İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/109 E. 2025/794 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/109
Karar No
2025/794
Karar Tarihi

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/109 Esas - 2025/794 Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/109 Esas KARAR NO : 2025/794

DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/02/2024 KARAR TARİHİ : 22/10/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalı arasında 21.08.2023 tarihinde 140.000 TL değerinde olan Yarı Otomatik Çift Kefe Dolum Makinasının, 15 gün içerisinde teslimini içerecek şekilde müvekkilince satın alınmak üzere sözleşme kurulmuş olduğunu, sözleşme bedelinin müvekkilince zamanında ödenmiş olduğunu, ilaveten nakliye ücreti olarak da 3.500 TL davalının belirttiği adrese ödenmiş olduğunu, davalının, sözleşmede belirtilen ürünü değil bir başka ürünü ancak 16.12.2023 tarihinde göndermiş olduğunu, eksik malzemeli gönderilen bu ürününde montajının ve kurulumunun yapılamamış olduğunu, sözleşmeye uygun tam ve eksiksiz kurulumu yapılamamış olması nedeniyle kendilerinin .... .... .... yevmiye numarasıyla davalı adına ihtarname keşide edilmiş olduğunu, ihtarnamede, sözleşmede belirtilen makinenin sözleşmede belirlenen sürede teslim edilememesi nedniyle müvekkilinin sözleşmeden döndüğünü, bu nedenle gönderilen makinenin iade etmeye hazır olunduğu ve 3 gün içerisinde ürün bedeli olan 140.000 TL ve nakliye ücreti olan 3.500 TL’nin iadesini ve gönderilmiş ürünün iade alınmasının talep edilmiş olduğunu, ihtarnamenin 02.01.2024 tarihinde E-Tebligat olarak davalıya iletilmiş olduğunu, ihtarnameye cevap verilmemiş olduğunu, taraflarınca ... ... .... .... sayılı dosyası ile tevdii mahalli tayini ve delil tespiti talepli dava açılmış olduğunu, davalı şirketin sözleşmede taahhüt edilen 15 iş günü içerisinde müvekkili şirkete teslim etmemiş ve kurulumu ile montajını gerçekleştirmemiş olduğundan temerrüde düşmüş olduğunu, sözleşme konusu makine bedeli olarak müvekkilince ödenen 140.000 TL’nin, tespit davası için müvekkili tarafından ödenen şimdilik 1.000 TL’nin, müvekkili tarafından ödenen 3.500 TL nakliye ücretinin, davalıya ödenen ürün bedeli ile yeni alınacak olan dolum makinesiiçin ödenecek ürün bedeli arasındaki farka ilişkin olarak şimdilik 100 TL olmak üzere 144.600 TL’nin 02.01.2024 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin adresinin Samsunda olması nedeniyle yetkili Mahkemenin Samsun Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğramış olduğunu, sözleşmede teslim tarihinin belitilmemiş olduğunu, müvekkilinin makineyi zamanında teslim etmiş olduğunu, sözleşmeye uygun şekilde müvekkili tarafından teslim edilen makinaya rağmen davacının sözleşmeden dönmüş olduğunu, bu haliyle davacının taleplerinin sebepsiz zenginleşme amacı taşıdığını, söz konusu makinanın bir eser olmayıp standart bir makine olduğunu, sözleşmeye uygun olarak teslimi zamanında gerçekleşen makine dolayısıyla müvekkilinin temerrüdünün söz konusu olmayacağını, müvekkilinin kusuru dışında davacının sözleşmeden dönmüş olmasının haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Dosya bilirkişiye tevdi olunmuş 12/09/2024 tarihli raporunda: Davacıya teslim edilen makinanın sözleşme kapsamında belirtilen makine özellikleri ile uyumlu olmadığı, teslim edilen makinenin, Üreticisi / Markası dahi belirtilemeyen bir özel imalat olduğu ve makinaya ilişkin herhangi bir katalog ve imalat resmi de sunulmadığı gibi tespiti yapılan makinanın Sipariş Sözleşmesinde belirtilen makine ile ölçüsel olarak da örtüşmediği, rapordaki tablonun sağ sütununda bold (koyu renkte) belirtilen aksamlarının da eksik olduğu, dolayısıyla teslim edilen makinanın eksik parçalı ve çalışır vaziyette olmamakla kullanıma elverişli olmadığı, davacının davalıdan talep edebileceği kazanç kaybının ancak davacı defter kayıtları üzerinden davacının benzer / eşdeğer makine ile kazancından giderlerinin de mahsubu ile mahrum kalınan makul süre de esas alınarak tespit edileceği ve bunun da mahkeme tarafından görevlendirilecek bir Mali Müşavir tarafından belirlenebileceği bildirilmiştir. Dosya hesap ve SMM bilirkişi heyetine tevdi olunmuş, 10/01/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda: Sözleşmenin feshinin haksız olup olmadığı hususunda davalının sözleşme konusu makinayı zamanında teslim etmemiş olması, göndermiş olduğu makinanın eksik parçalarının bulunması ve sözleşmede belirlenen özellikleri taşımaması ve yapılan ödemenin geri iade edilmemesi, sözleşmeyi karşılamayan makinanın geri teslim alınmaması durmunun sözleşmeye aykırılık teşkil etmesi bakımından davacının sözleşmeyi feshinde haklı olup olmadığı hususunda hukuk rey ve yorum Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, sözleşme konusu yapılan makine ile teslim edilen makinenin aynı özellikleri haiz olup olmadığı hususunda, Mahkemece aldırılan 12.09.2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç bölümü aynen “Davacıya teslim edilen makinanın sözleşme kapsamında belirtilen makine özellikleri ile uyumlu olmadığı, teslim edilen makinenin, Üreticisi/Markası dahi belirtilemeyen bir özel imalat olduğu ve makinaya ilişkin herhangi bir katalog ve imalat resmi de sunulmadığı gibi tespiti yapılan makinanın Sipariş Sözleşmesinde belirtilen makine ile ölçüsel olarak da örtüşmediği, rapordaki tablonun sağ sütununda bold (koyu renkte) belirtilen aksamlarının da eksik olduğu, dolayısıyla teslim edilen makinanın eksik parçalı ve çalışır vaziyette olmamakla kullanıma elverişli olmadığı, makinenin süresinde teslim edilip edilmediği hususunda, taraflar arasında kurulmuş olan sözleşmeye göre 15 gün içerisinde, yani en geç 05.09.2023 tarihinde teslim edilmesi gereken sipariş konusu makinanın, mesajlardan anlşıldığı kadarıyla 14.10.2023 tarihi itibariyle teslim edilmemiş olduğu, buna mukabil davacı tarafından siparişe konu makine bedelinin ödenmiş olduğu anlaşılmakta olup, bu durumda davalının teslim borcunu zamanında yerine getirmemiş olduğu, davacının alacağının varlığı ve miktarı hususunda, davacı taraf ticari defter kayıtlarında görülen para havalelerine ilişkin belgeler ile ticari defter kayıtları karşılaştırılmış olup, belgeler ile ticari defter kayıtlarının birbiriyle uyumlu olması nedeniyle davacının davalıdan 140.000 TL alacaklı olduğu hesaplanmıştır. Fiyat farkı talep etmesi şartlarının oluşup oluşmadığı ve oluşması halinde talep edilebilecek miktarı, davacının ticari defter kayıtlarında, siparişi iptal edilen makinanın yerine yeni bir makine alındığına dair herhangi bir kayıt bulunmadığından, davalıya ödenen makine bedelinden daha fazla bir ödeme ile makina alımı olmadığından davacının fark talebine ilişkin bir hesaplama yapılamayacağı, feshin haksız olması halinde zararının oluşup oluşmadığı ve oluşması halinde miktarı davacı şirket taraından sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı hususunda rey ve değerlendirme Mahkemenin takdirinde olup, feshin haksız olması halinde nakliye ve tespit davası nedeniyle davacının yüklenmiş olduğu külfetin kendisine ait olup olmayacağı hususu Mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir. Dosya tekrar aynı bilirkişi heyetine ek rapor düzenlenmek üzere tevdi olunmuş bilirkişiler 22/02/2025 tarihli ek raporunda: Emsali bir makinenin fiyatının tespitinin uzmanlık alanı dahilinde olmadığından feshedilen sözleşme bedeli ile yerine ikame edilecek yeni bir makine arasındaki farkın hesaplaması yapılamadığını, feshin haksız olduğu yönünde kanaat sahibi olması halinde veya feshin haklı olduğu yönünde kanaat sahibi olması halinde davacının nakliye için yüklenmiş olduğu külfetin kime ait olacağı hususundaki yorumun mahkeme takdirinde olduğu bildirilmiştir. Dosya tekrar makine mühendisi, SMM ve Hesap bilirkişisine tevdi olunmuş bilirkişi heyeti 20/05/2025 tarihli ek raporunda: Davacının, davalıdan satın aldığı ürünün ayıplı ve çalıştırılamaz olup davacının davalıdan cihaz bedeli olan 140.000,00 TL’yi talep edebileceği gibi, menfi zararaının da 7.000,00 TL olacağı, davacının üretim kaybı anlamındaki kaybının dosya muhtevasına göre mali defter kayıtlarından belirlenir olamayacağı bildirilmiştir. Davacı vekili 01/10/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile müdeabihin ıslahı yolu ile artırdıkları kısım ile dava dilekçesinde talep ettikleri miktarların birleştirilmesi yoluyla bulunan toplam 150.500 TL’nin, 02.01.2024 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava, taraflar arasındaki satım sözleşmesinin ayıplı ve geç ifası nedeniyle sözleşmeden dönerek bedelin iadesi ile menfi zararın tazmini istemine ilişkin olup, uyuşmazlık sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı, sözleşme konusu yapılan makine ile teslim edilen makinenin aynı özellikleri haiz olup olmadığı, makinenin süresinde teslim edilip edilmediği, davacının alacağının varlığı ve miktarı hususlarında toplanmaktadır. Öncelikle tespit edilmesi gereken husus sözleşmeden dönme koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Dava konusu yapılan makine üzerinde bilirkişi tarafından inceleme yapılmış ve hükme esas alınan raporda; davacıya teslim edilen makinanın sözleşme kapsamında belirtilen makine özellikleri ile uyumlu olmadığı, teslim edilen makinenin, üreticisi / markası dahi belirtilemeyen bir özel imalat olduğu ve makinaya ilişkin herhangi bir katalog ve imalat resmi de sunulmadığı gibi tespiti yapılan makinenin sipariş sözleşmesinde belirtilen makine ile ölçüsel olarak da örtüşmediği, makinede bir takım aksamlarının eksik olduğu teslim edilen makinanın eksik parçalı ve çalışır vaziyette olmamakla kullanıma elverişli olmadığı tespit edilmiştir. Bu haliyle teslim edilen makine ayıplı olduğu anlaşılmıştır. Yine davacı tarafça dava konusu makinenin bedelinin ödenmiş olduğu, makinenin en geç 05.09.2023 tarihinde teslim edilmesi gerekmekte olup 14/10/2023 tarihi itibariyle teslimatın gerçekleşmediği tespit edilmiştir. Bu haliyle davacı tarafça sözleşmeden dönme hakkının kullanabileceği ve bedel iadesini talep edebileceği anlaşılmıştır. Menfi zarar uygulanacağına ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin yerine getirilmemesi sonucu güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan, sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarardır. Olumsuz zararın yasal dayanağı 6098 sayılı TBK'nın 125/III., B.K.106/II. maddesindeki genel düzenlemelerdir. Yargıtay içtihatları ve doktrinde eser sözleşmesinden dönülmesi nedeniyle uğranılan ve giderilmesi talep edilen olumsuz zararların sınırlı sayıda olmadığı kabul edilmekte; sözleşmenin yapılmasına ilişkin giderler, harçlar, posta giderleri, noter ücreti ve yapılmış bulunan imalâtın bedeli ile daha iyi koşullarla sözleşme düzenleme fırsatının kaçırılmış olmasından doğan zararlar da menfi zarar kapsamında değerlendirilmektedir. Davacı tarafça 3.500,00 TL nakliye ücreti ödenmiş olup bu bedelin tahsili talep edilmektedir. Nakliye ücretinih menfi zarar kapsamında davalıdan tahsilini talep edebileceği anlaşılmıştır. Yine bilirkişi tarafından davacının muadil yeni ekipman satın alabilme için 7.000,00 TL fazla ödeme yapması gerektiği tespit edilmiştir. Ayrıca davacı tarafça tespit dosyasında yapılan masraflar alacak olarak talep edilmiş ise de; bu masrafların yargılama giderleri arasında olduğundan yargılama gideri olarak hesaplama yapılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN KABULÜ İLE; -Bedel iadesi talebinin kabulü ile 140.000,00 TL'nin 06.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine -Nakliye ücreti iadesi talebinin kabulü ile 3.500,00 TL'nin 06.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine -Menfi zarar talebinin kabulü ile 7.000,00 TL alacağın 1.000 TL'sine 06.01.2024 tarihinden, 6.000,00 TL'sine 01.10.2025 ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 10.280,65 TL harçtan peşin alınan 2.469,41 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 7.811,24 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 2.469,41 TL peşin harç ve 615,40 TL ıslah harcı ve delil tespiti dosyasında yatırılan 615,40 TL peşin harç toplamı olan 3.700,21 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 220,00 TL posta masrafı, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti ve delil tespiti dosyasında yapılan 25,00 TL tebligat masrafı toplamı olan ‭9.672,60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk bürosu tarafından yapılıp Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/10/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/109, K. 2025/794, T. 22.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-109-e-2025-794-k-b79f135ca28a