İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/98 E. 2025/330 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/98
- Karar No
- 2025/330
- Karar Tarihi
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/98 Esas - 2025/330 T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN ... GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/98 KARAR NO : 2025/330
BAŞKAN :... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : ....
DAVACI : ...... VEKİLİ : Av. ... ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av....
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/02/2023 KARAR TARİHİ : 24/04/2025 G.K.YAZILDIĞI TARİH : 24/05/2025
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA : Davacı vekili iddiasında özetle; Davacı şirket ile davalı arasında 13/10/2020 tarihli "5 litre 5.500 şişe/saat kapasiteli ... ... su dolum hattının kurulumu, devreye alınması ve eğitimi" için 7.200.000,00-TL bedelli sözleşme akdedildiğini, sözleşmenin imzasından sonraki aşamada davalıdan kaynaklanan gecikme nedeniyle teslim tarihleri, ödeme koşulları ve gecikme cezalarının revize edildiğini ve sözleşmenin ayrılmaz parçası ve eki niteliğinde ki 05/04/2021 tarihli protokolün imzalandığını, protokol hükümlerine göre; ... fabrikasında makina test tarihinin 30/06/2021, sevkiyat tarihinin 02/07/2021, ... Su fabrikasında ilk test tarihinin 15/08/2021 (%50 verimlilik), makinelerin kesin kabul tarihinin:01/09/2021 (%100 verimlilik) olması gerekirken, dava konusu su dolum hattında satıcıdan kaynaklanan gecikmeler ve makinadaki sorunlar nedeniyle, 14-15 Ocak 2022 tarihinde kurulumdan sonraki ilk testin yapıldığını, 14-15 Şubat 2022' de devreye alma işlemine başlanıldığını ve 19 Şubat 2022'de ilk ürünün çıktığını, protokolde kararlaştırılan ve 01/09/2021 tarihinde yapılmış olması gereken kesin kabulün ise arızalar, eksiklikler ve ayıplar nedeniyle halen daha yapılamadığını, sözleşmenin bedeli olan 7.200.000,00-TL'nin tamamının nakit ve çek olarak ödendiğini, ihtarnamelere rağmen davalı tarafın maldaki ayıbı gidermediğini, bunun üzerine satıma konu makinanın bulunduğu yer olan Çaykara Sulh Hukuk Mahkemesi 2022/5 D.İş sayılı dosyasında yaptırılan tespitte, makinedeki ayıpların tespit ettirildiğini, müvekkili şirketin arıza, kusur ve ayıplar nedeniyle satın aldığı ve bir su fabrikasının demirbaşına kazandırdığı makinalardan vaadedilen performansı alamadığını iddia ederek, şimdilik davanın belirsiz alacak davası olarak açılmakla; Müvekkili şirket ile davalı arasında imzalanan satış sözleşmesine konu malın ayıplı olması nedeniyle TBK 227. madde uyarınca "ayıp oranında satış bedelinde indirim" seçeneğinin kullanılarak, şimdilik belirlenebilen asgari 1.000,00-TL tutarındaki indirim bedelinin, ihbar tarihinden itibaren ticari işlerde uygulanan reeskont faiz ile davalıdan tahsiline, ayıp nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı şimdilik belirlenebilen asgari 500,00-TL tutarındaki zararın TBK 227.madde uyarınca davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili 07/11/2024 tarihli talep arttırımı ile; 1.000 TL olan "ayıp oranında satış bedelinde indirim" talebini, 4.275.000 TL'ye, 500 TL olan "ayıp nedeniyle davacı şirketin uğradığı zarara" yönelik talebini 13.849.102,93 TL'ye yükseltmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili savunmasında özetle; Taraflar arasında bir satım sözleşmesi olduğu, sözleşmenin konusunun "5 litre 5.500 şişe/saat kapasiteli ... ... su dolum hattının kurulumu, devreye alınması ve eğitimi" olduğu konusunda ihtilaf olmadığını, davacı yanın iddialarına dayanak yaptığı tespit dosyasındaki bilirkişi raporundaki tespitin usule aykırı olduğunu, gerçeği yansıtmadığını, teslim tarihini öteleyen ve müvekkile her defasında belli bir süre içinde ifa talebi ileri süren davacı yan olduğunu, müvekkilinin, ifa talebini öteleyen taraf olmadığını, varsa mevcut sorunların çözüme kavuşturulması ve personel eğitimlerinin tekrarlanması için talepte bulunduğunun açık olduğunu, ancak davacı yanın bu talepleri kabul etmediğini, eğitim eksikliği olmasına rağmen eğitim verilmesini kabul etmediğini, müvekkilinin gerekli yardımı yapmaktan imtina etmediğini ve kullanıcı hatası olsa dahi aksaklıklara mümkün olduğunca hızlı bir şekilde müdahale ettiğini, müvekkilinin makineyi teslim ettiğini, kurulumunu tamamladığını, devreye alındığını, devreye alındıktan sonra çok büyük bir çoğunluğu kullanıcı hatasından kayanaklanan aksaklıklar oluştuğunu, oluşan aksaklıklara da müvekkilinin zamanında müdahale etiğini, aksaklığın giderilmesi için gereken gayreti gösterdiğini, sözleşmenin B-6 Garanti kapsamı başlıklı maddesinde, kullanıcı hatalarının garanti dışında bırakıldığını, haksız ve dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, ticari satımda ayıplı ifa iddiası ile, ayıp oranında satış bedelinde indirim ve ayıp nedeniyle alıcının uğradığı zararın tazmini taleplidir. Tarafların dayandıkları tüm deliller getirtilmiş, satışa konu makinelerin bulunduğu mahalde keşif ve teknik bilirkişi aracılığı ile inceleme yaptırılmış, davacı tanıkları dinlenmiş, akabinde dosya üzerinde bilirkişi heyetinden rapor aldırılmıştır. Keşif aşamasında dinlenen davacı tanıkları yeminli beyanlarında; Davacı tanığı ... ...; "Davacı şirkette 5-6 yıldır mekanik bakım ustası olarak çalışırım, dava konusu olan makineler davalı şirketten 3 yıl kadar önce satın alındı. Dava konusu makineler ilk alındığı zamandan beri ara sıra çeşitli arızalar vermektedir. Öncelikle şişirme makinesinde kalıpların kapanma sırasında sarı burçların düşmesinden dolayı kalıplar hatalı çıkmakta ve malzeme zayiatı oluşmaktadır. Ayrıca şişirme makinesinde yazılımsal hatalarda bulunmakta olup bu sebeple de arızalar yaşanmaktadır. Bunun dışında su şişelerine kulp takan makinede de zaman zaman arızalar oluşmaktadır. Ara sıra kulp takılmalarından dolayı kulp takma makinesi tam randımanlı çalışmamaktadır. Saatte 5500 şişeye kulp takabilmesi gerekirken yaşanan arızalar nedeniyle üretim azalması yaşanmaktadır. Bunların dışında doldurulmuş şişelerin havuzda birikmesinden dolayı su şişelerinde ezilmeler ve zayiatlar oluşmaktadır. Su şişelerinin birikmesi nedeni ile kayar bant sisteminde de arızalar meydana gelmektedir. Etiketleme makinesinde de problem bulunmakta olup, ayarı tam yapılmamış olduğu için etikette ya az tutkal sürmekte ya da şişeler makineye çarparak ilerde bozulma riski ortaya çıkarmaktadır. Yine etiket makinesinin alt kısmında 4-5 ay önce kayış kopmuş olup iki üç gün üretim kaybına sebep olmuştur. Bunların dışında şirink yani dört adet su şişesini birleştiren naylonlama makinesinde çift bobin takılması gerekirken tek bobin takılmakta bobinleri değiştirme işlemi iki saatte bir 10-15 dakika üretim kaybı oluşmaktadır. Yine bu makinede paketleme naylonun katlanmasından dolayı naylon sıkışması ve yine üretim durması oluşmaktadır. Bu paketleme naylonunun ısıtılarak şişelere yapıştırılması sırasında hasır bandın altında olan kestamitlerin ısıya dayanıklı olmadığı nedeniyle arızalar yaşanmaktadır. Son olarak da paletrayzır makinesinde sepet kısmı kolileri palete yerleştirirken kırılmaktadır. Benim dava konusu makinelere ilişkin bilgilerim bunlardır. Davacı şirkete ait bu su şişeleme fabrikası normalde günlük 8 saat çalışması gerekirken makine arızalarından dolayı yaşanan zaman kayıplarından dolayı günde 12 saat çalışmaktadır. Dava konusu makinelerdeki arızalar sebebiyle toplamda üretim kaybı olmasada günlük ortalama dört saat fazla işçi çalıştırmak, elektrik yakmak ve zayi olan malzemeler nedeniyle davacı şirketin zararları oluşmaktadır." Davacı tanığı ... ....; "Ben 10-15 yıldır paketli su sektöründe çalışıyorum. Son 1,5-2 yıldır da davacı şirkette fabrika müdürü olarak çalışmaktayım. Keşif sırasında görmüş olduğumuz makineler ben davacı şirkette çalışmaya başlamadan önce alınmıştı. Dava konusu makinelerden şişirme makinesinde yazılımsal ve mekanik arızalar meydana gelmektedir. Şişirme makinesinde kalıp bölümünde kalıp kilitleme arızası, valflerin hava kaçırması, şişe tutucu penslerin arıza yapması gibi sorunlar zaman zaman yaşanmakta ve bu sorunlar sebebiyle hem üretim de aksamalar hem de hammadde zayiatı oluşmaktadır. Şişirme makinesinde sonra şişelere su doldurulduktan sonra şişelerin havuzda birikmesi sebebiyle ezilmeler oluşmaktadır. Dolum makinesinde su seviyeleri düzgün olmadığı için bazı şişeler olması gerekenden fazla suyla bazı şişeler ise olması gerekenden az suyla dolmaktadır. Şişedeki su miktarı değişkenlik gösterdiği için nakliye sırasında tonaj denetimlerinde zaman zaman cezalar verilmektedir. Kulp makinesinde şişe kulplarının bazen ters gelmesi sebebiyle bazı şişeler kulp takılamadan kulp makinesinden çıkmakta olup, bunların elle tek tek kulp takılması gerekmektedir. Kulp havuzundan kulpların olması gerekenden az bir şekilde gelmesi sebebiyle makineler şişelere kulp takmaya yetişememekte olup, sırf bu iş için bir işçi çalıştırılmaktadır. Kulp makinesi ile etiketleme makinesi arasındaki akan bant üzerinde şişelerin yığılması sebebiyle hem şişeler ezilmekte hem de iki defa mil kırılması yaşanmıştır. Etiket makinesinde tutkallama düzgün yapılamadığı için hem üretimde yavaşlama hem de malzeme zayiatı oluşmaktadır. Tutkallama makinesinde tutkal tamburu tutkal haznesine vurduğu için mekanik arızalar oluşmaktadır. Ben çalıştığım süre içerisinde etiket kesme bıçakları iki üç defa kırılmıştır. Şirink yani naylon paketleme makinesine yedekli olacak şekilde iki naylon bobini takılabilmesi gerekirken sadece bir tane takılabilmekte ve o bobin bittiğinde yenisi ile değiştirilmesi gerekmektedir. Bu işlemde her iki saatte bir 15 dakika zaman kaybına ve üretim azalmasına sebep olmaktadır. Yine bu makinenin bıçak bölümüne naylon sıkışması nedeni ile zaman zaman arızalar yaşanmaktadır. Sırf bu yüzden dört defa bıçak değişimi yapıldığına şahit oldum. Yine bu makinenin fırınlama bölümünde paketler tam olarak formunu alamamaktadır. Bu makinede tel bant kopmasından dolayı tel bant değiştirilmek zorunda kalınmıştır. Paketleme makinesinde ise bir ay kadar önce asansör kopması nedeniyle arıza yaşandı. Bu arıza sebebiyle dört gün üretim yapılamadı. Bu arıza sonrasında davalı şirket tarafından rulmanlar değiştirildi. Fakat vidalardan birisini takamadılar bu da ilerde benzer arızaların yaşanmasına sebebiyet verebilecektir. Davalı şirket dava konusu makinelerin bakım ve kullanımına ilişkin davacı şirkete hiçbir bilgi ve döküman vermemiştir. Bu sebeplerle dava konusu makinelerde dava konusu arızalar meydana gelmektedir." şeklinde beyanda bulunmuştur. Keşif aşamasında dava konusu makineler üzerinde inceleme yapan Makine Mühendisi bilirkişi 02/10/2023 tarihli raporunda özetle; "Keşif esansında her ünitenin başında birkaç personelin otomasyona destek olduğunun görülmesinin tesiste bazı sorunların olduğuna kanaat getirmek için yeterli olduğu, makinenin 5500 şişe/saat ayarında olmasına rağmen, kendi sayacında yapılan izlemede 10 dakika içerisinde 916 şişe üretmesi gerekirken yaşanan sürekli duraksamalar nedeniyle bu sayının ancak 370 şişe düzeyinde kaldığının izlendiği, ... Şişirme-Dolum-Kapatma ünitesinin ayıplı olduğu ve taahhüt edilen kapasiteyi karşılamadığı, hava kaçağı, mekanik ve yazılım sorunlarının olduğu, kulp takma makinasının ayıplı olduğu ve tadilat ile ayıbın giderileceği, OPPMATIK Rotatif Etiketleme Makinası / Tutkallama Grubu, vakum grubu, tansiyon grubunda ciddi yapısal ve mekanik sorunların olduğu ve bunlara bağlı olarak da ürünün ayıplı olduğu, ayıbın tamirat yolu ile giderilmesinin sistem temel dinamiklerini değiştireceğinden makul olmayacağı. Ürünün sözleşme tarihinde yaklaşık bedelinin 700.000,00 TL olacağı, Shrink Paketleme Makinesinin ayıp durumunun devam ettiği ve birden çok sorununun olduğu ve sözleşme tarihindeki yaklaşık değerinin 900.000,00 TL civarında olacağı,…” belirtilmiştir. Mahkememizce hükme esas alınan Makine Mühendisi, Mali Müşavir ve Nitelikli Hesaplama Bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinin 06/03/2024 tarihli raporunda özetle; " Sözleşme bedeli olan 7.200.000,00TL’nin davacı tarafından davalıya ödendiği, 19/10/2021 tarihi itibariyle sözleşmeden kaynaklanan borcu bulunmadığı, 2 yıllık garanti süresi içinde, gerek davacı tarafından davalıya makine ile ilgili oluşan sorunlar hususunda gönderilen pek çok belgeden, gerekse de bizzat sistem üzerinde tespit yapılarak ve sistemin ayıplarının açıkça tespit edilerek ve de fotoğraflanarak düzenlenen olan bilirkişi raporlarından tartışmasız olarak anlaşıldığı üzere davalı tarafından üretilip davacıya teslim edilen ürünün taraflar arasında düzenlenen sözleşmede 5 Litre 5.500 şişe/saat şeklinde belirtilen kapasiteyi kesinlikle sağlamadığı ve dolayısıyla ayıplı olduğu, 02.10.2023 tarihli Bilirkişi Raporunda, “…makinenin 5500 şişe/saat ayarında olmasına rağmen kendi sayacında yapılan izlemede 10 dakika içerisinde 916 şişe üretmesi gerekirken yaşanan sürekli duraksamalar nedeniyle bu sayının ancak 370 şişe düzeyinde kaldığının izlendiği…” şeklinde belirtilmiş olduğu, bu durumda sistemin saatte 5500 şişe/saat üretim yapması gerekirken 2220 şişe/saat üretim yaptığı, saatte (5500 – 2220) = 3280 şişe/saat az üretim yapacak mertebesinde ayıplı olduğunun tespit edildiği, dava konusu olayda davacı satılanın ayıbı nedeni ile bedelden indirim seçimlik hakkını kullandığı, ayıp nedeni ile satış bedelinden indirilecek miktarın tespitinde Yargıtay tarafından kabul edilen “nispi metod” isimli hesaplama yöntemi benimsendiği, nispi metoda göre: satış tarihi itibariyle satılanın, ayıpsız ve ayıplı değerleri arasındaki oranın satış bedeline yansıma miktarı belirlendiği, başka bir ifade ile satılanın, tarafların kararlaştırdıkları satış bedeli gözetilmeksizin, satış tarihi itibariyle gerçek ayıpsız rayiç değeri ile ayıplı haldeki rayiç değeri ayrı ayrı belirlenerek, bu iki değerin birbirine bölünmesi suretiyle elde edilecek oran, satış bedeline uygulanarak bedelden indirilecek miktarın tespit edildiği, A: Satılanın ayıpsız objektif değeri (ayıplı olduğu davacıdan gizlenerek) : (8.000.000 TL), B: Satılanın ayıplı objektif değeri (kararlaştırılan üretim miktarı ile ayıplı halde yaptığı üretim yüzdesi oranında daha düşük olarak takdir edilen bedel) :3.000.000 TL, C: Satım parası (7.200.000,00 TL), D: İndirim sonucunda ayıplı malın gerçek değeri, Formül: A/B-C/D, Satımın yapıldığı tarihte tesisin objektif ayıpsız satış değerinin 8.000.000,00 TL ortalamasında olacağı değerlendirildiği, tesisin esasen ayıplı olduğu anlaşılmakla da 3.000.000,00 TL civarında bir bedelle alınıp satılabileceği, buna göre: 8.000.000,00 TL / 3.000.000,00 TL =7.200.000,00 TL/D D=2.700.000,00 TL olarak hesaplanmış olup, bu durumda davacının davalıdan talep edebileceği bedel iadesinin (7.200.000,00 TL — 2.700.000,00 TL =) 4.500.000,00 TL olarak hesaplandığı, her ne kadar 02.10.2023 tarihli bilirkişi raporunda makinenin 5500 şişe/saat ayarında olması gerektiğinden bahsedilmişse de belirtilen bu tutarın hat hızını gösterdiği, taraflar arasındaki sözleşmede, hat verimliliğinin 5000 şişe/saat olarak tespit edildiği, dolayısıyla kâr kaybına ilişkin hesaplama yapılırken saatte (5000 – 2220) = 2.780 şişe/saat az üretim yaptığı kabulü üzerinden hesaplama yapıldığı, 2.780 şişe/saat olarak tespit edilen eksik üretim miktarı, ek protokol gereği, makinelerin %100 verimli olarak çalışması gereken 01/09/2021 tarihinden 31/12/2022 tarihine kadarki süre içerisinde 8.412.975 adet olarak hesap/tespit edildiği, ancak, bu verimliliğe ulaşmak çeşitli nedenlerle her zaman mümkün olmayabileceği, bu nedenle heyetce ortalama verimlilik %80 olarak kabul edilerek, üretim miktarının (8.412.975 X %80 =) 6.730.380 adet olarak kabul edildiği, 1 adet 5 litre pet suyun birim maliyet bedeli ortalama maliyet yöntemine göre KDV hariç 3,209TL olarak hesap/tespit edildiği, 1 adet 5 litre pet suyun KDV hariç satış fiyatının ise (21,50/4 = 5,375TL) 5,375TL olduğunun tespit edildiği, davacı firmanın 01/09/2021 – 31/12/2022 tarihlerini kapsayan dönemdeki kâr kaybının 14.578.003,08 TL olarak hesaplandığı, bahse konu üretimin eksik yapılmasının, ortak genel giderlerde %5’lik bir avantaj sağlayacağı varsayıldığında; Kâr kaybı (14.578.003,08 X %5 = 728.900,15) (14.578.003,08 – 728.900,15 = 13.849.102,93TL) 13.849.102,93TL olarak hesap/tespit edildiği" belirtilmiş, taraf vekillerinin itirazları karşılayan 28/08/2024 tarihli ek raporda kanaat değiştirilmemiştir. Somut olayda iddia, savunma ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında 13/10/2020 tarihli, 7.200.000,00-TL bedelli, "5 litre 5.500 şişe/saat kapasiteli ... ... su dolum hattının kurulumu, devreye alınması ve eğitimi" amaçlı sözleşmeye dayalı akdi ilişkinin varlığı, davacının alıcı, davalının satıcı olduğu, akabinde tarafların 05/04/2021 tarihli protolü düzenleyerek, sözleşme hükümlerini revize ettiği ve protokolün sözleşmenin eki olduğunun kararlaştırıldığı, sözleşme konusu üretim hattının davalı tarafça kurulumu ve tesliminin yapıldığı ihtilafsızdır. Davacı, sözleşme bedelinin ödenmesine rağmen davalı satıcının edimini ayıplı ifa ettiğini, makinedeki arızalar, eksiklikler ve ayıplar nedeniyle kesin kabulün halen yapılamadığını iddia ederek, TBK.'nin 227/2 maddesine dayalı olarak ayıp oranında satış bedelinde indirim yapılmasını ve ayıp nedeniyle uğranılan zararın tazmini talep etmiş, davalı ise sözleşmeden kaynaklanan edimlerini süresinde ve tam olarak ifa ettiğini, makinedeki arızaların kullanıcı hatasından kaynaklandığını, garanti kapsamında olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Gerek davacı tarafından yaptırılan delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporunda, gerek mahallinde dava konusu makineler üzerinde yapılan keşif sonrasında düzenlenen 02/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda ve gerekse 06/03/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda, davalı satıcı tarafından üretilip davacıya teslim edilen ürünün, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede belirtildiği şekilde 5 Litre 5.500 şişe/saat şeklinde belirtilen kapasiteyi sağlamadığı, sistemin saatte 5500 şişe/saat üretim yapması gerekirken, 2220 şişe/saat üretim yaptığı, saatte (5500 – 2220) = 3280 şişe/saat az üretim yaptığı, dolayısıyla ayıplı olduğu anlaşılmıştır. Konuya ilişkin 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 227. Maddesinde; "Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." düzenlemesi yer almaktadır Somut olayda davacı, satılanın ayıbı nedeni ile bedelden indirim seçimlik hakkını kullanmıştır. Ayıp nedeni ile satış bedelinden indirilecek miktarın tespitinde doktrinde: “mutlak metod”, “nispi metod” ve “tazminat metodu” adıyla farklı görüşler bulunmaktadır. Yargıtay uygulamasında bu metodlardan “nispi metod” isimli hesaplama yöntemi benimsenmiştir. Dosya kapsamına uygun denetlenebilir bilirkişi heyet raporundaki Yargıtay tarafından kabul edilen “nispi metod” isimli hesaplama yöntemine göre davacının davalıdan talep edebileceği bedel iadesinin 4.500.000,00 TL olarak, davacı şirketin 01/09/2021 – 31/12/2022 tarihlerini kapsayan dönemdeki kâr kaybının 14.578.003,08 TL olarak hesaplandığı, bahse konu üretimin eksik yapılmasının, ortak genel giderlerde %5’lik bir avantaj sağlayacağı varsayıldığında; Kâr kaybının (14.578.003,08 X %5 = 728.900,15) (14.578.003,08 – 728.900,15 = 13.849.102,93TL) 13.849.102,93 TL olarak hesaplandığı, hesaplamanın dosya kapsamına uygun ve denetlenebilir olduğu kanaatine varılmakla hükme esas alınmış buna göre dava kabul edilerek, 4.275.000 TL satış bedeli indirim miktarı ve 13.849.102,93 TL mahrum kalınan kâr olmak üzere toplam 18.124.102,93 TL'nin dava tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsil edilerek, davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre; 1-Davanın KABULÜ ile; 4.275.000 TL satış bedeli indirim miktarı ve 13.849.102,93 TL mahrum kalınan kâr olmak üzere toplam 18.124.102,93 TL'nin dava tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsil edilerek, davacıya ödenmesine, 2-Kabul edilen 18.124.102,93 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 1.238.057,47 TL karar ve ilam harcından, 179,90 TL peşin harç, 309.488,75 TL tamamlama harcı toplamı olan 309.668,65 TL harcın düşümü ile eksik kalan 928.388,82 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvuru harcı, 179,90 TL peşin harç, 309.488,75 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 309.848,55 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı 410,00 TL tebligat gideri, 8.500,00 TL bilirkişi ücreti, 1.912,35 TL keşif harcı, 3.000,00 TL araç ücreti olmak üzere toplam 13.822,35 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca .. .... bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 18.124.102,93 TL üzerinden takdir edilen 789.241,03 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Başkan ... (E-imzalıdır) Üye ....
(E-imzalıdır) Üye ... (E-imzalıdır) Katip ... (E-imzalıdır)