İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/383 E. 2026/445 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/383
- Karar No
- 2026/445
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/383 Esas KARAR NO : 2026/445 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 28/04/2025 KARAR TARİHİ : 21/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23.05.2024 tarihinde, davacı şirketin ---------- no’lu kasko poliçesi ile sigortaladığı --------- plakalı araç park halindeyken, davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu ---------- plakalı aracın çarpması suretiyle, trafik kazası meydana geldiğini,-------- plakalı araç sürücüsünün, meydana gelen kazada kusurlu olduğubu, ---------- plakalı araçta meydana gelen hasarın, eksper tarafından incelendiği ve 102.708,95-TL hasar tespiti yapılarak, onarımı yapan servise 08.10.2024 tarihinde 90.726,24 TL + 11.982,75 TL KDV olmak üzere toplam 102.708,95 TL bedelin rücuen tazmini için davalı sigortacıya başvurulduğubu, ancak ödemenin reddedilmesi üzerine ---------- İcra Müdürlüğü’nün ---------- E. sayılı dosyasıyla takibe geçildiğini, icra takibine itiraz edilmesi sebebi ile takibin tahsile kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile karayolu olarak tanımlanan yerlerde meydana gelen kazalar teminat altına alındığını, dava konusu hasarın liman sahasında meydana geldiğini, kaza yerinin karayolu olmadığını, davacı taleplerinin teminat kapsamında olmadığını ve zaman aşımına uğradığını, davalı sigortalı araç sürücüsünün meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını, talep edilen hasar tutarının fahiş olduğunu, hasarlanan parçaların sovtaj tutarlarının hesaplamadan düşülmediğini, hasar tutarınına KDV ilave edilemeyeceği ve tüm bu sebeplerden dolayı açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :Dava; 14/10/2023 tarihli kaza nedeniyle davacıya ait ---------- plakalı araçta oluşan değer kaybı, kira kaybı ve ekspertiz raporu bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanmış, araç tescil kayıtları dosyamız içerisine alınmış, poliçe ve hasar dosyası celp edilmiş, bilirkişiden rapor aldırılarak sonuca gidilmiştir.--------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilmiş olup, yapılan incelemede; Davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhinde 18/02/2025 tarihinde --------- plakalı araç ile ---------- plakalı araçlar arasında meydana gelen kaza nedeniyle rücuen tazminat alacağının tahsili için 102.708,95 TL asıl alacak, 19.022,96 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 121.731,91 TL alacak miktarı için ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip borçlusunun süresi içerinde takibe ve borcun tamamına itirazı ettiği ve itiraz üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.Uyuşmazlık konusu hakkında makine mühendisi bilirkişisinden alınan raporda özetle; 23/05/2024 tarihinde ---------- Limanı sahasında meydana gelen kazada, park halinde bulunan ---------- plakalı araca geri manevra yapan---------- plakalı aracın çarpması sonucu hasar oluştuğu, --------- plakalı araç sürücüsü---------- asli ve %100 oranında kusurlu olduğu, park halinde bulunan----------- plakalı araç sürücüsü ---------- kusursuz olduğu, ---------- Limanı sahasının KTK'nın 2. maddesi ve Yargıtay içtihatları uyarınca karayolu sayılan yerlerden kabul edilmesi gerektiği, hasarlı araç üzerinde yapılan ekspertiz incelemesinde yedek parça, işçilik, iskonto ve KDV dâhil toplam 102.708,95 TL tutarındaki hasarın kaza tarihi piyasa rayiçlerine uygun ve makul olduğunu, davacı ----------Ş.'nin geçerli kasko poliçesi kapsamında bu bedeli sigortalısı adına ödediği, davalı ----------Ş.'nin ZMMS poliçesi kapsamında ödeme yapmadığı, davacı sigortacının TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortalısına yaptığı ödeme nedeniyle halefiyet hükümleri gereği 102.708,95 TL tutarındaki zararı davalı sigorta şirketinden rücuen talep etme koşullarının oluştuğu yönünde rapor tanzim edilmiştir.2918 sayılı KTK'nin 2. maddesinde bu Kanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiş; aynı maddenin (a) ve (b) fıkralarında öngörülen yerlerde de KTK'nin uygulanacağına yer verilmiş; karayolu tanımına girmediği halde genel trafiğin kullanımına açık olan yerler "karayolu gibi" kabul edilmiştir. Bu bağlamda, karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için yararlanılan yerler ile erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da, bu kanun hükümlerinin uygulanacağı; bu haliyle, toplu trafiğin bulunduğu yerler ile karayoluyla bağlantısı olan yerlerin de bu kapsama alındığı belirtilmiştir. Diğer bir anlatımla KTK'nin uygulanması için kazanın mutlaka karayolunda meydana gelmesi gerekmeyip karayolu ile bağlantısı olan, karayolu sayılan bir alanda meydana gelmesi halinde de karayolunda meydana gelmiş gibi kabul edilmektedir. Davalı tarafça zamanaşımı defi ileri sürülmüş olup, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına 08/10/2024 tarihinde ödeme yapıldığı, icra takibinin 18/02/2025 tarihinde başlatıldığı, rücu talebinin zamanaşımı süresi dolmadan yapıldığı, itirazın iptali davası yönünden de; icra dosyasında takibin durdurulduğuna ilişkin kararın davacı tarafa tebliğ edildiğine ilişkin tebliğ evrağına rastlanılmadığı, itirazın iptali davasının da zamanaşımı ve hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmakla zamanaşımı itirazının reddine karar verilerek esasa yönelik incelemeye geçilmiştir.Somut olayda, 23/05/2024 tarihinde ---------- limanında konteyner istifleme sırası beklerken davalı nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı -------- plakalı araç sürücüsünün geri manevra sırasında gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle gerçekleştiği ve sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacı nezdinde kasko sigortalı-------- plakalı aracın park halinde bulunması nedeniyle kusursuz olduğu, bu duruma göre kazanın gerçekleştiği yerin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 2. maddesi kapsamında karayolu sayılan yerlerden olduğu, davacı sigorta şirketince sigortalısına geçerli kasko poliçesi kapsamında 08/10/2024 tarihinde 102.708,95 TL hasar bedeli ödemesi yapıldığı, söz konusu hasar miktarının kaza tarihi itibarıyla piyasa rayiçlerine uygun, kadri maruf ve gerçek zararı yansıtır nitelikte bulunduğu, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda olay yeri, kaza tespit tutanağı, aracın hasarlı parçaları dikkate alınarak değerlendirme yapıldığı, bilirkişi raporunun, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli, kazanın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınarak, davacı sigortacının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olarak ödediği tazminat miktarıyla sınırlı olmak üzere davalı sigorta şirketine rücu hakkını kazandığı anlaşıldığından davalının --------- İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 102.708,95 TL asıl alacak, 6.788,64 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 109.497,59 TL alacak miktarı yönünden devamına, işlemiş faiz yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-Davalının --------- İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 102.708,95 TL asıl alacak, 6.788,64 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 109.497,59 TL alacak miktarı yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Alınması gerekli 7.479,78-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.470,22-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 6.009,56-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 615,40-TL. başvurma harcı, 1.470,22-TL peşin harcın toplamı olan 854,82-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarfedilen toplam 14.631,00-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre takdiren (%89,95 kabul %10,05 ret oranında ) olmak üzere 13.160,55-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, 7-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen miktar üzerinden davalı vekili için takdir olunan 12.234,32-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin 4.137,69-TL'sinin davalıdan kalan 462,31-TL'sinin ise davacıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına, Dair, davacının yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 345. maddesi uyarınca 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer eş değer Mahkemesine verilecek usulüne uygun istinaf dilekçesi ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Yasa Yoluna başvurabileceği belirtilerek verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/05/2026