İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/884 E. 2025/545 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/884
- Karar No
- 2025/545
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/884 KARAR NO : 2025/545 DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/11/2023 KARAR TARİHİ : 27/06/2025 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil firma, sipariş üzerine paketleme makinesi üreten bir firma olup her siparişe göre ve ihtiyaca göre özel üretim yapan ve teslimini sağlayan bir firma olduğunu, davalı şirket tarafından, davacı müvekkil şirketin işbu dilekçe ekinde yer alan 12.04.2022 tarihli satış teklif mektubundan da anlaşılacağı üzere 2 adet PBS-40 Yandan Beslemeli Kutulama Makinası ile 2 adet Kutulama Makinası Ürün Besleme Sistemi(Akuple) makinelerin üretilmesi teslimi için 70.000 €+ KDV olarak anlaşılmışsa da daha sonra davalı borçlu tarafından şifahen söz konusu makinelerin 1'er adet üretilmesi talep edilmiş ve bu hususta da teklif mektubunda yer alan 70.000 €+KDV bedel doğal olarak 35.000 €+KDV ye düştüğünü, söz konusu anlaşma üzerine müvekkil şirket davalıdan sözleşme gereği bir miktar avans alarak sözleşmeye konu makinaları 1'er adet olarak teklif forumundaki esaslara göre tam ve eksiksiz bir şekilde üretip davalı borçluya sevk belgesi ile ödemenin tamamnını almadan çalışır vaziyette teslim ettiğini, davalı da söz konusu makinaları ... fabrikasına kurulumunu yapmış, davacı şirket yetkilisi de işbu kurulumda bizzat yer almış ve söz konusu üretilen makinaların çalıştığına ve eksiksiz bir şekilde teslim edildiğine dair videoları da çekildiği, davacı müvekkilce, taraflar arasındaki teklif formuna uygun tam ve eksiksiz olarak davalı tarafın şifahi ve ücrete tabi ekstra iş talepleri de doğrultusunda üretim gerçekleşmiş, işbu teklif formuna dahil olan iş ve işlemler belirtildiği halde davalı tarafça istenilen ancak ücrete tabi olan ve 5.000 € bedelli ekstra üretimler de yapılıp teslim edilmesine karşın davalı tarafça borçlu olduğu bakiye müvekkile ödenmediğini, davacı tarafça KDV dahil 48.000 € bedelli faturaya istinaden işbu alacağına ilişkin iş yapıldığı sıralarda alınan ödemeler düşüldüğünde bakiye 25.993,87 € asıl alacak bedelli İzmir... İcra Dairesi'nin... Esas numaralı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığı, davalı tarafça söz konusu takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmiş olup işbu itiraz neticesinde müvekkil şirketçe arabuluculuğa başvurulduğunu arabuluculuk görüşmeleri sonucunda da anlaşma sağlanamadığı, anlaşamama tutanağı düzenlenmesinden sonra davalı tarafça, müvekkil şirkete 12.000 € karşılığı o günkü kur üzerinden 356.678,40 TL gönderilmiş olup söz konusu dekontunun dilekçe ekinde sunulduğunu, işbu ödeme gerçekleştiğinden mütevellit takibe konu asıl alacak miktarından bu ödeme düşülerek işbu dava değeri belirlendiğini beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil 27/10/2023 tarihinde 12.000 Euro karşılığı olan 356,678,40 TL bedeli davacıya ait banka hesabına ödediğini, davacı da icra dosyasına bir ödeme olmamasına bu bedeli mahsup ederek huzurdaki dava değerini 13.993,87 Euro olarak belirttiğini, bilindiği üzere itirazın iptali davası icra takibi ile doğrudan ilişkili olduğunu, icra takibine ve borçlunun itirazına konu alacağın miktarının, sebebinin itirazın iptali davası için değiştirilme olanağı bulunmadığını, Müvekkil firma, müşterisine satışı yapılmak üzere, davacı şirketin 12.04.2022 tarihli ve ... numaralı teklifine istinaden PBS-40 Yandan Beslemeli Kutulama Makinası siparişi verdiğini, 10.11.2022 tarihinde 12.000 Euro karşılığı 223.531,20 TL gönderilerek PBS-40 Yandan Beslemeli Kutulama Makinası siparişi açıldığını, teklif formunda belirtilen 55 iş günü sonunda 26.01.2023 tarihinde teslim edilmesi gerek makine 04.05.2023 tarihinde 90 günlük bir gecikme ile teslim edilebildiğini, davacı şirket personeli bu süre zarfında makineyi çalıştırmaya çalışmış, siparişte numuneleri ve ölçüleri daha önceden belirtilen kutulardan 75*130*170 ve 85*145*170 ölçüleri verimli çalışmayacak şekilde ancak ayarlanabilmiş, 75*180*200 ölçüsündeki kutu ise hiçbir şekilde ayarlanamadığını, makine gizli ayıplı olarak müvekkilin müşterisine teslim edildiğini, bu husus derhal davacı şirkete bildirildiğini, Mahkemece mahallinde makine üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması halinde söz konusu ayıplar görülebileceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. SMMM ...ın 22/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı tarafın defterlerinin incelenmesinde, 2022 ve 2023 yıllarına ait Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı, 2022 ve 2023 yıllarına ait Yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı, davalının banka kanalı ile davacıya 10.11.2022 tarihinde 223.351,20 TL ödeme işlemi gerçekleştirdiği, 2023 yılı ile ilgili olarak; 2022 yılından devreden alacak bakiye tutarı olan 223.351,20 TL'nin 2023 yılı başında açılış fişinde aynı tutarla kayıtlı olduğu, davalının davacıya (2 adet fatura karşılığında 103.538,45 TL tutarlı mal/hizmet faturası, 1 adet fatura karşılığında 1.483,521,60 TL tutarlı iade faturası olmak üzere) toplamda 3 adet KDV dahil 1.587.060,05 TL tutarlı fatura düzenlediği, davalının banka kanalı ile davacıya 27.10.2023 tarihinde 356.478,40 TL ödeme işlemi gerçekleştirdiği, davacının banka kanalı ile davalıya 14.06.2023 tarihinde 3.540,00 TL ödeme işlemi gerçekleştirdiği, davacının davalıya KDV dahil olmak üzere 2 adet fatura karşılığında 1.487.061,60 TL tutarlı mal/hizmet faturası düzenlediği, İlgili yıl hesap bakiyesinin 676.288,05 TL Alacak Bakiyesi Verdiği, davalının yapmış olduğu ödeme 356.478,40 TL olarak kabul edilir ise, davalının davacıdan 676.288,05 TL, davalının yapmış olduğu ödeme 356.678,40 TL olarak kabul edilir ise, davalının davacıdan 676.488,05 TL, alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Makine Yüksek Mühendisi...'ın 25/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Tüketiciye teslimi anında taraflarca kararlaştırılmış olan örnek yada modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan mal olduğu belirtilmiş.” olup buna bağlı olarak davaya konu ürünün ayıplı olacağı değerlendirilmektedir. Davaya konu ayıpların, makine tesliminde, kullanılan parçalar üzerindeki etiketler ile sözleşmede belirtilen arasındaki farkın kontrolü neticesiyle ortaya çıkabilecek ayıp olduğu, Bu nedenle davaya konu makinenin ayıplı hali bedeli 46.250 Euro olacağı fatura tarihi itibari ile 1.429.434,.875 TL olabileceği, Toplamda ...Makine tarafından Powerpack Makineye 1.239.496,00 TL ödeme yapıldığı tespit edilmiştir. *... Makine tarafından 21/08/2023 tarihinde... Makine adına düzenlenmiş Kutulama Makinesi 40 yandan Beslemeli Ürün Besleme Sistemi, Yeni Magazin Sistemi ve Kutu Üst Baskı Sistemi olmak üzere toplam KDV dahil 48.000,00 Euro olmak üzere KDV dahil toplam 1.483.521,60 TL bedel ile satışının yapıldığı görülmüştür. Buna göre makine satış bedeli faturasına ve yapılan ödemelere göre, 244.025,60 TL eksik ödeme yapıldığı. Ayıplı hali fiyatı ile değerlendirilecek olunur ise 189.983,87 TL eksik ödeme yapılmış olacağı, yapılan ödemeler dikkate alındığında, makine bedelini karşılamadığının görüldüğü, yerinde ve dosya üzerinde yapılan incelemeler neticesinde makinenin mevcut hali ile kabulünün şayan olmayacağı değerlendirilmekle birlikte, makinenin çalışmasına esas olan sorunların giderilmesi ile kabülü şayan olabileceği tespit edilmiştir. SMMM...'in 06/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Ödeme emrine konu edilen faturanın; davacı şirketin, davalı şirkete düzenlediği, 21.08.2023 tarih, ... numaralı KDV dahil 48.000,00 EUR bedelli faturanın e-temel fatura olduğu, davalı şirketin 22.08.2023 tarihinde bu faturaya karşılık aynı tutar ve içerikte iade faturası düzenlediği, tarafların 2023 yılına ait Ba Bs formu verilerine göre özetle; davacı şirketin davalı şirkete düzenlediği ve ödeme emri konusuna dahil ettiği, KDV hariç 1.236.000,00 TL, faturanın davalı şirket tarafından davacı şirkete iade edildiği ve üzerine davacı şirketin davalı şirketten KDV hariç 84.744,45.-TL mal/hizmet alımının olduğu, davalı şirketin 2022 yılı ticari defterlerine ait noter tasdikleri zamanında yaptırdığı, 2023 yılı ticari defterlerini e- defter uygulaması ile tuttuğu, dönem beratlarının zamanında alındığı, envanter defteri açılış onayının zamanında yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini, doğruladığı, bu nedenlerle davalı şirkete ait 2022-2023 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, davalı şirket cari hesap ve kayıtlarına göre; davalı şirketin 2022 yılında davacı şirkete 223.351,20 TL ödeme yaptığı, 2023 yılında; davalı şirketin davacı şirketten 2 adet fatura karşılığı KDV dahil 1.487.061,60 TL mal/hizmet aldığı, alınan bu mal/hizmetten KDV hariç 1.483.521,60 TL faturayı davacı şirkete iade ettiği, ayrıca KDV dahil 99.998,45 TL mal/hizmet sattığı, yine davacı şirketten 2023 yılında arabuluculuk kapsamında 119.053,00 TL ödeme aldığı, aynı dönemde davacı şirkete 663.006,40.-TL ödeme yaptığı, bu iş e işlemler sonucunda davalı şirketin davacı şirketten 882.817,60.-TL alacağının olduğu, ödeme emrine konu edilen faturanın; davacı şirketin, davalı şirkete düzenlediği, 21.08.2023 tarih, ...numaralı KDV dahil 48.000,00 EUR bedelli faturanın e-temel fatura olduğu, davalı şirketin 22.08.2023 tarihinde bu faturaya karşılık aynı tutar ve içerikte iade faturası düzenlediği, ancak bu fatura için davacıya 882.817,60TL ödeme yaptığı, faturanın davacı ticari defterlerine işlenmesi neticesinde davalının davacıya 600.704,00 TL borcunun olacağı, tüm bu veri ve hesaplamalar neticesinde taraflar arasındaki ihtilafın sadece davacı tarafından düzenlenen 21.08.2023 tarih, ... numaralı KDV dahil 48.000,00 EUR bedelli 1 adet kutulama makinesi, yeni magazin sistemi, kutu üstü baskı sistemi içerikli faturadan kaynaklandığı, davalının bu fatura için davacıya 34.006,13 EUR ödeme yaptığı, davacının bu faturadan kalan 13.993,97 EUR bedeli davalıdan talep ettiği, davalının ise makinenin düzgün çalışmaması nedeniyle borcu kabul etmediği tespit edilmiştir. 6100 sayılı yasanın 222. Maddesi aşağıdaki şekildedir. "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması MADDE 222 - Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu süre hak düşürücü süredir, Hakim tarafından resen dikkate alınması gerekir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. Davacının haksız ve kötü niyetli olmasından kasıt, bir alacağı olmadığını bildiği halde, icra takibine girişmiş olmasıdır. İcra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır. İtirazın iptali davası ancak para alacağına ilişkin ilamsız takiplerde açılabilir. İtirazın iptali davasında, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, davacı alacaklı, davalı borçlu tarafından itiraz edilen takip konusu alacağının varlığını ve miktarını genel hükümlere göre ispatla yükümlüdür. İtirazın iptali davasında; takip talebinde gösterilen borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıl olup, takip dayanağı belgelerden başka belgelere dayanılamaz. Diğer bir deyişle takip dayanağı yapılabilecek güçte olup da takipte dayanılamayan belge, itirazın iptali davasında ispat vasıtası olarak kullanılamaz. Takibe etkili olan itirazın iptali davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu olan alacak olduğu, bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının itirazın iptali davası için bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır.İtirazın iptali davasında yapılan yargılama sonunda: takip tarihindeki duruma göre karar verilir.İtirazın iptali davasında alacak, icra takip tarihi itibarıyla belirlenir. Ancak dava tarihine kadar bir ödeme yapılmış ise, yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan alacak yönünden itirazın iptali davası açılmalıdır. Dava tarihinden sonra yapılan ödemeler ise icra müdürlüğünce dikkate alınır.İtirazın iptali sonunda, dava konusu alacağın varlığı ve miktarı sabit olursa mahkeme davayı kabul ve itirazı iptal eder. Ayrıca mahkeme, davacının dava dilekçesinde tazminat da talep etmiş olması halinde, davalı borçluyu hüküm altına alınan alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkum eder. Davalı borçlunun, ödeme emrinin tebliği üzerine evvelce itiraz ettiği alacağı, ilk duruşmada kabul etmiş olması, icra inkar tazminatına mahkumiyetten kurtulmasını gerektirmez.Dava sonunda hükmedilen alacağın %20’si oranındaki tazminata karar verilebilmesi için davacı alacaklının zararının varlığı ve miktarını ispat etmesi gerekmez. Kanun koyucu, davalı borçlunun itirazının iptali halinde, itiraz sebebiyle davacı alacaklının zarara uğramış olduğunu kabul ederek, davacının dava dilekçesinde sadece talep etmiş olmasını davalı borçlunun hükmedilen meblağın en az %20’ si oranında bir tazminata mahkum edilebilmesi için yeterli görmüştür. Davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun usulüne uygun bir şekilde borca itiraz etmek suretiyle takibin durmuş olması yeterli olup, borcu itiraz sebebi önemli değildir. Yine davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için 2004 sayılı yasanın 67. Maddesi gereği süresinde itirazın iptali davası açılmış olması, davacı alacaklının dava dilekçesinde talep sonucunda icra inkar tazminatını istemiş olması, davanın alacaklı lehine kabulüne karar verilmiş olması, davalı borçlunun takip tarihi itibarıyla itirazında haksız olması gerekir. İtirazın iptal edilmiş olması, itirazın haksız olduğunu göstermez. İtiraz iptal edilmiş olmasına rağmen davalı borçlu haklı ise tazminata mahkum edilmez. Hem itiraz iptal edilmiş ve hem de itirazın haksız olduğu sonucuna varılmışsa, diğer yukarıda anılı şartlarında varlığı halinde icra inkar tazminatına hükmedilir. İtirazın haksız sayılabilmesi için, takip konusu alacağın doğduğu anda varlığı ve miktarı itibarıyla taraflar arasında likit olması gerekir. Takip konusu alacağın varlığı, miktarının belirlenmesi hakim kararını gerektirmemeli, muhtacı muhakeme olmamalıdır. Takip konusu alacak yapılacak basit bir hesaplama ile belirli bir hale gelebilecek ise bu alacak da likit sayılır. Dava açıldıktan sonra takibe konu edilen borcun ödenmiş olması hali, borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine engel değildir. Davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun kötü niyetli olması gerekmez. YİBBGK 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi takdirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (6102 sayılı yasanın 21/2 maddesi) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi 6102 sayılı yasanın 23. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karneden kaynaklanmaktadır. Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifası ile ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhası ile ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı yasanın 23. maddesinin 2. ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. bu belge, belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi yukarıda anılan 23/2 madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz karşı tarafın akdi ilişki inkar etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkanı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, 6102 sayılı yasada özel bir hüküm bulunmamakta, anılan yasanın 23. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın münderecatından söz edilmektedir. Fatura içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme 213 sayılı yasada yer almaktadır. faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır. (213 sayılı yasa madde 230) dolayısıyla faturanın içeriği faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususlara yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. Ayrıca Yargıtay ...D...Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi; faturanın davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiğini kanıtlama yükümlülüğü davacı tarafa ait olup, davacının bu hususu kanıtlaması halinde, bu kez, 6102 sayılı yasanın 23/2 maddesinde yazılı sekiz günlük yasal süre içerisinde faturaya itiraz ve iade ettiğini kanıtlama yükümlülüğü ise davalı tarafa aittir. 6102 sayılı yasanın 23/2 maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine borç kaydeden tacir fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf faturaya dayalı bu alacağının varlığını 6100 sayılı yasanın 222. maddesi uyarınca ispatlamış olur. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı ile davalı arasında sipariş üzerine paketleme makinası üretilmesinin ve teslimi hususunda bir eser sözleşmesinin bulunduğu, davacı tarafın sipariş üzerine makinayı ürettiği ve davalıya teslim ettiği iddiasında bulunduğu, davacının ise teslimi yapılan makinada ayıp bulunması sebebiyle davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır. Eser sözleşmesinin niteliği gereği sözleşmeye konu makinenin taraflar arasındaki mevcut siparişe uygun üretilip üretilmediği, makinenin siparişe uygun üretilmemesi durumunda bu ayıpların makine teslim alınıp rutin bir kontrol ile ortaya çıkacak ayıplardan mı yoksa rutin kontrol ile ortaya çıkmayan gizli ayıplardan mı olduğu, ayıp var ise bu ayıplı hali ile makinenin parasal değeri davalının yaptığı ödemenin makine bedelini karşılayıp karşılamadığı, makinenin kabule şayan olup olmadığı hususlarında, makinenin bulunduğu yerden talimat yoluyla makine mühendisi bilirkişiden rapor aldırılmıştır. Bilirkişi tarafından makinenin taraflar arasındaki siparişte yer alan özellikleri tam olarak taşımadığı, bu haliyle ayıplı olarak değerlendirildiği, bilirkişi tarafından tespiti yapılan ayıpların makine tesliminde kullanılan parçalar üzerindeki etiketler ile sözleşmede belirtilen parçalardaki farkın kontrolü neticesinde ortaya çıkabilen açık ayıplardan olduğunun tespiti yapılmıştır. Dosya kapsamında yapılan incelemede, davalı tarafın davacı tarafa gönderdiği Bakırköy... Noterliği 06/09/2023 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesinde makinenin 04/05/2023 tarihinde teslim edildiği beyan ettikleri görülmekle ihtarnamenin 08/09/2023 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği yine dosya içerisindeki belgelerden tespit edilmiştir. Bu durumda davalı şirketin bilirkişi tarafından tespiti yapılan bu açık ayıpları süresinde davacı tarafa bildirip ihbar etmediği anlaşılmıştır, bu gerekçe ile davalının ayıp sebebi ile davanın reddine dair savunmalarına itibar edilmemiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin Euro para cinsi üzerinden kurulduğu dosya içerisinde alınan mali müşavir bilirkişi tarafından yapılan incelemede yapılan davalı ödemelerinin türk lirası karşılıklarının bilirkişi tarafından defter kayıtlarının tespit edildiği, bu ödemelerin ödeme tarihi itibari ile Euro para birimi karşılıklarınını toplamının 34.006,13 Euro olduğu, dosya kapsamının içerisinde yapılan incelemede bir adet makinenin ve bu makineye yapılacak revizyon ile birlikte toplam bedelin KDV dahil 48.000,00 Euro olduğunun tespit edildiği zaten bu hususun da tarafların kabulünde olduğu, toplam makine bedelinden davalı tarafından yapılan ödeme bedeli mahsup edildiğinde, makine bedelinden kalan davacı alacağının 13.993,87 Euro olduğu anlaşılmıştır. Makine mühendisi bilirkişi tarafından makinenin kayıtlı halinin bedelinin 46.250,00 Euro olacağının tespit edildiği, ayıp bedeli olarak 1.750,00 Euro'luk bir tespitin yapıldığı, ayıp bedelinin davacının bakiye alacağından mahsubu neticesinde toplam davacı alacağının 12.243,87 Euro olduğu anlaşılmakla davanın bu bedel yönünden kısmen kabulüne itirazın iptaline, ayıp hususunda bedel ve nitelik tespiti yargılamaya muhtaç olduğundan bahisle alacağın likit olduğu düşünülemeyeceğinden icra inkar tazminatının reddine, dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-)Davanın KISMEN KABULÜNE, 2-)İzmir....İcra Müdürlüğü... esas sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 12.243,87 EURO üzerinden DEVAMINA, 3-)İcra inkar tazminatı isteminin REDDİNE, 4-)Alınması gerekli 25.596,45 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 3.562,92 TL peşin harçtan mahsubu ile 22.033,53 TL bakiye karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 5-)Davacı tarafça yatırılan 3.562,92 TL peşin harç, 269,85 TL başvurma harcı, 9.500,00 TL bilirkişi rapor ücreti, 530,00 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplamda 13.862,77 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul kısmen red oranına göre 12.060,60 TL nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 6-)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 59.953,63 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-)Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 8-)3120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 9-)Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE, Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı-davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/06/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır