davalı tarafından yapılmadığı; borçlu davalı, takibi sürüncemede bırakarak nihayetinde borcu ödememeye çalıştığından neticeten borçlunun ... 13. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20'si olmak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. SAVUNMA/Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davalı şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı; davaya konu sözleşmenin muhatabı ve adreste faaliyet gösteren şirket ... A.Ş. olmadığı; faaliyet gösteren şirket ayrı bir tüzel kişilik olan –... Ltd.Şti olduğu sözleşmeye imzayı atan personel de ...Ltd.Şti'nin personeli olduğu; imzayı atan personel ...A.Ş.nin personeli olmadığı gibi imza temsil ve yetkilisi de olmadığı; davacı firma ...A.Ş. Firması Anonim Şirket olması hasebi ile sözleşme yaparken imza sirkülerini istemekle yükümlü olduğu; yetkisiz bir personel ile yapılan sözleşme Türk Ticaret Kanunu'na göre hükümsüz olduğu, davacı taraf icra takibini davalı şirket ve ... aleyhine başlatıldığı için davacı muhatabının ... olduğunu kabul etmekte olduğu;... kayıtlı olmayan Restoranların kanunen bu alanda reklam yapması yasal olarak mümkün olmadığı; dava konusu sözleşmede imzası bulunan ve davalı şirket yetkilisi olmayan ... .. 32. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile akdetmiş olduğu sözleşmeyi feshettiğini davacı tarafa bildirdiği; Dava dışı müvekkil ...'ın yetkisiz şekilde yapmış olduğu sözleşmeden kaynaklı davalı şirketin herhangi bir yükümlülüğü bulunmadığı gibi, yine bu kişinin sözleşmeyi feshe ilişkin iradesi de yine davalıya bağlamaması gerektiği; davacının sözleşmenin feshine yönelik iddia ve beyanlarının bu aşamada herhangi bir karşılığı da olmadığı; davacı tarafından bir kısım faturalar kesilerek gönderilmeye başlandığı ancak davalı şirket tarafına gönderilen bu faturalar davacıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığından, süresi içerisinde iade faturası düzenleyerek davacıya geri gönderdiği; davacıya yapılan ödeme dava konusu sözleşme kapsamında yapılmadığı bir defaya mahsus tanım ve deneme amacı ile alınan hizmete karşılık yapıldığı neticeten davacının huzurda ikame ettiği itirazın iptali davasının reddine, bununla birlikte davacı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır. Dava konusu uyuşmazlığın, davacının davaya konu takip dosyası kapsamında davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacak miktarının tespitine yönelik olduğu anlaşılmıştır. Mahkememiz 19/02/2025 tarihli duruşma ara kararı ile davalı yan banka kayıtları celbedildiğinde ve 2023 ve 2024 yılı ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle davaya konu icra müdürlüğü dosyasında faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davacı tarafın davaya konu sözleşmeyi imzalayan ... isimli kişinin benzer işlemlerde davalı şirketin temsilcisi sıfatıyla hareket edip etmediği, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususunda mali müşavir bilirkişiden ve davacı tarafından davalı şirkete davaya konu faturalara ilişkin hizmetin verilip verilmediğin tespiti hususunda bilgisayar mühendisi (bilişim alanında uzman) bilirkişiye dosyanın tevdii ile şirket merkezlerinde bilgisayarlarda inceleme yapılmak suretiyle rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Bu kapsamda mali müşavir ... ve bilgisayar mühendisi ...'dan alınan 22/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... davaya konu edilen 57.597,70 TL'nin davacı ....A.Ş 'nin yasal defterlerindeki kayıtlara göre 13 adet faturanın bakiyesinden kaynaklandığı davacı alacaklı ...Hiz.A.Ş 'nin yasal defterlerindeki kayıtlara göre 12.02.2024 tarihi itibariyle davalı borçlu ... A.Ş'nin 57.597,70 TL borçlu olduğu görüldüğü, snouç olarak; davalı .. A.Ş'nin 12.02.2024 tarihinde 57.597,70 TL borçlu olduğu görülmüş olup, davacının ticari defterinde yapılan inceleme sonucu Borç/Alacak ilişkisinin oluştuğu teyit edildiği, davalı şirketin sunduğu, davacı ....A.Ş'ne ait 2023 ve 2024 Yılı Cari Hesap ekstresinde görüldüğü üzere 3 adet iade faturalarının kayıtlara alınması neticesinde borç/alacak ilişkisinin sıfırlandığı davalının cari hesap ekstresinden ve yasal defterinden incelenerek görüldüğü, sonuç olarak; Davalı ... A.Ş'nin yasal defterlerindeki kayıtlara göre 21.02.2024 tarihi itibariyle davacı ...A.Ş arasında borç/alacak bakiyesinin sıfırlandığı görüldüğü, davalı şirket vekili ile yapılan WhatsApp görüşmesinden alınan bilgiye göre; imzayı atan... A.Ş.nin çalışan personeli olmadığı gibi, imza temsil ve yetkilisi bu olayın münferit bir durum olduğunu, başkaca herhangi bir sözleşmeyi imzalamadığı, sadece bu konu özelinde gerçekleşmiş olduğunu iletmiş bulunduğu, ayrıca, Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarında yapılan incelemede de ...'ın imza temsil ve yetkilisi olmadığı tespit edildiği, sözleşmeye konu olan listeleme hizmetinin alındığı tespit edilmiştir. Mahkememiz 22/10/2025 tarihli duruşma ara kararı ile dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun mahkememiz ara kararı doğrultusunda denetime ve hükme elverişli olarak tanzim edilmediği anlaşılmakla taraf şirketlerin takibe konu faturalardan kaynaklı vergi müdürlüklerine müzekkere yazılarak BA-BS formalarının celbine, ara karar yerine getirildiğinde davacının takip kapsamında davalıya iş bu hizmetin verilip verilmediği hususunda ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 05/12/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; kök rapor tarafların muhasebesel süreçteki işlemleri baz alınarak yazılmış olup, gerçekte herhangi bir borcun bulunmadığı anlamına gelmez. Davalı ... A.Ş'nin tek taraflı olarak iade faturaları düzenlenmiş olması ve davacı ...A.Ş'nin ticari defter kayıtlarında bulunmayan iade faturaları davalı tarafın lehine bir sonuç doğurmayabilir. BA/BS formalarına göre değerlendirme; Davacı/Alacaklı şirket ...A.Ş'nin “2024 yılı Mal ve Hizmet Alınan kişilere ilişkin BA formunda” takibe konu faturaların vergi müdürlüklerine beyan edilmediği Davalı/Borçlu şirket ...A.Ş'nin “2024 yılı Mal ve Hizmet Satılan Kişilere ilişkin BS formunda” takibe konu faturaların vergi müdürlüklerine beyan edilmediği görüldüğü, taraflar arasında ... tarihinde... nolu Hizmet sözleşmesi imzalanmıştır. Dava konusu sözleşmede imzası bulunan ..., ... 32. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile akdetmiş olduğu sözleşmeyi feshettiğini davacı tarafa bildirdiği, 12 aylık taahhüt ile imzalanan sözleşmenin üyelik iptaline ilişkin şartlarını düzenleyen 8.7 nolu maddesinde sözleşmenin taraflarca taahhüt süresinden önce feshedilmesi halinde, sözleşmeyi iptal eden tarafa | aylık üyelik bedelinin ve uygulanan indirimlerin tahakkuk ettirileceği ifadesi yer almaktadır. Davalı ...*... 21/12/2023 tarihinde hizmeti ve sözleşmeyi sonlandırmak istediğini davacı yana bildirmiştir. Buna rağmen davacı taraf bu tarihten sonra hizmeti sonlandırmadığı gibi fatura kesmeye devam etmiştir. Bu faturalardan 12.02.2024 tarihli, ... nolu 24.479,00 TL'lik cayma bedeli faturası olarak sözleşme şartları gereği düzenlendiği, geri kalan 33.117,70 TL'lik hizmet bedelinin ise “sözleşme iptal talebinden sonra” kesilen faturalardan kaynaklandığı için davalı tarafından iade faturası düzenlendiği görüldüğü, Sayın mahkemenizin takdirine sunulduğu, teknik inceleme değerlendirme; ilgili hizmetin verildiği kök raporda ifade edildiği, itirazlar doğrultusunda yapılan incelemede sözleşme iptali gönderilen noter bildirimi sonrasında hizmetin verilip fatura kesilmesinin sürdüğü tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, davacı, taraflar arasında 12 ay taahhütlü üyelik sözleşmesi imzalandığı; davalı tarafa faturaların e mail üzerinden gönderildiği; davalının kısmi ödeme yaptığı davacı tarafından tüm hizmetin verildiği halde takibe dayanak faturalar kapsamında ödeme yapılmamasından bahisle başlatılan takip kapsamında borca itiraz edilmesi nedeniyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dava dilekçesi ekinde yer alan 3509 nolu arge ve üyelik sözleşmesi kapsamında 02.09.2023 paraf ve imzalı olup davacı ile müşterinin davalı olarak yer aldığı; davalı yetkilisi olarak işletme müdürü ... olarak imzaladığı; aylık liste fiyatının 15.999,00 TL; taahhütlü ilk ay indirimli fiyatının 14.399,00 TL olup aylık indirim tutarının 1.600,00 TL; aylık ödenecek tutarın 14.399,00 TL olarak her ayın ikisi olarak belirlendiği; sözleşmenin arka sayfasında yer alan maddeler yönünden yapılan incelemede, m.4 kapsamında sözleşmenin konusunun "müşterinin sözleşmeyi imzalaması karşılığında ... tarafından Ar-Ge ürünlerinin sunulması, müşteri tarafından verilen reklam ve ilan siparişlerinin ... tarafından iş bu sözleşmede belirtilen mecralarda yayımlanmasına mukabil ... ürünleri ve reklam- ilan bedelinin müşteri tarafından ödenmesi ve tarafların buna ilişkin hak ve yükümlülüklerinin tespit edilmesinden ibaret olduğu; sözleşmenin 8. Maddesinde 8.3 kapsamında "12 aylık üyelik taahhüdü ve taahhüt bedellerinin eksiksiz ödenmesi karşılığında iş bu sözleşmede belirtilen katılım ücreti müşteriden alınmaz ve diğer tüm kampanya ve indirimler müşteriye uygulanır. Müşteri 12 aylık taahhütünü iptal etmek isterse bu iptal talebini noter kanalıyla ...'a bildirmelidir. Aksi takdirde resmi yazılı beyan olmadığı sürece sözleşme 12'şer aylık taahhütlerle 10 yıl süresince devam eder. Sözleşmenin 8.6. Maddesinde "sözleşmenin imzalandığı tarihe ait "aylık ödenecek tutarın" sözleşmenin ön sayfasında yer aldığı; Sözleşme ile kararlaştırılan üyelik bedeli 3 aylık ödeme süresi için geçerlidir. İbaresinin yer aldığı; sözleşmenin 8.7 maddesinde "12 aylık üyelik taahhüdü karşılığında yapılan tüm indirimler toplamı ve 12 aylık taahhüt karşılığında 1 aylık liste fiyatına tekabül eden katılım bedeli, müşterinin herhangi bir nedenle üyeliği iptal etmesi, ... tarafından sözleşmenin feshedilmesi, aylık üyelik bedelinin ödenmemesi ya da müşterinin aylık üyelik bedelinin herhangi bir taksidinin tahsil edilememesi durumunda müşteriye fatura edilecek, müşteri bu tutarı 7 iş günü içerisinde ...'a ödeyecektir. Sözleşmenin 10. Maddesinde " sözleşmenin müşteri tarafından tek taraflı feshi söz konusu olamaz." sözleşmenin 11.8. Maddesinde "sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde Perador'un defter ve muhasebe kayıtları, belgelerinin kesin delil olduğu" kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından davalı ve davadışı ... aleyhine ... 13.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasında 57.597,70 TL sözleşme, fatura ve cari hesaptan kaynaklı takip başlatıldığı, davalının borca, faiz ve ferilerine itiraz ettiği anlaşılmıştır. Davalının iş bu dava kapsamında davaya konu sözleşmenin davalı şirketi temsil ve iltizama yetkili olmadığını, sözleşmenin ... Ltd Şti personeli olan ... tarafından imzaladığı; davacı tarafından düzenlenen faturaların iade edildiğini; davacıya karşı yapılan ödemenin sözleşme kapsamında yapılmadığı; bir defaya mahsus tanım ve deneme amacıyla alınan hizmete karşılık yapıldığı savunmasında bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı şirketin sözleşmenin imzalandığı tarihte şirket yetkililerinin tespit edildiği, İTO kayıtlarında ...'ın şirket yetkilisi olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda davalı adına yetkisiz temsil suretiyle ...'ın hareket edip etmediği noktasında toplanmaktadır. İstanbul BAM 17. HD ... Esas ... Karar sayılı ilamı dikkate alındığında "... Uyuşmazlığın çözümü bakımından 6098 sayılı TBK'nun "Temsil" başlıklı 40. vd. maddelerinde düzenlenen özellikle yetkisiz temsil ile ilgili hükümlere değinmek gerekir. Yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları, doğrudan doğruya temsil olunanı bağlar. Temsilci, hukuki işlemi yaparken bu sıfatını bildirmezse, hukuki işlemin sonuçları kendisine ait olur. Ancak, karşı taraf bir temsil ilişkisinin varlığını durumdan çıkarıyor veya çıkarması gerekiyor yada hukuki işlemi temsilci veya temsil olunandan biri ile yapması farksız ise, hukuki işlemin sonuçları doğrudan doğruya temsil olunana ait olur (m.40). Bir kimse yetkisi olmadığı hâlde temsilci olarak bir hukuki işlem yaparsa, bu işlem ancak onadığı takdirde temsil olunanı bağlar. Yetkisiz temsilcinin kendisiyle işlem yaptığı diğer taraf, temsil olunandan, uygun bir süre içinde bu hukuki işlemi onayıp onamayacağını bildirmesini isteyebilir. Bu süre içinde işlemin onanmaması durumunda, diğer taraf bu işlemle bağlı olmaktan kurtulur (m. 46). Temsil olunanın açık veya örtülü olarak hukuki işlemi onamaması hâlinde, bu işlemin geçersiz olmasından doğan zararın giderilmesi, yetkisiz temsilciden istenebilir (TBK.m.47). "...Borçlandırıcı işlemin temsilci aracılığı ile yapılabilmesi de mümkündür. Yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları, doğrudan doğruya temsil olunanı bağlar (6098 s. TBK m. 40/1). Bir kişi temsil yetkisi olmadığı halde başka bir kişi adına bir hukuki işlem veya sözleşme yaparsa yetkisiz temsil söz konusu olur. Böyle bir durumda yapılan işlemin hüküm ve sonuçları temsil olunanı bağlamaz. Bu işlemin temsil olunanı bağlaması için onun tarafından onanmış olması gerekir (TBK m.46/1). Onama temsilciye veya 3. kişiye varması gerekli tek taraflı bir irade beyanı ile yapılır. Asıl işlem bir şekle bağlı olsa dahi onama şekle bağlı değildir. Dürüstlük kuralları gerektirdiğinde hareketsizlik ve susma da onama olarak kabul edilmelidir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara 2015, s.456)..." (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamı). Yasal düzenleme dikkate alındığında, sözleşmeden doğan alacak ve borçlar, ancak yetkili temsilci tarafından yapılması halinde temsil olunana ait olacaktır. Eğer temsilci yetkili değil ise, kendisi sözleşmeden şahsen sorumlu olur. Ayrıca bu durumda temsil olunan, icazet vermedikçe alacaklı veya borçlu kabul edilemez. Ancak temsil olunan, sonradan icazet verir yahut kendi adına yapılan hukuki işlemi benimser ise baştan itibaren hukuki işlem geçerli ve temsil olunanı bağlar. " Dosya kapsamında alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında davacının davalıya sözleşme m.4 kapsamında sözleşmenin konusunun "müşterinin sözleşmeyi imzalaması karşılığında ... tarafından Ar-Ge ürünlerinin sunulması, müşteri tarafından verilen reklam ve ilan siparişlerinin ... tarafından iş bu sözleşmede belirtilen mecralarda yayımlanmasına mukabil Ar-Ge ürünleri ve reklam- ilan bedelinin müşteri tarafından ödenmesi ve tarafların buna ilişkin hak ve yükümlülüklerinin tespit edilmesinden ibaret sözleşme konusu işlem hizmetlerinin verilip verilmediği hususunda teknik değerlendirmede " web sitesinde listeleme hizmetinin verildiği link (... ) incelendiğinde ... adresine ulaşılmaktadır. Web sitesi ve ... arama motorundan araştırma yapıldığında söz konusu adreste halen... unvanlı işletmenin yer aldığı görülmektedir. Yukarıdaki linkte yer alan tanıtım videosunda ise listelenen mekanın adreste yer alan ... unvanlı işletmenin üst katı olduğu tespit edilmektedir. Videoda görülen...unvanlı işletmenin halen adresteki ... unvanlı işletmenin komşusu olduğu tespiti yapılmıştır. Dava dosyasında yer alan ekler incelendiğinde, yukarıdaki link üzerinden ilgili kişilerin işletme ile iletişim kurduğu ve işletmenin listeleme hizmetini kullandığı" tespiti yapılmıştır. Davalı taraf sözleşme ilişkisini inkar etmiş davacı taraf yalnızca bir defaya mahsus tanım ve deneme amacıyla alınan hizmete karşılık yapıldığı savunmasının yerinde olmadığı, davadışı ... tarafından yetkisiz temsil kapsamından imzalanan sözleşmeye icazet verdiği anlaşılmıştır. Bu durumda dava dilekçesi ekinde yer alan sözleşmenin taraflar arasında geçerli ve ayakta bir sözleşme ilişkisini oluşturduğu anlaşılmıştır.Taraf ticari defterleri incelendiğinde davalının davacıdan 13 adet hizmet alışına ilişkin faturanın kayıtlı olduğu tespit edilmekle yetkisiz temsilci durumunda bulunan ... tarafından imzalanan sözleşmenin davalı şirket tarafından örtülü olarak benimsendiği anlaşılmıştır. Nitekim cevap dilekçesinde davalının... kayıtlı olmayan restoranların kayıtlı olmadığına dair savunması kapsamında sunulan beyan dilekçesinde de ... 5. Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamede muhatap olarak "..." olarak yer aldığı anlaşılmıştır. Bu durumda davalı taraf sözleşmeye icazet vererek taraflar arasında iş bu sözleşme uyarınca sorumluluğu doğacağı sabittir. İş bu sözleşme kapsamında sözleşmenin 02.09.2023 tarihinde imzalandığı ve 12 ay taahhütlü olarak imzalandığı, yukarıda açıklanan sözleşme maddeleri uyarınca davalının sözleşmeyi m.10 uyarınca feshetme hakkı olmamasına rağmen ...tarafından keşide edilen ... 32. Noterliği'nin... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname kapsamında ... tarihli ... numarası ile yapmış olduğum sözleşmeyi gördüğüm lüzum üzerine feshettiğini, gereğinin yapılmasını ihtar ve bildirim yaptığı anlaşılmıştır. Bu durumda m.10 devamında 12 aylık üyelik taahhüdü iptallerinde 8. Madde kapsamında katılım bedeli ve yapılan indirimler müşteriden tahsil edileceğinden ve davacı taraf ticari defterlerinin kesin delil olarak kabul edildiği anlaşılmakla davacının sözleşmenin sonlandırılması talebi sonrasında 04.01.2024 tarihli ve 12.02.2024 tarihli listeleme hizmet bedeli ve proje akıllı cevaplama sistemi fatura bedellerini davalıdan talep edemeyeceği anlaşılmıştır. Nitekim davalı tarafından dava konusu iş bu faturaların içeriğine süresinde itiraz ettiği; davacının kesin delil teşkil eden ticari defter kayıtlarında davalı tarafça düzenlenen 16.01.2024 tarihli iade faturasını defterlerine kaydederek davalı tarafa hizmet verilmediği hususunu kabul ettiği, sözleşmenin fesih bildirimi sonrası devamı niteliğinde hizmete devam etmediğini kabul ettiği halde Şubat 2024 tarihinde yeniden hizmet bedeli talebinde bulunması yönünde 4721 sayılı Kanunun‘‘İspat yükü’’ başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190. maddesinin ilk fıkrası ise aynı yönde "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir" düzenlemesini içerir. Buna göre ispat yükü, ispatı gereken vakıalara dayanan tarafa ait olup, herkes iddiasını ispatlamakla mükellef olacağından davacı şirket yetkilisinin usule uygun isticvap davetine rağmen duruşmaya katılmadığı; davacı tarafın yemin deliline de dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı, davacının iş bu hususu ispatlayamadığı anlaşılmıştır. Davacının 12.02.2024 tarihli 1 adet üyelik bedeli toplam 24.479,00 TL yönünden cayma bedeli faturası olarak sözleşmenin 8.7 maddesinde "12 aylık üyelik taahhüdü karşılığında yapılan tüm indirimler toplamı ve 12 aylık taahhüt karşılığında 1 aylık liste fiyatına tekabül eden katılım bedelini" talep edebileceğinden davacı davalıdan 1 aylık liste fiyatına tekabül eden katılım bedelini 15.999,00 TL'yi talep edebileceği anlaşılmıştır. Bu nedenle davacının davasının kısmen kabulüne,Davalının ... 13.İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasında itirazın 15.999,00 TL üzerinden iptaline, takibin işbu miktar üzerinden takip talepnamesindeki şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Taraflar arasında yukarıda izah olunan geçerli sözleşme ilişkisi ve sözleşmenin 8.7. Maddesi açıkça kararlaştırılan ve likit olarak 1 aylık liste fiyatına tekabül eden katılım bedeli sözleşme ön sayfasında yer almakla likit olduğundan 15.999,00 TL'nin %20'si olan 3.199,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, 1-Davalının ... 13.İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasında itirazın 15.999,00 TL üzerinden iptaline, takibin işbu miktar üzerinden takip talepnamesindeki şartlarla aynen devamına, 2-Fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Alacak likit olduğundan 15.999,00 TL'nin %20'si olan 3.199,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 1.092,89 TL karar harcının, peşin yatırılan 695,64 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 397,25 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 15.999,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 41.598,70 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan toplam 10.262,50 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 2.850,63 TL yargılama giderinin ve 695,64 TL peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcı toplamı 3.973,87 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranına göre hesaplanması sonrası 999,97 TL'nin davalıdan, 2.600,03 TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 9-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 11/03/2026

KATİP ¸e-imzalıdır

HAKİM ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/406, K. 2026/201, T. 11.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-406-e-2026-201-k-bfa45f068c2d