İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/398 E. 2025/840 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/398
Karar No
2025/840
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/398 Esas KARAR NO : 2025/840

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 09/07/2024 KARAR TARİHİ : 03/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar tarafından 22.08.2022 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan...adresinde davalılar tarafından yapılan çalışma esnasında müvekkil şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkil şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik gibi bedellerin zarar verenlerden tahsili amacıyla -KDV dahil- toplam 3.996,48 -TL borç davalılar yana tahakkuk ettirildiğini, davalılar tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine 3.996,48-TL hasar bedeli i1e 238,23-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 4.234,71-TL'nin tahsili amacıyla ... 33. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapılmış ve borçlulara ... ödeme emrinin gönderildiğini, davalıların ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini, borçluların itirazında takibe konu borca, borç miktarına, faize, faiz oranına, takibe, asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz etmiş, takibin durdurulmasını talep ettiğini, borçluların itirazı ile mezkur icra takibinin durdurulmasının akabinde işbu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden 6102 S.'lı TTK'nın 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş; görüşme sonunda anlaşılamaması üzerine ilgili anlaşamama tutanağı tanzim edildiğini, borçluların borca itiraz ederek takibi durdurmuş ise de itirazları haksız ve dayanaksız olduğunu, şöyle ki davalılar her ne kadar borcunun bulunmadığından bahisle borca itiraz etmiş ise de icra takibine konu olan alacak, davalıların kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olup zarar veren davalılar bedelden sorumlu olduğunu, meydana gelen dağıtım tesisi hasarı ve enerji kesintisi müvekkil şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıplar müvekkil şirketin maddi zararına sebebiyet verdiğini, nitekim huzurdaki dava ile birebir aynı mahiyette yüzlerce dava dosyası görülmüş ve müvekkil şirketin delilleri ışığında müvekkil şirket lehine davaların kabulü yönünde kararlar verildiğini, borçluların borca itiraz ederek takibi durdurmuş ise de itirazı haksız ve dayanaksız olduğunu, şöyle ki davalılar her ne kadar borcunun bulunmadığından bahisle borca itiraz etmiş ise de icra takibine konu olan alacak, davalının kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olup zarar veren davalılar bedelden sorumlu olduğunu, söz konusu hasar sebebiyle borç tahakkuku ve akabinde de icra takibine geçilmiştir. Borçlular, haksız fiilden kaynaklı davacı kuruma vermiş olduğu zararı henüz tazmin etmemiş; hasar bedeli alacağına ilişkin icra takibine de kötü niyetle itiraz ettiğini, dilekçe ekinde sunulan hasara ilişkin tutanaklar incelendiğinde huzurdaki davamızın haklılığı ve davalıların itirazlarının haksızlığı ortaya çıkacağını, açıklanan nedenlerle, borçluların itirazlarının iptaline ve hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye hükmedilmesini talep etmek zarureti doğduğunu, taraflarınca arabuluculuk süreci işletildiğinden karşı tarafın haksız çıkması halinde tarafımıza avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca arabuluculuk vekalet ücreti hükmedilmesini talep ettiklerini, davalıların İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tarafımıza ödenmesine, davalılar aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ... adresinde şirketler tarafından yapılan kazı sırasında kendilerinin sorumluluğundaki elektrik kablolarına zarar verildiği, söz konusu zararın kendilerince giderildiği iddia olunduğunu, dava konusu hasarın oluştuğu iddia edilen kazı çalışmaları, ... tarafından ihale edilen ve müvekkil şirketler uhdesinde kalan "... Başkanlığı ..., ... Ve ... İlçeleri İçmesuyu Ve Atıksu Hatlarında Yapım, Bakım Ve Onarım İşi" kapsamında gerçekleştirildiğini, tüm çalışmaların ihbar olunan İdare tarafından verilen iş emirleri doğrultusunda gerçekleştirilmekte olup, yapılacak çalışmalara ilişkin kazı ruhsatnameleri de yine ihbar olunan İdare tarafından alındığını, kaldı ki, söz konusu hasar bedeli, ihbar telep edilen ... tarafından, davacıya ödendiğinden bahisle müvekkil şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığının 14.12.2022 tarihinde 19 nolu hakedişinden kesildiğini, ödeme yapılmış ise söz konusu ödeme belgelerinin ...'de bulunduğunu, dava konusu çalışmalara ilişkin yasal tüm izinler ihbar olunan İdare tarafından alındığından yine tüm bilgi ve belgeler ihbar olunanda bulunduğundan, hasara müvekkil şirketlerce sebebiyet verildiğini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davanın... ihbarına karar verilmesi talep ettiklerini, itirazlarını 25.01.2023 tarihinde icra dosyasına sunulmuş olup, söz konusu itirazın iptali için davacı tarafça 22.04.2023 tarihinde dava şartı zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş ve arabuluculuk süreci 03.05.2023 tarihinde sonuçlandığını, huzurdaki davanın ise 09.07.2024 tarihinde açıldığını, davacı tarafça icra dosyasına yaptığımız itiraz en geç 22/04/2023 tarihinde öğrenilmiş ve dava açma süresinin başladığını, 04/05/2024 tarihi itibariyle de dava açma süresinin sona erdiğini, bu nedenle huzurdaki dava yasal süresi geçtikten sonra açıldığını, bu nedenle öncelikle huzurdaki davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddini talep ettiklerini, davaya konu benzer iddialar nedeniyle davacı tarafça ... İdare Mahkemelerinde çok fazla sayıda dava açılmış olup, bu davalardan bazıları tarafımıza ihbar olunmuş, müvekkil şirketler tarafından da söz konusu davalara müdahil olunduğunu, davacı tarafça söz konusu davalarda aynı eylem nedeniyle aynı tazminat miktarının tazmini talep edildiğini, bu ise mükerrer ödemeye veya iki ayrı yargı kolu arasında hüküm farklılıklarına sebebiyet verebileceğini, bu nedenle huzurdaki davada öncelikle ihbar olunanın İdare Mahkemesinde aynı zarar iddiası kapsamında dava açılıp açılmadığı beyanı neticesinde, aynı zarar kapsamında İdare Mahkemesinde dava açılmış olması halinde öncelikle huzurdaki davanın derdestlik nedeniyle usulden reddini, aksi halde ise İdare Mahkemesi dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, davacı şirket tarafından aynı hasara ilişkin İdare Mahkemelerinde (... 14. İdare Mahkemesi ... E.,... E. Vd.)tam yargı davasının açıldığını, söz konusu davada davacı taraf, huzurdaki davaya da konu edilen haksız fiil iddiasına ilişkin İdari yargının görevli olduğunu iddia ettiğini, Mahkemenin dava konusu iddia kapsamında görevli olmadığı bizzat davacı beyanıyla sabit olduğundan ve emsal Uyuşmazlık Mahkemesi kararları gereğince huzurdaki davanın görev yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, yine İdare Mahkemelerinde davalar, işbu davada ihbarını talep ettiğimiz ...'ye karşı açıldığını, söz konusu davalarda davacı tarafça, Anayasamızın 125. Maddesi ve emsal Danıştay kararları gereğince ...'nin sorumlu olduğunun açıkça belirtildiğini, huzurdaki davada müvekkil şirketlerin pasif husumet ehliyetlerinin bulunmadığını, bu nedenle yine huzurdaki davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacı tarafça, müvekkil şirketlerin yukarıda belirtilen iş kapsamında 22.08.2022 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ...adresinde gerçekleştirdiği çalışmalar esnasında kendi sorumluluklarında olan elektrik kablolarına zarar verildiği ve bu nedenle haksız fiil sorumluluğundan kaynaklı olarak söz konusu zarardan müvekkil şirketlerin sorumlu olacağı iddia olunduğunu, 6098 sayılı kanun 49. ve devamı maddelerinde haksız fiil sorumluluğu düzenlenmiş olup, kanunun 52. Maddesinde zararın doğmasına zarar görenin sebep olması durumunda Hakimin tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği düzenlendiğini, öncelikle müvekkil şirket kayıtlarında iddia edilen hasara müvekkil şirket tarafından sebebiyet verildiğine ilişkin bilgi belge bulunmadığını, bu nedenle dava konusu adreste müvekkil şirketler tarafından davacı kablolarına zarar verildiği iddiasının taraflarınca kabul edilmediğini, fakat kabul anlamına gelmemek kaydıyla söz konusu zararın müvekkil şirket eyleminden kaynaklandığı varsayılsa dahi, hasara davacı şirketin yasal mevzuata uygun bir şekilde hareket etmemesi sebebiyet verdiğinden, yukarıda yer verilen yasal düzenleme gereğince müvekkil şirketlerin huzurdaki davaya konu hasar kapsamında bir sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu hasar ekte sunmuş olduğumuz ve davacı şirketi bağlayıcı Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği ile Elektrik Dağıtım Şebekeleri Enerji Kabloları Montaj (uygulama) Usul Ve Esaslarında düzenlenen hususlara uygun bir şekilde elektrik kablolarının yerleştirilmemesinden kaynaklandığını, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği’nin “Kablolar” başlıklı 58. maddesinin (e) bendinde,“Kablo yerlerinin işaretlenmesi: Kablo tesisleri bulunan kuruluşlar, bunların yerlerini tam olarak işaretleyerek bu kabloların geçiş güzergahlarını gösteren planları, belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyelere, diğer yerlerde de ilgili mülki idare amirliklerine vermelidir. Yer altı kablo güzergahları kaplamasız yerlerde işaretli beton kazıklarla, kaplamalı yerlerde oyulmuş işaretlerle belirtilmelidir. Şöyle ki güzergahı görünmeyen kablolar (mesela hendek içindekiler), kablo güzergahı ve niteliği anlaşılacak şekilde işaretlenmelidir. Bu çerçevede düz güzergah maksimum 100 m'de bir, ek ve branşman yerleri dönüş noktaları vb. yanılgıyı önleyecek şekilde işaretlenmelidir. Bu işaretler yerine göre beton kazık, pirinç veya döküm levha yada kaldırım kaplamasında oyulmak suretiyle yapılmalıdır.” şeklinde düzenlendiğini, yine Elektrik Dağıtım Şebekeleri Enerji Kabloları Montaj (uygulama) Usul Ve Esaslarında ise enerji kablolarının montajının nasıl yapılacağı düzenlenmiştir. Bu usullere göre enerji kablolarının geçeceği kanalların derinliğinin 80 cm, dip genişliğinin 40 cm, yüzey genişiliğinin 60 cm olması gerekmektedir. Ayrıca kablonun üzerinde koruyucu eleman, uygun dolgu malzemesi ve yüzeyin 20 cm altında ise ikaz bandının bulunması gerektiğini, fakat davacı tarafça sunulan fotoğraflardan görüleceği üzere yönetmelikte belirtilen esas ve usullere uygun kablo montajı yapılmadığını, aksine elektrik kablolarının geçtiği alanlar işaretlenmemiş, yüzeyin 5-10 cm derinliklerinde kablolar yer almış, ikaz bandına rastlanmamış, yine uygulama esaslarında belirtilen dolgu malzemesi ve koruyucu ekipmanda yer almadığını, ayrıca yine uygulama esaslarının 2/g maddesi uyarınca montajı yapılacak kabloların su ve kanalizasyon borularına yakınlığının 50 cm den az olmaması gerekmekte ve yine imkan verdiği ölçüde kaldırım ve yürüyüş yollarının altında bulunması gerektiğini fakat yine davacı şirket tarafından bu hususlara da riayet edilmediğini, davalı şirket tarafından ise yapılan tüm çalışmalarda mezkur mevzuata uygun hareket edilmiş, gerekli bildirimler yapılmış ve ... kazı ruhsatı alındığını, davacı şirketin kendi kusurlu eylemleri nedeniyle de zararın doğması kaçınılmaz olmuştur. Görüleceği üzere müvekkil şirketin dava konusu hasarın doğmasında bir sorumluluğu bulunmadığından huzurdaki davanın reddi talep olunduğunu, hiçbir şekilde hasarın davalının sorumluluğundan doğduğunu kabul etmemekle birlikte, talep edilen zarar bedeli fahiş ve dayanaksız olduğunu, davacı tarafça huzurdaki davada 215,28 TL kablo Malzeme ve montaj bedeli, 1.774,48 TL kanal yapım işi işçilik/Montaj bedeli, 502,80 TL Dağıtılmayan Enerji bedeli, 894,29 TL Eşik Kesinti Süresi Aşım Ücreti ve 609,63 TL KDV alacağı talep edildiğini, fakat Emsal İçtihatlar ile kabul edildiği üzere 502,80 TL Dağıtılmayan Enerji bedeli, 894,29 TL Eşik Kesinti Süresi Aşım Ücreti ve 609,63 TL KDV alacağı haksız fiil sorumluluğunun niteliği gereği tarafımızdan talep edilemeyeceğini, her ne kadar davacı tarafça zararın yüklenici şirket tarafından giderildiği iddia edilmiş ve bu nedenle 1.774,48 TL kanal yapım işi işçilik/Montaj bedeli talep edilmiş ise de; söz konusu sözleşme hükümleri gereğince işbu sözleşmenin somut zararın giderilmesi için bir sözleşme olmayıp genel nitelikte bir sözleşme olması, haksız fiil sorumluluğunda gerçek zararın tazmini ve zenginleşme yasağı prensiplerinin cari olması nedeniyle işbu bedelinde talep edilemeyeceği istanbul BAM kararları ile kabul edildiğini, Emsal İstanbul BAM kararında da kabul edildiği üzere, hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkilin sorumluluğu kabul edilse dahi bu sorumluluk kablo malzeme bedeli ile sınırlı olacağını, dolayısıyla devamı talep edilen icra takibine konu alacağın haksız ve hukuka aykırı olduğunun aşikar olduğunu, bu nedenle de davacının ispatlanamayan davasının tamamen reddini aksi halde ise malzeme bedeli dışındaki taleplerinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, açıklanan ve yargılama sırasında ortaya çıkacak sair nedenlerle, davacının haksız ve kötüniyetli davaya karşı itirazları sunduklarını belirterek öncelikle davanın ... ye İhbar edilmesini, nihayetinde ise davacının davasının öncelikle usulden aksi halde ise esastan reddi ile, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosya, ... 14. İdare Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya UYAP sureti, ... ödeme evrakları dosyamız içerisine alınmıştır. ...11. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde davacı tarafından davalı aleyhine toplam 5.872,74 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Dosya Elektrik Mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 01/06/2025 tarihli raporda; dosya kapsamına sunulan hasar süreci bilgilendirme formu ve yazışmalar kapsamında hasarın varlığının sabit olduğu, hasar onarımı için 4x16 mm2 alçak gerilim kablo ek mufu kullanıldığı anlaşılmakla, kopartılan kablo için kullanılan kablo EK mufunun teknik anlamda mutlaka kullanılması gereken malzemelerden olduğu. Malzeme bedelinin hasar tarihi itibariyle ki piyasa rayiç değerlerine uygun olduğu, hasarın 3.kişilerce giderildiğine ilişkin dosya kapsamına 01.01.2022 tarihli ... Yeraltı Arıza Giderim 2. ve 4. Bölge (... -2022-Yeraltı Arıza -02) Hizmet Alımına ilişkin sözleşme sunulduğu, sunulan sözleşme madde 4 içeriğinden, sözleşme konusunun Alçak Gerilim, Orta Gerilim yeraltı elektrik tesislerinde meydana gelen arızaların giderilmesi içerikli olduğu, madde 5 içeriğinden sözleşme bedelinin aylık taksitler halinde ödenecek olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmakla, dava konusu arızanın gerek sözleşme konusu bölge dahilinde meydana gelmiş olması gerek sözleşme döneminde meydana gelmiş olması gerekse sözleşme konusu iş tanımı ile örtüşmekte olduğu tespit edildiğinden, davacı tarafın işçilik, montaj bedel talebinin olabileceği görüş ve kanaatine varıldığı, davacı tarafın “Dağıtılamayan enerji bedeli” ile “Eşik Kesinti Süre Aşım bedel” talebinin OLAMAYACAĞI kanaatine varıldığı, sunulan fotoğraftaki kabloların yüzeye yakın derinlikte montajlı oldukları, kablo üzerinde ayırt edici kum, taş, ikaz bandı bulunmadığı, bu hal ile kabloların montaj usullerine aykırılık arz etmekte olduğu tespit edildiği, açıklanan gerekçelerle davacı ... bakımından müterafik kusur şartlarının oluştuğu (kanaat 630) görüş ve kanaatine varıldığı, hasar öncesinde davalı tarafça Alt Yapı Kazı Ruhsatı alınmadığı, hasar öncesinde davalı tarafça davacının ilgili işletme müdürlüğüne müracaat edildiğine ilişkin sunulmuş belge bulunmadığı, bu durumun davalılara kusur atfı gerektirdiği, hasar adresindeki çalışma ihbar olunan ... Genel Müdürlüğü'nün yüklenicisi davalı şirketler tarafından yapılmış olsa dahi gerek idarenin (...) gerekse idare tarafından görevlendirilen yapı denetim görevlilerinin yüklenici şirket üzerinde denetim gözetim yetkisi olacağı, değerlendirmeler doğrultusunda, takibin 2.347,92 TL. (KDV dahil malzeme + işçilik bedelinden ibaret asıl alacak) + 139,96 TL. (takip tarihine kadar işlemiş faiz) — 2.487,88 TL. x 0,70 (%30 müterafik kusur indirimli) - 1.741,52 TL. tutar üzerinden davalılar ....Ltd.Şti. ve ... Tic. Ltd.Şti. ile ihbar olunan ... Genel Müdürlüğü adına devam edebileceği, ... Genel Müdürlüğü Şebekeler Daire Başkanlığı'nın 08.12.2022 tarihli yazı içeriğinden; . pin numaralı, ... adresli, 3.996,48 TL. tutarlı hasar bedelinin 14.12.2022 tarihli muhasebe işlem fişi ile (18.01.2023 takip tarihinden önce) davalıların 19 nolu hak edişlerinden kesilerek ... hesabına ödenmiş olduğu belirtilmiştir. Dava, Davacı ...Şirketinin alt yapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği iddiasıyla başlatmış olduğu takibe vaki itirazın iptali davasıdır. Yapılan yargılama, tarafların iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Öncelikle HMK 16. maddesinde haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemelerinin de yetkili olduğu belirtilmiş olup, zararın meydana geldiği yer itibariyle yine zarar görenin (davacı) yerleşim yeri itibariyle Mahkememiz yargı alanı içerisinde bulunduğu anlaşılmakla yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Davalı tarafça süresi dahilinde yapılan zamanaşımı definin olay tarihi(22.08.2022), zararın öğrenilme tarihi(22.08.2022), davacı tarafça zararın tahsili için davalılara başvuru tarihi (03.10.2022) yapılan icra takip tarihi(18.01.2023) ile arabuluculuk başvuru tarihi(22.04.2024) ile dava tarihi(09.07.2024) arasındaki süreyle TBK 72-154-155-156. Maddesi hükmü dikkate alınarak tazmin talebinin süresinde yapıldığının tespitiyle zamanaşımı def'i yönünden davalının itirazının reddine karar verilmiştir. Hak düşürücü süre yönünden itirazın incelemesinde ise icra takip tarihi 18.01.2023, ödeme emri tebliğ tarihi (24.01.2023), itiraz tarihi 25.01.2023 olup, arabuluculuk başvuru tarihi(22.04.2024) olup her ne kadar davacı tarafça işbu itirazın iptali davası arabuluculuk başvuru tarihinden 1 yıl geçtikten sonra açıldığı iddia edilmiş ise de; Yargıtay 11.HD 16.09.2024 T., Esas ... Karar ... sayılı Uyuşmazlığın Giderilmesine ilişkin kararında" .2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasında, icra takip dosyasında borçlu tarafından yapılan itirazın davacı-alacaklıya tebliğ edilmediği bir durumda, zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş ise dava açmak için Kanunda öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin ARABULUCULUK ANLAŞAMAMA TUTANAĞININ İMZA TARİHİNDEN İTİBAREN BAŞLAMAYACAĞINA, İTİRAZIN DAVACI-ALACAKLIYA TEBLİĞ EDİLDİĞİ TARİHTE BAŞLAYACAĞINA, uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine," şeklinde karar verdiğinden ayrıca arabuluculuk başvuru tarihi(22.04.2024) olup dava tarihi itibariyle hak düşürücü süre dolmadığından davalı tarafın hak düşürücü süre yönünden itirazının reddine karar verilmiştir. Somut olayda davalı tarafından yapılan çalışmalar esnasında davacıya ait yer altı kablo hattının hasara uğradığı dosya kapsamına göre sabittir. Türk Borçlar Kanunu 49/1. maddesi “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” Davalının meydana gelen zarar sebebiyle 3. şahıslara karşı asıl işveren sıfatıyla sorumlu tutulması gerektiği esas olup mahkememizce de yeterli izahatı içerir, denetlenebilir ve hükme esas alınabilir nitelikteki teknik bilirkişi raporu ile davacıya ait alt yapı tesislerinin standartlar çerçevesinde tesis edildiği, hasara uğrayan yer altı kablosunun ancak bir iş makinesi ile kopartılabileceği, hasara çalışma yapan operatörün tedbirsizliği ve dikkatsizliği nedeniyle sebebiyet verdiği, davalı şirketçe çalışma yapılan atık su hat derinliğinin davacının yer altı kablo güzergahından daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Hasara uğrayan kablonun onarımı davacı çalışanlarınca ilave kablo ve ek malzemesi kullanılarak giderilmiştir. TBK.m.49 uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Madde 50 uyarınca zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. Yine ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Davacı ... tarafından ... tarih-sayılı Karaca - ... İş Ortaklığı'na davaya konu adreste meydana gelen hasara ait 3.996,48 TL'nin taraflarına tebliğinden 15 gün içerisinde belirttikleri İBAN hesabına yatırılması gerektiği aksi takdirde yasal yollarla tahsiline gidileceği ilişkin talep yazısı yazıldığı anlaşılmıştır. İhbar olunan ...'nin sunmuş olduğu dekont ile idareleri tarafından dava konusu adreste yapılan çalışma nedeniyle tahakkuk ettirilen 3.996,48 TL borcun davalıların hakedişlerinden kesilerek davacı şirketin ... Bankası ... Şubesi İBAN hesabına 14/12/2022 tarihinde ... no'lu muhasebe işlem fişi ile ödendiği, Ziraat Bankasına yazılan müzekkere cevabında ödemenin gerçekleştiği, davacı tarafça icra takibinin ise 11/01/2023 tarihinde ödeme tarihinden sonra başlatıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile; dosya kapsamına sunulan hasar süreci bilgilendirme formu ve yazışmalar kapsamında hasarın varlığının sabit olduğu, hasar onarımı için 4x16 mm² alçak gerilim kablo ek mufu kullanıldığı anlaşılmakla, kopartılan kablo için kullanılan kablo EK mufunun teknik anlamda mutlaka kullanılması gereken malzemelerden olduğu. malzeme bedelinin hasar tarihi itibariyle ki piyasa rayiç değerlerine uygun olduğu, hasarın 3.kişilerce giderildiğine ilişkin dosya kapsamına 01.01.2022 tarihli ... Yeraltı Arıza Giderim 2. ve 4. Bölge (... -2022-Yeraltı Arıza -02) Hizmet Alımına ilişkin sözleşme sunulduğu, sunulan sözleşme madde 4 içeriğinden, sözleşme konusunun Alçak Gerilim, Orta Gerilim yeraltı elektrik tesislerinde meydana gelen arızaların giderilmesi içerikli olduğu, madde 5 içeriğinden sözleşme bedelinin aylık taksitler halinde ödenecek olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmakla, dava konusu arızanın gerek sözleşme konusu bölge dahilinde meydana gelmiş olması gerek sözleşme döneminde meydana gelmiş olması gerekse sözleşme konusu iş tanımı ile örtüşmekte olduğu tespit edildiğinden, davacı tarafın işçilik, montaj bedel talebinin olabileceği görüş ve kanaatine varıldığı, davacı tarafın “Dağıtılamayan enerji bedeli” ile “Eşik Kesinti Süre Aşım bedel” talebinin olamayacağı kanaatine varıldığı, sunulan fotoğraftaki kabloların yüzeye yakın derinlikte montajlı oldukları, kablo üzerinde ayırt edici kum, taş, ikaz bandı bulunmadığı, bu hal ile kabloların montaj usullerine aykırılık arz etmekte olduğu tespit edildiği, açıklanan gerekçelerle davacı ... bakımından müterafik kusur şartlarının oluştuğu (kanaat %30) görüş ve kanaatine varıldığı, hasar öncesinde davalı tarafça Alt Yapı Kazı Ruhsatı alınmadığı, hasar öncesinde davalı tarafça davacının ilgili işletme müdürlüğüne müracaat edildiğine ilişkin sunulmuş belge bulunmadığı, bu durumun davalılara kusur atfı gerektirdiği, hasar adresindeki çalışma ihbar olunan ... Genel Müdürlüğü'nün yüklenicisi davalı şirketler tarafından yapılmış olsa dahi gerek idarenin (...) gerekse idare tarafından görevlendirilen yapı denetim görevlilerinin yüklenici şirket üzerinde denetim gözetim yetkisi olacağı, değerlendirmeler doğrultusunda, takibin 2.347,92 TL. (KDV dahil malzeme + işçilik bedelinden ibaret asıl alacak) + 139,96 TL. (takip tarihine kadar işlemiş faiz) — 2.487,88 TL. x 0,70 (%30 müterafik kusur indirimli) - 1.741,52 TL. tutar üzerinden davalılar ...Şti. ve ... Ltd.Şti. ile ihbar olunan ... Genel Müdürlüğü adına devam edebileceği belirtilmiştir. Dosyada mevcut ... Genel Müdürlüğü Şebekeler Daire Başkanlığı'nın 08.12.2022 tarihli "Hasar Bedeli" konulu yazı içeriğinden; 88803 pin numaralı,...adresli, 3.996,48 TL. tutarlı hasar bedelinin 14.12.2022 tarihli muhasebe işlem fişi ile (18.01.2023 takip tarihinden önce) davalıların 19 nolu hak edişlerinden kesilerek ... hesabına ödenmiş olduğu belirtilmiş olup, ...Bankasına yazılan müzekkere cevabında davacı şirketin .... Bankası ... Şubesi İBAN hesabına 14/12/2022 tarihinde ... no'lu muhasebe işlem fişi ile hasar bedelinin takip tarihinden önce ödendiği anlaşılmış olup, davaya konu olayda davalının tazminata konu edilebilecek bir alacağının bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine, davalı/borçlunun cevap dilekçesi ile kötüniyet tazminat talebinde bulunmadığı (HMK m.141,319) şartları oluşmadığı anlaşılmakla davalı yararına kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Şartları oluşmadığı anlaşılmakla kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 187,80-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 4.234,71-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, 7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına, 8-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekili, davalı vekili ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı okunup usulüne uygun anlatıldı.03/11/2025

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/398, K. 2025/840, T. 03.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-398-e-2025-840-k-5be5ae942262