İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/931 E. 2026/62 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/931
- Karar No
- 2026/62
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/931 KARAR NO : 2026/62
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/06/2016 KARAR TARİHİ : 15/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;----- Noterliğince 06/10/2015 Tarih ve ------- nolu ihtarname ile davalı ile yapılan 19/04/2012 tarihinde yapılan iş sözleşmesiyle, sözleşme hükümleri doğrultusunda yaptığı 60.000,00 USD + KDV alacağına karşılık henüz ödeme yapılmadığını, yapılan sözleşme uyarınca alacaklının yapmış olduğu işi fatura etmek durumunda olduğunu, alacaklıya diğer borçlu firma (-----) tarafından alacağın yarısına yakın bir kısmının ödendiğini, KDV'nin ise ödenmediğini, yapılan işin karşılığı ödenmeyen tutarın ödenmesinin talep edilmesi halinde faturada kesilebileceğinin ihtaren talep edilebileceğini belirterek; davanın kabulü ile itirazın iptaline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalıya usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap sunmadığı, sonraki beyanlarında davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, taraflara arasındaki eser sözleşmesine konu fatura bedellerinin davalıdan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir. Davacı, davalı ile aralarında ----- sistemlerinin kurulumu ve buna bağlı oluruk gerekli tesisatın yapılması hususunda sözleşme imzalandığını, sözleşmede kapsamında davacı firma tarafından havalandırma sistemlerinin yapılmasının kararlaştırıldığını, sözleşme gereğince üzerine düşen edim yükümlülüğünün eksiksiz ve ayıpsız bir şekilde ifa edildiğini, bu kapsamda davalıdan bir kısım ödemeler alınmış olsa da bakiye kalan sözleşme bedeli ile sözleşme dışı yapılan klima drenaj boruluması işleri sebebiyle toplam 44.250,00 USD alacağının bulunduğunu, alacağın tahsili için icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı, usulüne uygun davetiyeye rağmen cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmakla, HMK 128. maddesi gereğince, davacının, dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmaktadır.Dosyanın safahatı incelendiğinde, mahkememizin ---- Esas, ----- karar, 28.01.2020 tarihli kararı ile; "...1-Davanın kısmen kabulü ile ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyasına davalı yanca yapılan itirazın 35.400 Usd yönünden iptaline, takibin bu miktar ile bu miktara takip tarihinden itibaren ilgili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre kamu bankalarınca Usd cinsi yabancı paraya uygulanacak en yüksek faiz oranları üzerinden hesaplanacak temerrüt faizinin uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Alacak likit ve itiraz haksız bulunduğundan kabul edilen alacağın takdiren %20'si oranında hesaplanan -yabancı paranın icra takip tarihi itibariyle geçerli olan TL kuru karşılığı üzerinden- 21.584,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,..." karar verildiği, davalı vekili tarafından mahkememiz kararının istinaf edilmesi üzerinde dosya ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesine gönderilmiş ve yapılan istinaf incelemesi sonucunda ---- BAM ----Hukuk dairesinin ----- Esas ----- Karar sayılı 12/10/2023 tarihli ilamı ile; "...1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, 2-----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/01/2020 tarih, ---- Esas, ------- Karar sayılı kararının kaldırılmasına..." şeklinde kaldırılmıştır. Kaldırma kararı sonrasında mahkememizin ----- esas sayılı dosyasına kaydı yapılmıştır.Mahkememizce yeniden yapılan yargılamada; mahkememizce mahallinde keşif yapılmış, 31.07.2025 tarihli bilirkişi heyeti raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi heyetinin 31.07.2025 tarihli raporunda özetle, "...Dava konusu mekanik tesisatın havalandırma kanalları işinin bedelinin 60.000,00-USD +KDV ve diğer tesasatları işin bedelinin 500.000,00-USD olmak üzere toplam 560.000,00-USD +KDV olduğu, ----- firması, dava konusu mekanik tesisattan MÜTESELSİLEN SORUMLU oldukları, imal edilecek eserin ayrı ayrı belirtilmiş olması karşısında müteselsil alacaklı olmadıkları, işsahbine karşı kendi imal ettikleri esere karşılık alacaklı oldukları, Mali incelemeye göre davacı ------- tahsil edilmeyen bakiye alacağının 44.250,00 USD olduğu; Davacının davalı ile arasındaki sözleşme nedeniyle 30.000 USD+KDV alacaklı olduğu, davalının eserin ayıplı ve eksik yapıldığına dair iddialarının ispata muhtaç olduğu, Davalı tarafın ek işler nedeniyle alacak talep etmiş olduğu, Sayın Mahkemece dava dışı mimar ------’in davalının temsilcisi olduğu sonucuna varılacak olursa ek işler yapılmış olduğu sonucuna varılabileceği, davacının yapıldığını iddia ettiği ek işlere karşılık talep ettiği KDV dahil 8.850 USD’nin kadri maruf olduğu, Nihai takdir sayın mahkemede olmak üzere davacının sözleşme nedeniyle davalıdan bakiye 30.000 USD+KDV=35.400 USD, eş işler nedeniyle KDV dahil 8.850 USD olmak üzere toplam 44.250,00 USD alacaklı olduğu, Sayın Mahkemece dava dışı mimar -----’in davalının temsilcisi olmadığı sonucuna varılacak olursa davacının ek işler yapmış olduğu iddiasının ispata muhtaç kalacağı, bu durumda davacının sadece 30.000 USD+KDV=35.400 USD alacaklı olduğu..." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Dosya kapsamına göre, davacı yüklenici ve dava dışı yüklenici ----- ile davalı iş sahibi arasında davalıya ait binanın havalandırma sistemlerinin yapımı konusunda 19/04/2012 tarihli sözleşme imzalanmıştır. Davacı yüklenici ------. tarafından dava dışı yüklenici ve davalı iş sahibine karşı 44.250,00-USD alacak yönünden icra takibi başlatılmış, her iki borçlunun itirazı üzerine davalı iş sahibi yönünden eldeki itirazın iptali davası açılmıştır. Borç doğuran sözleşmelerden birisi olan “Eser sözleşmesi”, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde, “Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir” biçiminde tanımlanmıştır. Eser sözleşmesinde yüklenicinin ayıptan sorumluluğu TBK'nın 474 ile 478. maddeleri arasında düzenlenmiştir. TBK'nın 474/1.maddesi gereğince açık ayıplar bakımından iş sahibi işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve uygun bir süre içerisinde tespit ettiği ayıpların yükleniciye bildirmekle yükümlüdür. Bu külfetlerin yerine getirilmemesi iş sahibinin yükleniciye karşı sorumluluğunu gerektirmemekte, sadece ayıplı eser teslimi dolayısıyla sahip olduğu haklardan yararlanamaması sonucunu doğurmaktadır. TBK'nın 477/1. maddesi gereğince gizli ayıplar açısından ise, ayıbın varlığı zaman aşımı süresi içerisinde vakit geçirilmeksizin yükleniciye bildirilmelidir.Davacı taraf dava konusu sözleşmeye konu bakiye iş bedeli ile ilave iş bedelinin davalıdan tahsilini talep etmektedir. Davalı taraf ise davacının ayıplı ve eksik iş yaptığını bu sebeple bakiye alacağının olmadığını beyan etmektedir. Eser sözleşmesine konu işlerin eksik veya ayıplı olduğunun davalı tarafça, ilave işler yapıldığı hususunun ise davacı tarafça ispat edilmesi gerekmektedir.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; dosya kapsamında BAM kaldırma ilamı gereğince yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu, taraf isticvap beyanları dikkate alındığında her ne kadar davalı taraf davacının yapmış olduğu işlerin eksik ve ayıplı olduğunu iddia etmekte ise de bu yönde sunulmuş elverişli, yeterli ve somut delil olmadığından ayıp ve eksik iş iddialarına itibar edilmemiş, davacının bakiye sözleşme bedeline yönelik taleplerinin yerinde olduğu değerlendirilmiştir. BAM kaldırma ilamı gereğince dava dışı ----- davalının temsilcisi olup olmadığına ilişkin husus yönünden değerlendirilme yapıldığında, davalının eserin imal edildiği sahada kendisini şantiye şefi gibi gösteren bir kişinin varlığından haberdar olmadığını, bu kişinin kendisinden habersiz işler yapmış olabileceğinin ileri sürülmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi TTK 18/2 maddesinde öngörülen basiretli tacir gibi hareket edilmesi ilkesine de aykırıdır. Bu itibarla celp edilen kayıtlar, alınan bilirkişi raporu, tarafların isticvap beyanları nazara alındığında temsil yetkisinin şekle bağlı olmaması sebebiyle dava dışı ------ davalının temsilcisi olduğu, davacı tarafından klima drenaj borulaması işine ilaveten havalandırma ve menfezin yapıldığına kanaat getirilmiş, davacının ilave işlere (8.850,00-USD) yönelik taleplerinin yerinde olduğu anlaşılmış, davanın kabulüne, davalının ----. İcra Dairesi'nin ----- esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile 44.250,00-USD asıl alacak ve asıl alacağa 3095 sayılı yasanın 4A maddesi uyarınca takip tarihinden itibaren kamu bankalarının bir yıllık vadeli USD mevduatlarına uyguladıkları faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte takibin devamına karar verilmiştir.İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır. (----- Dosyaya konu alacağın sigorta prim borcu olması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacağın icra takip tarihindeki USD kur üzerinden hesaplanacak miktarının %20'si oranı (Yargıtay ----- Karar sayılı ilamı) üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, -Davalının ----. İcra Dairesi'nin ------ esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile 44.250,00-USD asıl alacak ve asıl alacağa 3095 sayılı yasanın 4A maddesi uyarınca takip tarihinden itibaren kamu bankalarının bir yıllık vadeli USD mevduatlarına uyguladıkları faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte takibin DEVAMINA, 2-Hükmedilen asıl alacağın icra takip tarihindeki kur üzerinden hesaplanacak miktarının %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli karar harcı 8.774,95-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.519,22-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.255,73-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 1.519,22-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 29,20-TL başvuru harcı, 4,30-TL vekalet harcı, 7.391,80-TL keşif harçları, 26.192,70-TL tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 33.618,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.