İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/396 E. 2024/1240 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/396
- Karar No
- 2024/1240
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/396 Esas KARAR NO : 2024/1240
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 01/02/2024 KARAR TARİHİ : 12/12/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/01/2025 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacının, uzun yıllar eşi ile birlikte Almanyada çalışıp emekli olduktan sonra yerleştikleri yukarıda belirtilen adreste, maliki bulundukları taşınmazda yaşamakta iken eşinin vefat etmiş olduğunu, davacının erişkin dört çocuğunun hepsinin Almanyada doğup büyümüş olduklarını ve yaşamını bu ülkede sürdürmekte olduklarını, davacının bu adreste hayatını yalnız idame ettirmekte olduğunu, davacının 10 yıldan beri kiracısı olan dava dışı ....'un kardeşi olan davalının aynı işyerinde, vergi tescile kayıtlı olarak kuaförlük faaliyeti yürütmekte olduğunu, davalının aynı binada bulunan işyerinin sahibi ve kiraya veren hukukundan istifade ederek, davacıya " kira kanunlarında değişiklik olduğunu bankaya ve vergi dairesine verileceğinden bahisle" gazete içerisinde, üst kısmı kapatılmış, sadece imza atılacak kısmı görünür şekilde, hile ile bir kağıt imzalatmış olduğunu, bu belge verilmez ise, eşi ve kendisinin büyük vergi cezaları ile karşılaşacağını, başlarının belaya gireceğini" ifade ederek davacıyı korkutmuş olduğunu, davacının, eşinin vefatı üzerinden kısa bir zaman geçmiş olması ve yalnızlığının getirdiği psikolojik çöküş altında iken, davalının kiracının kardeşi ve aynı binadaki işyerinde işletmeci sıfatı ile çalıyor olaması ve 10 yıldır tanışıklılığın getirdiği rahatlıkla, evine giderek imzalattığı tamamı boş bu kağıdı, istediği şekilde tanzim ederek davalı aleyhine Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün .... E. sayı dosyası ile takibe koymuş olduğunu, davacının adresine gönderilen İcra ödeme emrini, kapı komşusu ....'ye göstererek, ne olduğunu sorduğunda, kendisine kumpas kurulduğunu o esnada anlamış olduğunu, hile ve korkutma ile elde edilen boş kağıdın üzerinin doldurulması ile üretilen sahte belgeye dayalı takibin haksız ve mesnetsiz olduğunu, gerçekte böyle bir borcun olmadığını, yalnız yaşamasından ve ümmi bir kişi (ki davalının bu durumu biliyor) olmasından kaynaklı olarak, malvarlığının ele geçirilmesi amacıyla, davalı tarafından davacıya bir kumpas kurulmuş olduğunu, zira davacının mazbut yaşamı olan yaşlı ve emekli bir kadın olduğunu, herhangi bir iş ve ticari faaliyetinin bulunmadığını, Almanya ve Türkye devletlerinden emekli aylığı almakta olduğunu, aynı şekilde eşinin de (Almanya ve Türkiye'den bağlanan emekli) aylıklarını almakta olduğunu, kira geliri elde etmekte ve mülkü olan bir yazlık ve kışlık evi olduğunu, hasılı borçlanmasını gerektirecek bir durumu bulunmadığını, davalının ise, davacıya ait işyerinde kadın erkek berberliği faaliyetinde bulunulduğunu, İşyerinin kirası ve giderlerini karşılamakta zorlanan ( Ki bir Tv kanalı, haber programına bizzat beyanları ile belgeli) birisi olduğu nazara alındığında, böyle bir borç miktarını sağlamasının imkansız olduğunu, davalının Vergi ve Sosyal Güvenlik kayıtları da ayrıca, kazanç ve birikim sahibi olmadığı ve borcun kaynağının bulunmadığının açık kanıtı olduğunu, ayrıca, takip tarihi itibariyle yüksek miktardaki bir borcun hiç bir resmi (banka ve diğer kurumlarda) kaydının bulunmaması, banka havalesi kullanılmaması ve bir ay gibi kısa bir vade için verilmiş bulunması, hayatın olağan kaideleri ile teammüllere aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle Bakırköy ... İcra Dairesi .... E. dosyasına yatırılan bedele, dava sonuna kadar alıcısına ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir konulmasına, davalı tarafından davacının korkutulması ve hile ile alınan boş kağıdın haricen tanzimi ile oluşturulan belgeye dayalı takibin iptali ile davacının borçlu bulunmadığının tespitine, %20 icra tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi .... Esas .... sayılı 01/02/2024 tarihli görevsizlik kararı gereğince dosya mahkememize gönderilmiş, mahkememizin .... esasına kaydedilmiştir. Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; kesin hüküm ve derdestlik itirazları olduğunu, davanın tamamen kötü niyetli olarak açılmış olduğunu, davacının iddiaları kabul edilemez nitelikte olup aynı iddialara yönelik kesinleşmiş mahkeme hükmü olduğunu, aynı konuda yeniden dava açılmasının hukuken kabul edilemez ve kötü niyet taşımakta olduğunu, davacı tarafından daha önceden Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas saylı dosyası ile menfi tespit (kıymetli evraktan kaynaklanan) aynı nedene dayalı dava açılmış olduğunu, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi, .... Esas..... Karar sayılı ve 02.11.2017 karar tarihli kararı ile davayı reddetmiş olduğunu, kararın istinaf ve temyiz incelemelerinden geçerek kesinleşmiş olduğunu, kesinleşme şerhli kararın ek olarak sunulmuş olduğunu, işbu kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi...hukuk Dairesi'nin .... esas,... karar sayılı ve 30.09.2021 karar tarihli kararı ile esastan rededilmiştir. Yargıtay ... hukuk dairesi'nin .... ESAS,... karar sayılı ve 18.05.2023 karar tarihli ilamı ile istinaf ilamı onanmış olduğunu, istinaf ve temyiz aşamalarından geçerek kesinleşmiş bir hüküm olduğunu, bu nedenle kesin hüküm itirazında bulunduklarını, davacı tarafından ilk önce Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 1.02.2024 tarihinde menfi tespit davası açılmış olduğunu, görevsizlik kararı üzerine dosyanın 19.04.2024 tarihinde Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Tevzi Burosuna gönderilmiş ve dosya tevzi edilerek huzurda görülen dosya numarasını almış olduğunu ancak bu dava açılmadan önce dava şartı zorunlu arabuluculuk görüşmeleri yapılmamış olduğunu, bakırköy ... asliye ticaret mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile 16.02.2024 tarihinde dava açılmış bu dava derdest iken huzurdaki dava dosyası tevzi olarak açılmış olduğunu, bakırköy ... asliye ticaret mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında dava şartı yokluğu sebebiyle dava reddedilmiş olduğunu, kararın istinaf aşamasında olduğunu, hak düşürücü sürelerin geçmiş olduğunu, korkutma,hile v.s iradeyi etkileyen iddialar daha önceki davada da ileri sürülmüş ve değerlendirilmiştir. Bu iddialarla ilgili hak düşürücü sürelerin geçmiş olduğunu, davacı tarafın önce imzanın kendisine ait olmadığını, gerekçesi ile Bakırköy .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile imza itirazında bulunmuş ise de dava bakırköy ... icra hukuk mahkemesi'nin ... esas, ... karar sayılı ve 22.12.2016 tarihli kararı ile red edilmiş olduğunu, ilk derece mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin .... Esas, ... Karar sayılı ve 28.03.2017 karar tarihli ilamı ile istinaf talebi usulden red edilmiş olduğunu, tüm bu nedenlerle; dava şartı yokluğu,kesin hüküm itirazı,derdestlik itirazı ve hak düşümü yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava İİK'nun 72. Maddesine göre menfi tespit davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına konu senet nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı, belgenin hile ve korkutma ile davacıya imzalatılıp imzalatılmadığı, davalının kesin hüküm ve derdestlik itirazının yerinde olup olmadığı konularında olduğu anlaşılmıştır. İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Yargıtay .... Hukuk Dairesi; menfi tespit davasını, bir hukuki ilişkinin ya da ondan doğan bir hak veya yetkinin mevcut olmadığının, bir belgenin sahteliğinin ya da herhangi bir nedenle hükümsüzlüğünün tespiti için hukuki yarar bulunması koşuluna bağlı olarak açılan ve sonucunda herhangi bir mahkumiyet istemini içermeyip, konusunu teşkil eden hususun bir kararla tespitini amaçlayan dava olarak tanımlamıştır. Borçlu icra takibine süresinde itiraz etmediği ve takibin kesinleşmesi halinde borcunun bulunmadığını bu dava türü ile ileri sürebilir. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Ancak kambiyo senedi niteliğinde bulunan bonolardan kaynaklanan alacaklarda ispat yükü borçlu bulunmadığını iddia eden davacı borçluya düşer. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl/temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Somut olayda hile ve korkutma ile elde edilen boş kağıdın üzerinin doldurulması ile üretilen sahte belgeye dayalı takibin haksız ve mesnetsiz olduğunu , gerçekte böyle bir borç olmadığı ileri sürülerek borçlu olmadığının tespiti talep edilmiştir. Davacının Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas saylı dosyası ile aynı takip nedeniyle eldeki dava ile benzer olan dolandırıldığı, okuma yazması olmadığı senedi bilmeden imzaladığı gibi nedenlere dayalı menfi tespit davası açtığı , ...esas. ... karar sayılı ve 02.11.2017 karar tarihli karar ile davanın reddine dair verilen kararın İstinaf ve Yargıtay denetiminden geçerek onanmak suretiyle 18.05.2023 tarihinde kesinleştiği , ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44.hukuk Dairesi'nin 2020/496 Esas,2021/997 Karar Sayılı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2022/141 Esas,2023/3077 Karar Sayılı kararları) görülmektedir. Bu durumda davacının önceki davanın kesinleşmesinden sonra takip konusu senedin iradesi sakatlanarak hile ile alındığını ileri sürdüğü dikkate alındığında dava konusu senedin alınması ve davacının borçlanma durumları birlikte değerlendirildiğinde davacının aynı takibe yönelik bu kez farklı bir sebep ileri sürerek iş bu davayı açamayacağı değerlendirilerek davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Dosya içeriğine göre mahkememizce tedbir konulduğundan İİK 72/4 maddesi uyarınca şartları oluştuğundan davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiştir. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-400.000,00-TL'nin %20'si kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60-TL ilam harcından peşin alınan 683,10-TL harcın 6.147,90-TL tamamlama harcı toplamı olan 6.831,00-TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.403,4 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından sarf edilen 473,00-TL posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 64.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/12/2024
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır