İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/1143 E. 2026/145 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/1143
Karar No
2026/145
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/ KARAR NO : 2026/

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 11/11/2022 KARAR TARİHİ : 28/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :06/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA: Davacı vekili dava ve cevaba cevap dilekçelerinde özetle; taraflar arasında 26/06/2020 tarihinde yapılan sözlü anlaşma gereğince davalının faaliyet gösterdiği ... Otel proje çizimi, 6 defadan fazla proje revize çalışmaları, 3 boyutlu render çalışmaları, satın alma danışmanlığı, iş takip şantiye şefliği, biten iş teslim alma işlemleri yapıldığını, bu işlemlerin bir kısmının sezonda otelin açılmış olması sebebiyle devam ettiğini, tüm bu işlemler için yapılan işlemlerin toplam bedeli üzerinden %12,5 mimarlık bedeli alınması hususunda mutabık kalındığını, bu görüşmeler esnasında davalı şirket ortağı (ortaklığın tespiti davasının devam ettiğini) ... ve abisi ... hazır bulunduklarını, bahsi geçen işlemler için davalı tarafından 10.000.000,00 TL masraf yapıldığını, ancak müvekkilinin alacağı 1.250.000,00 TL’nin ödenmediğini, buna ilişkin ihtarnamenin gönderildiğini, bunun yanı sıra sezon açılışı sebebiyle müvekkili ile yeni sezon planlaması ve işlerin başlaması ile alakalı çalışmaların devam ettiğini, bu nedenle bedelin 1.375.000,00 TL’ye yükseldiğini, ancak davalının herhangi bir ödeme yapmadığını, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu, müvekkilinin yüklenici olmadığını, dolayısıyla davalının işin gereği gibi ve eksiksiz yapılmadığı iddialarının muhatabı olmadığını, kaldı ki gecikme de olmadığını, otelin 28/12/2020 tarihindeki açılışına kadar ilk sezon için planlanan işlerin bitirildiğini, açılış sonrası ise ikinci sezon planlamalarının yapıldığını ve mahkemenin keşif tarihinin ikinci sezon açılışından birkaç gün önce olduğunu, müşteri şikayetlerine konu olan işlerin sıhhi tesisat sorunları, elektrik montaj sorunları ve duvar boyalarının kusması sorunları olduğunu, 15/06/2020 tarihinde projelendirme ile işe başlayıp 28/12/2020 tarihine kadar 7 ay gibi kısa bir sürede dağ koşullarında iş yapıldığını ve çeşitli sorunlarla karşılaşıldığını, ancak bu süreçte otel ortakları ile görüşülüp istişare edilerek hareket edildiğini, bu arada davalı şirket ortakları arasında yaşanan sorunlar nedeniyle taşeronlara süresinde ödeme yapılamadığını ve müvekkilinin ricası ile sorunların azaltıldığını, davalı tarafça sözü edilen ödemelerin taşeronlara yapılan ödemeler olduğunu, müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmaması ve diğer sorunlar nedeniyle müvekkilinin 26/10/2021 tarihinde işi bıraktığını ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında müvekkiline ait ... Otel ile ilgili olarak iş takibi, şantiye şefliği ve biten işi teslim alma işlemlerinin yapılması konusunda anlaşmaya varıldığını, proje çizimi, render çalışması ve satın alma danışmanlığının ise olmadığını, hizmet bedeli olarak da yapılan işlemlerin toplam bedelinin %3’ünün ödenmesi konusunda anlaşmaya varıldığını, davacının anlaşma yaptığını ileri sürdüğü kişilerin davalı şirket ortağı olmadıklarını ve şirketi temsil yetkilerinin bulunmadığını, davacının üstlendiği işleri dahi süresinde tamamlamadığını ve müvekkilini zarara uğrattığını, mahkemeden delil tespitinde talebinde bulunduklarını ve düzenlenen rapor ile davacının üstlendiği işleri tamamlamadığının, yapılan kısımların ayıplı olduğunun ve 19/11/2021 tarihi itibariyle otelin faaliyete geçmesinin mümkün olmadığının tespit edildiğini, davacının eksik ve ayıplı ifası nedeniyle otelin 28/12/2020 tarihine dek faaliyete geçemediğini, planlanan tarihin 11/12/2020 olduğunu, dolayısıyla 28/12/2020 tarihinden önceki rezervasyonların iptal edilmek zorunda kalındığını, 28/12/2020 tarihinde faaliyete geçmiş ise de davacının ayıplı teslimi nedeniyle müşterilerin şikayetlerine muhatap kalınıp zarara uğranıldığını, buna rağmen davacının işi bırakma tehdidi nedeniyle 07/04/2021 tarihinde 60.000,00 TL ödeme yapıldığını, daha sonra taraflarca ayıplı işlerin tespit edildiğini ve 01/09/2021 tarihinde işe başlamak ve 01/11/2021 tarihinde işi bitirmek üzere anlaşmaya varıldığını, bu nedenle 02/09/2021 tarihinde davacıya 40.000,00 TL ödendiğini, devamında da davacının baskısı ve ısrarı üzerine 30/09/2021 tarihinde 30.000,00 TL ve 01/10/2021 tarihinde 40.000,00 TL ödeme yapıldığını, ancak davacının sözleşme konusu edimi yerine getirmeden oteli terk ettiğini, sonrasında da haksız beyanlar ve talepler içeren ihtarını gönderdiğini, davacı yüklenici olmasa da yüklenici firmanın kontrolü ve yönlendirmesinin davacıya ait olduğunu, ancak davacının otelin zamanında faaliyete geçirilmesi için ekip sayısını artırmadığı gibi açılış tarihinin ertelenmesi konusunda müvekkilini uyarmadığını, açıklanan nedenlerle müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Davacı, taraflar arasında 26/06/2020 tarihinde varılan sözlü anlaşma uyarınca, otel proje çizimi, proje revize çalışmaları, 3 boyutlu render çalışmaları, satın alma danışmanlığı, iş takip şantiye şefliği, biten iş teslim alma gibi işlemlerin davacı tarafça yerine getirildiğini, tüm bu işlemlerin toplam bedeli üzerinden %12,5 oranında davacının ücrete hak kazandığını, buna göre davacıya ödenmesi gereken bedelin ödenmediğini, bu alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptalini istemiş, davalı ise, taraflar arasında davalıya ait otel ile ilgili olarak iş takibi, şantiye şefliği ve biten işi teslim alma işlemlerinin yapılması konusunda sözlü anlaşmaya varıldığını, proje çizimi, render çalışması ve satın alma danışmanlığının ise olmadığını, hizmet bedeli olarak da yapılan işlemlerin toplam bedelinin %3’ünün ödenmesi konusunda anlaşmaya varıldığını, davacının iş takibini yaptığı işlerin tamamlamadığını ya da yapılan kısımların ayıplı olduğunu, dolayısıyla ayıplı hizmet verdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Dava konusu ... 15. İcra Müdürlüğünün 2021/... E. Sayılı icra dosyasında, takip alacaklısı davacı, takip borçlusu davalı şirket olup, 02.11.21 tarihli ilamsız icra takibinde, "... ... Otel proje çizimi, iş takibi, ……toplam bedeli 12,5 mimarlık bedeli alacağı” açıklaması ile 1.375.000 TL asıl alacak ve 104.763,70 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.479.763,70 TL üzerinden başlatılan takibinin davalının süresi içinde itirazı üzerine durduğu görülmüştür. Taraflar arasında kurulduğu iddia edilen sözleşme ilişkisinde, otel proje çizimi, proje revize çalışmaları, 3 boyutlu render çalışmaları da yer almakta olup; bu yönüyle temel hukuksal ilişki TBK'nın 470. maddesinde tanımlanan eser sözleşmesidir. Kural olarak, eser sözleşmesi, zorunlu şekil koşuluna bağlı değildir. Ancak, sözlü yapılan sözleşme inkâr edildiği takdirde, sözleşmenin yapıldığı zamandaki miktar veya değeri HMK'nın 200. maddesindeki miktardan fazla ise akdî ilişkinin anılan yasa hükmü gereğince davacı tarafından yazılı delille kanıtlanması zorunludur. Bu durumda, davalı tarafça bu hukuki ilişki inkar edilmiş olduğundan ispat yükü üzerinde olan davacının davalıya otel proje çizimi, proje revize ve 3 boyutlu render çalışmalarını konu alan eser sözleşmesini yazılı delille ispatla yükümlüdür. Bu doğrultuda davacı delillerinde ve cevaba cevap dilekçesi ekinde taraflar arasındaki whatsapp yazışmalarını sunduğunu ileri sürmüş ve fakat sonradan USB içinde sunmak üzere süre istemiş ise de dosyaya bu hususta herhangi bir delil sunmadığı gibi delillerinde göstermiş olduğu şantiye fotoğraf ve videolarına da dosya kapsamında rastlanılmadığı gözetildiğinde, davacının otel proje çizimi, proje revize ve 3 boyutlu render çalışmalarını konu eser sözleşmesini ispat edemediği anlaşılmıştır.Davalı tarafça, davacının otel ile ilgili olarak iş takibi, şantiye şefliği ve biten işi teslim alma işlemlerinde hizmet verdiği ve yapılan işlemlerin toplam bedelinin %3’ünün davacıya ücret olarak ödenmesi kabul edilmiş olduğundan ispatlanan bu akdi ilişkide, sözleşmenin kapsamının yazılı deliller dışında diğer deliller ve tanık beyanı ile de kanıtlanabileceği kabul edilmektedir (... 15. Hukuk Dairesi’nin 26.09.2013 gün ve 2012/ Esas 2013/ Karar sayılı, ... 15.Hukuk Dairesi'nin 2016/ E. 2016/ Karar sayılı ilâmı). Bu doğrultuda, dosyada dinlenen tanık beyanları ve diğer deliller de gözetilerek; taraflar arasındaki akdi ilişkinin kapsamı, bu kapsamda uyuşmazlık konusu sözleşme bedelinin yapıldığı yıl piyasa rayicine göre tespiti, davacının sözleşmeye konu edimlerini gereği gibi yerine getirip getirmediği, varsa ayıplı ve eksik işlerin ve bedelinin tespiti, davalı ödemelerinin tespiti ile buna göre davacının alacaklı olduğu bir tutar bulunup bulunmadığının tespiti yönünden mahkememizce keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmıştır.Dosyaya sunulan 06.05.2025 tarihli bilirkişi raporunda, bütün binayı kapsayan derin tadilat imalatları olduğu, bütün imalatları tarif eden sözleşme dökümü ve hakediş dosya kapsamında tespit edilemediği, bu itibarla davacı tarafından sözleşme kapsamında ifa edilen işlerin miktarı ve bedelinin tespit edilemediği, iş takibi ve şantiye şefliğinin yeterli yapılmaması nedeniyle oluşmuş kusurlu imalatlar olduğu, ayıpların açık ayıp niteliğinde olduğu, 2022 yılı piyasa rayiç bedelleri üzerinden yapılan hesaplamalar neticesinde ayıplı imalatların giderim bedelinin 464.506,65 TL olduğu belirtilmiştir.Bunun üzerine, HMK 31.m. uyarınca hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında, taraflara, sözlü anlaşma gereği 01/09/2021 başlangıç tarihli yazılı eser(imalat) sözleşmesine kadar ifa edildiği tarafların kabulünde olan “iş takibi ve şantiye şefliği” işinin bırakıldığı 01/09/2021 tarihi itibariyle, inşaat imalatının “iş bu davada yapılan keşif tarihindeki durumuna göre” hangi oranda tamamlanmış olduğunun açıklattırılmasına karar verilmiş ise de, ne davacı ne de davalı tarafça dosyaya herhangi bir beyanda bulunulmamıştır. Bunun üzerine, dosyada mevcut delil tespiti raporuna göre davacının iş takibi ve şantiye şefliği yaptığı dönemdeki ayıplı ve eksik imalatlar da dikkate alınarak hak ettiği iş bedelinin piyasa rayicine göre ortalama bir bedel tespiti için bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış; dosyaya sunulan ek raporda; mutabık kalınan yapılan işlemlerin toplam bedeli hizmet bedeli % 3 ödenmesi konusunda tarafların mutabık olduğu dikkate alınırsa; iş takibi, şantiye şefliği ve biten iş teslim alma işlemlerinin yapılması konusunda hizmet bedeli olarak dava tarihi itibariyle; 41.794 TL x 0,03 = 1.253,82 TL, çalışma yapılan yıl itibariyle; 133.740,00 TL x 0,03 = 4.012,20 TL olarak tespit edildiği bildirilmiş, ek rapor her iki tarafa tebliğ edilmiş ise de, taraflarca rapora karşı beyan ve itirazda bulunulmadığı görülmekle; ek raporda belirlenen 1.253,82 TL alacak üzerinden davalının takibe itirazının iptaline, kabul edilen kısım yönünden alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmediği, reddedilen kısım yönünden ise davacı takibinde haksız ise de, kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmediğine dair aşağıdaki karar tesis edilmiştir. HÜKÜM ; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalı borçlunun ... 15. İcra Müdürlüğünün 2021/... E. sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın 1.253,82 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu tutar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Kabul ve reddedilen kısım yönünden icra inkar tazminatı koşulları oluşmadığından her iki tarafın icra inkar tazminatı taleplerinin reddine, 2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 732,00.-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 25.189,96.-TL harç ile yine peşin olarak alınan 80,70.-TL harçların mahsubu ile fazla alınan 24.538,66.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 1.253,82.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT m.13/3 uyarınca, 224.991,42.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan 25.362,86.-TL harç, 4.361,50.-TL keşif harcı, 22.500,00.-TL bilirkişi ücreti, 7500,00.-TL taksi ücreti ile 9.168,00.-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 68.892,36.-TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre ( % 0,08 kabul %99,92 ret) 68.837,25.-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 55,11.-TL yargılama giderinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/01/2026

Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/1143, K. 2026/145, T. 28.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-1143-e-2026-145-k-3c63b674bed4