İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/24 E. 2024/986 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/24
- Karar No
- 2024/986
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/24 Esas KARAR NO : 2024/986 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ: 08/01/2024 KARAR TARİHİ: 18/12/2024 Mahkememizde görülen Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesiyle; dava dışı ...'ın (...) kredi borçları nedeniyle davalı banka tarafından İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, davacının kefilliğinin 01/06/2017 tarihinde sona erdiğini, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının fiziki nüshasında davacının borçlu sıfatı ile yer almadığını, ancak Uyap sistemine borçlu sıfatıyla kaydedildiğini, takip dosyasına sunulan genel kredi sözleşmesinde davacının imzasının bulunmadığını, davalı bankanın haksız ve kötüniyetli olarak ihtarlara rağmen takiplere devam etmesi nedeniyle davacının maddi ve manevi yönden zarar gördüğünü beyan ederek davanın kabulü ile İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyalarının teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına karar verilmesini, icra takip dosyaları nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesiyle; dava dilekçesinde iki ayrı takip dosyasından bahsedilmiş ise de davacı hakkında tek takip olduğunu, davacının İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığı halde iş bu davayı açtığını, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davacı hakkında ihtiyati haciz kararı uygulandığını, ancak takip talebinde davacının borçlu olarak gösterilmediğini ve davalıya ödeme emri tebliğ edilmediğini, davacının müşterek ve müteselsil kefaleti nedeniyle aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, davacının takibe itiraz etmediğini ve takibin kesinleştiğini, davanın haksız ve kötüniyetli olduğunu beyan ederek tedbir isteminin reddi ile davanın reddine karar verilmesini, davacı aleyhine % 20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. 01/04/2024 tarihli duruşmada İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına ilişkin menfi tespit talebi yönünden davanın iş bu dosyadan tefrikine karar verilmiş, Mahkememizin ... esas sırasına kaydı yapılmıştır. Mahkememizce deliller toplanmış, banka kayıtları ile İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası celbedilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır. Dava; İİK'nın 72. maddesi uyarınca takipten sonra açılan menfi tespit davasıdır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı banka ile dava dışı ...-... arasında 27.09.2016 düzenleme tarihli, 01.06.2027 düzenleme tarihli ve 23.01.2018 düzenleme tarihli genel kredi sözleşmelerinin akdedildiği, davacının 27.09.2016 düzenleme tarihli genel kredi sözleşmesini 550.000,00 TL kefalet limitiyle müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, kefaletin kanuni geçerlilik şartlarını taşıdığı, dava dışı asıl borçlu tarafından kredi taksitlerinin ödenmemesi üzerine hesap kat edilerek 11.07.2019 tarihli ihtarnamenin keşide edildiği, ihtarnamenin davacıya tebliği ve ödeme için verilen sürenin dolmasıyla davacının 22.07.2019 tarihinde temerrüde düştüğü, borcun ödenmemesi üzerine davalı banka tarafından davacı aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, itiraz edilmemesi üzerine takibin kesinleştiği, Mahkememizce bankacı bilirkişiden alınan bilirkişi raporunda; takibe konu kredinin davacının müteselsil kefil olduğu 27.09.2016 düzenleme tarihli genel kredi sözleşmesi uyarınca tahsis edilen krediler olduğu, davalı bankanın takip tarihi itibariyle 306.064,31 TL asıl alacak , 77.288,25 TL işlemiş faiz ve 3.864.41 TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 387.216.97-TL, dava tarihi itibariyle 306.064,31 TL asıl alacak , 271.753,86 TL işlemiş faiz ve 13.587,69 TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 591.405,86 TL alacağı bulunduğunun tespit edildiği, davacı tarafından sunulan davalı banka tarafından düzenlenen belgede davacı ile kefalet ilişkisinin 01.06.2017 tarihinden itibaren sona erdiğinin belirtildiği, takibe konu genel kredi sözleşmesinin 01.06.2017 tarihinden önce -27.09.2016 düzenleme tarihli- akdedildiği ve davalının düzenleme tarihi itibariyle müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı, bilirkişi raporunun açık, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın reddine karar vermek gerekmiş, davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep edildiği; ancak Mahkememiz kısa kararında kötüniyet tazminatı talebi ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği görülmekle HMK'nın 305/A maddesi gereğince hüküm tamamlanarak davacının kötüniyeti ispat edilemediğinden yasal şartları oluşmayan talebin reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Davanın REDDİNE, Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, Alınması gerekli 427,60 TL harcın peşin alınan 15.186,02 TL harçtan mahsubu ile 14.758,42 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, Bakiye avans hakkında HMK'nın 333. maddesine göre işlem yapılmasına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı (davalı vekili e-duruşma ile) kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/12/2024 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı