İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/235 E. 2025/299 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/235
Karar No
2025/299
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/235 Esas - 2025/299

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2024/235 KARAR NO : 2025/299

DAVA : Marka ... kararı iptali DAVA TARİHİ : 17/05/2024 KARAR TARİHİ : 14/07/2025 Yazıldığı Tarih : 16/07/2025

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: davacının “...” ibareli markalarının ... nezdinde 21, 29, 30, 32, 33, 34, 35 ve 43. Sınıflara giren mal ve hizmetler yönünden tescilli olduğunu, davacının bu markalarını Türkiye’de ve yurt dışında yerleşik 160 şubesinde 2014’ten bu yana yoğun bir biçimde kullandığını ve bu markaların tanınmış marka statüsüne ulaşmış olduğunu, davalının davacının markalarının esas unsuru konumunda olan “...” ibaresini ihtiva eden ... sayılı markasının davacının markalarının tescilli ve tanınmış olduğu emtialarda kullanılıyor olduğunu, davalının bu marka altında piyasaya ürün arz etmesinin ve bu markayı kullanmasının davacının marka haklarının ihlali anlamına gelen ve davacı ile haksız rekabet yaratan fiiller olduğunu, zira karşılaştırılan markalar ve markasal kullanımlar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunun kabul edilmesi gerektiğini, ayrıca davacının markalarının tanınmışlığı göz önüne alındığında davalının davacının markalarının esas unsuru olan “...” markasını kullanmasının davalıya haksız bir yarar sağlayacağının ve davacının tanınmış markasının itibarının zedeleneceğinin de kabulünün gerektiğini iddia ederek, ... ...’nın ... sayılı kararının iptaline ve ... başvuru sayılı markanın reddedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markasının davacı tarafın itiraz mesnedi markaları dolayısıyla SMK 5/1-ç maddesine göre aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik, SMK 5/1-f maddesine göre yanıltıcılık iddialarına bağlı mutlak red sebebi itirazı ile SMK 6/1 maddesine göre iltibas , SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık nisbi red sebebine bağlı davacı itirazları açısından Türk Patentin ... sayılı ... kararının iptalinin davalı markasının tescili halinde de hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 18/03/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 17/05/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "...." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı "... coffee house", "... ", "...." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6/1 ve 6/5. maddeleri uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Bilindiği gibi markalar arasındaki karıştırılma ihtimali incelemesi; markalar arasındaki benzerlik düzeyi, mal/hizmetler arasındaki benzerlik düzeyi, itiraza gerekçe olarak gösterilen markanın ayırt edici gücü ve ilgili tüketici kesiminin dikkat düzeyi gibi bir dizi unsurun değerlendirilmesine dayanır. Bu değerlendirme son tahlilde bütün unsurların birlikte değerlendirilmesiyle yapılmalıdır (....). İncelemede, başvurunun ihtiva ettiği Arap kahvesi anlamına gelen ''...'' ibaresinin bir kahve türü olması nedeniyle tanımlayıcı olduğu tespit edilmiştir. (.....) Belirtilen bilgiler ışığında yapılan incelemede, ihtilaf konusu ''...'' ibaresinin tanımlayıcı nitelikte bir ibare olması nedeniyle, başvuruda ''....'' ibaresinin asli ayırt edici unsur olduğu, bu itibarla "..." ibareli başvuru ile itiraz gerekçesi markaların ihtiva ettikleri tüm unsurlarla birlikte görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer olmadığı ve markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Markaların karıştırılmayacağı değerlendirmesi ve dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgeler birlikte dikkate alındığında, somut olay bakımından Md. 6/5'te belirtilen şartların oluşmadığı kanaatine varıldığından, ilgili yöndeki itirazın haklı ve yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Başvuru ile itiraz gerekçesi markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığı kanaatine varıldığından Md. 5/1-ç kapsamında yapılan itirazın reddi gerekmiştir. Sayılan nedenlerle, itirazın reddi gerekmiştir. " şeklinde ifade edilmiştir.

6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) 5/1-ç maddesinde "Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler" Buradaki “ayniyet” olgusuyla, “bir markanın tamamen taklit edilmesi” kast edilmektedir. “Ayırt edilemeyecek derecede benzerlik” olgusuyla ise başvuru konusu markanın tescilli markanın birebir aynısı olmamakla birlikte, “ilk bakışta fark edilemeyecek derecede aynı” olan ve bu hususun ispatına dahi gerek duyulmayan, ancak çok dikkatli bir inceleme sonucu farkın anlaşılabileceği ibare ve şekilleri taşıyan işaretler kast edilmektedir (....). 5/1-f maddesinde " Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak işaretler." ( mutlak red sebebi ) marka olarak tesçil edilemez. Buna göre , başvuruya konu olan işaret kapsamı açısından Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltıyorsa yine marka olarak tescil edilebilmesi mümkün değildir. Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. ", Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markaları .... ....

Bilirkişi heyet raporunda ÖZETLE; " Karşılaştırılan markaların/işaretlerin görsel, işitsel, kavramsal açılardan ve genel görünümleri itibariyle benzer olmadığı, Taraf markalarının kapsamına giren emtiaların aynı olduğu, Davalının markasının kapsamına giren emtiaların hitap ettiği ortalama alıcı/tüketici kitlesinin seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesinin yüksek olmadığı, (1) nolu bentte yer alan değerlendirmeden dolayı, (2) ve (3) nolu bentlerdeki tespitlere rağmen, karşılaştırılan markalar arasında iltibas tehlikesinin/karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, Davacının “tanınmışlık” iddiasının davalının markasının tesciline/hükmüne bir engelinin/etkisinin olamayacağı, Karşılaştırılan markaların, SMK m. 5/1(ç) hükmü anlamında, herhangi bir takdir yetkisi ve şüpheye yer vermeyen bir biçimde benzer olmadığı, Dava konusu edilen markanın, kapsamına alınmak istenilen emtialar yönünden halkı yanıltıcı niteliği haiz olmadığı, Bu değerlendirmeler ile dava konusu edilen 16.03.2024 tarihli ve ... sayılı ... kararının çelişmediği/uyumlu olduğu, Davacının hükümsüzlük talebinin, bu değerlendirmeler ile çeliştiği/uyumlu olmadığı " şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.

GEREKÇE: SMK 5/1-ç yönünden değerlendirme; Davalının başvuru markasının "...." ibareli şeklinde, davacı itiraz markasının da ".... " işaret ve görselini içermesi karşısında taraf markaları arasında aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olarak değerlendirilmemesi gerektiği, bu hususun yani taraf markalarının aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı her hangi bir inceleme yapılmasını gerektirmeyecek derecede açık ve net biçimde görüldüğü, dolayısıyla SMK 5-1-ç maddesi anlamında mutlak red engeli koşulu oluşmadığı ; SMK 5/1-f yönünden değerlendirme; Davalının başvuru markasının ".... " ibareli olup 30.ncu sınıftaki emtialarda başvurusu yapılmıştır. Dolayısıyla kapsamındaki bu emtialar açısından niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak hehangi bir unsur olmadığı; dolaysıyla SMK 5-1-f maddesindeki mutlak red engeli koşulu oluşmadığı ; Nisbi Red sebepleri açısından; Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının ".... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait " ...." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal şekilde herhangi bir benzerlik olmadığı; SMK 6/1 maddesindeki iltibas-karıştırılma-benzerlik koşulu gerçekleşmediği; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının ".... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının " ...." ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının " ...." ibareli tescilli markalı mallarından satın almak isterken davalının ".... " ibareli başvuru markalı malı satın almak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu; SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Tüm bu gerekçelerle bilirkişi heyet raporu da benimsenerek ... kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜ K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı Kuruma verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı şahsın yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.

14/07/2025

Katip .... Hakim .... E-imza E-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/235, K. 2025/299, T. 14.07.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-235-e-2025-299-k-2f9802de1e1a