İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/306 E. 2025/45 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/306
- Karar No
- 2025/45
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/306 Esas - 2025/45 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/306 KARAR NO : 2025/45
.... DAVA : Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti,Önlenmesi DAVA TARİHİ : 11/07/2024 KARAR TARİHİ : 06/02/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/02/2025 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti,Önlenmesi istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkili .... (Unvan değiştirmeden önce: ... .... merkezli, modern teknolojiye sahip 50.000 m²' si kapalı olmak üzere 275.000 m² ’lik fabrikasında farklı segmentlerde yerli traktör ve tarım ekipmanları üreten, yıllık üretim kapasitesi 30.000 adet olan ve temel amacı tarımda verimliliği artırmak olan geçmişi 110 yıllık, ülkemizin en eski ve en köklü ticari işletmelerinden biri olduğunu, “...” ve “... TRAKTÖR” ibareleri 2004 yılından bu yana .... isimli alan adının da müvekkili adına uzun yıllardır tahsisli alan adı olduğu gibi, “...” ibaresi yine uzun yıllardır müvekkili adına ticaret unvanı ve ticari işletme adı olarak da tescil olduğunu, davalının işletmekte olduğu “truckshoptr.com” isimli web adresi üzerinden, müvekkili adına tescilli “...” ibaresi ve müvekkilinin tescilli logosunu taşıyan “tişört, kazak ve şapka” vb emtiaları izinsiz olarak ürettiği, satış ve pazarlamasını yaptığını, davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini beyan ederek davalının müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin tespiti ile satış ve pazarlamasının durdurulması ile davalının kullanmış olduğu .... isimli web sitesine erişimin engellenmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı asil duruşmadaki beyanlarıyla, kullanımının bulunmadığını ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının marka tescilinden doğan haklarına davalı tarafından tecavüz edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME; Davacı ..... sayılı ... sayılı markaların tescilli olduğu, Mahkememizce dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, dava konusu hususlarda bilirkişice yapılan incelemelerde, 16/07/2024 tarihinde .... alan adlı web sitesinde ve bu sitede yer alan https://truckshoptr.com/basak URL adresinde yaptığı incelemede: web sitesinde farklı tır markaları, iş makinesi markaları, traktör ve araba markalarını ihtiva eden kıyafetlerin satışının yapıldığı, uyuşmazlık konusu web sitesinde yer alan traktör markaları arasında https://truckshoptr.com/basak URL adresinde ise ... marka şapka, tişört, eşofman, sweatten mamul toplam 7 adet emtianın reklam ve tanıtımlarının yapılıp satışa sunulduğu, sitenin bize ulaşın kısmında ise .... ibaresinin yer aldığının tespit edildiği, Marka 6769 sayılı SMK m.4 hükmünde “Marka, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dâhil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilir ” şeklinde tanımlanmıştır. Belli bir işletmeye ait mal ve hizmetlerin tanıtılmasını ve ayırt edilmesini sağlayan markanın üzerinde sahip olunan hakka ise “marka hakkı” denilmektedir. Marka hakkına tecavüz ise 6769 sayılı SMK m.29'da düzenlenmiştir. Hüküm “ (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.” şeklindedir. Bu anlamda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.29'un yollama yaptığı, m.7’ye göre marka sahibi; “ (2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. ...”fiillerinin önlenmesini talep edebilecektir. Marka hakkına tecavüz olgusu açısından belirtilmesi gereken temel husus, marka hukuku açısından tecavüzün söz konusu olabilmesi için yukarıdaki hükümlerde de belirtildiği gibi tescilli marka ile kullanılan işaret arasında aynılık, ayırt edilemeyecek derecede benzerlik veya ilişkilendirme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzerliğin bulunmasının gerekli olduğudur. Bu bağlamda tescilli marka ile kullanılan işaret arasında benzerliğin bulunmadığı durumlarda taraflarca üretilen ürünlerin veya sunulan hizmetlerin benzerliği veya tescilli markanın tanınmış olması marka hukuku açısından tecavüz oluşturmaz. SMK uyarınca karıştırılma ihtimali veya iltibas tehlikesi, eski ve yeni markaların aynı veya benzer olup olmadıkları ve aynı ya da benzer mal/hizmetleri kapsayıp kapsamadıkları dikkate alınarak saptanır. Dolayısıyla markaların kapsadığı mal/hizmetler ne kadar yakın (benzer) olursa, iltibas ihtimalinin önlenebilmesi için yeni markanın eskisinden o kadar farklı olması gerekir (Arkan: Marka Hukuku, C. 1, s. 97-98). Markanın fonksiyonlarından hareketle iltibas tehlikesi geniş yorumlanmakta, dolayısıyla markalar arasındaki benzerliğin, alıcıları, satın almayı düşündükleri mal/hizmet yerine başka mal/hizmet almak durumunda bırakması kadar, alıcıların iki farklı marka karşısında bulunduklarını anlamalarına rağmen bu markaların aynı kişiye ait olduğunu sanmaları ya da bu malları üreten işletmeler arasında idarî-ekonomik anlamda bir bağlılığın bulunduğu düşüncesine kapılmaları da iltibas tehlikesi içinde ele alınmaktadır (Arkan: s. 98-99). Markalar arasında iltibasın bulunup bulunmadığı incelemesi yapılırken başvurulan yöntemlerden biri de, “toplu intiba (=toplu izlenim)” yöntemidir. Buna göre, markalar arasında benzerliğin olup olmadığına, markanın bütünü itibariyle bıraktığı etki dikkate alınarak karar verilir. Bu yöntem uyarınca, bir markanın farklı unsurlardan oluşmasına rağmen bütünü itibariyle bıraktığı etki, eski markayı çağrıştırabileceği gibi, tam tersine, unsurlardaki benzerliğe rağmen markalar tamamen farklı etki de bırakabilirler. Markanın bütünü itibariyle bıraktığı etki esas olduğundan, parçalara bölünerek inceleme yapılması ve özellikle markaların (tasvirî işaretler gibi) tek başına ayırım gücü bulunmayan veya ayırım gücü zayıf işaretlerden oluşan kısımlarının aynı veya benzer olup olmadıkları üzerinde durulmasına da gerek yoktur. Buna karşılık, markaların esas unsurlarının aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen, iltibas yol açabilir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının tespitinde, mal ve hizmetlerin aynı veya benzer alıcı çevresine hitap edip etmediklerine ve aynı veya benzer ihtiyaçları gidermede kullanılıp kullanılmadıklarına; markaların kullanıldığı mal veya hizmetin ekonomik değerine; bunların hitap ettiği alıcı grubunun sosyal ve ekonomik düzeyine ve orta yetenekteki alıcıların markanın kullanılacağı mal veya hizmetleri aldıkları sırada sarf edecekleri dikkat ve özene de bakılır. Konu ile ilgili olarak, .... sayılı kararında, “…556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 8/1-b bendi uyarınca markaların iltibas yaratıp yaratmadıklarının belirlenmesinde, markaların kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının alıcısı olan ortalama düzeydeki halk nezdinde karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığının tespiti gereklidir. Dairemizin bu konuda yerleşik içtihatları uyarınca asıl unsurun; bunların ayırt edici ve baskın unsurları unutulmaksızın markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin tümüne hâkim olan görünüş ve ayırt ediciliği vurgulayan imajda aranması gereklidir…” şeklindeki görüş ve değerlendirmelerle, iltibas ihtimalinin tespitinde, mal veya hizmetin hitap ettiği orta seviyedeki tüketicinin dikkatinin esas alınması gerektiğini ve değerlendirmenin markanın bıraktığı toplu intiba dikkate alınarak yapılması gerektiğini, bu değerlendirmede esaslı unsurun özellikle dikkate alınması gerektiğini vurgulamıştır. İltibas bulunduğunun kabulü için, sonraki işaretin önceki marka ile bağlantı kurulmasına ve düşünsel olarak markayı çağrıştırmasına elverişli olması gerekir. Marka hakkına tecavüzün varlığına veya yokluğuna karar verilebilmesi için uyuşmazlıkta önce davalının kullanımına konu mallar ile davacının markalarının kapsamı karşılaştırılmıştır. Bu çerçevede davalının kullanımlarının şapka, tişört, eşofman, sweatten mamul giysi malları üzerinde olduğu buna karşılık davacının yukarıda belirtilen markalarının kapsamında “Baş giysileri, şapkalar, ayak giysileri” gibi emtiaların bulunduğu, davalının satışa sunduğu emtialar ile aynı, aynı tür, bağlantılı veya benzer mallar davacının markalarının kapsamında bulunduğu, bu nedenle davacının ..... sayılı ... ibareli markalarının malları ile davalının satışa sunduğu emtialar arasında aynılık, aynı türlük, bağlantılı veya benzerlik olduğu, Davalının ..., ... şeklindeki kullanımları ile davacının ..., ... ve ... ... markaları bütün olarak değerlendirildiğinde, tüm marka ve kullanımlarda esas unsurun aynı ... ibaresi olması ve davalı kullanımlarında yer alan ... şeklinin, davacının markalarında yer alan şeklin aynı olması hususları da dikkate alındığında, ortalama tüketici nezdinde aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olarak algılanmaktadır. Diğer bir deyişle ortalama tüketicilerin davalının web sitesinde karşısına çıkan ... veya ... markaları ile davacının ... veya ... ibareli/ibaresini ihtiva eden markalarını karıştırması veya taraf markaları arasında bağlantı olduğunu düşünmesi veya taraf markalarının tüketici nezdinde iltibas yaratmasının kaçınılmaz olduğu, davalının web sitesinde kullanılan ... veya ... markaları ile davacının ... veya ... ibareli/ibaresini ihtiva eden markaları arasında ayniyet derecesinde benzerlik olduğu, Diğer taraftan davacı markasının esas unsurunu oluşturan “...” ibaresi ülkemizde anlamı olan ve ad ve tarım alanında yaygın olarak kullanılan bir adlandırmadır. Bununla birlikte davacının markasını özellikle tarım makineleri alanında tanınmış marka statüsüne de getirmiştir. Belirtilen özellikleri nedeniyle davacının markalarının esas unsurunu oluşturan “...” ibaresinin ve bu bağlamda davacı markalarının arttırılmış ayırt edici gücünün yüksek olduğu, Davalıların davalının web sitesinde kullanılan ... veya ... markaları ile davacının ... veya ... ibareli/ibaresini ihtiva eden markaları arasında ayniyet derecesinde benzerlik bulunması, taraf markaların üzerlerinde kullanılacağı mallar ve hizmetler arasında var olan aynılık, aynı türlük, bağlantılı veya benzerlik, davacı markalarının arttırılmış ayırt edici gücünün yüksek olması ve taraf markalarının ortalama tüketicilerinin toplumun geniş bir kesimi olması hususları bir arada değerlendirildiğinde, ortalama tüketiciler açısından davacı adına tescilli .... sayılı ... ibareli markalardan doğan hakları ihlal ettiği, İnternet Ortamında Yapılan İncelemeler Neticesinde .... alan adlı web sitesinde farklı tır markaları, iş makinesi markaları, traktör ve araba markalarını ihtiva eden kıyafetlerin satışının yapıldığı, uyuşmazlık konusu web sitesinde yer alan traktör markaları arasında .... URL adresinde ise ... marka şapka, tişört, eşofman, sweatten mamul toplam 7 adet emtianın reklam ve tanıtımlarının yapılıp satışa sunulduğu, Sitenin bize ulaşın kısmında ise .... sayılı ..., .... sayılı ...,.... sayılı ... ibareli markalardan doğan hakları ihlal ettiği, eylemlerinin haksız rekabet yarattığı sonuçlarına ulaşılmış, aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Mahkememizce davacı vekilinin ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne yönelik kısa karar tesis edilmiş, bu karar doğrultusunda mahkememizce 07.02.2025 tarihli ara karar kurulmuş olup, gerekli işlemleri yapılmıştır. H Ü K Ü M : 1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin 30.000,00.-TL teminat mukabilinde kabulü ile Davalının markaya tecavüzün ve haksız rekabetinin tespitine, Tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine, Tecavüz teşkil eden ürünlerin üretiminin satış ve pazarlamasının durdurulmasına, önlenmesine, Davalının web sayfasına erişimin engellenmesine, 2-Davalının markaya tecavüzün ve haksız rekabetinin tespitine, Tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine, Tecavüz teşkil eden ürünlerin üretiminin satış ve pazarlamasının durdurulmasına, önlenmesine, Davalının web sayfasına erişimin engellenmesine, Alınması gereken 615,40.-TL harçtan peşin alınan 427,60.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 187,80.-TL maktu ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı kendisini vekille temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 4.825,0-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ile davalı asilin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Adliye Mahkemeleri'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.06.02.2025 Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ İlk Masraf : 916,00.-TL Bilirkişi Ücreti :3.000,00.-TL P.P : 909,00.-TL TOPLAM :4.825,00.-TL