İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/384 E. 2025/312 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/384
Karar No
2025/312
Karar Tarihi

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN ... GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/384 KARAR NO : 2025/312

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - [16326-23360-58151] UETS

DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - [16121-21580-65860] UETS

DAVA : Tasfiye Memuruna Yönelik Sorumluluk Davası DAVA TARİHİ : 24/05/2024 KARAR TARİHİ : 17/04/2025 G. K.YAZILDIĞI TARİH : 27/04/025

Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

İDDİA : Davacı vekili iddiasında özetle; Müvekkilinin %40,25 oranında pay sahibi olduğu ... ... Nakliyat Ticaret ve Sanayi A.Ş.nin Yönetim Kurulu Başkanının davalı olduğunu, şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğini, şirketin tasfiye dışı kalan gayrimenkulü ile şirketin vergi borçlarının ödenebilmesi için şirketin ihyası amacıyla ... 9.Asliye Ticaret Mahkemesine 2022/420 Esas sayılı dosyasında açılan davada Mahkemece 13.12.2022 tarihinde verilen kararla ... İli .... parselde kayıtlı 3 Nolu bağımsız bölüm ile ilgili yapılacak tasarruf ile yine şirket adına vergi borcunun yatırılmasıyla sınırlı olmak kaydıyla şirketin ihyasına karar verildiğini, tasfiye işlemlerini yapmak üzere davalının tasfiye memuru olarak atandığını, davalı tarafından taşınmazın satışının yapıldığını, haricen öğrenildiğine göre tapudaki satış bedelinin 800.000,00 TL. olarak bildirildiğini, taşınmazın bedelinin buna göre oldukça yüksek olduğunu, şirkete ait taşınmazın satışından sonra vergi borçlarının ödenip, kalanın paydaşlara dağıtılması gerektiğini, müvekkiline herhangi bir kâr payı dağıtımı yapılmadığını belirterek, dava dışı şirkete ait taşınmazın gerçek satış bedelinin belirlenerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin kâr payına düşen şimdilik 100,00 TL.nin davalıdan ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 13/03/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile talep arttırımı yaparak, 549.460,59 TL.'nin satış tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.

SAVUNMA : Davalı vekili savunmasında özetle; Davacı tarafından belirtilen taşınmazın dava dışı ... ... Nakliyat Ticaret ve Sanayi A.Ş. adına kayıtlı olduğunu, şirketin ihya davası sonucunda taşınmazın satılarak şirketin vergi borçları ödendikten sonra, şirketin tekrar kapatılması için Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvuruda bulunulduğunu ve ilan sonrası itirazlar olmaması sebebiyle şirketin kapatıldığını, davacının bu süre içinde işlemlere itirazının olmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu, gerçekte şirket hissedarı olmadığını, hisselerin babasına ait olduğunu, buna rağmen şirketin battığı 2003-2004 yıllarından başlamak üzere 10 yıl boyunca taşınmazın davacı asil tarafından kullanıldığını, bu süre için diğer paydaşlara herhangi bir kira ödemediğini, hatta elektrik, su kullanım bedellerini ödemeden tahliye ettiğini, 20 yılı aşkın süre şirketin muhasebe ücretlerinin, vergi borçlarının diğer hissedar Kasım Terzioğlu tarafından ödendiğini, vergi affı sırasında müvekkili tarafından taşınmazı bir an önce satıp vergi borçlarını ödeme gayreti içinde olarak taşınmazın satışının yapıldığını ve şirketin temizlendiğini, müvekkilinin mahkemece atanmış tasfiye memuru olduğunu, dilediği bedelle satış yapma yetkisinin bulunduğunu belirterek, davanın reddi talep edilmiştir.

GEREKÇE : Dava, 6102 sayılı TTK.'nin 553. maddesine dayalı tasfiye memuruna yönelik sorumluluk davasıdır. Tarafların dayandığı tüm deliller, dava dışı şirketin sicil dosyası, dava konusu taşınmaza ait tapu kaydı getirtilmiş, davalı tasfiye memuru tarafından tasfiye işlemlerine ilişkin kayıtları, yapılan ödemelere ilişkin belgeler dosyaya sunulmuş, şirket kayıtları, dosyaya sunulan kayıtlar ve taşınmaz üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Gayrimenkul Değerlendirme Uzmanı, Mali Müşavir ve Nitelikli Hesaplama Uzmanından oluşan bilirkişi heyetinin dosyaya sunduğu 09/0/2025 tarihli raporunda özetle; " Davacının, dava dışı ... ... Nakliyat Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi'nde %40,25 oranında pay sahibi olduğunu, davalının dosyaya vergi ve diğer harcamaları için sunduğu belgelere göre toplam ödemesinin 34.880,51TL. olduğu, ....05.05.2023 tarihli belgesinde davaya konu taşınmazın 2022 yılı rayiç değeri:239.898,55TL. ve 2023 yılı rayiç değeri 387.352,19TL. olarak belirlendiği, taşınmaz mahallinde yapılan tespitlere göre, Haziran 2023 tarihindeki emsaller ve günümüz değerinin geriye doğru eskale edilmesi neticesinde taşınmazın 01.06.2023 tarihindeki rayiç değerinin 1.400.000,00TL. olabileceği, Çankaya Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğü tarafından 04.06.2024 tarihli yazısı ekinde dosyaya gönderilen, davaya konu taşınmaza ait tapu kaydı çizelgesine göre, taşınmazın 01.06.2023 tarih ve 61972 yevmiye nolu “Resmi Senet” ile 800.000 TL , 30.01.2024 tarih ve 10061 yevmiye nolu “Resmi Senet” ile 820.000 TL bedelle satıldığı, dava dışı ... ... Nakliyat Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi’ne ait taşınmazın tapu senedinde gösterilen 800.000,00TL. satış bedelinin uygun tutar olduğunun kabulünde, ortaklara dağıtım halinde davacının talep edebileceği tutarın 307.960,59 TL. olabileceği, taşınmazın satış tarihindeki 1.400.000,00TL. satış bedeline göre ise davacının talep edebileceği tutarın 549.460,59 TL. olabileceği, dava dışı ... ... Nakliyat Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi’nin ihya edilip taşınmaz satışından sonra yeniden tasfiyesinin kapatılarak ticaret sicil kaydının silinmiş olması nedeniyle kâr dağıtımında; ortaklara dağıtılacak kârdan yasal yedek ayrılamayacağı ve kurum stopajı ödeme imkanı olamayacağından kâr dağıtımında bu hususların hesaplamaya dahil edilmediği, ortakların kâr paylarını almaları durumunda verilecek yıllık gelir vergisi beyannamesinde kurum kazancı vergilendirilmesinde kurum stopajı olmadığı nazara alınarak vergi hesap ve beyan etmelerinin gerekeceği" belirtilmiştir. Dava konusuna ilişkin TTK.'nin "Kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğu" başlıklı 553. maddesinde; "(1) Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, (…) hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. (2) Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar. (3) Hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz." düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda, iddia, savunma ve deliller yasal düzenleme ile birlikte değerlendirildiğinde; Davacı taraf, ortağı olduğu şirketin ek tasfiyesi işlemleri sırasında satışı yapılan taşınmazın gerçek değerinin altında satıldığını, vergi ödemeleri yapıldıktan sonra, bakiye kalan satış bedelinin şirket ortaklarına payları oranında dağıtılmadan tasfiye kapanışının yapıldığını iddia ederek, ek tasfiye sebebi ile oluşan zararının davalı tasfiye memurundan tahsilini talep etmiş, davalı ise savunmasında, davanın kötüniyetli olarak açıldığını, şirkete yönelik yükümlülüklerini yerine getirmediğini, mahkeme kararı ile tasfiye memuru olarak atandığını, istediği bedelle satış yapabileceğini, vergi borçlarının ödendiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. Buna göre davalı tasfiye memurunun tasfiye işlemlerini usulüne uygun yapıp yapmadığı, özen yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği, davacının ek tasfiye işlemleri sebebi ile doğrudan zararının oluşup oluşmadığı konusunda taraflar arasında ihtilaf olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan kayıtların tetkikinde; Ticaret sicil kayıtlarına göre davacının dava dışı ... ... Nakliyat Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi'nde %40,25 oranında pay sahibi olduğu, daha önce ticaret sicilden terkin edilen bu şirketin, dosyamız davalısının ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2022/420 Esas sayılı dosyada açtığı davada verilen 13/12/2022 tarihli ve 2022/812 sayılı kararla "... ... Nakliyat Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi'nin Çankaya Tapu Müdürlüğünde adına kayıtlı, ....,arsa payda 746, tip kat mülkiyeti olan taşınmaz ile ilgili yapılacak tasarruf ile ve yine şirket adına vergi borcunun yatırılmasıyla sınırlı olmak kaydıyla ihyasına, tasfiye işlemlerini yapmak üzere TTK’nın 547/2.maddesi uyarınca, ...’nun tasfiye memuru olarak atanmasına ve ek tasfiye işlemlerinin anılan tasfiye memuru tarafından yerine getirilmesine" şeklinde karar verildiği, tasfiye kapsamında ... .... nolu parsel bağımsız bölümün 01/06/2023 tarihli ve 61972 yevmiye nolu Resmi Senetle 800.000 TL'ye satışının yapıldığı, davalının, kendisine çıkartılan muhtıra kapsamında dosyaya vergi ve diğer harcamaları için sunduğu belgelere göre 34.880,51TL. ödeme yaptığı anlaşılmıştır. Bilirkişi heyetinin düzenlediği rapora göre satış tarihinde rayiç değeri 1.400.000 TL olarak tespit edilmiştir. "Tasfiye sonucu dağıtma" başlıklı TTK.'nin 543/1 maddesine göre; "Tasfiye hâlinde bulunan şirketin borçları ödendikten ve pay bedelleri geri verildikten sonra kalan varlığı, esas sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa pay sahipleri arasında, ödedikleri sermayeler ve imtiyaz hakları oranında dağıtılır. Tasfiye payında imtiyazın varlığı hâlinde esas sözleşmedeki düzenleme uygulanır." düzenlemesi yer almaktadır. Bu hükme göre davalı özen yükümlülüğüne uygun davranarak, tasfiye işlemleri kapsamında şirket borçları ödendikten ve pay bedelleri geri verildikten sonra kalan varlığı, esas sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa pay sahipleri arasında, ödedikleri sermayeler ve imtiyaz hakları oranında dağıtması gerekir. Davalı rayiç değer olan 1.400.000 TL'nin çok altında 800.000 TL'ye taşınmazın satışını yapmıştır. Bu kapsamda oluşan zararın davacının doğrudan zararı olduğu, kendisi adına tazminini isteyebileceği kanaatine varılmıştır. Davalı tasfiye memuru, kendisine çıkartılan muhtıra kapsamında dosyaya vergi ve diğer harcamaları için sunduğu belgelere göre 34.880,51TL. ödeme yaptığı anlaşılmıştır. Buna göre bilirkişi heyetinin yaptığı hesaplama doğrultusunda, taşınmazın satış tarihindeki 1.400.000,00 TL. satış bedeline göre, yapılan 34.880,51TL. ödeme düşüldükten sonra, davacının hissesine göre talep edebileceği tutar olan 549.460,59 TL. üzerinden davanın kabulü, bu bedelin 100 TL'sine dava tarihi olan 24/05/2024 tarihinden, 549.360,59 TL.'sine ise ıslah tarihi olan 13/03/2025 tarihinden avans faizi uygulanması gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre; 1-Davanın KABULÜ ile; 549.460,59 TL'nin, 100 TL'sine dava tarihi olan 24/05/2024 tarihinden, 549.360,59 TL.'sine ıslah tarihi olan 13/03/2025 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek, davacıya ödenmesine, 2-Kabul edilen 549.460,59 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 37.533,65 TL karar ve ilam harcından 427,60 TL peşin harç, 9.400,00 TL ıslah harcı toplamı olan 9.827,60 TL harcın düşümü ile eksik kalan 27.706,05 TL harcın davalıdan alınarak, hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç, 9.400,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 10.255,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı 378,00 TL tebligat gideri, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.378,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca ... .... bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 549.460,59 TL üzerinden takdir edilen 86.419,09 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK 333. Maddesi gereğince mahkemece yatırılan avansın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesine müteakip iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Başkan ... (E-imzalıdır) Üye ... (E-imzalıdır) Üye ... (E-imzalıdır) Katip ... (E-imzalıdır)

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/384, K. 2025/312, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-384-e-2025-312-k-4a8c016eb575