İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/226 E. 2026/100 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/226
Karar No
2026/100
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/226 Esas KARAR NO : 2026/100

DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/11/2024 KARAR TARİHİ : 15/05/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/05/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, ...." ibareli markanın ve ticaret unvanının asıl ve gerçek hak sahibi müvekkil şirket ...... Makine San.ve Tic. Ltd. Şti. ekte sunulan ticaret sicil kayıtlarından ve vergi levhasından da görüleceği üzere, 09/09/2022 tarihinde vergi açılışını yapmış ve tescile ilişkin kayıt 09/09/2022 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nin 479-480 sayfalarında yayınlandığını, davalı tarafça müvekkil şirkete mail ortamında gönderilen ihtarnamede, müvekkil şirketin 2022 yılından beri kullanmış olduğu ..... isimli markanın sahibi olduğunu, buna yönelik Türk Patent Kurumu nezdinde işbu markanın tescilini aldığını, kendisine ait olduğunu iddia ettiği ...... markasının tarafımızca kullanılmış olduğundan bahisle esas unsurlu ibarelerinin yazılı olduğu tabelalardan, levhalardan, dış camlardan ve işyeri içerisindeki ürünler üzerinden silinmesini; üzerinde anılan marka ve herhangi bir şekilde görüntüsü bulunan karşı taraf yan ilan, reklâm, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesinin, basılı kâğıtlar, faturalar ve sair türlü ticari evrakın silinmesini/silinmesi mümkün değil ise imha edilmesini, ticaret unvanının değiştirilmesi şeklinde söz konusu markanın asıl sahibi olduğunu iddia ettiğini, müvekkil şirket yukarıda da izah edildiği gibi 09/09/2022 tarihinde kurulduğunu, müvekkil şirket bu tarihten itibaren ticaret unvanı olan "....." ibareli ismi ile makinelerini bu ad altında üretmeye başlayıp, piyasaya sürdüğünü, kendi ticaret unvanı olan .... ibaresini tanıtmak için çalışmalara başlamış olup, .... ismi altında reklamını ve tanıtımını yaptığını, davalı tarafından kullanıma devam edilen müvekkilin gerçek hak sahibi olduğu ..... ibarelerinin kullanımının ve dava konusu markanın 3.kişilere devrinin önlenmesine, davalıya ait web sitesi ve internetteki diğer tüm mecralardaki tüm tanıtım ve kullanımının durdurulmasına, dava konusu markanın davalıya ait web sitelerinden ve sosyal medya hesaplarından çıkartılmasına, mümkün olmadığı takdirde web sitelerine ve sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesine, maddi ve manevi tazminat hakları saklı kalmak sureti ile; 28/11/2023 başvuru tarihi, ..... nolu "..... " markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesine, müvekkil şirketin Gerçek Hak Sahipliği, Eskiye Dayalı Kullanım İlkesi Gereği öncelikli hak sahibi olduğu ..... adlı markanın davalı tarafından kötü niyetli marka tescili nedeni ile ..... adına tescilli "....." ibareli markanın haksız kullanıldığının tespitine, kötü niyetli kullanımın durdurulmasına, sonuçların ortadan kaldırılmasına, müvekkilin öncelikli ve gerçek hak sahibi olduğu .... markasının ve ticaret unvanının izinsiz kullanımının dava sonuna kadar tedbiren, dava sonunda tamamen durdurulmasına ve dava konusu markanın üçüncü kişilere devrine yönelik tedbir konulmasına, davalı tarafından işbu marka ile ilgili yapılan başkaca başvuruların derhal geri alınmasının mahkemenizce bildirilmesini, fast punch markasının birebir aynısı/benzeri olan ibarelerin gerçek ve eskiye dayalı öncelikli hak sahibi olarak,müvekkil şirketin üretmiş olduğu mal ve hizmet gruplarında kullanan,..... ve sair sosyal paylaşım siteleri dahil sair sosyal paylaşım sitelerinde tanıtımını yapan esas unsurlu ibareleri havi ürünleri imal eden/ettiren, satışa arz eden, piyasaya süren, internet ve web sitesi vasıtası dahil her türlü tanıtımını yapan, müvekkil şirketin kök ticaret unvanını marka unsuru olarak kullanan davalının müvekkil şirket ile aralarında herhangi bir lisans sözleşmesi olmaksızın gerçekleştirdiği işbu fiillerine derhal son verilmesinin ve işbu haksız girişimlerin derhal durdurulmasının ve devam edilmemesinin, .... vb. esas unsurlu ibarelerinin yazılı olduğu tabelalardan, levhalardan, dış camlardan ve işyeri içerisindeki ürünler üzerinden silinmesinin; üzerinde anılan marka ve herhangi bir şekilde görüntüsü bulunan davalı taraf yan ilan, reklâm, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesinin, basılı kâğıtlar, faturalar ve sair türlü ticari evrakın silinmesine/silinmesi mümkün değil ise imha edilmesine karar verilmesini, hükümsüzlüğe ilişkin gerekçeli kararın TPE kurumuna bildirilmesine ve gerekçeli kararın ülke çapında yayın yapan bir gazetede masrafları davalıya ait olmak üzere ilanına, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile, Müvekkil ..... firması 2011 yılında kurulmuş olup, alüminyum cephe, alüminyum doğrama profilleri, punch ve işleme faaliyetlerine alüminyum profil işleme sistemlerinde uzmanlaşarak devam ettiğini, müvekkil mezkür faaliyetleri çerçevesinde Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 06., 07., 35. Sınıfa dahil emtia ve hizmetlerde ..... ve .... markalarını tescil ettirdiğini, davacı şirket yetkililerinin müvekkilin çalışanları oldukları, müvekkilin işyerinden ayrılmalarının akabinde davacı şirketin müvekkil şirketin faaliyet gösterdiği sektörde kurulduğu aşağıda arz edilen davacı şirketi sicil kayıtları, davacı şirket yeti ait SGK dökümleri ile sabit olduğunu, maddi ve manevi tazminat olmak üzere her türlü dava ve talep haklı saklı kalmak kaydıyla; davacının ticaret unvanının korunmasına ilişkin haksız ve hukuka aykırı talepleri TTK madde 52 uyarınca ileri sürdüğü haksız ve hukuka aykırı talepleri yönünden huzurdaki markanın hükümsüzlüğü davasının tefriki ile TTK madde 52 kapsamında ileri sürülen haksız talepler yönünden davanın görevli mahkeme olan asliye ticaret mahkemesinde ikame edilmediğinden usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davalıya ait ..... tescil numaralı "...." ibareli markanın sicil kayıtları celp olunmuştur. Dosya, davalıya ait ..... tescil numaralı markanın kötüniyetli tescil ve önceye dayalı hak sahipliği nedenleriyle hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 05/12/2025 tarihli raporu ile, "Davacının kullanımının, davalının marka tescili için başvuru tarihi olan 28.11.2023 tarihinden daha eskiye dayalı markasal nitelikte bir kullanım olduğu, gerçek (eskiye dayalı) ve öncelikli hak sahibinin davacı olduğu, davacının uyuşmazlığa konu 7. sınıfta yer alan “Ahşap, metal, cam ve plastik malzemelerin ve madenlerin işlenmesi, bunlara şekil verilmesi için makineler, takım tezgahları” emtiasında markayı kullandığı ve bu kullanıma bağlı olarak ilgili sınıfta hak elde edildiği, hükümsüzlüğü istenen davalı markası tescil kapsamında aynı şekilde 7. sınıf olduğu, dolayısıyla, dava konusu ..... tescil no.lu markanın 7. Sınıf içinde yer alan “Ahşap, metal, cam ve plastik malzemelerin ve madenlerin işlenmesi, bunlara şekil verilmesi için makineler, takım tezgahları.” emtiası açısından SMK m.6/3 ve 25/1 uyarınca kısmi hükümsüzlük şartının mevcut olduğu tespit edilmiş olmakla takdirin Mahkemenize ait olduğu, davalı markasının tescilinde kötüniyetin bulunup bulunmadığı hususunun ve buna bağlı olarak verilecek hükümsüzlük kararının kapsamı ve takdirinin Mahkemenize ait olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmiştir. Dosya, davacı ve davalı vekillerinin itirazları kapsamında bilirkişiden ek rapor tanzimi için tevdi edilmiş, bilirkişi 22/02/2026 tarihli ek raporu ile, "SMK m.6/3 ve m.6/9 kapsamında, kök raporda ulaşılan tespit ve sonuçlardan dönülmesini gerektirir bir durum olmadığı" hususlarını tespit ve rapor etmiştir. Dava, davalıya ait ..... tescil numaralı markanın kötüniyetli tescil ve önceye dayalı hak sahipliği nedenleriyle hükümsüzlük talebine yöneliktir. SMK'nun 25.md'si hükümsüzlük hallerini düzenlemektedir. Buna göre 5.md'deki mutlak red; ve 6.md'deki nisbi red sebepleri hükümsüzlük sebebidir. SMK 6/3 Maddesi yönünden yapılan incelemede; Davacı öncelikle, davaya konu markada gerçek hak sahipliği iddiasına dayanmaktadır. SMK'nun 6/3 md'sine göre; "Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmiş ise, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir" SMK'nun 7/1 ve 6/3 maddeleri birlikte değerlendirildiğinde tescil ile marka korumasının başlayacağı yönündeki ilkenin istisnasının kullanım yolu ile marka hakkının elde edilmesi olduğu, tescil başvurusundan önce o markayı ihdas eden, kullanan piyasada maruf hale getiren ve marka üzerinde hak elde eden kimsenin tescil sahibine karşı bu hakkını hükümsüzlük davası yolu ile ileri sürebileceği kabul edilmektedir. Davaya konu ..... tescil no.lu “fast punch” markası 6 ve 7. sınıfta Davalı ..... adına tescil edilmiş olduğu TPMK kayıtlarından anlaşılmış olmakla, davacının tescilli bir markası olmamakla birlikte eskiye dayalı kullanım ve öncelikli hak sahibi olduğu yönünde iddiaları incelenmekle; Gerçek hak sahipliğinde marka hakkı sahibi, markayı ilk kullanan, buna ayırt edicilik nitelik ve piyasada bilinirlik kazandıran kişidir. Burada bahsedilen kullanım, ticaret sırasındaki kullanmadır. Yani marka hukukuna özgü kullanma kastedilmektedir (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, 4.Baskı, İstanbul 2005, prg.25, no.56). Düzenlemede geçen tescilsiz markalardan kasıt, marka hukukuna özgü kullanılan, ..... nezdinde tescili yapılmamış olan markalardır. Marka hukukuna özgü kullanım, işaretin mal/ambalajı üzerine konulmasını veya sunulan hizmetle birlikte kullanılmasını gerektirir. Gerçek hak sahipliğinde markanın tescili bildirici niteliktedir ve tescil yoluyla oluşan hak sahipliği karinesi, markayı ilk kullanan tarafından çürütülebilir (Sabih Arkan, Marka Hukuku, Cilt I, Ankara 1997, s.128). Ticaret sırasında kullanma, markanın tescili için yapılan başvuru veya başvuruda belirtilen rüçhan tarihinden önce gerçekleşmiş olmalıdır. Eskiye dayalı kullanım marka tescilinde nispi ret nedenlerinden biri olarak öngörülmüş olup, eskiye dayalı hak sahibi olan kişi markanın başkası tarafından tesciline itiraz etmemiş ve yapılan tescil aleyhine hükümsüzlük davası açmamış olsa bile, tescilli marka hakkı sahibi, bu işareti önceden beri tescilsiz şekilde marka veya sair bir tanıtma işareti olarak kullanan kişiyi, bu tanıtma işaretini önceki kapsamı ile kullanmaktan men edemez. Markanın gerçek hak sahibi, markasının aynısı veya benzerinin bir başkası tarafından tescil edilmesi durumunda, tescilli markanın hükümsüz kılınmasını talep edebilir. Böylece tescil ile yaratılan hak sahipliği karinesi çürütülebilir. Çünkü marka hukuku aynı mal ve hizmetler için kural olarak tek bir markanın doğabileceği kuralı üzerine inşa edilmiştir; bu tek markanın sahibiyse sicilde hak sahibi olarak görünsün ya da görünmesin gerçek hak sahibidir. 3. Kişi tarafından yapılan tescil başvurusundan önceki kullanım ile işaret üzerinde kazanılan hak sadece kullanımın gerçekleştiği mal ve/veya hizmetlere dairdir. Bu bakımdan SMK m.6/3 kapsamında gerçek hak sahipliğinin ileri sürülmesi suretiyle tescili engellenebilecek mal ve/veya hizmetler, önceki kullanım ile hak sahipliği kazanılan mal ve/veya hizmetlerdir. Gerçek hak sahipliği kapsamındaki mal veya hizmetler ile tescil başvurusuna konu mal veya hizmetlerin aynı olmasına gerek bulunmamakta, iltibas ihtimali yaratacak benzer mal veya hizmetler de bu kapsama girmektedir. (Yarg. 11. H.D. 2019/5109 E. 2020/3171 K. 24.06.2020 Tarihli “Torry” kararı, aynı yönde Yarg. 11. H.D. 2006/2665 E. 2007/6190 K. 24.04.2007 Tarihli “Thomasville” kararı). Dosya kapsamında, davacı tarafın “gerçek hak sahipliğini” ispat için bir takım belgeler sunduğu, Davalı tarafın ise herhangi bir bilgi/belge/delil dosyaya sunmadığı, davalıya ait hükümsüzlüğü talep edilen markanın başvuru tarihinin 28.11.2023 olduğu, dolayısıyla gerçek hak sahipliğinin ispatı açısından sunulacak belgelerin davalının marka tescil başvuru tarihi olan 28.11.2023 tarihinden önceki tarihli olmaları gerektiği nedeniyle bu tarihten önceki deliller bilirkişi tarafından incelenmiş olup, davacı tarafından sunulan 28.11.2023 tarihi öncesine ait delillerin incelenmesinde; davacı şirkete Ait 2022 yılında açılmış bulunan instagram ve .... sosyal medya incelendiğinde, https://www......com/..../ hesabının Eylül 2022 tarihinde oluşturulduğu, Sanayi Şirketi .... Makina San Ve Tic Ltd Şti info@.....net olduğu, hesaptan ilk paylaşımın 14 Kasım 2022 tarihinde yapıldığı, gönderilerde .....makinası tanıtımlarının yer aldığı, "....." şeklinde markasal kullanımların yer aldığı tespit edilmiş olup, davacı şirket tarafından 2022 ve 2023 yıllarında ....Ticaret Unvanı ile kesilmiş olan faturaların yer aldığı ve 22/09/2023 ve 06/10/2023 tarihli e-faturalarda sağ üst köşede fast punch ibaresinin yer aldığı, 22/03/2023 tarihli teklif formunda fast punch ibareli kullanımın yer aldığı, davacı Şirket ..... Makina San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye Ait Kira Sözleşmesi kontrol edildiğinde; 15/09/2022 başlangıç tarihli olarak düzenlendiği, kiracı olarak davacı şirketin yer aldığı ve kaşede "...." şeklinde kullanımın olduğu tespit edilmiştir. Bu deliller incelendiğinde davacı tarafından "...." şeklindeki kullanımın en eski tarihinin 14/11/2022 tarihi olduğu görülmekle; Davacının kullanımının, davalının marka tescili için başvuru tarihi olan 28.11.2023 tarihinden daha eskiye dayalı markasal nitelikte bir kullanım olduğu, gerçek (eskiye dayalı) ve öncelikli hak sahibinin davacı olduğu, davacının uyuşmazlığa konu 7. sınıfta yer alan “Ahşap, metal, cam ve plastik malzemelerin ve madenlerin işlenmesi, bunlara şekil verilmesi için makineler, takım tezgahları” emtiasında markayı kullandığı ve bu kullanıma bağlı olarak ilgili sınıfta hak elde edildiği, Hükümsüzlüğü istenen davalı markası tescil kapsamında aynı şekilde 7. sınıf olduğu, dolayısıyla, Dava konusu 2023 ..... tescil no.lu markanın 7. Sınıf içinde yer alan “Ahşap, metal, cam ve plastik malzemelerin ve madenlerin işlenmesi, bunlara şekil verilmesi için makineler, takım tezgahları.” emtiası açısından SMK m.6/3 ve 25/1 uyarınca kısmi hükümsüzlük şartlarının oluştuğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. SMK 6/9 Maddesi gereği, kötüniyet iddiası yönünden yapılan incelemede; Bir markayı tescil ettirmenin tek başına kötüniyet göstergesi olarak nitelendirilemez ise de, Marka tescilinin kötüniyetli olup olmadığı incelenirken, kötüniyetli olarak tescil ettirildiği iddia edilen markanın, kötüniyet iddiasında bulunan tarafa ait marka ile birebir aynı olup olmadığı, markanın özgünlüğü ve ne derece yaratıcı ve ayırt edici olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki, markanın piyasadaki konumu ve bilinirliği, tarafların faaliyet alanları diğer markadan habersiz olarak tesadüfen tescil ettirilmiş olmasının hayatın olağan akışına uygun olup olmadığı, tescilin diğer markanın tanınmışlığından ve ayırt edicilik gücünden, reklam değerinden haksız yararlanmaya yönelik olup olmadığı gibi hususlar yanında, asıl markanın asli ve tali unsurlarının birebir tescil ettirilip ettirilmediği gibi hususlar da gibi hususlar kötüniyet değerlendirmesinde dikkate alındığında; davacının makine cinsi ürün ve ticaret unvanı, fatura ve kira sözleşmelerini de kullanmak suretiyle önceye dayalı hak sahibi olduğu “....” markasının, bir bütün olarak esas ve ayırtedici unsuru olan “.....” kelimesinin, davalı tarafça, ” .....” şeklinde tescil ettirilmesinin yapılan değerlendirmeler karşısında tescil edilen markanın davacı tescilsiz markası ile birebir aynı olduğu, kendine ait ayırt edici bir unsuru içermediği, tarafların faaliyet alanları, markanın diğer markadan habersiz olarak tesadüfen tescil ettirilmiş olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı ve davacının tescilsiz markasının birebir tescil edilmiş olması karşısında davalının bu tescilinin kötüniyetli tescil olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatiyle kötüniyetli tescil halinde kötü niyetin bölünmezliği ilkesi kapsamında davalı markasının talep edilen tüm mal ve emtialar yönünden SMK 6/9 maddesi gereğince hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacının davasının KABULÜ İLE; -Davalı ..... adına .... tescil no.lu "....." ibareli markanın 06 ve 07.Sınıflardaki tüm mal ve emtialar yönünden SMK m.6/3,6/9 ve 25/1 uyarınca hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine, -Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, -Hüküm özetinin masrafı davalı yandan karşılanmak suretiyle ulusal çapta yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde ilanına, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, davacı tarafça yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 289,36 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 11.144,56 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/05/2026

Katip ..... ¸e-imzalıdır

Hakim ..... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/226, K. 2026/100, T. 15.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-226-e-2026-100-k-70eb06d29eca