İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/510 E. 2026/44 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/510
- Karar No
- 2026/44
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : KARAR NO:
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinden özetle; Davalının dört adet farklı sıvının tartılarak karıştırılmasına yarayan 1 adet makinenin imal edilip bedeli karşılığında teslim edilmesine yönelik whatsapp üzerinden iletişime geçerek 21/10/2023 tarihinde davacıdan talepte bulunduğunu, davacı müvekkilinin 1 adet "4'lü sıvı karıştırma ve tartım makinesi"nin tasarımına ve özelliklerine ilişkin ... numaralı proformayı hazırlamış ve yine whatsapp üzerinden 25/11/2023 tarihinde davalıya ilettiğini, davalının talepleri doğrultusunda proforma üzerinde yapılan revizyon akabinde fiyat güncellemesi yapılarak söz konusu makinenin 220.000 TL bedelle üretilip teslim edilmesi 26/02/2024 tarihinde kararlaştırıldığını, Tarafların sözlü anlaşması gereği davalı tarafça kopara bedeli olarak 26/02/2024 tarihinde 60.000TL "sipariş bedeli" açıklamasıyla davacıya banka üzerinden ödendiğini, müvekkilinin söz konusu makineyi eksiksiz ve ayıpsız olarak davalının istediği şekilde 17/04/2024 ürettiğini ve teslimden önce hem fotoğraflarını hem de test videolarını davalı tarafa video olarak whatsapp üzerinden gönderdiğini, davacı tarafça 17/04/2024 tarihinde ... numaralı e-arşiv faturası düzenlendiğini ve ayrıca whatsapp üzerinden davalı tarafa gönderildiğini, her ne kadar davalı tarafın sözleşme bedelin bakiye kısmının tamamını ödemesi gerekmekte ise de davalı tarafça 17/04/2024 tarihinde sadece 70.000,00TL davacının banka hesabına ödendiğini, söz konusu makinenin 27/04/2024 tarihinde ... ... adlı nakliye firması ile davalının belirttiği teslim adresine gönderildiğini ve ürün davalının kendisine teslim edildiğini, makinenin davalıya teslimi üzerine davacının, taahhüt etmemiş olmasına rağmen ve dahası makinenin teslimi nedeniyle muaccel hale gelen bedel alacağının tamamının davalı tarafça halen ödenmemiş olması ve bir an önce kavuşmak adına makinenin kurulumu için davalıya ait fabrikaya 30/04/2024 tarihinde gittiğini, ancak davalı taraf makinenin kurulmasını istemediğini, sıvılar için gerekli depoları/tankları almadığını, halihazırdaki kurulu sistemini bozmayacağını söylediğini ve bu sebeplerle kurulumun gerçekleştirilmemesi istediğini, bunun üzerine davacı taraf muaccel hale gelen bakiye bedeli talep ettiğini, ancak davalı bir hafta içerisinde ödeme yapacağını söylediğini, ancak davalı tarafın 10/05/2024 tarihinde sadece toplam 50.000TL ödeme yaptığını, müvekkili tarafından bu süreçten sonra sürekli olarak bakiye bedelinin ödenmesi istenmişse de davalı taraf davacıyı sürekli oyaladığını, bakiye bedeli ödemediğini, bu arada; davalı taraf sözleşme dışı ek imalat talebinde bulunarak makine temizliği için sıcak su hattı geçirilmesine yönelik ayrıca bir tesisat sistemi yapılmasını istediğini, davacı davalının fabrikasına giderek bu ek işi de yerine yerine getirdiğini, bu üretim için ayrıca 13.725,12TL bedel öngörüldüğünü ve bu miktar davalı yanca 16/07/2024 tarihli fatura karşılığında davacıya 18/07/2024 tarihinde ödendiğini, davalı tarafından takip konusu sözleşmenin bakiye bedeli ödenmediğini, müvekkilinin her ne kadar ödeme yapılmasını talep etmişse de davalı ödeme yapmaya yanaşmadığını, davacı müvekkilinin yukarıda bahsedilen sıcak su tesisatı için fabrikaya gittiğinde fabrikadaki bir çok eşyanın bulunmadığını ve davalının taşındığını öğrendiğini, sonuç olarak; davalı taraf bakiye 40.000TL'yi ödemediğini, bunun üzerine davalı taraf aleyhine davaya konu edilen Konya . İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyası kapsamında ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun icra takibine itirazı davacı alacaklıya tebliğ edilmediğini, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile 40.000,00 TL asıl alacak, 9.373,15TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 49.373,15- TL yönünden davalı tarafın Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibe vaki itirazının iptaline, takibin asıl alacak ve ferileri yönünden aynen devamına ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi oranının uygulanmasına, hükmedilen alacağın %20'si üzerinden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Davacı tarafça açılan işbu dava, hukuki ve fiili dayanaktan yoksun olup, esasen davalının sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini eksik ve kusurlu ifa etmesinden kaynaklanan bir borç yükümlülüğü doğmadığını, zira sözleşme konusu makinenin kurulumu ve çalışır şekilde teslimi sağlanmadığını, bu nedenle davacının edimi tamamlanmadığını, dolayısıyla davalı tarafın ödeme yükümlülüğü doğmadığını, davacı taraf ile müvekkili şirket arasında manuel modeli mevcut olan “4'lü sıvı karıştırma ve tartım” makinesinin tam otomasyonlu bir şekilde imal edilip taraflarına teslimine ilişkin bir sözleşme kurulduğunu, bu sözleşme kapsamında, makinenin özellikle “tutkal, su, amonyak ve parafin” gibi farklı viskozitelerdeki sıvılarla çalışabilir, tam entegre otomasyon sistemli ve devreye alınmış şekilde çalışır durumda teslim edilmesi taahhüt edildiğini, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığını, teknik içerikli bir makine üretimine ilişkin sözlü bir mutabakat söz konusu olduğunu, davacı tarafından üretileceği belirtilen "4'lü sıvı karıştırma ve tartım makinesi" gibi teknik cihazların sadece fiziksel teslimiyle işin tamamlandığı varsayılamayacağını, davacının edimi makinenin çalışır kurulu ve test edilmiş şekilde teslim edilmesi olduğunu, oysa davacı taraf, sadece cihazı nakliye firması ile göndererek teslim yükümlülüğünü ifa ettiğini ileri sürdüğünü, ancak bu cihazın çalışabilmesi için davacı tarafından sıvı tanklarının bağlanması, elektrik bağlantısı ve sistemsel kurulumlarının yapılması gerektiğini, bu kurulum yapılmaksızın cihazın işlevselliği test edilemeyeceğini, taraflarınca kabul edilemez olduğunu, davacı tarafın bu makineye ilişkin taraflarına sunduğu proforma teklifinde teknik açıklamalarda özellikle “tutkal” kullanımından bahsettiğini, nitekim, söz konusu sıvıların otomasyon sistemi dahilinde hassas tartım ve karıştırma işlemlerinin gerçekleşmesi, siparişin esaslı unsuru olduğunu, bu husus hem yazışmalarda hem de teklif dokümanlarında sabit olduğunu, bu çerçevede müvekkilinin, toplamda 180.000 TL'ye yakın ödeme yaptığını, davacı tarafın kısmen teslim ettiği eksik ve çalışmaz makineye karşı ifaya zorlama gayretini sürdürdüğünü, ancak teslim edilen makine taahhüt edilenin tutkal gibi yoğun ve endüstriyel sıvıların tartım ve karıştırmasını sağlayacak nitelikte çalışır durumda olmadığı gibi, kurulum ve devreye alma hizmeti de davacı tarafça yerine getirilmediğini, yapılan tek gösterim, yalnızca su ile simüle edilmiş bir çalışma olduğunu, taraflarından bağımsız olarak önceden çekilmiş bir video gösterimiyle sınırlı olduğunu, davacının kurulumu kendi sorumluluğunda görmediğini, buna rağmen 30.04.2024 tarihinde kurulum için fabrikaya geldiğini beyan ettiğini, ne var ki bu tarihte gerekli donanım (tank, sıvı vs.) zaten davacının bilgisinde bulunmadığı halde neden cihazı sevk ettiği de izaha muhtaç olduğunu, ayrıca, davacı o tarihte kurulum yapmaksızın fabrikadan ayrıldığını, cihaz çalıştırılamadığını, bu nedenle teslim tamamlanmadığını, teslimin tamamlanmadığı bir durumda, söz konusu cihazın ayıpsız, eksiksiz teslim edildiği kabul edilemeyeceğini, teslimin tamamlanmadığı bir cihaz için, eser bedelinin tamamının ödenmesi gerektiği ileri sürülemeyeceğini, davacının bu eksik teslimata rağmen, fatura düzenlediğini, ancak fatura içeriğine açıkça itiraz edilmemiş olması, bu faturanın içeriğini kabul ettikleri anlamına gelmediğini, çünkü burada söz konusu olan, bir eser sözleşmesi olduğunu, taraflarınca davacıya gönderilen 02.05.2025 tarihli noter ihtarnamesinde; cihazın kurulu ve çalışır halde teslim edilmediği açıkça bildirildiğini, bu ihtar, TBK m. 477 anlamında süresinde yapılmış bir ayıp ihbarı olduğunu, davacı tarafın teslim tarihi olarak 27.04.2024’ü gösterdiğini, henüz teslim kabul edilmediği için, 5 günlük süre başlamadığını, zaten cihaz çalışır hale getirilmeden teslim süreci tamamlanmış sayılamayacağını, öte yandan davacı tarafça yapılan ve sonradan ayrıca faturalandırılan sıcak su hattı işi, taraflar arasındaki asıl edimle ilgisi bulunmayan, ek bir iş niteliğinde olduğunu, bu işle ilgili ödeme yapılmış olması, asıl sözleşmedeki edimin eksiksiz ifa edildiği anlamına gelmediğini, sonuç olarak, davacı edimini eksik ifa ettiğini, teslim edilen makine çalışmaz durumda olduğunu, bu nedenle ödeme yükümlülüğü doğmadığını, davaya konu edilen bakiye bedel haksız olduğunu, söz konusu makinenin devreye alma işlemi için açık ve net bir şekilde talepte bulunmamıza rağmen, davacı taraf makinenin çalışır hale getirilmesi konusunda herhangi bir somut teknik uygulama veya test prosedürü gerçekleştirmediğini, oysa ki sözleşme kapsamında en temel özellik, tutkal gibi yoğun akışkanları çekerek tartabilen, karıştırabilen ve pompalayabilen otomatik sistemin kurulu ve çalışır halde teslim edilmesi olduğunu, müvekkilince 02.05.2025 tarihinde Adıyaman . Noterliği vasıtasıyla davacıya çekilen ihtarnamede, teslimin eksik ve çalışmaz halde olduğu, kurulum hizmetinin verilmediği ve makinenin esas amacını yerine getirmediği açıkça ifade edildiğini, davacının kendi taahhütlerine aykırı olarak kurulum ve test işlemlerini yerine getirmediği gibi, ödeme talebinde bulunduğu fatura da bu haliyle dayanaksız olduğunu, TTK m. 21/2'ye göre fatura içeriği, mal/hizmetin kusurlu teslimine dair itiraz halinde bağlayıcı olmayacaktır. İtiraz süreci, noter ihtarnamesiyle usulüne uygun şekilde işletildiğini, tüm bu nedenlerle davanın tamamen reddine, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası kapsamındaki icra takibine yapılan itirazlarının haklı kabulüyle takibin durdurulmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Konya . İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyası Uyap üzerinden dosya kapsamına kazandırılmıştır. Davacının ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla Mahkememizce aldırılan SMMM bilirkişisinin 07/10/2025 tarihli bilirkişi raporundan özetle: Davacı şirketin 2024 yılında işleme esasına göre defter tuttuğu, dava konusu alacakla ilgili faturanın işletme defterinin gelir tarafından 15/04/2024 tarihinde 220.000,00 TL bedelle kayıt olduğu, davalı tarafından 15/04/2024 tarihli 220.000,00 TL bedelli faturaya istinaden toplam 180.000,00 TL ödendiği, davacının takip tarihi itibariyle 40.000,00 TL alacaklı olduğu rapor edilmiştir. Davacının ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla Mahkememizce aldırılan SMMM bilirkişisinin 03/11/2025 tarihli bilirkişi raporundan özetle:Davalı firmanın 15.04.2024 tarihinde ... işletmesinden 220.000 tl bedelle, faturaya konu makine alışı gerçekleştirdiği, buna karşın tabloda belirtilen muhtelif dönemlerde toplam 180.000,00 TL (makineden dolayı) ödeme yaptığı ve 2025 hesap dönemine 40.000,00 TL borç devrettiği rapor edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın eser sözleşmesine dayalı düzenlenen faturadan kaynaklı bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali olduğu anlaşılmıştır. İş sahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır (TBK m. 474/1). Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder (TBK 477/1). İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır (TBK m. 477/2). Davalı taraf, davacının edimini yerine getirmediğini, makinenin çalışır, kurulu ve test edilmiş şekilde teslim edilmediğini, sözleşmede öngörülen "tutkal ve yüksek viskoziteli sıvılarla çalışabilme" niteliğini taşımadığı savunulmuştur. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; taraflar arasında 220.000 TL bedelle 26/02/2024 tarihinde anlaşma sağlandığı, aynı gün kapora bedeli olarak davalının davacıya 60.000 TL gönderdiği, davalının 17/04/2024 tarihinde davacıya 70.000 TL daha gönderdiği, 10/05/2024 tarihinde 50.000 TL gönderdiği, son olarak makine temizliği için sıcak su hattı geçirilmesine yönelik olarak 18/07/2024 tarihinde ayrıca 13.725,12 TL ödendiği, tüm verilere göre makinenin davalıya teslim edildiğinin anlaşıldığı, davalının işbu davada savunmasında bildirdiği hususları 02/05/2025 tarihli ihtarname ile davacıya bildirdiği, davalının, yaptığı ödemelerin üzerinden yaklaşık 1 yıl geçtikten sonra savunmasında bildirdiği hususlarla ilgili ödemezlik definde bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kaldı ki ihtarnamede bildirilen hususların gizli ayıba dayalı da olmadığı, TBK 477/1-2. Maddeleri uyarınca davalının eseri kabul etmiş sayıldığı değerlendirilmekle teknik bir inceleme yapılmasına gerek duyulmaksızın davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Bakiye ödenmeyen kısım belirli ve likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davanın KABULÜ ile; -Davalının Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 40.000,00TL asıl alacak ve 9.373,15TL işlemiş faiz olmak üzere 49.373,15TL üzerinden aynen DEVAMINA, 2-Kabul edilen asıl alacak miktarı olan 40.000,00TL'nin %20'si olan 8.000,00TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.372,68-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 843,17 -TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.529,51-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Hazine tarafından karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvurma harcı, 843,17-TL peşin harç, 140,00-TL posta tebligat gideri, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti, 87,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplamda 9.686,07-TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,, Dair; tarafların yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 22/01/2026
Katip Hakim