İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/104 E. 2025/514 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/104
Karar No
2025/514
Karar Tarihi

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/104 Esas - 2025/514 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/104 Esas KARAR NO : 2025/514

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 13/02/2024 KARAR TARİHİ : 27/06/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 03/07/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, 05.05.2023 tarihinde Gazi Üniversitesi Rektörlüğü önünde meydana gelen kazada, davalı şirkete sigortalı ... plakalı araç ile çarpışması sonucu, müvekkili şirkete sigortalı araçta 42.272,48 TL hasar meydana geldiğini ve bu bedelin onarımı yapan servislere 04.10.2023 tarihinde ödendiğini, müvekkilinin TTK'nun 1472. Maddesi gereğince sigortalının haklarına halef olduğunu, ödenen miktarın tahsili için ... 3. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/263396 E. Sayılı dosyası ile yapılan icra takibine davalıların haksız yere itiraz ettiklerini, itirazların iptali ile takibin devamını talep ve dava etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirkete 17.07.2022/2023 vadeli ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, 15.09.2023 tarihinde diğer taraf araç malikine 39.151,35 TL değer kaybı tazminatı ödendiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, davacı şirket tarafından düzenlenen eksper raporu ile servis faturalarının kabulünün mümkün olmadığını, davacının talebinin fahiş olduğunu, davacının başlattığı icra takibinin mesnetsiz olduğunu, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin tamamen kusurlu olduğu iddia edilmekle beraber müvekkilinin kazada kusurunun bulunmadığını, kusur yönünden inceleme yapılmasını, hasar bedelinden müvekkili aracının trafik sigortacısının sorumlu olduğunu, davanın reddini talep etmiştir. Dava; kasko sigorta şirketinin kaza nedeniyle sigortalısına ödediği tazminatın rücuen tahsilatına ilişkin giriştikleri icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. ... 3. Genel İcra Dairesinin 2023 /263396 esas nolu dosyasında ,davacının davalılar aleyhine 42.272,48 TL asıl alacak miktarı ve 729,63 TL işlemiş faiz üzerinden icra takibine girişildiği ,davalıların süresinde itiraz ettiği görüymüştür. Delillerden, hasara ilişkin ödemelere dair belgeler dosyaya kazandırılmış, bilirkişi kök ve ek raporu alınmıştır. Dosya kapsamı, makine mühendisi ve sigorta hukuku alanında uzman nitelikli hesap uzmanı bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, 26/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı ...'ın olayda %100 oranında kusurlu olduğu, davacı şirkete kasko poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ...'in olayda kusursuz olduğu, dava konusu ... plakalı aracın hasar bedelinin 36.302,45TL olduğu, icra takip tarihi itibariyle 36.302,45TL asıl alacak yönünden; 626,59TL İşlemiş yasal faiz tutarı bulunduğu rapor edilmiştir. Dosya kapsamı itiraz üzerine , daha önce rapor tanzim eden bilirkişiye tevdii edilmiş, 03/06/2025 tarihli ek raporunda özetle; Kök raporda açıklandığı üzere dava konusu trafik kazasının aynı yönden seyirle olay yeri kavşağa gelen araçlardan, yolun sağından soluna dönüş yapan davalı tarafa ait araç ile soldan sola dönüş yapan aracın çarpışması sonucu meydana geldiği dikkate alındığında, yolun sağından soluna dönüş yapan davalı taraf araç sürücüsünün sola dönüş kurallarına aykırı hareke ettiği açık olduğu, davacı taraf sürücüsünün kural ihlali bulunmamakta olduğu, kök raporda açıklandığı üzere, davalı tarafa ait aracın sola dönüş kurallarına aykırı hareket edip, yolun sağından sola dönüş yaptığı sırada, aynı yönden seyirle solundan gelip kavşaktan sola dönüş yapan davacı taraf aracına, kaza tutanağında belirtildiği şekliyle çarptığının açık olduğu, dava konusu trafik kazasının oluşumunda, sola dönüş kurallarına uygun olarak dönüş yapan davacı taraf sürücüsü olayda kusursuz olduğu,, asli kusurlu hallerden bölünmüş yolun sağından sola dönüş yaptığı sırada davacı taraf aracına çarpan davalı taraf sürücüsü olayda tamamen kusurlu bulunmakta olduğu, hasar yönünden yapılan değerlendirme de oldukça açık ve anlaşılabilir durumda olduğu, kök raporda belirtilen görüşlerini değiştirecek herhangi bir husus bulunmadığı rapor edilmiştir, TTK 1472 maddesinde; " Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." hükmüne, yine 2918 Sayılı KTK'nın 85. maddesinde; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükmüne yer verildiği anlaşılmaktadır. Tüm dosya kapsamına göre; davacı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, 05.05.2023 tarihinde Gazi Üniversitesi Rektörlüğü önünde meydana gelen kazada, davalı şirkete sigortalı ... plakalı araç ile çarpışması sonucu trafik kazası meydana geldiği, meydana gelen kazada aldırılan rapora göre ,davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı ...'ın olayda %100 oranında kusurlu olduğu, davacı şirkete kasko poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ...'in olayda kusursuz olduğu, dava konusu aracın kaza tarihi itibari ile bir yaşını doldurmadığından amortisman indirimine gerek olmadığı, kasko ekspertiz raporundaki işçilik bedellerinin aynen uyumlu olduğu ancak parça bedellerinin uyumlu olmadığı, parça bedelleri ve işçilik alacakları yeniden değerlendirilerek buna göre ,parça bedeli ,işçilik bedeli ve ratosa ödenen tutar artı KDV ile birlikte toplam dava konusu ... plakalı aracın hasar bedelinin 36.302,45TL olduğu, davalı sigorta şirketinin davadan önce değer kaybı bedeli adı altında 39.151,35 TL... .... ... adına ödemede bulunduğu, sigorta poliçe limitinin dolmadığı, icra takip tarihi itibariyle 36.302,45TL asıl alacak yönünden;Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14/02/2018 tarih ve 2017/3-993 Esas-2018/202 Karar sayılı kararında “Davalıya Ait Borcu Ödemek Zorunda Kalan Davacının Zararı Ödeme Tarihinde Doğduğundan Ödeme Tarihinden İtibaren Faiz Talep Edebilmesi İçin Karşı Tarafı İhtar ile Temerrüde Düşürmesine Gerek Olmadığını” kabul edildiğinden, rücu davalarında ödeme ile faizin başlayacağı ,ayrıca davalıların ihtar ile temerrüte düşürülmesine gerek olmadığı anlaşılarak 04/10/2023 ödeme tarihinden icra takip tarihine kadar 626,59TL İşlemiş yasal faiz tutarı bulunduğu anlaşılarak davanın kısmen kabul ,kısmen reddine ,davalıların ... 3. Genel İcra Dairesi'nin 2023/263396 Esas sayılı takip dosyasındaki 36.302,45 TL asıl alacak ve 626,59 TL işlemiş faiz tutarına yaptıkları itirazın iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden ve asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz oranı üzerinden aynen devamına, davacı şirketin takibe girişmekte kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından, davalı Türkiye Sigorta A.Ş'nin koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminat istemlerinin reddine, davacı yanın fazlaya ilişkin istemin reddine, dair aşağıdaki şeklide hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, 2-Davalıların ... 3. Genel İcra Dairesi'nin 2023/263396 Esas sayılı takip dosyasındaki 36.302,45 TL asıl alacak ve 626,59 TL işlemiş faiz tutarına yaptıkları itirazın iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden ve asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz oranı üzerinden aynen devamına, 3-Davalı Türkiye Sigorta A.Ş'nin koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminat istemlerinin reddine, 4-Fazlaya ilişkin istemin reddine, 5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.522,62 TL karar ve ilam harcının 519,36 TL peşin harcından mahsubu ile bakiye 2.003,26 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan 292,00 TL tebligat-müzekkere gideri ve 7000,00 TL bilirkişi ücreti, 427,60 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 7.719,6 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul ve red oranları dikkate alınarak takdiren,6.623,41TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı tarafından yatırılan peşin harç 519,36 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Davacı vekille temsil olunduğundan kabul edilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 10-Davalılar vekille temsil olunduğundan kabul edilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 6.073,07 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 11-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.800,00 TL arabuluculuk giderinin kabul-ret oranına göre hesaplanan 539,6 TL'sinin davacıdan, 3.260,4 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 12-HMK'nın 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı .... .... .... vekilinin yüzüne karşı, davalı ... .... .... A.Ş vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/06/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/104, K. 2025/514, T. 27.06.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-104-e-2025-514-k-a69fe00798b6