İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/195 E. 2024/1002 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/195
- Karar No
- 2024/1002
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/195 Esas KARAR NO : 2024/1002
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/03/2024 KARAR TARİHİ : 24/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava dilekçesi özetle şöyledir: "Müvekkil şirketin defter ve kayıtları incelenmiş ve alacaklı olduğunu iddia edene karşı borcu bulunmadığı bilirkişi raporları ile tespit edilmiştir. ( ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. ...Sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporlarını ekte mahkemenize sunuarız.) Şöyle ki; 2020 yılından 2021 yılına devreden tutar olan 17.897,80TL üzerinde müvekkil şirket de davalı şirket de mutabık kalmış olup bu tutar müvekkil şirket tarafından peyderpey ödenmiştir. İşbu banka dekontları dilekçe ekinde sayın mahkemenize sunulmuştur. 09.03.2021 tarihinde davalı şirket 10.712,63TL (KDV dahil) fiyat farkı faturası düzenlemiş olup, müvekkil şirket 20.03.2021 tarihinde davalı şirkete iade faturası düzenlemiştir ve fatura elektronik ortamda gönderilmiştir. Davalı şirketten cari hesap ekstresi talep edilmiş olup müvekkil şirket tarafından düzenlenen iade faturasının işleme alınmadığı tespit edilmiştir. Davalı şirket müvekkil şirketin düzenlemiş olduğu e-faturaları zamanında beyan etmediği için tarafına 2.600,00TL BA-BS(bildirim alacak - bildirim satacak) ceza uygulandığı gerekçesiyle müvekkil şirkete cari hesaplarında yansıtmışlardır. Ancak iddia olunan ceza ile ilgili tahakkuk müvekkil şirkete bildirilmediği gibi söz konusu cezadan müvekkil şirketin sorumluluğu da bulunmamaktadır. Davalı şirketin cari hesap ekstresinde 28.02.2021 tarihli 1.375,26TL'lik bakiye görünmektedir ancak bu bakiye müvekkil şirkete fatura edilmemiştir, makbuz kesilmemiştir ve hiçbir şekilde muhasebeleştirilecek belge müvekkil şirkete bildirilmemiştir. Söz konusu borcun kaynağı belli olmadığı gibi böyle bir borç bulunmamaktadır. Yukarıda belirtmiş olduğumuz üzere ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. ...K. Sayılı dosyasında bilirkişi incelemesi neticesinde müvekkil şirketin davalı şirkete borcu olmadığı bilakis müvekkil şirketin davalı şirketten alacaklı olduğu ispatlanmıştır. Müvekkil şirketin yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü davalıya herhangi bir borcu da bulunmamaktadır. Ancak davalı tarafından başlatılan icra takibi nedeniyle menfi tespit davası açma zorunlu olmuştur. ... 6. İcra Müdürlüğünce ...E. sayılı dosyasına müzekkere yazılarak; müvekkil şirket tarafından dosya borcu tamamen yatırılması halinde icra işlemlerin durdurulması ve mevcut hacizlerin kaldırılması halinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP: Cevap dilekçesi özetle şöyledir: "davacı şirket aleyhlerinde icra takibi başlatıldığını,icra dosyasından borçlu olmadıklarını iddia etmiş iseler de iş bu dava açılmadan önce ancak ilk davayı açtıktan sonra icra dosyası, ödeme nedeniyle son bulduğundan açılacak olan dava menfi tesbit davası olmayıp istirdat davasıdır.istirdat davalarında da hak sürecü süre 1 yıldır. (2004 sayılı iik.m.72/7) bu nedenle öncelikle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerekmektedir. davacı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibinin kesinleşmesi sonrasında icra dosya borcu 28/12/2021 tarihinde davacı şirketin iş bu davada da avukatı olan avukat tarafından ödendiğinden icra dosyasına ödeme nedeniyle hak düşürücü sürenin sonrasında açılan huzurdaki dava dinlenemez. davacı şirket avukatı ki iş bu davanın da avukatıdır ilk menfi tesbit davasını açtıktan sonra ödemeyi avukat bizzat kendi hesabından 28/12/2021 tarihinde icra dosyasına yaptıktan sonra ilk menfi tesbit davasına devam etmesi, dava devam ederken davayı düşürmesi, hususları göz önünde bulundurulduğunda davanın 1 yıllık hak düşürücü sürenin dışında ikame edilmesi nedeniyle davanın reddini talep ediyoruz.6-açılan dava kesinlikle kötü niyetli bir davadır. açılan davanın iş bu dava açılmadan önce davacı borçlu şirket vekili icra dosyasına ödeme yaptığından ve icra dosyası ödeme nedeniyle kapandığından açılan davanın reddini... " talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı taraf ... 6.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takipte borçlu olunmadığının tespiti mahiyetinde iş bu davayı açmıştır . Davacı tarafından 13.11.2021 ... 19.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dava dosyasında davalı aleyhine ... 6.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında borçlu olunmadığının tespiti mahiyetinde menfi tespit davası açtığı , dava devam ederken icra dairesine 28.12.2021 Tarihinde ödeme yapıldığı , akabinde ... 19.Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan menfi tespit kendiliğinden istirdat davasına dönüştüğü fakat 02.01.2024 tarihinde HMK 150 maddesi gereği davanın takip edilmemiş olması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştür. 6100 sayılı HMK 150/7 Madde hükmünde Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır. Davacı en son 28.12.2021 tarihinde ödeme yapmış olup bu bedelin istirdadı amacıyla 22.03.2024 tarihinde eldeki davayı açtığı görülmüştür. Davacı taraf her ne kadar dava dilekçesinde açılan davanın menfi tespit davası olarak nitelendirilmişse de davadan önce paranın yatırılmış olması hukuki nitelendirmenin hakime ait olması nedeniyle davanın istirdat davası olarak açıldığı yönünde kanaat getirilmiştir. 2004 sayılı İİK’nun 72/7. maddesi uyarınca, istirdat davası açmak, bir yıllık süreye tabi olup bu bir yıllık süre zamanaşımı değil, hak düşürücü süredir. Bu nedenle mahkemece resen gözetilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte hak düşürücü süre için kesilme ve durma müessesesinin uygulanması mümkün bulunmamaktadır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ... Esas ...Karar) düzenlemesi mevcut olup, eldeki dava yerleşik Yargıtay uygulaması gereğince istirdat davası niteliğinde olduğundan, bir yıllık hak düşürücü süreye tabidir. Somut olayda , davacı icra veznesine 28.12.2021 tarihinde ödeme yaptığı, ... 19 ATM'nin ... Esas-... Karar sayılı dosyanın işlemden kaldırılmış olması nedeniyle kazanılan usuli hakların kaybedildiği , dava açılmadan önce davacı tarafça arabuluculuğa 06.02.2024 tarihinde başvurduğu, arabuluculuğa başvuru tarihi itibariylede 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu huzurdaki davanın hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığı anlaşılmakla; davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın hak düşürücü süre içinde ikame edilmediği anlaşılmakla reddine, 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.542,82TL harçtan peşin alınan 427,60TL'den mahsup edilerek eksek kalan 1.115,22TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 22.585,69TL üzerinden hesaplanan 22.585,69TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair davacının yüzüne karşı davalının yokluğunda kesin olarak karar verildi. 24/12/2024
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır