İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/228 E. 2025/513 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/228
Karar No
2025/513
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2024/228 Esas - 2025/513 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/228 KARAR NO : 2025/513

.... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Kredi Çerçeve Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/03/2024 KARAR TARİHİ : 24/06/2025 G.K. YAZIM TARİHİ : 20/07/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Kredi Çerçeve Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. I) İDDİA : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; dava dışı asıl borçlu.... 28/01/2019 tarihli 750.000,00.-TL ve 15/12/2014 tarihli 400.000,00.-TL bedelli kredi çerçeve sözleşmeleri uyarınca krediler kullandırıldığı; davalı ...'nun 400.000,00.-TL bedelli sözleşmeye müşterek müteselsil kefil olduğu; kredilerin geri ödenmemesi üzerine borçlulara .... Noterliği'nin 16/07/2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı kat ihtarnamesinin keşide edildiği ancak ödeme yapılmadığı; bu nedenle ... Esas sayılı dosyası (İcra dosyasının devri akabinde... Esas) üzerinden 432.228,82.-TL bedelli ilamsız icra takibi başlatıldığı; davalının 03/05/2021 tarihinde borca ve ferilerine haksız ve hukuki mesnetten yoksun olarak itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu; taraflar arasındaki sözleşmenin 5.1. maddesi uyarınca banka kayıtlarının delil sözleşmesi niteliğinde olduğu; alacağın likit ve ispatlanabilir olduğu beyan edilmiş olup; davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesi talep edildiği anlaşılmıştır. II) SAVUNMA : Tensip zaptını ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalıya 16/05/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir. III) DELİLLER : .... Esas sayılı (ilgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, ... Esas numarasını almıştır) Dosyası Sureti. ....Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası. ... Yevmiye Numaralı İhtarnamesi ve Tebliğ Belgeleri. Bilirkişi Kök ve Ek Raporları. IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti : Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ...("davacı şirket" olarak anılacaktır) tarafından, davalı ...'na ("davalı şahıs" olarak anılacaktır) yönelik açılan "Ticari Kredi Çerçeve Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davası" olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, taraflar arasında "uyuşmazlık bulunmayan hususlar" tespit edilememiş olmakla birlikte; 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir. Bu doğrultuda uyuşmazlığın konusunun; .... Esas sayılı dosyasında (ilgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, ....Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibi ile ilgili olarak ; taraflar arasında akdedildiği belirtilen Kredi Çerçeve Sözleşmesi sözleşmesi uyarınca davacı bankanın (icra takip tarihi itibariyle) 432.228,82.-TL alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; alacağın mevcut bulunduğunun tespiti halinde, icra takip tarihi öncesinde uygulanmış faizin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, türü ve oranı ile icra takip tarihi sonrasında uygulanacak faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmaktadır. b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :

Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının" mevcut bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede; Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasına konu icra takibinin, geçerli bir icra takibi olduğu; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu ve 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, 6100 Sayılı HMK.'nın 117. maddesi uyarınca "yetki" veya "tahkim" ilk itirazları bulunmadığı anlaşıldığından; bu hususta Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır.

c) İtirazın İptali Davasının Hukuki Nitelendirmesi : İtirazın İptali Davası; herhangi bir icra takibinde, borçlu tarafından sunulmuş olan "itirazın geçersiz kılınması", borçlu itirazı ile devam edilemeyen ilamsız takibe konu "alacağın varlığının tespiti" ile "icra takibinin devamına karar verilmesi" talebi ile ilgili olup; bu doğrultuda, takibe konu alacağın borçludan tahsilini temin amacı taşımaktadır. İtirazın İptali Davasını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İtirazın İptali" başlıklı 67. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. (3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (4) ... (5) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (6) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." Yukarıda belirtilen Kanun hükmünden de anlaşılmakta olduğu üzere, "İtirazın İptali Davası" açılabilmesi için: a) İlamsız takip yapılmış olması, b) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, c) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde Mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir. Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere alacaklı; ilgili icra dosyasında, borçlu/borçlular tarafından sunulan "ödeme emrine itiraz beyanının" kendisine tebliğini müteakiben bir (1) sene içerisinde açabileceği "itirazın iptali" davası kapsamında; borçlu/borçlular tarafından ileri sürülmüş olan itirazın, (genel hükümler uyarınca "alacağının varlığını" ispat etmek suretiyle) iptalini talep edebilir. İtirazın iptali davası ile ilgili olarak belirtilen bir (1) senelik süre, hak düşürücü nitelikte olup; anılan süre içerisinde "itirazın iptali davası" açılmaması halinde dahi alacaklı, genel hükümler çerçevesinde dava açmak suretiyle alacağını talep edebilecektir. İtirazın iptali davası; yargılama usulü bakımından "genel hükümlere" tâbidir. Davalı/borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da, bu dava içinde kendisine tanınan yasal cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Yasal cevap süresi içinde davalı/borçlu tarafından ileri sürülmeyen itirazlar, Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınamaz ve takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapılır.

Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbi bulunduğundan; "ispat yükü" normal bir alacak davasında kabul edilecek "ispat yükü" ile aynıdır. Bu açıklamadan hareketle; 6100 sayılı HMK.'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, "iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa" aittir. Bu genel kuralın dışında bazı istisnai hâllerde, ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Neticeten; davacı ya da davalı, iddiasını ya da savunmasını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen hükümler uyarınca ispat külfeti altındadır. Buna göre yürütülecek yargılama sonucunda Mahkeme tarafından verilecek karar; "dava konusunun esası" hakkında, söz konusu uyuşmazlığı "kesin hükümle sonuçlandıran" bir nihai karar olup, "icra takibinin devamı" hususunda da takdir içermektedir. d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme : Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasında; .... Esas sayılı dosyasında (ilgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, ... Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibinde sunulan itirazın, haksız olduğundan bahisle iptaline ve davalı tarafın, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Tensip zaptını ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir. Mahkememizce, itirazın iptali istenen icra takibine konu alacağın varlığı ve miktarı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve anılan hususta düzenlenen bilirkişi raporu kapsamında; davacı banka ile dava dışı.... arasında 28/01/2019 tarihli 750.000,00.-TL ve 15/12/2014 tarihli 400.000,00.-TL bedelli iki adet kredi çerçeve sözleşmesi akdedildiği; davalı .... sadece 15/12/2014 tarihli 400.000,00.-TL bedelli sözleşmeye müteselsil kefil olduğu; kefalet akdinde kefalet limiti, tarihi ve müteselsil olduğuna dair hususların kefilin el yazısı ile yazıldığı; davalının 09/02/2012 tarihli .... Gazetesi'ne göre borçlu şirketin ortağı olması sebebiyle kefaletine ilişkin eş rızasının alınmasına yasal bir zorunluluk bulunmadığı; takibe konu borcun taksitli ticari kredi ve ticari kredili mevduat hesabından kaynaklandığı; dava dışı borçluya kullandırılmış bir gayrinakdi kredinin bulunmadığı;..... Noterliği'nin 16/07/2019 tarihli ve ...yevmiye numaralı kat ihtarnamesinin asıl borçlu ile davalı kefile aynı tarih olan 18/07/2019'da tebliğ edildiği ve bu suretle her ikisi için de temerrüt tarihinin 20/07/2019 olduğu; taksitli ticari kredi için davacı bankanın takip talebinde belirttiği %57,00'lik temerrüt faizi oranının sözleşmenin 4.2. maddesine uygun olduğu; ancak, ticari kredili mevduat hesabı için yasal düzenlemeler gereği uygulanması gereken azami temerrüt faizi oranının %28,80 olmasına rağmen davacı tarafın bu kalem için de %57,00 oranında faiz talep ettiği; davacı banka tarafından..... sayılı dosyası üzerinden başlatılan takipte 341.065,79.-TL asıl alacak talep edilmesine karşın, dosyaya sunulan belgelerden hesaplanabilen kapitalize edilmiş asıl alacak tutarının 286.309,74.-TL olduğu; davacı bankanın talep ettiği 2.017,06.-TL masrafın ise sadece 1.111,58.-TL'lik kısmının belgelendirildiği; takip tarihi olan 29/01/2020 itibarıyla toplam borcun 286.309,74.-TL asıl alacak (bu tutara 265.107,37.-TL'lik kısmına %57,00 ve 21.202,37.-TL'lik kısmına %28,80 oranında faiz işletilmesi gerekmekte olduğu), 84.286,04.-TL işlemiş faiz, 4.257,98.-TL BSMV ve 1.111,58.-TL masraf olmak üzere toplam 375.965,34.-TL olarak hesaplandığı hususları rapor edilmiştir.

Mahkememizce, dava konusu uyuşmazlık hususunda yapılan nihai değerlendirmede; Mahkememize sunulan belgeler ışığında, 15/12/2014 tarihli Kredi Çerçeve Sözleşmesi'nin taraflar arasında akdedilmiş bulunduğu; talep konusu kredi alacağı hakkında 16/07/2019 tarihi itibariyle keşide edilen kat ihtarnamesi kapsamında, söz konusu taksitli ticari kredi ve ticari kredili mevduat alacağının kat edildiği; talep konusu alacağın, kefil yönünden muacceliyetinin tetkiki kapsamında taraflar arasında imzalanmış sözleşme incelendiğinde, alacağın kefil yönünden muacceliyeti hususunda TBK 590/3. maddesi uyarınca ihtarat zorunluluğu getiren bir hüküm bulunmadığı ve bu doğrultuda TBK 586. maddesi hükmünün uygulanması lüzumu bulunduğu ve bu doğrultuda söz konusu kat ihtarnamesinin, asıl borçluya tebliği ve akabinde ihtarın sonuçsuz kalması nedeniyle TBK. 586. maddesi uyarınca kefili takip imkanının da doğmuş bulunduğu anlaşıldığından ve bilirkişi raporunda belirtilen hesaplamaların da dikkate alınması suretiyle, davanın kısmen kabulüne dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle) 1) Davanın KISMEN KABULÜNE, Bu doğrultuda; .... Esas sayılı (ilgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, ... İcra Dairesine devredilerek, .... Esas numarasını almıştır) icra takibine yapılan itirazın 375.965,34 TL.'lik (asıl alacak, işlemiş faiz, BSMV ve masraf) kısmının iptaline, 286.309,74 TL. asıl alacak, 84.286,04 TL. işlemiş faiz, 4.257,98 TL BSMV ve 1.111,58 TL. Masraf olmak üzere toplam 375.965,34 TL üzerinden, (taksitli ticari krediden kaynaklanan 265.107,37 TL'lik asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren %57,00 faiz oranı; ticari kredili mevduat hesabından kaynaklanan 21.202,37 TL'lik asıl alacağa, icra takibinden itibaren %28,80 faiz oranı işletilmesi suretiyle) icra takibinin devamına, 2) Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3) Hükmolunan alacağın %20’si olan 75.193,07 TL. icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 4) Karar ve İlâm Harcı : a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 25.682,19 TL harçtan, davacı tarafından yatırılmış bulunan 7.381,39 TL. harcın mahsubu ile bakiye kalan 18.300,80 TL harcın; davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 7.381,39 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı ve 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 7.869,79 TL harcın; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 5) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 675,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 4.675,00‬ TL yargılama giderinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 4.066,45 TL'nin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE; bakiye kalan 608,55 TL yargılama giderinin ise davacı üzerinde BIRAKILMASINA, b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2. maddesi uyarınca ... bütçesinden karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 2.783,45 TL.'nin davalıdan tahsili; 416,55 TL.'nin ise davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, 6) Vekâlet Ücreti : a) Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen miktar olan 375.965,34 TL. üzerinden) takdir edilen 60.154,45 TL. vekalet ücretinin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, Dair; davacı vekilinin ve davalının yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca .... kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 24/06/2025

... ¸ ¸ Gerekçeli Karar

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/228, K. 2025/513, T. 24.06.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-228-e-2025-513-k-7b3af108ba9d