İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/28 E. 2025/1103 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/28
Karar No
2025/1103
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/28 Esas KARAR NO : 2025/1103

DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Alacak) DAVA TARİHİ : 21/12/2022 KARAR TARİHİ : 08/12/2025 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 09/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Tedbir talebinin kabulü ile talebi doğrultusunda dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ipotek limiti olan 375.000,00 TL 'nin mahkememizin uygun göreceği bir yere tarafınca depo edilmesine karar verilmesini, ipotek tutarının tarafınca mahkemenin uygun göreceği yere depo edilmesinden sonra Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü ..... Esasla aleyhine karşı başlatılan takibin tarafları açısından huzurdaki davanın sonuçlanıncaya kadar tedbiren durdurulmasını, dava sonucunda yapılan inceleme neticesinde belirlenen ipotek bedelinin asıl alacaklıya ödenmesi neticesinde İstanbul .... Mah. .... Ada .... parsel (eski ..... parsel) A-3 Blok 17. Bağımsız bölüm taşınmaz üzerin şerh edilen 16/02/2007 tarih ve ..... yevmiye numaralı ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini ve kararın icrası için ilgili tapu müdürlüğüne yazı yazılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretininde davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkili banka lehine süresiz bir şekilde, doğmuş doğacak tüm borcun teminatı teşkil eden limit ipoteğinin tesis edildiğini, davacı tarafın kredilerin muvazaalı olarak kullandırılarak ipotekli taşınmazın maliklerinin zarara uğratıldığı iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili banka ile dava dışı kredi borçlusu şirket arasında yeni kredilerin kullandırılarak ipotek teminatı kapsamına alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığını, kredi sözleşmeleri kapsamında yeni kredilerin kullandırılmasının iptekli taşınmaz malikinin onayına tabi olmadığını, müvekkili banka tarafından limit ipoteğine uygun olarak talepte bulunulduğunu beyanla, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame edilen davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinden bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, TMK 884 maddesi uyarınca ipoteğin kaldırılması yönündeki talebinin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafından ipotekli olarak satın alınan İstanbul /Beyikdüzü .... Mah. .... ada .... parsel (yeni .... parsel) arsa üzerinde bulunan A-3 B blok 17. Mesken tipi Bağımsız bölüm taşınmaz üzerinde tesis edilen 14/02/2007 Tarih ve ..... yevmiye numaralı ipoteğin borcunun dava dışı ipotek borçlusu tarafından davalı bankaya ödenip ödenmediği, bu ipoteğin devamına ilişkin koşullarının ipoteğe ilişkin kayıtlar da dikkate alınarak mevcut olup olmadığı, davacı tarafından davalıya çekilen ihtardan sonra davalı banka tarafından kredi borçlusuna başkaca krediler kullandırılıp kullandırılmadığı, bu kredilerden kaynaklı kredi borçlularının borcunun kalıp kalmadığı, davacı tarafın TMK 884. Maddesi kapsamında icra dosyasına bedeli depo etmesi sebebiyle varsa borcun kalması halinde depo bedeli üzerinden ipotek borcunun devam edip etmediği hususunda ipoteğin kaldırılması talebine ilişkin olduğu görülmektedir. Taşınmaz rehninin bir çeşidi olan ipotek, TMK'nın 881 ilâ 897 nci maddeleri arasında düzenlenmiştir. Söz konusu maddelerde ipoteğin tanımı yapılmaksızın, ipoteğin amacı ve niteliği (m. 881), kurulması ve sona ermesi (m. 882- 887), hükümleri (m. 888- 891) ve kanuni ipotek hakları (m. 892- 897) ile ilgili hususlar ele alınmıştır. Doktrinde ipotek kavramı, kişisel bir alacağı güvence altına alma amacını güden, kıymetli evraka bağlı olmayan ve bir taşınmazın değerinden alacaklının alacağını elde etmesi olanağını sağlayan sınırlı ayni hak olarak tanımlanmaktadır (Akipek, J.G./Akıntürk,T.: Eşya Hukuku, İstanbul 2009, s. 786; Gürsoy, K./Eren, F./Cansel, E.: Türk Eşya Hukuku, 1984, s. 1032). Bu şekilde, ayni teminat sağlayan sınırlı bir ayni hak niteliğindeki ipotek; belirli bir borcun ifasının teminat altına alınması amacını güder ve alacaklıya, teminatın konusunu oluşturan taşınmazın paraya çevrilmesi suretiyle alacağını elde etme yetkisi sunar (Köprülü, B./Kaneti, S.: Sınırlı Ayni Haklar, İstanbul 1983, s. 252). Taşınmaz rehninin temel ilkelerinden biri belirlilik ilkesi olup, bu ilke ipoteğin kurulmasında alacak ve taşınmaz bakımından kendisini göstermektedir. İpoteğin alacak bakımından belirli olması, taşınmazın ne miktar alacak için güvence teşkil edeceğinin tapu kütüğünde açıkça gösterilmesidir. Bu husus, TMK’nın 851 inci maddesinde "Taşınmaz rehni, miktarı Türk parası ile gösterilen belli bir alacak için kurulabilir. Alacağın miktarının belli olmaması hâlinde, alacaklının bütün istemlerini karşılayacak şekilde taşınmazın güvence altına alacağı üst sınır taraflarca belirtilir" şeklinde ifade edilmiştir. Çeşitli borçların teminat altına alınması için ipotek tesis edilmesi mümkünse de kural olarak, söz konusu hüküm gereği, alacağın belirli miktar üzerinden Türk Lirası ile gösterilmesi gerekir. İpotek, hâlen mevcut veya ilerde doğması olası bir alacağı teminat altına alır (TMK m. 881). Miktarı ipoteğin tesisi anında belli olan alacaklar için ana para ipoteği (sabit ipotek, adi ipotek, karz ipoteği, kesin borç ipoteği), miktarı ipoteğin tesisi anında belli (muayyen) olmayan fakat ilerde gerçekleşecek alacaklar için ise üst sınır ipoteği (limit ipoteği, azami meblağ ipoteği, maksimal ipotek) kurulur (TMK m. 851). Ana para ipoteğinde taşınmazın teminat altına aldığı miktar rehin sözleşmesinde yazılı olan meblağ, üst sınır ipoteğinde ise ilerde tahakkuku muhtemel alacağın tahakkuk eden ve fakat üst sınır olarak belirlenen meblağı geçemeyecek olan kısmıdır. Dosyanın yapılan incelemesinde; davacı tarafın, üzerinde ipotek bulunan bir taşınmazı satın aldığı, ipotek bedelinin 375.000TL üst sınır ipoteği olarak belirlendiği, Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi ..... Es dosyasına ipotek bedelinin depo edildiği ancak söz konusu depo edilen bedelin icra takibinin durdurulmasına ilişkin olarak yatırılan teminat bedeli olduğu bu nedenle ipotek karşılığı olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmakla davacıya mahkememiz 6.celsesinde ipotek bedelinin yatırılmasına ilişkin süre verilmiş olup 14/11/2025 tarihinde 375.000,00 TL teminat bedelinin mahkememiz veznesine yatırıldığı görülmüştür. Davacının talebinin ipoteğin kaldırılması istemine ilişkin olduğu, dosyada yapılan bilirkişi incelemesinde "Davalı banka Lehine teminat gösterilen dava dışı şirketin müvekkil banka ile imzalamış olduğu Genel Kredi Sözleşmeleri kapsamında yeni krediler kullanması, yeni sözleşmeler imzalaması ve kefalet sorumluluğu altına girmesi doğacak borç kapsamında olduğundan ipotek teminatı altındadır. Dava konusu ipotek resmi senedinde doğmuş /doğacak tüm borçlar 375.000,00TL. limit tutarında teminat altına alınmıştır. Yasa ve yüksek yargı kararlarıyla da sabit olduğu üzere doğmuş ya da doğacak tüm borçların ipotek ile teminat altına alınabileceği kabul edilmiştir. Söz konusu kredi borcunun ödenmemesi sebebiyle davacı hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatılmış olup, davacı taraf borçtan 375.000 TL lik limit tutarında sorumlu olduğundan, kredi borçlarının bitmemesinden dolayı ipoteğin fekkinin borcu teminatsız bırakacağından borç bitimine kadar ipoteğin devam ettirilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmış olup nihai takdir sayın mahkemenindir." denmek suretiyle ipoteğin limit ipoteği olduğu dava dışı borçlunun mevcut kredilerden kaynaklı borçlarının bulunduğu belirlenmiş ise de davacı tarafından depo edilen teminatın dikkate alınmadığı anlaşılmakla bilirkişi raporu hükme esas alınmamıştır. Raporda da belirtildiği üzere işbu ipotek, azami meblağ (üst sınır ipoteği) ipoteğidir. Türk Medeni Kanununun 851. ve 881. maddelerinde ifadesini bulan azami meblağ (üst sınır) ipoteğinde alacağın ulaşacağı miktar önceden belirsiz olduğundan taşınmazın ne miktar için teminat teşkil edeceği ipotek akit tablosunda gösterilen limitle sınırlanabilir. Türk Medeni Kanununun 875. maddesinde belirtilen ve ipotekle teminat altına alınan ana borç, gecikme faizi, icra takip giderleri ve taraflarca kararlaştırılan eklentilerden oluşan borcun toplam miktarının bu limiti aşması olanaklı değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24.05.1989 tarih, 1989/11-294 Esas, 1989/378 Karar sayılı kararında da yukarıdaki kural benimsenmiştir. Bu kural uyarınca üst sınır ipoteğinde alacak bakımından bir üst sınır tespit edilerek teminatın kapsamı saptanmaktadır. Bu şekilde rehin edilen alacağın tutarı değil, ipotekli gayrimenkulün sorumlu olduğu üst miktar belirlenmektedir. O halde teminat, alacağı ve alacaklı icra takibi yapmışsa takip giderleri ile temerrüt faizlerini, üst sınıra kadar sınırlamaya tabi olmaksızın sağlamaktadır. Bu bakımdan üst sınır ipoteği kurulurken akit tablosuna üst sınır belirlenmesi yapıldıktan sonra “bu meblağa ilaveten” denilmek suretiyle ilave yapma olanağı bulunmamaktadır. Yapılsa da geçerli sayılmaz. Kısaca, ipoteğin üst sınır ipoteği olması durumunda borçlu sadece ipotek akit tablosunda belirtilen miktar ile sınırlı olmak üzere sorumludur. Taraflar arasında davacının taşınmazı üzerinde dava dışı asıl borçlunun borçlarının teminatı olmak üzere davalı banka lehine ipotek tesis edildiği, dava dışı asıl borçlunun ipotek ile teminat altına alınan borcunun bulunduğu gerekçesiyle ipoteğin banka tarafından fekkedilmediği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Mevcut uyuşmazlığın ipotek maliki tarafından tespit edilen miktarın depo edilmesi ile ipoteğin fekkedilip edilemeyeceği hususlarına evrilmiştir. Dosyada kredi sözleşmesinin, icra dosyasının, ipotek belgesinin, tapu belgesinin celp edildiği, ipoteğin kaldırılmasının TMK'nun 883. Maddesinde düzenlendiği, buna göre alacağın sona ermesi halinde ipotekli taşınmazın malikinin, alacaklıdan ipoteği terkin ettirmesini isteyebileceği, aynı yasanın 884.maddesinde de üçüncü kişi ipoteğinin de düzenlendiği, bu maddede " borçtan şahsen sorumlu olmayan rehinli taşınmaz malikinin, borçluya ait koşullar içinde borcu ödeyerek taşınmazın üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını isteyebileceği" hükmünün mevcut olduğu, davalı banka ile dava dışı ... İnş. Tur. San. Ltd . Şti arasında genel kredi sözleşmesi ilişkisi olduğu, davacının bu sözleşmede taraf olmadığı, yalnızca taşınmaz maliki olduğu, davaya konu ipoteğin 3. Kişi ipoteği olduğu, davacının lehine ipoteğin dayanağı borca ilişkin itirazının olmadığı, davacı tarafın tapu kaydında belirtilen ipotek miktarı depo etmiş olması sebebiyle ipotek terkin şartlarının oluştuğu, kararın kesinleşmesiyle de depo bedelinin davalı tarafın talebi halinde davalı tarafa ödenebileceği değerlendirilerek aşağıdaki şekilde karar verildi. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE; Davacıya ait İstanbul /Beyikdüzü .... Mah. .... ada .... parsel (yeni .... parsel) arsa üzerinde bulunan A-3 B blok 17. Mesken tipi Bağımsız bölüm üzerinde davalı banka lehine tesis edilen 14/02/2007 Tarih ve .... yevmiye numaralı 1. dereceden 375.000,00TL bedelli ipoteğin tapu kaydından terkini ile tapu kaydının bu şekilde düzeltilmesine, 2-İİİK 28. maddesi uyarınca kısa kararın ve karar kesinleştiğinde kesinleşen kararının bir suretlerinin Beylikdüzü Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine, 3- Mahkememiz veznesine 14/11/2025 tarihinde depo edilen 375.000,00 TL bedelin Karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davalıya ödenmesine 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 25.616,25.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 6.404,07.-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 19.212,18.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 80,70.-TL başvurma harcı ve 6.404,07.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafından dosyada yapılan 10.000,00 TL bilirkişi ücreti 1.265,22 TL posta masrafı olmak üzere toplam 11.265,22.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davalı tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 60.000,00.-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 9-Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen kararının, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM ‘ne İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/12/2025

Katip .... ¸e-imzalıdır Hakim ..... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/28, K. 2025/1103, T. 08.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-28-e-2025-1103-k-00549364f00a