İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/22 E. 2025/110 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/22
- Karar No
- 2025/110
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/22 Esas - 2025/110 T.C. ANKARA 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA Esas No : 2025/22 Karar No : 2025/110
.... Dava : Marka İle İlgili ... Kararının İptali Dava Tarihi : 09.04.2020 Karar Tarihi : 13.03.2025 Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 19.03.2025 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka İle İlgili ... Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçelerinde özetle; dava konusu ... robotic ibareli marka ile itiraz eden firmaya ait askaynak ibareli marka ve diğer benzer olduğu iddia edilen markaların benzer olmadıklarını, iltibas yaratmadıklarını, davalı markalarının bir devam markası olduğu izlenimi uyandırmadığını, taraf markalarının şekil-isim, yazıların karakteristik özelliği ve bütünlük bakımından birbirlerinden tamamen farklı olduğunu, markalarının tüm unsurları ile birlikte oluşturduğu bütünsel izlenime göre benzerlik değerlendirilmesinin yapılması gerektiğini, kelime kelime incelenmesinin benzerlik araştırmasında tamamen yanlış yönlendirmelere sebebiyet vereceğini, markalarının anlamlarının farklı olduğunu, itiraz edenin markasının düz yazı karakterlerine sahip iken müvekkili markasının kendine özgü renkler ve logo ile bir bütünlük sağladığını, ortalama tüketici tarafından taraf markalarının karıştırılmayacağını, taraf markalarının ortak olarak “...” ibarelerini içerdiğini ancak müvekkilinin ... ibaresini içeren birçok markasının olduğunu ve .... kayıtların da da ... ibaresi ile başlayan birçok markanın mevcut olduğunu, iltibas ihtimalinde salt bu ibare üzerinden değerlendirme yapılmaması gerektiğini, tüketicinin salt “...” ibaresine atfedeceği anlam itibariyle taraf markaları arasında bir ilişki kurmayacağını, ... ibaresinin müvekkili tarafından yıllardır kullandığını, taraf markalarının benzer olmadığını, orta düzeydeki bir tüketicinin esas alınarak inceleme yapılması gerektiğini ifade ederek, ... ...'nın 13/03/2020 tarih ve .... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ....vekili cevaplarında özetle; taraf markalarının bütün olarak bıraktıkları izlenim göz önüne alındığında göze çarpan ve ortalama tüketicinin hafızasında kalan kısmının “...” sözcüğü olduğunu, taraf markaları karşılaştırıldığında da her iki markada da ortak olan ve markalarda esas unsur olarak yer alan ibarenin “...” ibaresi olduğunu, taraf markalarının mal/hizmet listesi incelendiğinde ise her ikisinin eşya listesinde de benzer mal ve hizmetlerin olduğunu, tüketici tarafından her iki markanın karıştırılması ve markalar arasında idari-ekonomik anlamda bir bağlılığın bulunduğu düşüncesinin doğması ihtimali bulunduğunu, markaların benzer olduğunu, dava konusu kararın usule ve hukuka uygun olduğunu ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili cevaplarında özetle; müvekkili markaları ile davalı markasının görsel, işitsel ve anlamsal olarak aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olup markalar arasında sınıf çakışması bulunduğunu, markaların aynı veya aynı türdeki malları ve hizmetleri içerdiğini, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, taraf markaları arasında ayırt edici bir farklılık bulunmadığını, markalara bir bütün olarak bakıldığında, zihinde ve kulakta bıraktıkları etki değerlendirildiğinde aralarında görsel, işitsel ve anlamsal derecede benzerlik bulunduğunu, davacı markasının müvekkili markasından ayırt edilebilecek herhangi bir ayırt edici nitelik ya da unsura sahip olmadığını, taraf markaların görünüm ve sessel olarak da benzediğini, “...” ibaresinin müvekkili markasında ve davacı markasında esas unsur ve başlangıç unsuru olduğunu, tüketici gözünde ilk dikkat çeken unsurun bu ibare olduğunu, davalı markasında yer alan “....” ibaresinin tali unsur olduğunu, müvekkilinin "..." ibareli ilk marka başvurusu 25.09.1983 tarihine dayandığını, ... ibaresi üzerinde hak sahibi olduğunu, müvekkilinin “...” ibaresinin yanında “robot, super, ultra, automation, flex, elektrodları, kaynak, kulübü, ödeme, otomasyon, ultraweld, weld, arc…” gibi yan unsurlar kullandığını ve markalarında “...” unsurunu sabit tutarak pek çok marka oluşturduğunu, müvekkili markasının esas unsuru olan "..." ibaresinin yanında kullandığı "kaynak" ibaresinin tescil edilmiş olduğu mal ve hizmetlere atıf yaptığını, müvekkilinin "..." ibaresinin yanında "robot" yan unsurunu kullandığı markalarının bulunduğunu, davacının dava konusu markasının, müvekkili şirket markalarının bir devamı, seri markası olarak algısı yaratacağını, markaların tamamen aynı veya aynı türdeki malları ve hizmetleri içerdiğini, itiraz edilen marka ile müvekkili şirket markasının benzer alıcı/tüketici çevresine hitap ettiğini, İki markanın rekabet etme olanaklarının bulunduğunu, birinin diğerini tamamlama imkanı bulunması ihtimali bulunduğunu, davacının "..." esas ibaresini uzun yıllardır ilgili mal ve hizmetler için tescilli hak sahibi olduğunu iddia ettiğini, ancak davacının önceki markalarının tescil kapsamlarının dava konusu markanın mal ve hizmet listesini kapsamadığını ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir. Davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, başvuru markası ve mal/hizmetler ile itiraza mesnet markalar ve mal/hizmetler arasında benzerlik olup olmadığı, karıştırılma ihtimalinin olup olmadığı, ... kararının yerinde olup olmadığı olmadığı noktasında toplanmaktadır. Celp olunan tescil dosyaları kapsamından davacının .... sayılı "... robotic" ibareli marka başvuru sahibi olduğu beyan, tevsik ve müşahede olunmaktadır. Davaya konu .... sayılı "... robotic" ibareli marka için davacı tarafından 08/11/2018 tarihinde 07,09,42.sınıf mal/hizmetleri kapsayacak şekilde marka tescil başvurusunda bulunulduğu, başvurunun yayınına karar verildiği, ilana karşı davalı tarafından .... sayılı "......" ibareli birtakım markalarına dayanarak itirazda bulunduğu, itirazın kabulüne karar verildiği, kabul kararına karşı davacının itirazda bulunduğu, TÜRKPATENT ...’nın 13/03/2020 tarih ve .... sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği ve bunun üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Davaya konu marka ... .... markası olduğundan....sayılı “lazzari”,... sayılı “necipoglu”, ... sayılı “matisa m” ibareli markaların esas unsuruları farklı olmaları ve ... ibaresi ile başlamamalarından dolayı değerlendirmeye alınmadığı; Davacı “...” ibaresinin müvekkili firmanın 1991 yılından bu yana kullanmakta olduğu .... sayılı “... metal” sayılı markalarının mevcut olduğunu iddia ettiği; ... sayılı markada yer alan marka adı her ne kadar “...” kelimesi olarak belirtilmiş ise de marka örneğinde “... MAKİNA” olarak ve .... sayılı markanın ise “... ....” olarak tescil edildiği, davacı her ne kadar “...” ibaresi üzerinde hak sahibi olduğunu iddia etmiş olsa da davacı adına tek başına “...” olarak tescilli bir markanın bulunmadığı; Dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan mallar koyu renk ile gösterilen 07., 09., ve 42. Sınıfta yer alan malların, davalı yanın itiraz gerekçesi markaları kapsamında yer alan mallar ile aynılık benzerlik ilişkisi içinde bulunduğu; Taraf markaları kapsamında benzerliği tespit olunan 07., 09. ve 42. Sınıftaki genel anlamda makinelerin, makine parçaları gibi ürünlerin üretimi ve mühendislik hizmetleri profesyonel meslek gruplarınca sunulan nitelikli hizmetler olduğu, tüketicinin günlük hayatta bu hizmetlerden asgari ihtiyaçları doğrultusunda her zaman yararlanmadığı, bu tür hizmetlerden yararlanma öncesinde tüketicinin mutlaka bir ön araştırma yapmak suretiyle hareket edeceği, bu bağlamda ilgili hizmetlerden yararlanmak isteyen tüketicilerin ortalama dikkat ve özenin daha üstünde nitelikteki bir tüketici olarak kabul edilmesi gerektiği, ancak bu nitelikteki tüketicinin de önceki ve sonraki karşılaştığı markalar arasında hiçbir şekilde yanılgı yaşamayacağı yönünde bir kanaate varılması mümkün olmadığı gibi aksine bu nitelikteki tüketicilerin, kimi durumlarda, daha önceden bildiği ve tanıdığı markası ile sonrası marka arasında ilişki kurma eğilimi de daha yüksek olabileceği; Dava konusu .... sayılı marka; beyaz zemin üzerine lacivert renk kullanılarak tümü büyük harf olacak şekilde düz yazım karakterinden oluştuğu, markanın üst kısmında ise farklı bir yazı karakteri ve kırmızı renk ile tanzim edilmiş küçük harf ile yazılmış bir “a” harfi konumlandırıldığı, “... ...” ibareleri anlamsal olarak; “...” kelimesinin “ İskambil, domino vb. oyunlarda bir işaretini taşıyan kâğıt veya taş, birli, bey.2. Bir işte başta gelen (kimse veya şey)” kelimelerine karşılık geldiği, “....” kelimesi ise “Robotik, robotların tasarımı, üretimi ve kullanımı ile ilgilenen bir bilim dalıdır.”, anlamına haiz olduğu, dava konusu marka “...- ....” şeklinde telaffuz edilecek olup markanın bütünsel algısı itibariyle esas vurgunun “...” ibaresi üzerinde toplandığı; Davaya konu markanın üst kısmında farklı bir yazı karakteri ve kırmızı renk ile tanzim edilmiş küçük harf ile yazılmış bir “a ve a harfinin içine konumlanmış S” harfi bulunmakta ise de şekil unsuruna benzeyen “...” harfleri markaya ayırt edicilik katmadığı, her iki markada da baskın unsur olarak yer alan “...” kelimelerinden kaynaklı olarak ortalama düzeyde görsel, yüksek düzeyli işitsel ve kavramsal benzerlik yer aldığı, tüketicinin “...” ibaresinin anlamını bilmiyor olması, bu ibarenin karşılaştığı iki marka içerisinde birebir aynı şekilde kullanımından kaynaklı anılan ibarelerin aynı kelimeyi işaret ettikleri algısını ortadan kaldırmayacağı; Davalı itirazına mesnet teşkil eden markalardan bazıları; yeşil bir zemin üzerine sarı bir renk ile oluşturulan .... ibarelerinden oluşmakta iken, bazıları; herhangi bir şekil unsuru içermeksizin ve sadece ... ibaresinden oluştuğu, davalı markaları anlamsal olarak; ...” kelimesinin “ İskambil, domino vb. oyunlarda bir işaretini taşıyan kâğıt veya taş, birli, bey.2. Bir işte başta gelen (kimse veya şey)” kelimelerine karşılık geldiği, ... ibaresinden sonra gelen KAYNAK kelimesi “Bir suyun çıktığı yer, kaynarca, pınar, memba, göz:, Bir şeyin çıktığı yer, menşe: Gelir, kazanç, sağlık vb.ni sağlayıcı öge: Araştırma ve incelemede yararlanılan belge, referans: Herhangi bir bilim dalında yazılmış olan yazı veya eserlerin bütünü, literatür. İki metal veya yapay parçayı ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırıp yapıştırma işi. Sırayı beklemeden başkalarının hakkını alarak mevcut sıranın ön taraflarına girme işi. Herhangi bir enerjinin oluşup çevreye yayıldığı yer:” .... kelimesi “robot kaynağı” anlamlarına gelmekte olup, davalı markalarının tescil kapsamlarında yer alan emtia grupları incelendiğinde ... ibaresinden sonra gelen kelimelerin yapılan işleri nitelediği, bu nedenle markalarda yan unsur olarak kullanıldığı, tüketici nezdinde yaratacağı bütünsel algının ... kelimesi üzerinde toplanacağı, davalıya ait markaların bazılarında, ... ibaresinin esaslı unsur olarak yer aldığı ve bu esaslı unsurdan sonra gelen çeşitli unsurların eklenmesi suretiyle seri marka oluşturduğu; Dava konusu markada esas vurgu “...” kelimesi üzerinde olduğu, söz konusu harflerle yaratılan markanın, birebir aynı şekilde davalı markalarının da esas unsuru olduğu, davacı markası, her ne kadar iki kelimeden oluşan bir kelime markası olsa da, “...” ibaresi görsel etkinliğini yitirmediği, davacı markasında yer alan ... kelimesi markada yan unsur olarak yer almış olup markada dikkat çeken asıl unsur ... ibaresi olarak dikkat çektiği, davacı markası görsel kompozisyonu itibariyle davalı markalarından yeterli düzeyde uzaklaşmamış olup, davalının “...” ibareli markalarının yeni bir versiyonu, serisi görünümüne haiz olduğu, davacı markasında; markanın üst kısmında farklı bir yazı karakteri ve kırmızı renk ile tanzim edilmiş küçük harf ile yazılmış bir “a” harfi bulunmakta ise de şekil unsuruna benzeyen “a” harfi markaya ayırt edicilik katmadığı, her iki markada da baskın unsur olarak yer alan “...” kelimelerinden kaynaklı olarak ortalama düzeyde görsel, yüksek düzeyli işitsel ve kavramsal benzerlik yer aldığı, tüketicinin “...” ibaresinin anlamını bilmiyor olması, bu ibarenin karşılaştığı iki marka içerisinde birebir aynı şekilde kullanımından kaynaklı anılan ibarelerin aynı kelimeyi işaret ettikleri algısını ortadan kaldırmayacağı; Bu çerçevede taraf markalarının yarattıkları bütünsel izlenimler itibariyle, dava konusu markanın, davalı markasının görsel anlamda revize edilmiş bir versiyonu olarak algılanabileceği, kaldı ki davalı markalarının genel olarak kapsamının ve ayrıca dosya kapsamındaki sınırlı sayıdaki delillerden faaliyet alanın makine, makine üretimi, parçası… sektörüne yönelik oluşu da gözetildiğinde, dava konusu markada ek unsur olarak yer verilen “robotic” ibaresinin, kavramsal olarak da yine davalı markaların kapsamıyla ilişkilendirilebilir bir sözcük unsuru oluşu da dikkate alındığında, taraf markaları arasında iktisadi – idari anlamda bir ilişki kurması kaçınılmaz olacağı, bu nedenle de tüketicinin işaretler arasında bağlantı kurma eğilimi yüksek olacağı; Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus ilgili tüketicinin algısı olup tüketicinin her iki markayı her zaman aynı anda görüp detaylarını karşılaştırabileceğinin düşünülmesi hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği, tüketicinin daha önce satın aldığı bir mal veya hizmetin göz ve kulağında kalan izine, hatırlayabildiği kadar hafızasında kalan özelliklerine dayanarak, sonraki aynı veya benzer mal/hizmetten yararlanmak isterken önceki markanın kendisinde yarattığı garanti fonksiyonundan yararlanmayı düşünerek hareket edeceği, dolayısıyla önceki markanın zihninde bıraktığı algıyı uyarabilecek düzeyde benzer sonraki bir marka ile karşı karşıya kalan tüketicinin, sonraki markayı da bu güven duygusuna dayanarak tercih etme eğilimi ile hareket edebileceği, bu doğrultuda davalı markalarını görmüş, duymuş, deneyimlemiş bir tüketicinin, dava konusu markayı gördüğünde, önceki algısında kalan deneyimleri doğrultusunda, davalı markaları ile ilişkilendireceği; Nihayetinde dava konusu marka kapsamında yer alan mal/hizmetler bakımından taraf markalarının benzer mal/hizmetleri kapsadıkları, bu benzerlik ile birlikte markaları oluşturan işaretlerin esas unsurları bakımından ortaya çıkan görsel, işitsel ve kavramsal benzerliğin bütünsel algılarda yarattığı izlenim da göz önüne alındığında, ilgili tüketici kitlesi nezdinde markalar arasında işletmesel bir bağlantının var olduğu algısının meydana gelebileceği, bunun neticesinde işaretler arasında iktisadi– idari bir bağlantının var olup olmadığının sorgulanması sonucunu beraberinde getireceği, işaretlerin arasındaki benzerlik ve emtialar bazındaki ilişkinin tüketici nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimali sonucunu doğurabileceği, bu durumun da işaretler arasında imaj transferine yol açabileceği, karıştırılma ihtimalinin temelinde, makul miktarda ortalama tüketicilerin, bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde, herhangi bir sebeple bir bağlantı kurmasının yeterli olduğu, somut olayda ise bahsi geçen ihtimallere dair koşulların tamamının oluştuğu; Markasında yer alan “...” kelimesinin “... ....” olarak tescil edildiği, ancak, tescilli marka başvurusuna benzer nitelikteki başka işaretlerin başvuru sahibi veya üçüncü kişiler adına daha önce tescil edilmiş olması, inceleme konusu işaretin de tescil edileceği ya da edilmesi gerektiği anlamına gelmediği, bu kapsamda her marka başvurusu kendi içinde ve somut olayın özellikleri çerçevesinde, tescili talep edilen mal/hizmet ile güncel koşullar dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Neticede dosya incelendiğinde, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından; Dava konusu .... sayılı marka başvurusu kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin, davalı yana ait önceki tarihli markalar kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile aynı, aynı tür ya da benzer nitelikte olduğu, ayrıca taraf markarını oluşturan ibareler arasında, görsel, işitsel ve kavramsal unsurlar bakımından, ilgili tüketici nezdinde meydana gelen bütünsel algılar itibariyle, ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin meydana gelebileceği, ... kararının yerinde olduğu, ... kararının iptali şartlarının oluşmadığı, Biçimindeki gerekçeler ile davanın reddine karar verildiği, kararın davacı vekilince istinaf yoluna başvurulduğu, .... 02.11.2023 tarihli kararıyla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, verilen kararın yine davacı vekilince temyiz edildiği, .... sayılı ilamıyla, "Davacının reddedilen marka başvurusunda bulunan "..." ibaresi, davacının önceki.... sayılı markalarında da ayırt edici unsur olarak yer almaktadır. Bu markaların tescil başvuru tarihi ile eldeki davanın konusunu oluşturan markanın başvuru tarihi arasında beş yıldan fazla süre geçmiş olup davacının önceki markalarının kullanılmadığı da savunma olarak ileri sürülmemiştir.
Başvuru konusu markanın asıl unsuru olan "..." ibaresi davacı adına kazanılmış hak oluşturduğundan, davacının tescilli markalarındaki mal ve hizmet sınıflarında başvuru konusu markanın tescil edilmesine 6769 sayılı Kanun hükümleri kapsamında engel bir durum bulunmamaktadır. O halde mahkemece davacının önceki markalarında yer alan mal ve hizmet grupları açısından başvuru konusu markaya vaki davalı şirketin itirazlarının yerinde olmadığının kabulü ile mal ve hizmet ayıklaması yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın tümden reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. " biçiminde mahkememiz kararının bozulmasına karar vermiştir. Mahkememizce bozma ilamına karşı direnilmiştir, zira Yargıtay bozma kararında her ne kadar" Davacının reddedilen marka başvurusunda bulunan "..." ibaresi, davacının önceki ....sayılı markalarında da ayırt edici unsur olarak yer almaktadır. Bu markaların tescil başvuru tarihi ile eldeki davanın konusunu oluşturan markanın başvuru tarihi arasında beş yıldan fazla süre geçmiş olup davacının önceki markalarının kullanılmadığı da savunma olarak ileri sürülmemiştir". gerekçesiyle davacının önceki markaları dolayısıyla kazanılmış hakkı olduğu belirtilmiş ise de markaların kullanılmadığının savunma olarak ileri sürülmemesi davacıya ... ibaresi üzerinde kazanılmış hak bahşetmez. Kazanılmış hak iddiasının iddia eden iddiasını ispatlamalı prensibi gereği davacı tarafça ispatlanması ve mahkemenin bu hususta inceleme yapması gerekir. .... sayılı ilamında da belirtildiği üzere kazanılmış hakkın varlığının kabulü için kazanılmış hakka dayanak teşkil eden tescilli marka ile yeni markadaki ibarelerde asli unsurların muhafaza edilmiş olması ve eski markanın en azından hükümsüzlük davası açabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılması , karşı taraf markalarına yanaşma niyeti olmadan ve iltibas tehlikesi yaratmayacak şekilde eski ve yeni markalar arasında işletme ile bağlantının ve tüketici nezdinde yaratılan izlenimin korunmuş bulunması ,yeni markada kazanılmış hak iddia edilen markaya nazaran emtia kapsamının genişletilmemiş olması şartlarının bir arada bulunması gerekmektedir. Görüldüğü üzere müktesep haktan bahsedebilmek için diğer şartların yanında önceki markanın en azından hükümsüzlük davası açabilecek kadar bir sürede çekişmesiz şekilde fiilen kullanılması aranmaktadır. Somut olayda ise davacı şirketin önceki markalarını kullanıp kullanmadığı, kullanılıyorsa hangi mallar üzerinde kullanıldığı konusunda denetime elverişli olacak şekilde bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Bu durumda , davalı şirketin önceki tarihli ....., .......markalarının kullanılıp kullanılmadığı , kullanılıyorsa hangi mallar üzerinde kullanıldığı konusunda davalı şirket delilleri üzerinde inceleme yapılarak sonucuna göre kazanılmış hak koşullarının değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamıştır." şeklindeki kararında da belirtildiği üzere mahkememizce davacının önceki markaları üzerinde kazanılmış hakkı olup olmadığı hakkında araştırma yapılmış ve davacının kazanılmış hakka dayanamayacağı belirtilmiştir. Neticede dava konusu .... ibareli davacı marka başvurusu ile itiraza mesnet gösterilen davalı markalarının benzer olduğu; dava konusu ...sayılı marka başvurusu kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin, davalı yana ait önceki tarihli markalar kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile aynı, aynı tür ya da benzer nitelikte olduğu, ayrıca taraf markarını oluşturan ibareler arasında, görsel, işitsel ve kavramsal unsurlar bakımından, ilgili tüketici nezdinde meydana gelen bütünsel algılar itibariyle, ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin meydana gelebileceği, ... kararının yerinde olduğu, ... kararının iptali şartlarının oluşmadığı, davacının kazanılmış hakka dayanamayacağı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : ..... Karar sayılı 02.12.2024 tarihli yargıtay bozma ilamına direnilmesine, D a v a n ı n R e d d i n e, 1-Alınması gereken 615,40.-TL maktu harçtan peşin alınan 54,40-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 561,00.-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
2-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 3-Davalı kurum ve davalı şirket kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davalıların yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, 5-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine (HMK m.333), Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.19.03.2025
Kâtip Hâkim 41072 ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır