İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/144 E. 2024/421 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/144
- Karar No
- 2024/421
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/144 Esas - 2024/421 T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/144 KARAR NO : 2024/421
DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Tescili DAVA TARİHİ : 22/03/2024 KARAR TARİHİ : 17/10/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka tescili davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkili şirketin, 2010 yılında kurulmuş olup, çalışmakta olduğu "..." markasıyla; zaman içerisinde ..... en büyük gross marketlerinden biri haline geldiğini, yaklaşık 30 yıldır market sektöründe hizmet eden bir kuruluş olarak bugüne kadar her zaman ilkeli, dürüst, yasal prosedürlere uygun çalışan ve saygın yazar kadrosu ile Türkiye'de önde gelen gross marketlerden biri olmayı başardığını, başvuru konusu markanın, red kararına dayanak gösterilen markalardan "Görsel, İşitsel, Yazımsal" anlamda tamamen farklı olduğunu, itiraz sahiplerine ait markalar ile başvurusuna ait "... ..." ibareli markanın tek benzerliği "..." sözcüğü olup; salt bu nedenle birçok ses ve işaretin birleşiminden oluşan başvuru konusu markası ile yine başka kelimelerle ( örn:" ..." ) bir araya gelen söz konusu markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğunun kabulünün hukuka ve hakkaniyete açıkça aykırılık taşıdığını, red kararına dayanak gösterilen markalar incelendiğinde açıkça görüleceği üzere; başvuru konusu markanın şekliyle hiçbir surette benzer olmayan renkli şekil ibareleri ve tamamen farklı yazı stilleri ile yine başvuru konusu markanın yazı karakteriyle hiçbir benzerliği olmayan birden fazla kelimenin oluşturduğu şekil ibaresinden oluştuğunu, bu doğrultuda, kavramsal, görsel, işitsel manada tamamen farklı işbu markaların tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinden söz edilemeyeceğini, başvuruya konu markanın kendine özgü dizaynı ile orijinal bir görünüm kazandığını, "... ..." markasının görsel bir bütünlük kazandığı açık olup, bölünerek incelenmesinin mümkün olmadığını, davalı firmaya ait markaların alkol ürünlerini kapsadığı açıkça görülebileceği gibi, müvekkile ait markanın ise sadece "su" ürününe ait ticari mallarda kullanılacağını, ürünün nev'i açısından da herhangi bir benzerliğin söz konusu olmadığını, markalar arasında benzerlik söz konusu olmadığından, davalı firma tarafından yapılan itiraza da itibar etmenin mümkün olmadığını, ... ..., şirketin başvurusu geçersiz olan "... ... " markasını itiraza konu markalardan göstermesinin de kesinlikle kabul edilemeyeceğini, ... kararının bu yönden de usule aykırı olduğunu iddia ederek ...’nun ... sayılı ... kararının iptaline karar verilmesini, 29/06/2022 tarih ... başvuru numarası ile yapılan "... ..." ibareli marka başvurumuzun tüm sınıf kodları kapsamında kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; davacı markasının esas unsurunun ... ibaresi olduğunu ve tescili talep edilen sınıfların müvekkilin dayanak markaları ile doğrudan ve dolaylı olarak ilişkili olduğu gibi tüketicinin aklında kalan ... imajının yani müvekkilin tanınmışlığının da yüksek olduğu dikkate alındığında halk nezdinde karıştırılma ihtimalinin daha da yüksek olduğunu, ilk kelime olarak “...” ibaresinin yer aldığı, vurgunun ilk hecede/kelimede olduğu, “...” ibaresinin ön plana çıkarılmadığı ve tanımlayıcı olduğu hususları göz önüne alındığında başvuru markasının itiraza mesnet markalardan görsel, işitsel veya anlamsal olarak yeterli düzeyde ayırt edici niteliği haiz olmadığının açıklıkla ortada olduğunu, dava konusu marka başvurusu 35. sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetlerini kapsadığını, bu anlamda hem işaretsel hem de sınıf bazında benzerlik olduğunun ortada olduğunu, hem benzerlik hem de tanınmışlık iddialarını doğrular mahiyette emsal kurum kararlarının dilekçede belirterek, bu anlamda davanın reddedilmemesi halinde hem önceki kararlar ile çelişki doğacağı hem de müvekkilin tanınmış markasının sulanacağı ve sulandırılacağını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ...’nun ... sayılı ... kararının iptaline karar verilmesini, 29/06/2022 tarih ... başvuru numarası ile yapılan "... ..." ibareli marka başvurunun tüm sınıf kodları kapsamında kabulüne karar verilmesi talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. ...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davacı tarafından “... ...” ibaresinin Uluslararası NICE Sınıflandırma Sisteminin 32 ve 35’inci Sınıfında yer alan mal ve hizmetlerinde kullanılmak üzere 28.06.2022 tarihinde marka tescil başvurusu yapıldığı, ... kod numarası verilerek işleme alınan ibarenin, yapılan inceleme sonucunda 5/1 (f) ve 5/1 (ç) hükümleri gereğince kısmen reddedilmesine, başvurunun kalan mal ve hizmetler için 13.07.2022 tarih ve 400 sayılı ..... ilan edilmesine karar verildiği, (5/1 (f) maddesi hükmünce reddedilen mal ve hizmetler: Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. 5/1 (ç) Maddesi Hükmünce Reddedilen Mal ve Hizmetler: Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar.Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) bülten yayınına davalı tarafından ..... sayılı "... ,..... ,... ...", "...", "... ...", "... ..." ibareli markalar ile SMK m. 6/1, 6/4, 6/5 ve 6/9 ihtimallerinin bulunduğu gerekçesiyle itiraz edildiği, yapılan itirazın ... tarafından “Markanın ve kapsamındaki mal/hizmetin benzer olduğu ve karıştırılma ihtimali bulunduğu tespit edilmiştir.” gerekçesiyle itirazın kabulüne ve başvurunun reddine karar verildiği, bunun üzerine davacı tarafça ... nezdinde karara itirazda bulunulmuş ve ... tarafından yapılan inceleme neticesinde verilen 26.01.2024 tarih ve ... sayılı karar ile:'' (...) ... başvuru numaralı "... ..." ibareli başvurunun .....sayılı "... ,.....", "... ...", "... ..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. Yerleşik içtihada göre, halkın malların veya hizmetlerin aynı işletmeden veya ticari olarak bağlantılı bir işletmeden geldiğine inanması riski karıştırılma olasılığını ortaya çıkartır. Karıştırılma ihtimali incelemesinde mal/hizmet benzerliği, işaret benzerliği, benzerliğe gerekçe olarak gösterilen markanın ayırtedici gücü ve hedef tüketici kitlesinin bilgi ve dikkat düzeyi ele alınır. Bu unsurlardan birinin zayıf olması diğer unsurların güçlü olması ile telafi edilebilir. Örneğin markalar arasında işaret benzerliği zayıf ise yüksek dereceli mal/hizmet benzerliği ve benzerliğe gerekçe olarak gösterilen markanın ayırt edici gücünün yüksek olması durumunda markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunabilir. Öte yandan markalar arasında işaret benzerliğinin bulunmaması ya da mal/hizmet benzerliğinin bulunmaması durumunda, diğer unsurları incelemeye gerek duyulmaksızın markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığına karar verilir. Ayrıca markalar arasındaki işaret benzerliği değerlendirilirken markaların ihtiva ettiği ibare veya şekil unsurlarının ayrıştırılarak tek tek ele alınması yerine bütün olarak bir değerlendirme yapılmalıdır. Karıştırılma olasılığına ilişkin bütüncül değerlendirmede, ilgili malların veya hizmetlerin ortalama tüketicisinin makul derecede bilgili, gözlemci ve ihtiyatlı varsayılır. Bununla birlikte, ortalama tüketicilerin farklı markalar arasında doğrudan bir karşılaştırma yapma şansına nadiren sahip olduğu, bunun yerine markaların zihninde kalan tam olmayan imajını (hatırasını) esas aldığı faktörü dikkate alınmalıdır. Buna ilaveten, ortalama tüketicilerin dikkat seviyesinin, ihtilafa konu malların veya hizmetlerin niteliğine göre değiştiği de göz önünde bulundurulmalıdır. Yapılan inceleme sonucunda, başvuru ile redde mesnet gösterilen markaların bağlantı kurulması ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzer olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Ayrıca başvuru ile redde mesnet markaların aynı/aynı tür veya benzer malları/hizmetleri kapsadıkları da tespit edilmiştir. Bu çerçevede, başvuru ile ret gerekçesi markalar arasında karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkabileceği kanaatine varılmış ve aynı tespit doğrultusunda ...'nca verilen ret kararı yerinde görülmüştür. Sayılan nedenlerle, itirazın reddi gerekmiştir.'' gerekçesiyle ''İtirazın ve başvurunun reddine oybirliği ile karar verilmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir. Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir. Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle: 1.Davacıya ait ... sayılı marka ile davalı tarafa ait mesnet markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğu ve aralarında ilişkilendirilme dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu, 2.Dava konusu marka başvurusu kapsamında bulunan hizmetler ile davalı tarafın itiraza ve davaya mesnet markaları kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı ve/veya benzer olduğu, 3.Açıklanan gerekçelerle, işbu raporda varılan sonuç ile dava konusu ... Kararının aynı doğrultuda olduğu, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. Pazarlama uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle: Pazarlama ve Tüketici alanı ile sınırlı olarak tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; 1.Davacıya ait ... sayılı marka ile davalı tarafa ait mesnet markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğu,bu durumun ilgili tüketicinin söz konusu hizmetlerin aynı şirketten veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesini ve karıştırma ve yanıltma ihtimalini doğurduğu, tüketicilerin iki farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlamaları halinde bile, taraf markalarının birbirlerinin serisi, aynı iktisadi kaynağın yarattıkları markalar gibi algılanma ihtimallerinin yüksek olacağı ihtimali bulunduğu, 2.Dava konusu marka başvurusu kapsamında bulunan hizmetler ile davalı tarafın itiraza ve davaya mesnet markaları kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı ve/veya benzer olduğu, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır. GEREKÇE: Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir. “Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise; (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir. (9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir. Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (.....). Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davacı Markası Örnek Davalı Markaları
... ... ...
... ... ... ... (32, 33, 35, 38, 41, 43, 44. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davacı tarafa ait marka başvurusu 35.05 alt gurubunda 32. Sınıfa ait spesifik malların satış hizmetleri için tescil edilmek istenildiği, davalı tarafa ait ... sayılı “... ...” markası da hem 32. Sınıfa ait mallar hem de 35.05. alt sınıfında bu malların satış hizmetleri için tescilli olduğu, dolayısıyla, taraf marklarının emtialarının davalı tarafa ait ... sayılı markası ile birebir aynı olduğu ve taraf markaları arasında emtia benzerliğinin oluştuğu; ayrıca, davalı tarafa ait markaların tescilli olduğu 32. Sınıf ile davacı markası kapsamında tescil edilmek istenilen 35. Sınıfa ait malların satış hizmetleri birbiriyle ilişkili olduğu, davalıya ait markalar ile dava konusu marka başvurusu emtiaları arasında emtia benzerliği oluştuğu görülmektedir. Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir. Davacının markasının incelenmesinde; davaya konu marka başvurusu, mavi dikdörtgen çerçeve içerisinde ibareleri kırmızı renkte büyük harfler ve büyük punto ile yazılan ... ve sağ tarafına her bir kelimesi ayrı satırda büyük harflerle ve küçük puntolarla yazılan ... ibaresinden oluşmuş kelime markası olduğu, ... ibaresinin ... sözlükte “saygı duyulan büyük bir kimseden gelen iyilik, lütuf” manasına gelmektedir. ... cins isim olması bakımından marka olma özelliği olmayan bir ibare olduğundan tali unsur konumunda olduğu, markada ilk algılanan ... ibaresi esaslı unsur olduğu, ... ibaresinin sözlük anlamı olan bir ibare olmasına rağmen dava konusu hizmetler bakımından vasıf, cins bildirmediği veya tanımlamadığı için ayırt edici özelliği olan bir ibare olduğu anlaşılmaktadır. Davalının markalarının incelenmesinde; davalı tarafın itiraza ve davaya mesnet markaları ... esaslı unsurundan oluşan kelime ve karma markalarından oluştuğu, davalı tarafa ait ... markasına ..... ibareleri eklenerek bileşik kelime markaları oluşturulduğu, ... ... ibaresinin tamlama şeklinde oluşturulduğundan bir bütün olarak algılanmakla beraber diğer bileşik markalarda ... ibaresi esaslı unsur diğer ibare tali unsur konumunda olduğu, davalı tarafa ait karma markaların büyük harflerle büyük punto ile yazılan ... ibaresinin üst kısmına kanatlarını açmış bir kuşa benzer bir şekilden ve aynı markanın ... ibaresinin alt satırına ..... gibi ibareler eklenerek oluşturulduğu, davalı tarafın karma markalarında diğer kelime unsurları daha küçük punto ile yazıldığından ... ibaresi esaslı unsur konumunda olduğu, davalı tarafın bir arma şeklindeki markalarında şekil, ... ibareleri eklenerek oluşturulan markalarında ... ibaresi “...”, ... ibaresi “...”, ... ... ibaresinde ... ibaresi öne çıkarılmış olsa da bu ibareler marka olma özelliğine havi ibareler olmadığından bu markaların da esaslı unsurunu ... ibaresi oluşturduğu anlaşılmaktadır. Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve..... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da göz önünde bulundurularak yapılan incelemede, taraf markalarında ortak olarak “...” kelimesini esaslı unsur olarak içerdiği, davalı markasındaki ... ibarelerinin tali unsur konumunda olduğu, bu durumda davalı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davacının "... ..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "... ..."" markasını gördüğünde bunun davalının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında iltibas bulunduğu, bu durumda dava konusu ... kararının iptal şartlarının oluşmadığı anlaşılmış, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere: 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333), Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/10/2024
Katip ..... Hakim ..... e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır