İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/355 E. 2025/258 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/355
Karar No
2025/258
Karar Tarihi

T.C. ... 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/355 Esas - 2025/258 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ T.C. ... 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/355 KARAR NO : 2025/258

DAVA : Marka ile ilgili Kurum kararının iptali. DAVA TARİHİ : 28/08/2024 KARAR TARİHİ : 17/07/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/08/2025

TALEP: Davacı vekili 28/08/2024 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 2022/133700 sayılı "... ..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ...Resmi Markalar Bülteninde yayınlanması üzerine davalı şirketin 2022/031802 sayılı "... ... ... ..." ibareli markasını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabulüne karar verilerek başvurunun reddedildiğini, bu ret kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme taleplerinin TÜRKPATENT'in ... sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, söz konusu kararın haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira; markalar arasında iltibas tehlikesi bulunmadığını, “... ...” ibaresinin Türk Patent sicilinde başka kişiler adına da kayıtlı olduğunu, “...” ve “...” kelimelerinin herkesin kullanımına açık olduğunu, müvekkilinin “PARKORMAN” ibareli 2022/039810 ve 2022/124860 sayılı markalarının bulunduğunu, davalı şirketin, markalarının 36 ve 37. sınıflarda kullanmadığını, davalı şirketin faaliyet sektörünün turizm-eğlence sektörü olduğunu, davalının ihtilaf konusu hizmetlerde kullanımının bulunmadığını ileri sürerek, YİDK'in ... sayılı kararının iptaline ve müvekkili marka tescil başvurusunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle: YİDK tarafından verilen kararın hukuka uygun olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, davacı başvurusunda öne çıkan unsurların “...” ve “...” ibareleri olduğunu, “O” harfinde yer alan şekil unsurunun markaya ayırt edicilik katmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle: Markalar arasında iltibas ihtimali bulunduğunu, müvekkilinin “... ... ... ...” esas unsurlu markanın tanınmış marka olarak sicilde tescilli olduğunu, markanın kullanımla ayırt edici hale geldiğini, davacının markaların 36 ve 37. sınıflarda kullanılmadığı yönündeki itirazına karşın Nis anlaşmasının 2/1. maddesi uyarınca sınıf numaraları ile bağlı kalınmamasının gerektiğini, davaya konu marka tescil edilirse, müvekkiline ait markaların ayırt edici imajının düşeceğini, davacı şirketin davalıya ait olacağının düşünüleceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR Davanın; davacı başvurusu olan 2022/133700 sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak TPMK tarafından alınan ... sayılı kararın iptali isteminden ibaret olduğu anlaşılmıştır. Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler TÜRKPATENT'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı şirketin 2022/133700 başvuru sayılı markası ile davalı şirketin itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, TÜRKPATENT'in ... sayılı YİDK kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. İptali istenen YİDK kararının davacıya 01/07/2024 tarihinde tebliğ edildiği, 28/08/2024 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.

İDARİ AŞAMANIN ÖZETİ 2022/133700 başvuru sayılı markanın dosya örneği incelendiğinde; davacının dava konusu markasını 36 / 37. sınıfta tescili için Türk Patent ve Marka Kurumu’na başvuruda bulunduğu, markanın 2022/133700 başvuru numarasını aldığı görülmüştür. TPMK Markalar Dairesi’nin, davacı başvuru sahibinin başvurusunun reddine dair kararının tebliğini müteakip davacı başvuru sahibi tarafından bu kez TPMK YİDK’e itirazda bulunulduğu ve itirazın nihai olarak huzurda dava konusu edilen kararı reddedildiği anlaşılmıştır.

...YİDK'in ... sayılı kararında; "2022/133700 başvuru numaralı "... ..." ibareli başvurunun 2022 031802 sayılı "... ... ... ..." ibareli marka ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddi yönündeki Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. ... Yapılan inceleme sonucunda, başvuru ile redde mesnet gösterilen markanın bağlantı kurulması ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzer olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Ayrıca redde konu hizmetlerle aynı veya aynı tür ya da benzer malların/hizmetlerin redde mesnet markanın kapsamında yer aldığı tespit edilmiştir. Bu nedenle başvuru ve redde mesnet marka arasında ilişkilendirme/karıştırılma ihtimali bulunduğu anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle itiraz hakkında Markalar Dairesi Başkanlığınca verilen ret kararı yerinde görülmüş ve iş bu itirazın reddi gerekmiştir. KARAR İtirazın ve başvurunun reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.

Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı Başvuru Markası "... ..." (2022/133700) 36 / 37. sınıflar

Davalı Markaları "... ... ... ..." (2022/031802) 35 / 36 / 37 / 39 / 41 / 43. sınıflar

Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 27/05/2025 havale tarihli raporda özetle; "1- 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi bağlamında ihtimali bulunduğu, 2- Davacının kullanım ispatı talebinin SMK 19/2 madde uyarınca 5 yıllık sürenin dolmaması karşısında sonucu değiştirmeyeceği," ifade edilmiştir.

Davacı vekilinin, yeni heyetten rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.

TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme Dava konusu "... ..." ibareli ve 2022/133700 başvuru numaralı davacı başvurusunun 36, 37'nci sınıflardaki kapsamı aşağıdaki gibidir: "36: Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri. 37: İnşaat hizmetleri, inşaat araç - gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri. Temizlik hizmetleri; dezenfeksiyon hizmetleri; haşere ilaçlama hizmetleri; temizlik araçları ve makinelerinin kiralanması hizmetleri. Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu). Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri. Mobilyalara ilişkin döşeme, tamir, restorasyon hizmetleri. Isıtma, havalandırma ve su tesisatının kurulması (tesis edilmesi), bakımı ve tamiri hizmetleri. Giysilerin temizliği, bakımı ve tamiri hizmetleri. Sınai makinelerin ve cihazların, büro makinelerinin ve cihazlarının, haberleşme cihazlarının, elektrikli ve elektronik cihazların tesisi, bakımı ve tamiri hizmetleri. Asansör tamiri ve bakımı hizmetleri. Saat tamiri hizmetleri. Madencilik, maden çıkarma hizmetleri. Ayakkabı, çanta, kemer tamiri hizmetleri." İtiraza dayanak olan 2022/031802 sayılı davalı markalarının kapsamında ise 35 / 36 / 37 / 39 / 41 / 43. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir. Bu kapsamda davaya konu marka başvurusunda yer alan tüm mal ve hizmetlerin davacıya ait markalarda aynen/ilişkili olduğu anlaşılmıştır.

Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, çekişme konusu hizmetler günlük ihtiyaca yönelik hizmetler olmayıp, görece uzman kişilere hitap etmekte olup dikkat düzeylerinin yüksek olduğu kanaatine varılmıştır.

B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır. Davacıya ait davaya konu markanın, koyu yeşil zemin üzerine “... ...” ibaresinden oluştuğu, “O” harfinin, ağaç olduğu söylenebilecek bir şekil unsuru ile oluşturulduğu görülmüştür. Markada yer alan işbu şekil unsurunun, “...” ibaresine atıfta bulunması karşısında marka imajına bir ayırt edicilik kattığı söylenemeyecektir zira bu şekilde oluşturulan pek çok marka bulunmaktadır. Tüm bu kapsamda markanın esaslı unsurunun “... ...” olduğu kanaatine varılmıştır. Davalının markaları incelendiğinde markanın beyaz zemin üzerine herhangi bir şekil yahut renk unsuru içermeyen “... ... ... ...” ibaresinden oluştuğu görülmüştür. Markada yer alan “...” bağlaçları anlamsal bütün de dikkate alındığında “... ...” ibaresini ön plana çıkartmakla markanın esaslı unsurunun “... ...” olduğu kanaatine varılmıştır. Tüm bu bilgi ve açıklamalar doğrultusunda, “... ...” ibaresinin taraf markaları arasında esaslı unsur olarak yer alması, bu ibareler her ne kadar yüksek ayırt ediciliğe sahip olmasa da bir araya getirildiğinde ve kullanımla birlikte belirli bir aidiyet yaratması karşısında markalar arasında görsel benzerlik bulunduğu kanaatine varılmıştır. İşitsel benzerlik açısından somut uyuşmazlıkta, taraf markalarının esaslı unsurları “... ...” olup taraf markaları arasında işitsel benzerlik bulunduğu kanaatine varılmıştır. Taraf markaları kavramsal açıdan incelendiğinde, davaya konu markaların esaslı unsurları aynı olup, kavramsal olarak benzer oldukları kanaatine varılmıştır. Bilindiği üzere önceki markanın tek ve baskın unsurunun, bir bütün olarak sonraki markada da yer alması halinde, işaretlerin kısmen aynı oldukları ve ilgili tüketicide bu doğrultuda bir etki bırakacağı kabul edilmektedir. Konu ile ilgili olarak CJEU’nun “Westlife” kararında (CJEU 04/05/2005 tarih, T-22/04) “Bir markanın önceki markaya eklenmiş bir diğer kelimeden oluşması iki markanın benzer markalar olduğu yönünde bir göstergedir.” tespitlerine yer verilmiştir. Yine “Kiap Mou” kararında (CJEU 25/11/2003 tarihli, T-286/02) “Birlikte bir kelime markasını oluşturan iki kelimeden birisi, tek kelimeden müteşekkil önceki bir kelime markasıyla, görsel ve işitsel bakımlardan aynıysa, ve bu kelimeler kamunun ilgili kesimi açısından, birlikte veya başka unsurlardan ayrı biçimde kavramsal bir karşılığı işaret etmiyorsa, inceleme konusu markalar bütün olarak değerlendirildiğinde, normal şartlarda markaların benzer olduğu kabul edilmelidir.” tespitlerine yer verilmiştir. Ancak bu durumun, markanın bütünsel değerlendirilmesinin önüne geçmemesi gerekir. Yukarıda değinilen bilgi ve belgeler ışığında taraf markaları arasında iltibas ihtimali bulunup bulunmadığı konusunda nihai değerlendirme yapıldığında; taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olması, aynı/benzer/ilişkili mallara ilişkin olması karşısında, davaya konu marka ile davacı muteriz tarafından itiraza gerekçe gösterilen marka arasında tüm hizmetler bakımından 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi bağlamında iltibas ihtimalinin bulunduğu kanaatine varılmıştır.

Son olarak davacı yanın, davalının markalarını 36 ve 37. sınıflarda kullanmadığına yönelik itirazlarına değinilecek olursa; kullanım ispatı için evvela itiraza dayanak/redde mesnet markanın tescilinin üzerinden 5 yıl geçmesi gerekmektedir. Huzurdaki davada ise redde mesnet markanın tescil tarihi 19/07/2022 olup, davaya konu markanın başvuru tarihi itibariyle tescilin üzerinden 5 yıl geçmemiş olması karşısında kullanım ispatı talebinin sonucu değiştirmeyeceği kanaatine varılmıştır.

Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu kanaatine varılmış ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile 187,80 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde PTT aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/07/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/355, K. 2025/258, T. 17.07.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-355-e-2025-258-k-aa33cf68ceca