İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/151 E. 2026/492 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/151
- Karar No
- 2026/492
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/151 Esas KARAR NO : 2026/492
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/09/2024 KARAR TARİHİ : 23/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı borçludan icra takibine konu ... nolu 31.03.2024 tarihli faturadan kaynaklanan 742.618,72 TL bakiye alacağı bulunduğunu, borcun ödenmemesi üzerine davalıya Antalya .... Noterliğinin ... tarih, ... yevmiye numaralı ihtarname ile ihtar çekildiğini, ihtarname tebliğ edilmesine karşın borcun ödenmemesi üzerine bu kez Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından davalı aleyhine 14.06.2024 tarihinde icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun borca itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya takibine karşı tarafça yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına ilişkin anlaşmaya varılamadığını, davacı müvekkil ile davalı arasında, ... alım işi için sözleşme akdedildiğini ve bu kapsamda müvekkil şirket tarafından davalıya özel güvenlik hizmeti sunulduğunu, sözleşme kapsamında davacı müvekkil şirketin her ay hakedişine ilişkin faturayı tanzim edip davalıya göndermesinin akabinde davalı tarafından hakedişe ilişkin ödeme yapıldığını ancak sözleşmenin 31.03.2024 tarihinde son bulması ile alt işveren olarak mevcut personellerin çıkışlarının 34 işten çıkış kodu (İşyerinin devri veya işyeri niteliğinin değişmesi) kapsamında 31.03.2024 tarihinde yapılarak yeni alt işverene aktarımı sağlandığını, davacı şirketin son ay hakedişine ilişkin ... nolu 31.03.2024 tarihli 742.618,72 TL fatura tanzim ettiğini ancak davalı tarafından son ay hak edişine ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı yetkilileri ile şifahi olarak yapılan görüşmelerde, taraflarca akdedilen sözleşmenin 3.7 maddesi gereği, SGK çıkışları yapılan personellerin, kıdem ve ihbar tazminatlarına ilişkin ödemelerin yapılarak ibra ve ödeme belgelerinin sunulması gerektiği gerekçesiyle ödeme yapılmadığının bildirildiğini, işyerinin devri halinde işçilerin devralan işveren nezdinde aynı işyerinde çalışmaya devam edecekleri için kıdem tazminatı hakkı doğmayacağını, İş Kanunu'nda işçilerin devirden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken alacakları için devreden işverenin de iki yıl süreyle sorumlu olacağının düzenlendiğini, kıdem tazminatında ise 1475 sayılı yasanın 14. Maddesi uyarınca devreden ve devralan işverenlerin sorumlu olduğu belirtilmiş olup işyerini devreden işverenlerin bu sorumluluklarının işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlı olduğu ifade edildiğini ancak devreden işverenin sorumluluğuna ilişkin herhangi bir süre sınırlaması koyulmadığını, ayrıca hali hazırda çalışmakta olan biri açısından ihbar tazminatının muaccel olduğundan da söz edilemeyeceğini, davacı müvekkil şirketten önceki alt işveren şirketin de mevcut personelleri, davacı müvekkil sirketin yaptığı gibi 34 işten çıkış kodu (işyerinin devri) kapsamında işten çıkartıldığını ve davalı tarafından, ilgili alt işverenden mevcut personellerin kıdem tazminatlarının ödenmesi noktasında bir talepte bulunulmadığını, ihale konusu hizmet işinden kaynaklı çalışan personellerin hiçbir ücret alacağı kalmadığını, işyerinin başka bir alt işverence aynı personeller kapsamında devredildiğinden davalının davacı müvekkil şirketten kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmesinin talep edilemeyeceğini beyan etmiş olup; kez Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyada borca ve faize yapılan itirazların iptaline, takibin devamına, davalı hakkında %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderine ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dosyaya sunmuş olduğu delillerin yetersiz olduğunu, dava dilekçesinde bulunan hususların hiçbirini herhangi bir şekilde ispat edemediğini, iddialar somutlaştıramadığından dava dilekçesinin bu yönüyle eksik olup davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı yanın delillerinin tebliğ edilmediğini, müvekkili kurum ile davacı firma arasında, ... için 15.02.2022 tarihinde güvenlik hizmeti alımına ilişkin sözleşme akdedildiğini, 17.02.2023 tarihinde sözleşmenin bir yıl daha devam etmesi gerektiğine ilişkin ek protokol imzalandığını, ekte sunulan sözleşmenin 3.7. maddesinde "Firma'nın çalıştıracağı güvenlik personelinin 4857 sayılı İş Kanunu'ndan kaynaklanan tüm yasal hakları (ücret, fazla mesai, yıllık izin vb işçilik alacakları) ve tazminatların (kıdem, ihbar, işe iade, maddi ve manevi tazminatlar) firma tarafından karşılanacağını, davacı firmanın çalıştırdığı personelin tüm yasal hak ve alacaklarını ödeyerek işçilerden ibraname alması gerektiğini, bu durumun gerçekleşmemesi halinde, ....'nın firmanın alacaklarından mahsup etme ve hapis hakkını kullanma imkanının mevcut olduğunun sözleşmede düzenlendiğini, davacı firmanın bir aylık hak edişi üzerinde hapis hakkının kullanılmasının hem yasadan doğan bir hak olup hem de sözleşmenin bir gereği olduğunu, ahde vefa ilkesi gereğince de davacı firmanın eksik ifa nedeniyle doğan sorumluluğuna katlanması gerektiğini, sözleşme metninde işbu hususun açık ve net bir şekilde düzenlenmiş olmasına karşın sözleşmenin sonlanması akabinde davacı firma tarafından hiçbir şekilde müvekkil kuruma ibraname ibraz edilmediğini, davacı firmanın çalışanlarına iscilik ödemelerinin yapılıp yapılmadığına iliskin herhangi bir belge de ibraz edilmediğini, bu doğrultuda müvekkilinin davacı firmanın son ay hak edişi üzerinde hapis hakkını kullandığını, müvekkil işletmenin eylem ve işlemleri hapis hakkının kullanımı için tüm yasal koşulları sağladığını, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu beyan etmiş olup davanın reddine, davacı taraf hakkında haksız dava nedeniyle kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLER VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine toplam 742.618,72-TL fatura alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasında akdedilen güvenlik hizmeti alım sözleşmesi kapsamında davacının hakediş alacağının bulunup bulunmadığı, davalının hapis hakkı kullanması için gerekli koşulların oluşup oluşmadığı, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın haklı olup olmadığı hususlarının tespiti isteminden ibarettir.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya 1 iş hukuku alanında uzman bilirkişi ve 1 sözleşme alanında uzman bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup, bilirkişi tarafından düzenlenen ön raporda özetle; "...Son aya ilişkin hak ediş hesaplamasının yapılabilmesi için; i. Tarafların hak ediş hesaplamasına ilişkin açıklayıcı beyanda bulunması, ii. Fatura konusu bedelin, sadece sözleşme ve ek protokolde güvenlik yöneticisi sorumlusu, güvenlik şefi ve güvenlik personeli yönünden ücreti belirtilen bedelden mi oluştuğu, fatura konusu bedelin içerisinde personel ücreti hariç başkaca bir bedelin bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa gerekli açıklayıcı beyanda bulunulması, iii. Son aya ait olduğu anlaşılan hak ediş faturasına konu bedele yönelik olarak davacı tarafından toplam kaç adet personel çalıştırıldığı, bunların işyerinde ki unvanların ne olduğu (güvenlik yöneticisi sorumlusu, güvenlik şefi ve güvenlik personeli) ve son aydaki toplam işçinin kaçının güvenlik yöneticisi sorumlusu, güvenlik şefi ve güvenlik personeli olduğunun gerekli belgelerle izah edilmesi, iv. Çalıştırılan personellerin tüm alacaklarının ödenip ödenmediği, ibralaşmanın yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa ödemeler ve ibralaşmaya ilişkin tüm kayıtların sunulması, v. kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanacak şekilde sözleşmesi sona eren, erdirilen işçi olup olmadığı, olduysa ilgili ödemelerin yapılıp yapılmadığı, ödeme yapıldıysa bunlara ait belgelerin eksiksiz sunulması, vi. İş akdi sona eren ya da erdirilen işçilerden işçilik alacağı iddiası ile davacı ya da davalıya karşı dava yönelten olup olmadığı, olması halinde dava dosya bilgilerinin sunulması ve dosya akıbetleri hakkında bilgi verilmesi, vii. Davacının iddia ettiği gibi 34 işten çıkış kodu ile çıkışın yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa devredilen işçi sayısının ne olduğu, işin yeni alt işverene devredilip devredilmediği buna ilişkin gerekli resmi SGK bilgelerinin sunulması ya da celp edilmesi, Dosya kapsamındaki bu hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi ve heyete mali müşavir / smm bilirkişisi eklenmesi halinde hak edişe yönelik gerekli inceleme ve hesaplamalar yapılabilecek olup, ...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Dosyaya sunulan yeni belgelerle birlikte mahkeme dosyası bilirkişi heyetine 1 SMMM bilirkişisi eklenerek yeniden rapor alınmış olup, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda özetle ; "... I. Taraflar arasında 15.02.2022 imza tarihli sözleşme kapsamında hizmet alımına ilişkin sözleşme bulunduğunu uyuşmazlık dışı olduğu, uyuşmazlığın sözleşmeye dayanarak kesilen fatura kapsamında davacının hak ediş alacağının bulunup bulunmadığı ve takibe karşı yapılan itirazın yerinde olup olmadığı, hapis hakkı için gerekli koşulların oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı, II. Davacının 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak elektronik ortamda tutulduğu, envanter defterlerinin açılış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı, e-defter beratlarının Maliye İdaresine kanuni süresinde yüklenmediği tespit edilmiş olup ticari defter ve kayıtların sahibi lehine delil niteliği hususundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, III. Davacının 14.06.2024 takip tarihi itibarıyla davalıdan 196.216,99 TL alacaklı olduğu, IV. Davalı vekili tarafından tanınan süre içerisinde talep edilen belgeler ibraz edilmediğinden ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılamadığı,..." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Mahkeme dosyası davacı ve davalı vekilinin itirazlarını kapsar mahiyette değerlendirme yapmak ve ek rapor tanzim etmek üzere daha önce rapor düzenleyen bilirkişi heyetine ek rapor için tevdi edilmiş olup bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ek raporda özetle "... Dava dosyasında yer alan her türlü bilgi, belge, tüm deliller, davacı ve davalı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler ve tespitler neticesinde; I. Davacıya ait 01.01.2024 tarihli açılış fişinde davalıdan 546.401,53 TL alacak devir bakiyesinin bulunduğu, davacı tarafından davalıya düzenlenen 31.03.2024 tarihli, ... no.lu, KDV dahil 742.618,72 TL tutarlı fatura bedelinin davalı tarafından ödenmemiş olduğu, dolayısıyla taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak davacının 14.06.2024 takip tarihi itibarıyla davalıdan 742.618,52 TL alacaklı olduğu, II. Davalının 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak elektronik ortamda birbirini teyit eder şekilde ve kanunlara uygun olarak tutulduğu, e-defter beratlarının Maliye İdaresine kanuni süresinde yüklendiği, envanter defterlerinin açılış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı tespit edilmiş olup ticari defter ve kayıtların sahibi lehine delil niteliği hususundaki takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, III. Davalıya ait 01.01.2024 tarihli açılış fişinde davacıya 546.401,73 TL borç devir bakiyesinin bulunduğu, davacı tarafından davalıya düzenlenen 31.03.2024 tarihli, ... no.lu, KDV dahil 742.618,72 TL tutarlı fatura bedelinin davalı tarafından ödenmemiş olduğu, dolayısıyla taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak davalının 14.06.2024 takip tarihi itibarıyla davacıya 742.618,72 TL borçlu olduğu,..." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporlarının denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4) Taraflar arasında akdedilen ... Özel Güvenlik Hizmeti Alım Sözleşmesi'nin 6.maddesinde; davacının sözleşme süresi içerisinde vereceği hizmetin nasıl faturalandırılacağı ve ödeneceği düzenlenmektedir. Buna göre firma ödeme esnasında istihdam ettiği personelin bir önceki aya ilişkin aylık SGK primi, stopaj ve ilgili aya ait ücret ödeme yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak ifa ettiğini belgeleyeceği, ödemenin davalı tarafından yapılacak kontrollerden sonra gerçekleştirileceği, yapılan kontrollerde yükümlülüklerde eksiklik tespit edilmesi halinde yükümlülük yerine getirildikten sonra ödeme yapılacağı düzenlenmiştir. Aynı Sözleşmenin 3.7. maddesine göre; sözleşmenin sonlanması halinde firmanın çalıştırdığı personele ilişkin ibralaşmayı gerçekleştireceği, ibralaşmaya ilişkin belgelerin davalıya ibraz edileceği, ibralaşmaya ilişkin belgelerin ibraz edilmesi halinde ise davalının davacının mevcut alacağından mahsup ederek anılan ödemeleri yapmakta serbest olduğu düzenlenmiştir. Yapılan yargılama, toplanan deliller, denetime elverişli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; davacı tarafından taraflar arasında akdedilen "... Özel Güvenlik Hizmeti Alım Sözleşmesi" kapsamında davalı taraf adına düzenlenen 31/03/2024 tarihli ve 742,618,72-TL tutarlı faturanın ödenmemesi üzerine alacağının tahsili istemi ile başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafça taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 3.7 maddesi gereğince SGK çıkışları yapılan personellerin kıdem ve ihbar tazminatlarına yönelik ödemelerin yapılarak ödeme ve ibra belgelerinin sunulması gerektiği halde sunulmadığından bahisle hapis hakkı kullanıldığı belirtilerek davacıya son hak edişe ilişkin düzenlenen fatura dolayısıyla ödeme yapılmadığı belirtilmiş olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığın temeli de bu husustan kaynaklanmaktadır. Dosya kapsamında yer alan belgelerden ve alınan bilirkişi raporundaki tespitten davacı şirket bünyesinde istihdam edilen personelin çıkışlarının "34" işten çıkış kodu gerçekleştirildiği anlaşılmakta olup, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 6.maddesi uyarınca işyerinin bir bütün olarak veya bir bölümünün hukuki bir işleme dayalı olarak başkasına devri halinde mevcut iş sözleşmelerinin devralana geçeceği ve yine Yargıtay içtihatları uyarınca alt işverenler arasında işyeri devri koşulları gerçekleşmişse devralan alt işveren işçisi olarak çalışmaya devam eden işçiler yönünden kıdem, ihbar gibi feshe bağlı haklar doğmayacağı hususlarından hareketle; “34” işten çıkış kodu ile çıkışları yapılan isimleri puantaj kayıtlarında yer alan işçilerden yeni alt işverene devri gerçekleşip çalışmaya devam edenler yönünden kıdem, ihbar, bakiye yıllık izin ücreti gibi feshe bağlı hakların söz konusu olmayacağı, Sözleşmede "işin sona ermesi halinde" ibraname sunulacağının belirtildiği, ancak somut olayda işin sona ermesi değil işyerinin devri söz konusu olduğu göz önünde bulundurulduğunda davalı tarafın hapis hakkını kullanabilmesi için gerekli koşulların oluştuğundan bahsedilemeyeceği, her iki taraf ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede icra takibine dayanak 742.618,72-TL tutarlı fatura bedelinin davalı tarafça ödenmediğinin ve davacı tarafın fatura bedeli kadar alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmış olup, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödendiğine ilişkin davalı tarafça dosyaya herhangi bir delil de sunulmadığı, davacının ticari defter ve kayıtları dikkate alınarak davasını ispat ettiği anlaşılmakla anlaşılmakla, davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile İİK 67/2 maddesi uyarınca likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 742.618,72-TL üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, 2-Hükmedilen alacağın %20'i olan 148.523,74-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 50.728,28-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 8.968,99-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 41.759,29-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, -Davacı tarafından yatırılan toplam 9.457,39-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 117.392,81-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 14.545,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 8-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/06/2026
Katip ..... ¸e-imza
Hakim ... ¸e-imza