İlk Derece Mahkemesi · 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/123 E. 2026/428 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/123
Karar No
2026/428
Karar Tarihi

T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/123 Esas - 2026/428 T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/123 Esas KARAR NO : 2026/428 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/02/2024 KARAR TARİHİ : 06/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/05/2026 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacılar vekili dava dilekçesinde, davalı ... .... .... tarafından 09/07/2020 tarihinde düzenlenen 2020/327421 ihale kayıt numaralı “Ermenek HES İşletme Müdürlüğü için Ermenek İlçesinde Lojman ve Sosyal Tesis Yapım İşi” ihalesi sonucunda müvekkili iş ortaklığı ile davalı idare arasında 18/11/2020 tarihinde anahtar teslimi götürü bedel sözleşme imzalandığını, işin geçici kabulünün 12/12/2022, kesin kabulünün ise 09/11/2023 tarihinde tamamlandığını, ancak sözleşmenin uygulanması sırasında davalı idarenin kusurlu eylemleri nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, bu zararların; yapı ruhsatı için gerekli olan proje müellifi taahhütnamesi ve zemin etüdü raporu gibi belgelerin davalı tarafından zamanında teslim edilmemesi nedeniyle ruhsatın geç alındığını ve Karaman İl Özel İdaresince müvekkiline 165.781,21 TL idari para cezası kesildiğini, bu cezanın sözleşmenin 33.11. maddesine aykırı olarak davalıca ödenmediğini, davalının 2020 yılı için %30 ödenek dilimi belirleyerek hazırladığı ilk iş programının, yer teslimi sonrası kalan 38 günde gerçekleştirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu durumun ve davalıdan kaynaklı gecikmeler ile iş artışına rağmen yeterli süre uzatımı verilmemesinin, revize iş programlarının hatalı yapılmasına ve fiyat farklarının düşük endeksler üzerinden hesaplanarak eksik ödenmesine yol açtığını, sözleşme kapsamındaki asfalt yol imalatının kilitli parke taşı ile değiştirilmesi sırasında, uygulama projesinde birim fiyata dahil olmadığı belirtilen bitüm bedelinin hakedişlerden haksız olarak kesildiğini ve son olarak, geçici kabul sonrası düzenlenen kesin metraj ve hesapların hatalı olduğu yönündeki itirazlarının dikkate alınmadığını, Yüksek Fen Kuruluna başvurma taleplerinin reddedildiğini ve müvekkilinin tüm yasal hakları saklı kalmak kaydıyla 2.102.800,86 TL ödemeye zorlanarak kesin kabulün yapıldığını ileri sürerek, şimdilik 380.000,00 TL alacağın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 04/02/2026 tarihli ıslah dilekçesiyle 380.000,00 TL olan talebini 634.223,37 TL artırarak toplam 1.014.223,37 TL'ye yükseltmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, sözleşmenin 33.11. maddesi uyarınca ruhsat alma yükümlülüğünün davacı yüklenicide olduğunu, yüklenicinin yer tesliminden yaklaşık bir yıl sonra ruhsat için gerekli belgeleri talep ettiğini, idarelerinin talep üzerine belgeleri ivedilikle temin ettiğini, idari para cezasının, yüklenicinin ruhsat almadan inşaata başlaması nedeniyle kendi kusurundan kaynaklandığını ve idarenin sözleşme gereği sadece ruhsat harçlarını ödemekle yükümlü olup cezadan sorumlu olmadığını, iş programı ve ödenek dilimlerine ilişkin uyuşmazlığın Yüksek Fen Kurulu'nun 25/05/2021 tarih ve 2021/104 sayılı kararı ile idareleri lehine çözümlendiğini ve bu kararın tarafları bağladığını, asfalt imalatının kilitli parke taşına çevrilmesi değişikliğinin yüklenicinin talebi üzerine yapıldığını, asfalt imalatından vazgeçilmesiyle bu imalatın ayrılmaz bir parçası olan bitüm bedelinin de iş eksilişi olarak düşülmesinin doğal olduğunu, bu konuda daha önce alınmış emsal bir Yüksek Fen Kurulu kararı (2022/347) bulunduğundan yeniden görüş alınmasına gerek görülmediğini, kesin hesap sürecinin mevzuata uygun yürütüldüğünü, yüklenicinin itirazlarının ağırlıklı olarak Yüksek Fen Kurulu'nun görev alanına girmeyen metraj ve ataşman hesaplamalarına ilişkin olduğunu, davacının iddia ettiği gibi 2.102.800,86 TL'lik bir ödemenin yapılmadığını ve buna dair bir dekont sunulmadığını, aksine yapılan hesaplamalar sonucunda yüklenicinin idareye borçlu olduğunun görüldüğünü savunarak davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, taraflar arasında imzalanan 18/11/2020 tarihli "Ermenek HES İşletme Müdürlüğü için Ermenek İlçesinde Lojman ve Sosyal Tesis Yapım İşi" sözleşmesi ve ekleri, taraflar arasındaki yazışmalar, hakediş raporları, Yüksek Fen Kurulu'nun 25/05/2021 tarih ve 2021/104 sayılı kararı, 06/03/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporu, 08/12/2025 tarihli bilirkişi kurulu ek raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan yapı ruhsatının geç alınması nedeniyle kesilen idari para cezasının, hatalı iş programları nedeniyle eksik ödenen fiyat farklarının, hatalı iş artış ve eksiliş hesapları nedeniyle yapılan eksik ödemelerin ve kesin hakedişten yapılan haksız kesintilerin tazmini istemine ilişkindir. Taraflar arasında 18/11/2020 tarihinde "Ermenek HES İşletme Müdürlüğü için Ermenek İlçesinde Lojman ve Sosyal Tesis Yapım İşi"ne ilişkin anahtar teslimi götürü bedel sözleşme imzalandığı, işin tamamlanarak geçici ve kesin kabullerinin yapıldığı, davacılar vekilinin davalı idarenin kusurlu eylemleri nedeniyle yapı ruhsatının geç alındığını ve idari para cezası kesildiğini, iş programlarının hatalı düzenlenmesiyle fiyat farklarının eksik ödendiğini, iş artış ve eksiliş hesaplarının yanlış yapıldığını ve kesin hakedişten haksız kesintiler yapıldığını ileri sürerek bu kalemlerden doğan alacaklarının tazmini istemiyle bu davayı açtığı, davalı vekilinin ise ruhsat alma ve zamanında başvuru yapma sorumluluğunun davacıda olduğunu, iş programı uyuşmazlığının Yüksek Fen Kurulu kararıyla kendi lehlerine çözümlendiğini, iş değişiklikleri ve kesin hesap işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu ve davacının idareye borçlu olduğunu savunarak davanın reddini talep ettiği görülmüştür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. maddesinde eser sözleşmesi, "yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir" şeklinde tanımlanmıştır. Yüklenicinin temel borçları, eseri sadakat ve özenle meydana getirme, işe zamanında başlama ve bitirme, eseri teslim borcudur. İş sahibinin temel borcu ise bedel ödeme borcudur. Uyuşmazlık, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu kapsamında akdedilen bir rödövans sözleşmesinin uygulanmasından kaynaklanmakta olup, bu tür sözleşmelerde, sözleşme metni ile birlikte ihale dokümanını oluşturan Yapım İşleri Genel Şartnamesi (YİGŞ) gibi eklerin de sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olarak dikkate alınması gerekmektedir. YİGŞ, iş programlarının hazırlanması, süre uzatımı, iş artış ve eksilişleri, geçici ve kesin hakediş raporlarının düzenlenmesi gibi sözleşmenin uygulanmasına ilişkin detaylı usul ve esasları düzenlemektedir. 4735 sayılı Kanun'un Ek 1. ve 2. maddeleri uyarınca, yapım işi sözleşmelerinin uygulanmasından kaynaklanan belirli uyuşmazlıkların çözümü için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bünyesindeki Yüksek Fen Kurulu'na başvurulabilmektedir. Ancak Yüksek Fen Kurulu kararları, idari nitelikte olup, adli yargı yerlerini bağlayıcı nitelikte değildir; mahkemeler, bu kararları bir takdiri delil olarak değerlendirir. İnşaat Mühendisi Soner Özyavuz, Makine Mühendisi Mehmet Kaya ve Elektrik-Elektronik Mühendisi Özgür Demir'den oluşan bilirkişi kurulunun 06/03/2025 tarihli raporunda, yapı ruhsatının geç alınmasındaki kusurun, ihaleye esas zemin raporunun parsel bazlı yapılmaması ve proje müellifi bilgilerindeki gecikmeler nedeniyle davalı idareye ait olduğu, bu nedenle kesilen idari para cezasından davacının sorumlu tutulamayacağı, ilk 8 hakedişte geçici kabul noksanlıkları kesintisinin hatalı hesaplanması nedeniyle davacıya 1.450.056,47 TL eksik ödeme yapıldığının tespit edildiği, ancak fiyat farkı, iş artış/eksilişi ve kesin hesaplara ilişkin iddiaların değerlendirilebilmesi için dosyada bulunmayan süre uzatım kararları, makam olurları, revize iş programları gibi belgelerin sunulması gerektiğinin belirtildiği görülmüştür. Aynı bilirkişi kurulunun, dosyaya sunulan yeni belgeler doğrultusunda hazırladığı 08/12/2025 tarihli ek raporunda, yapı ruhsatına ilişkin ilk rapordaki görüşlerini tekrar ettikleri, imalat değişiklikleri neticesinde iş kapsamında toplam 370.289,72 TL tutarında iş azalışı olduğu ve nihai sözleşme bedelinin 24.289.710,28 TL olarak hesaplandığı, iş programı uyuşmazlığına ilişkin Yüksek Fen Kurulu kararının bağlayıcı olduğu kabulüyle yeni bir iş programı ve ödenek dilimi oluşturdukları, bu yeni iş programına göre davacıya ödenmesi gereken toplam hakediş bedelini (fiyat farkları dahil) 38.272.807,46 TL olarak hesapladıkları, ayrıca davalı idare tarafından yapılan; 2.413.359,32 TL tutarındaki geçici kabul noksanlıkları kesintisi, 528.293,94 TL tutarındaki fiyat farkı teminat kesintisi, 147.960,00 TL tutarındaki iş artışı ek kesin teminat kesintisi, 23.377,68 TL tutarındaki iş artışı damga vergisi kesintisi ve 700.000,00 TL tutarındaki test ve devreye alma işlemleri kesintisinin, işin geçici kabulünün yapılmış olması ve neticede iş artışı olmaması gibi nedenlerle haksız olduğu ve davacıya iade edilmesi gerektiği görüşünün bildirildiği anlaşılmıştır. Davacılar vekili 08/12/2025 tarihli bilirkişi ek raporuna yönelik olarak verdiği 31/12/2025 tarihli beyan ve itiraz dilekçesinde, rapordaki lehe hususları kabul ettiklerini, ancak bilirkişi kurulunun Yüksek Fen Kurulu kararını bağlayıcı kabul etmesinin ve davalının tek taraflı hazırladığı mukayeseli keşif çalışmasına itibar etmesinin hatalı olduğunu, bu nedenle fiyat farkları ile iş artış/eksiliş hesaplamalarının eksik yapıldığını, bu hususların yeniden değerlendirilmesi için ek rapor alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili 08/12/2025 tarihli bilirkişi ek raporuna yönelik olarak verdiği 29/12/2025 tarihli beyan ve itiraz dilekçesinde, raporun aleyhe olan kısımlarını kabul etmediklerini, işin kesin kabulünün 29/05/2025'te tamamlandığını ve kesin hakediş raporuna göre davacının kendilerine 3.311.575,37 TL borçlu olduğunu, ruhsat gecikmesinden davacının sorumlu olduğunu, bilirkişinin iş artış/azalışı ve iş programı hesaplamalarının hatalı olduğunu, özellikle idare onayı olmadan yapılan su yalıtımı imalat bedelinin davacıya ödenmesi yönündeki görüşün mevzuata aykırı olduğunu, hakedişlerden yapılan kesintilerin bir kısmının davacıya iade edildiğini, bir kısmının ise davacının borcuna mahsuben gelir kaydedildiğini, bilirkişinin bu iadeleri dikkate almadığını belirterek raporun hükme esas alınmamasını istemiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, taraflar arasında 18/11/2020 tarihli eser sözleşmesi imzalandığı, işin tamamlanarak teslim edildiği, davacının sözleşme kapsamında yaptığı işler karşılığı alacaklarının tam olarak ödenmediği iddiasıyla bu davayı açtığı, mahkememizce dosyaya uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 06/03/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporu ile 08/12/2025 tarihli ek rapor ve tüm dosya kapsamına göre; Taraflar arasında 18/11/2020 tarihinde "Ermenek HES İşletme Müdürlüğü için Ermenek İlçesinde Lojman ve Sosyal Tesis Yapım İşi"ne ilişkin anahtar teslimi götürü bedel sözleşme imzalandığı, davalı idarenin ihaleye çıkmadan önce parsel bazlı zemin etüt raporunu hazırlamaması ve ruhsat için gerekli proje müellifi atama işlemlerini geciktirmesi nedeniyle yapı ruhsatının alınmasında gecikme yaşandığı, bu gecikme nedeniyle davacı yükleniciye kesilen 165.781,21 TL idari para cezasından davalı idarenin sorumlu olduğu, davalı idare tarafından ilk 8 hakedişte yapılan geçici kabul noksanlıkları kesintisinin hatalı hesaplandığı, yine işin geçici kabulünün tamamlanmış olması ve neticede iş artışı olmaması karşısında, davacı hakedişlerinden yapılan fiyat farkı teminat kesintisi, iş artışı ek kesin teminat ve damga vergisi kesintisi ile test ve devreye alma işlemleri kesintisinin haksız olduğu, bu kesintilerin davacıya iade edilmesi gerektiği, bilirkişi ek raporunda davacıya ödenmesi gereken toplam hakediş bedelinin (fiyat farkları dahil) 38.272.807,46 TL olarak hesaplandığı, bu miktar ve iadesi gereken kesintiler toplamı ile davalı tarafından yapıldığı iddia edilen ödemeler ve davacının borçlu olduğu iddia edilen tutarlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının ıslah ile talep ettiği 1.014.223,37 TL tutarındaki alacak talebinde haklı olduğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile 1.014.223,37 TL alacağın, 380.000,00 TL'sine 19/02/2024 dava tarihinden, 634.223,37 TL'sine 04/02/2026 ıslah tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 2-Kabul edilen 1.014.223,37 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 69.281,60 TL karar ve ilam harcından 6.489,45 TL peşin harç, 10.835,00 TL ıslah harcı toplamı olan 17.324,45 TL harcın düşümü ile eksik kalan 51.957,15 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacılar tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 6.489,45 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı, 10.835,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 17.812,85 TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 4-Davacıların karşıladığı 2.653,50 TL yazışma gideri, 75.000,00 TL bilirkişi ücreti, 6.060,60 TL keşif harcı, 40,00 TL diğer giderler olmak üzere toplam 83.754,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 1.014.223,37 TL üzerinden takdir edilen 158.133,51 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/05/2026

¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/123, K. 2026/428, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-123-e-2026-428-k-2cb60945d5b8