İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/322 E. 2025/117 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/322
Karar No
2025/117
Karar Tarihi

T.C. ...3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/322 Esas - 2025/117 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ T.C. ... 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/322 KARAR NO : 2025/117

DAVA : Marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü. DAVA TARİHİ : 30/07/2024 KARAR TARİHİ : 13/03/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/04/2025

TALEP: Davacı vekili 30/07/2024 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu (...) nezdinde 2022/081103 sayılı "elleziz" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ... Resmi Markalar Bülteninde yayınlanması üzerine davalı şirketin 2018/33528, 2020/58555 sayılı "lezizmağaza", "leziz premium" ibareli markasını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabulüne karar verilerek başvurunun reddedildiğini, bu ret kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme taleplerinin ...'in ... sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, söz konusu kararın haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira; müvekkilinin hali hazırda “..." ibareli ... sayılı markanın sahibi olduğunu, dava konusu 2022/081103 sayılı marka açısından bu markanın hak sahipliği sağladığını, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, markaların bütünsel algılarının farklı olduğunu, ayrıca itiraza mesnet gösterilen markaların kullanım ispatının gerçekleştirilemediğini ileri sürerek, YİDK'in... sayılı kararının iptaline ve müvekkili marka tescil başvurusunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: YİDK tarafından verilen kararın usule ve yasaya uygun olduğunu, taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimalinin bulunduğunu, görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik unsuru taşıdığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Dava dilekçesi davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı şirket davaya cevap vermemiştir.

MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1'e dayalı taraf markalarının benzemediği iddiası temelinde; davacı başvurusu olan 2022/081103 sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... YİDK tarafından alınan... sayılı kararın iptali istemlerine ilişkindir. Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı şirketin 2022/081103 başvuru sayılı markası ile davalı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi davacı markaları açısından, ...'in... sayılı YİDK kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. İptali istenen YİDK kararının davacıya 03/06/2024 tarihinde tebliğ edildiği, 30/07/2024 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.

İDARİ AŞAMANIN ÖZETİ 2022/081103 başvuru sayılı markanın dosya örneği incelendiğinde; dava konusu ibarenin 29 ve 35. Sınıf mal ve hizmet sınıflarında tescili amacıyla marka başvurusuna konu edildiği, yapılan ilk incelemeler sonrasında başvurunun Resmi Marka Bülteni’nde yayımlanmasına karar verildiği görülmüştür. Anılan ilana karşı davalı tarafça itirazda bulunulduğu, davacı başvuru sahibinin davalıya ait dayanak markalar yönünden SMK m. 19/2 kapsamında kullanma def’inde bulunduğu, Markalar Dairesi Başkanlığı’nın 04.08.2023 tarihli kararında “Md. 6/1 kapsamında yapılan inceleme sonucunda başvuruya konu marka ile 2018 33528 ve 2020 58555 tescil numaralı markaların, görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer oldukları, aynı/aynı tür/benzer malları/hizmetleri kapsadıkları tespit edilmiş ve bu nedenle markalar arasında ilişkilendirilme dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu sonucuna ulaşıldığından itiraz gerekçesi yerinde bulunmuştur. Usul ekonomisi gereğince itiraza gerekçe olarak gösterilen diğer markaların Md. 6/1 incelemesine esas teşkil etmesine ve kullanım ispatı talebinin değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.” Gerekçeleri ile SMK m. 19/2 düzenlemesi kapsamında kalmayan 2018 33528 ve 2020 58555 sayılı markalar yönünden başvurunun reddedildiği anlaşılmıştır. Söz konusu ret kararına karşı bu defa davacı başvuru sahibi tarafından itiraz edilerek MDB tarafından verilen kararın kaldırılması talebinde bulunulduğu bu itirazın da ...’in Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun huzurda dava konusu edilen 01/06/2024 tarihli... sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiği anlaşılmaktadır.

... YİDK'in... sayılı kararında; "2022/081103 başvuru numaralı "elleziz" ibareli başvurunun 2018 33528, 2020 58555 sayılı "lezizmağaza", "leziz premium" ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca reddi yönündeki Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. Bilindiği üzere, 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi, "Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmünü içermektedir. Hükümden de anlaşılacağı üzere, 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinden söz edebilmek için öncelikle, iki koşulun birlikte var olması gerekmektedir. Bu iki koşuldan birincisi, tescili talep edilen markanın daha önceden tescilli ya da başvurusu yapılmış bulunan itiraz gerekçesi marka(lar) ile aynı ya da benzer olması, diğeri ise uyuşmazlığa konu markaların aynı ya da benzer mal ya da hizmetleri kapsamasıdır. Yapılan değerlendirme sonucunda, işbu başvuru ile redde gerekçe olan ve detayları yukarıda belirtilen markaların, ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimaline neden olabilecek şekilde benzer oldukları kanaatine varılmıştır. Bunun yanısıra, başvuru ile ret gerekçesi markaların eşya listesi kapsamında, aynı/aynı tür mallar/hizmetlerin yer aldığı belirlenmiştir. Markaların benzerliği ve mallar/hizmetlerin aynı/aynı tür olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, işbu başvuru ile ret gerekçesi markalar arasında, 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında ilişkilendirilme/karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkabileceği kanaatine varıldığından, Markalar Dairesi Başkanlığınca verilen karar yerinde görülmüştür. Diğer yandan, başvuru ile ret gerekçesi markaların farklı sektörlerde kullanıldığı iddiası da, ... marka sicilinde, söz konusu markaların kapsamında aynı/aynı tür mal/hizmetlerin bulunması ve Kurumun, söz konusu markaların tescil/başvuru kapsamındaki mal ve hizmetlerini dikkate almakla yükümlü olması, bu mal ve hizmetler için ilgili markaların fiili olarak kullanılıp kullanılmadığı gibi varsayımlara dayanarak karar vermesinin mümkün olmaması karşısında yerinde ve kabul edilebilir nitelikte görülmemiştir. Diğer taraftan, her marka özgünlük derecesi, tasarımı, tescile konu mallar/hizmetlerin ve bu mal ve hizmetlerin tüketici grubunun özellikleri, markanın tescil kapsamındaki mal/hizmetler üzerindeki ayırt edici niteliği gibi unsurlar açısından kendine özgü özellikler taşıdığından ve ancak tüm bu unsurların birlikte değerlendirilmesi sonunda tescil başvurusuna ilişkin karar oluşturulabildiğinden dilekçede başka marka başvurularına ilişkin verilen kararların işbu itirazın değerlendirilmesinde dayanak gösterilmesi haklı bulunmamıştır. Sayılan nedenlerle, itirazın reddi gerekmiştir. KARAR İtirazın ve başvurunun reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.

Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı Başvuru Markası "elleziz+şekil" (2022/081103) 29 / 35. sınıflar

Davalı Markaları "lezizmağaza", "leziz premium" (2018/33528, 2020/58555) 29 / 35. sınıflar

Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 31/01/2025 havale tarihli raporda özetle; "Redde konu mal ve hizmetlerin taraf markalarında ortak olarak yer aldığı, Ayrıntıları rapor kapsamında açıklandığı üzere, bahsi geçen mal ve hizmetler yönünden taraf markaları arasında, işaretler arasındaki yüksek düzeyli benzerlik hali ile birlikte SMK m. 6/1 düzenlemesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkacağı, heyetimiz görüşlerinin YİDK kararı ile aynı doğrultuda olduğu" ifade edilmiştir.

Davacı vekilinin, yeni heyetten rapor ya da ek rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.

TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme Dava konusu "elleziz" ibareli ve 2022/081103 başvuru numaralı davacı başvurusunun 29, 35'inci sınıflardaki kapsamı aşağıdaki gibidir: "29: Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri, pişirilmiş, tütsülenmiş ve dondurulmuş et ürünleri "35: Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri: sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalatihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için malların Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri, pişirilmiş, tütsülenmiş ve dondurulmuş et ürünleri bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir). İtiraza dayanak 2018/33528, 2020/58555 sayılı davalı markalarının kapsamında ise 29, 35. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir. Bu kapsamda dava konusu başvuru 29.sınıf mallar, 35.01-04 alt grupları ve 35.05 alt grubunda 29. Sınıf malların satışına özgülenmiş satış hizmetlerini kapsamakta olup davalı yana ait redde gerekçe markalar dava konusu marka ile birebir aynı emtiaları kapsamakta olduğu gibi ayrıca mal – malın satışı hizmeti bağlamında da yine çapraz sınıflar arasında (29. Sınıf – 35.05 alt grubu) da benzerlik ilişkisi olduğu kanaatine varılmıştır.

Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, benzerliği tespit olunan ürünler yönünden tek tip bir tüketici profili belirlenmesi mümkün olmayıp benzerliği tespit olunan 29. Sınıf mallar ve bu malların satışı hizmetleri toplumun geneli tarafından günlük ihtiyaçlar doğrultusunda rutin bir şekilde yararlanılan / satın alınan türden mal ve hizmetler olup ilgili tüketicilerinin de ortalama dikkat ve özen seviyesine haiz herhangi bir kimse olarak tespiti mümkünken 35. Sınıf 1-4 alt grubunda yer alan ilgili hizmetler ise profesyonel iş yaşantısı akışında ihtiyaç duyulan ve profesyonel işletmeler tarafından tüketiciye sunulan nitelikteki muhasebe, iş yönetimi, reklamcılık, ithalat – ihracat vb. sanal ortamda pazaryeri sağlama vb. hizmetler olduğundan, tüketicilerin bu hizmetlerden yararlanırken nispeten daha yüksek dikkat ve seçicilik ile tercihlerini somutlaştıracağı değerlendirilmiştir.

B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır. Dava konusu başvurunun "elleziz" ibaresine haiz bir marka olduğu, marka görselinde kırmızı zemin üzerinde kalkan veya arma benzeri bir şekil kullanıldığı, şeklin üst kısmında altın renginde, Arap alfabesiyle “ اللزيز ” (el leziz) yazılı bir bant yer aldığı, hemen altında yine “el leziz” ibaresinin Latin harfleriyle beyaz renkli eğik bir fontta konumlandırıldığı, logonun alt kısmında iki yeşil yaprak figürünün konumlandırıldığı, bu haliyle dava konusu markanın asli unsurunun “el leziz” şeklindeki yazıma haiz ibare olarak algılanacağı, ülkemiz tüketicisi için bu bütünde anlam ifade eden sözcük olan “Leziz” kelimesinin dilimizde “tadı güzel, lezzetli, hoş, güzel, zevkli, latif” gibi anlamları bulunan ve günlük dilde özellikle yiyecek – içecek ürünlerine yönelik beğenileri ifade etmek için kullanılan bir sıfat olduğu, markanın ön sesi olan “el” ibaresinin Arapça dilinde genellikle kendinden sonra gelen kelimeyi somutlaştıran (İngilizcedeki “the” ibaresi gibi) bir ön ek olduğu, dolayısıyla bu ön ekin mevcudiyetinin tüketicinin kelimesinin asli unsurunun “leziz” sözcüğü olduğunu düşünmesini engellemeyeceği gibi kelimeye farklı bir anlam da katmayacağı değerlendirilmiştir. Davalı yanın redde gerekçe markalarından "leziz premium" markası dava konusu marka gibi kırmızı renkli, hafif bombeli bir etiket/arma zemin üzerinde “Leziz” kelimesi büyük puntoda, alt kısmında daha küçük yazı tipiyle “Premium” ibaresinden oluşan bir marka olup “Leziz” yazısının üzerinde küçük bir yıldız motifin de yer aldığı, “premium” kelimesinin hemen her sektörde kalite, bir üst segment ürün/hizmeti ifade eden bir anlama sahip olduğu, dolayısıyla davalı yanın markasının asli unsurunun münhasıran “LEZİZ” sözcüğü olduğu değerlendirilmiştir. Davalıya ait diğer marka olan markası da yine kırmızı renkli düz yazı fontuyla ve “Leziz” ile “mağaza” kelimelerinin birlikte yazımıyla oluşturulmuş bir marka olup herhangi bir çerçeve veya görsel süsleme taşımamaktadır. “mağaza” kelimesi ürün satışı yapılan yeri ifade ettiğinden jenerik olup bu markanın da asli unsuru münhasıran “leziz” sözcüğüdür. Taraf markaları birlikte incelendiğinde "elleziz", "leziz premium" ve "lezizmağaza" ibareli her bir markada kırmızı rengin hakim unsur olarak kullanıldığı, yine özellikle "elleziz", "leziz premium" ibareli markalarda benzer nitelikte arma/etiket formunda bir logo kullanılırken, logo içerisindeki “el leziz” ve “leziz” kelimelerinin yazımlarının beyaz renkte olduğu, bu açıdan anılan markaların görsel algıda birbiri ile güçlü bir benzerlik taşıdıkları, "lezizmağaza" şeklindeki davalı markasında ise herhangi bir şekli unsurun yer almadığı, bununla birlikte markanın ön sesinin “leziz” kelimesinde oluştuğu görülmektedir. Her üç markada da “leziz” ibaresinin markanın asli unsuru olduğu, bu kelimenin markasal bir algı yaratacak şekilde ek ibareler, yazı tipleri ve sunum formatları ile oluşturulmuş markalarda kullanılmasının işaretler arasında görsel açıdan belli düzeyde bir benzerlik yarattığı değerlendirilmiştir. Keza yine taraf markalarının “el leziz”, “leziz premium”, “leziz mağaza” şeklindeki her bir telaffuzunda işitsel vurguyu üstlenen ilk unsurun “leziz” kelimesi olduğu, bu durumun da işaretler arasında belli düzeyde bir benzerlik oluşturduğu değerlendirilmiştir. Yine taraf markalarında ortak olarak “leziz” sözcüğünün varlığından kaynaklı kavramsal olarak her bir markanın “leziz, lezzetli” algısını tüketiciye yansıtacağı değerlendirilmiştir. Her ne kadar “Leziz” ibaresi somut kavramsal karşılığı olan bir sözcük olduğu gibi aynı zamanda ihtilaf konusu 29 ve 35.05 alt grubundaki gıda ürünleri bakımından da ayırt edici vasfı zayıf olarak nitelendirilebilecek kelime olarak ayırt edici vasfı yaratılmış, orijinal, fantezi kelimeler gibi yüksek olmayan bir sözcük ise de taraf markalarında bütünsel algıları birbirinden uzaklaştıran ek ayırt edici unsular yer almadığı gibi kullanılan renklerdeki ortaklık ve hatta dava konusu markanın davalıya ait "leziz premium" markasına yanaşır nitelikteki görsel algısının yarattığı bir sonuç olarak dava konusu markanın davalı yanın önceki tarihli markalarından biri gibi algılanarak yorumlanması ihtimal dahilindedir. Zira her ne kadar davalı Kurum tarafından usul ekonomisi gereği inceleme dışı bırakılmış ise de davalı yanın esasen dayanak yaptığı önceki tarihli markalarının birçoğunda benzer bir görsele yer verilmiş olup, aynı zamanda davalı yanın da 2013/16002 sayılı "el leziz" 2011/27075 "lezizel" gibi markalarının mevcudiyeti, davalı yanın seri marka yaratma alışkanlığını ve benzeri şekillerde oluşturduğu seri markalarının olduğunu/olabileceğini de ortaya koymaktadır. Kaldı ki 35.01-04 alt grubunda yer alan hizmetler açısından ise “leziz” kelimesinin ayırt ediciliği kendiliğinden yükselecek olduğundan bu hizmetler açısından işaretler arasında “leziz” kelimesinin ortak kullanımından yarattığı benzerlik algısı daha yüksek olacaktır. Dava konusu marka kapsamında reddedilen mal ve hizmetlerin taraf markalarında birebir aynı ya da benzer şekilde yer alıyor olması karşısında, iltibas riskinin ortadan kalkması için işaretler arasında daha belirgin bir farklılığın mevcut olması gerektiği, oysaki taraf markalarının aynı sözcük kökeni etrafında görsel, işitsel ve kavramsal olarak da benzeşen varyasyonlarda oluşturulmuş markalar oldukları, bu varyasyonların birbirlerinden somut olarak ayrılmalarını sağlayacak ek unsurların markalarda mevcut olmadığı, ilgili tüketici kitlesinin taraf markaları arasında farklılıkları algılaması ve birbirinden farklı markalar karşısında olduğunun bilincinde olması halinde dahi iktisadi açıdan aralarında bir bağlantı bulunup bulunmadığını sorgulama riskinin bulunduğu, karıştırılma ihtimalinin temelinde makul miktarda ortalama tüketicilerin, bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde, herhangi bir sebeple bir bağlantı kurmasının yer aldığı, tüketicinin taraf ürünlerini benzer satış kanallarında bir arada gördüğü veya farklı zamanlarda taraf markaları ile karşı karşıya kaldığı bir durumda bu markaları ilk anda birbirinden ayırt etmesinin mümkün olmayacağı, sonuç olarak taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas ihtimalinin mevcut olduğu değerlendirilmiştir. Sonuç olarak taraf markalarının başvuruda kalan mal/hizmetler yönünden de benzer olduğu ve yine karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik düzeyi ile birlikte değerlendirilmesi durumunda karıştırılma ihtimali için aranılan koşulların somut olayda ortaya çıkacak olduğu kanaatine Mahkememizce varılmıştır.

Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu kanaatine varılmış ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile 187,80 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalı Kurum kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Kurum'a verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde PTT aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, davacı vekili ve davalı kurum vekillerinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ...Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/03/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/322, K. 2025/117, T. 13.03.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-322-e-2025-117-k-3a18fea50d45