İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/563 E. 2025/766 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/563
Karar No
2025/766
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/06/2023 KARAR TARİHİ : 23/06/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketten 11.03.2022 tarihinde sipariş vererek Haziran 2022 tarihinde iş yerinde kullanmak amacıyla teslim aldığı koltuk takımında teslimat sırasında kusurlar olduğunu tespit ettiğini, koltukların arka bel kısımlarının olması gerektiğinden çok daha fazla eğim olması nedeniyle kullanıma uygun olmadığını, bir çok koltukta dikiş kusurları olduğunu teslimat anında bile lekeli olduğunu farkettiğini, alırken kumaşın leke tutmadığı belirtildiğini, firma ile iletişime geçtikten sonra bir adet berjerin değiştirildiğini değişim yapılan berjerde aynı şekilde kusurlu çıktığını, firmaya tüm koltuk takımının kusurlu olduğunu defalarca belirtmelerine rağmen oyaladıklarını ve teknik ekibin geleceğini söylediklerini, ancak hiç bir dönüş yapılmadığını, arabuluculuk işlemlerinde de herhangi bir sonuç alamadığını koltuk takımının ayıplı mal kapsamında değerlendirilerek değişimini mümkün değilse faiziyle ücretin iadesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını dava dilekçesinde de belirtildiği üzere dava konusu koltuk takımının Mart 2022'de satın alındığını, bir yılı aşkın bir sürenin sonunda hakkaniyete aykırı ve kötü niyetli olarak işbu dava ikame edildiğini, bu sebeple zamanaşımı defiinde bulunduğunu, davacı tarafın her ne kadar satın almış olduğu koltuk takımının defolu ve lekeli olduğunu ve bel yaslama kısımlarının fazla eğimli olduğunu (ergonomik olmadığını) iddia etmekte ise de bu iddiaları gerçeği yansıtmadığını, davacının satın almış olduğu ürünler kalite standartlarına uygun olup iddia edildiğinin aksine koltuk bel dayama kısımlarının standardının üzerinde bir yatıklığı söz konusu olmadığını, bahsi geçen ürünlerin üreticisinden standart ebatlarda temin edildiğini, izah edilen ve mahkemece resen nazara alınacak sebeplerle, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Taraflar arasındaki ihtilafın; davacının tacir olması ve iş yerinde kullanmak maksadıyla satın alma yapması nedeniyle ticari satış sözleşmesi kapsamında alınan koltuk takımının üretimden kaynaklı ayıplı olup olmadığının tespiti ile ayıplı ise ayıbın niteliği ve davacının ilgili ürünün ayıpsız misli ile değişimi istemi ile terditli olarak ödediği bedelin iadesi isteminin yerinde olup olmadığının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. TBK 219. maddesinde, satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini veya alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki yada ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumludur. TBK 223/1.maddesinde alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir durum görür ise bunu uygun bir süre içinde bildirmekle yükümlüdür, TBK 227. maddesinde, satıcının, satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı; satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme seçimlik hakları yanında genel hükümlere göre tazminat talep etme hakkı vardır. TTK 23/1-c maddesinde, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değil ise alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda TBK 223.maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. TBK 223/2.maddesinde, alıcı, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. düzenlemeleri mevcuttur. Bu kapsamda Mahkememizce ...tarihli celsede kurulan ara karar ile yerinde inceleme yetkisi verilerek dosyanın yerinde inceleme yetkisi verilmek ve mevcut hali ile dosya içerisinde mevcut CD incelenmek suretiyle ilgili koltuk takımının satın alınmadan önce herhangi bir kusurunun bulunup bulunmadığı bulunuyor ise ilgili kusurların tespiti ve söz konusu kusurlarından dolayı davacının ne kadar zararının bulunduğu hususunda rapor hazırlamak üzere mobilya konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek teknik rapor tanzim edilmesi sağlanmıştır. ...tarihli bilirkişi raporu, ...ve ...tarihli ek bilirkişi raporu ile; "koltuk takımının yerinde incelendiğinde koltuğun berjerlerinden bir tanesinin sırt dayama kısmının diğerine göre daha fazla eğimli olduğu ayrıca formu düzgün olan berjer de ise ayaklarında montaj hatasından kaynaklı dengesizlik tespit edilmiş ve bu kusurlar üretimden kaynaklı açık birer ayıp olduğu, koltuk takımındaki alt astarların bazı yerlerde tekniğine uygun zımbalanmadığından sarkmalar olduğunu, bu kusur üretim aşamasında işçilik ile ilgili bir kusur olduğu, koltuk takımınında var olan lekelenme ve tespiti yapılan küçük delikler önceden mi yada sonradan mı olduğu ile ilgili mevcut delillerden tespit etmem mümkün olmadığını, ancak kullanımdan kaynaklı döşemelerde yıpranma olduğunu, detayları yukarıda olmak üzere bir kısım kusurların üretimden kaynaklı açık ayıplar olduğu ancak mevcut deliler çerçevesinde döşemedeki lekeler ilgili kanaat belirmek mümkün olmadığını, kök raporda geçen tespitler sonucunda herhangi bir gizli ayıp bulunmadığını, berjerin sırt kısmındaki eğim açık ayıp olup tadilat ile düzeltilmesi mümkün olmadığı yeni bir iskelet yapılaması (yani değişim ) gerektiğini, ayrıca alt astar üretimden kaynaklı işçilik hatası olup tadilat ile giderilebileceğini, astar tadilatı yaklaşık 1000,00TL bir bedel ile giderilebileceğini, bu eksiklikler ürünün tamamının kullanımına engel olmayıp onarım sonucunda herhangi bir değer kaybı oluşturmayacağını, yapılan araştırma ve değerlendirmede ayıplı olan berjerin dava tarihli fiyatının yaklaşık 6.000,00TL olduğu" hususu raporda ibraz edilmiştir. Ayıp hususların ve niteliklerinin tespitine dair hazırlanan rapor içeriklerinin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak ilgili tespitler hükme esas alınmış ve ilgili koltuk takımının bir çok bölgesinde üretimden kaynaklı açık ayıp olduğu kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davalı vekili tarafından ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı iddia edilmiş ise de davacının ihbarı üzerine bir adet berjerin değişiminin yapıldığına yönelik beyanı ile davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde davacının koltuk takımına yönelik şikayetlerine dair inceleme yapıldığı ve tutanak tutulduğunun belirtilmesi ve tutanak tarihinin hangi tarihte olduğuna dair dosyaya bilgi ve belge sunulmaması dikkate alındığında ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı davalı tarafından ispatlanamamış ve davacı tarafından ayıp ihbarının süresi içerisinde yapıldığı kabul edilmiştir. Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesiyle; Davaya konu koltuk takımının ayıplı olduğuna göre, ayıplı kabul edilen koltuk takımından satıcı olan davalı, davacıya karşı sorumludur. Davacının bu nitelikteki koltuk takımını kullanmasının kendisinden beklenemeyeceği açıktır. Buna göre davacının TBK.'nun 227. maddesindeki seçimlik haklarından ayıpsız misli ile değişim hakkını davalıya karşı ileri sürebileceği kabulü edilerek; davacının davaya konu edilen koltuk takımının ayıpsız misli ile değişim talebinin kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi gerekçeli kararda açıklandığı üzere; G.D: Davanın KABULÜ İLE, 1- ...tarih ve ...Belge Numaralı fatura ile satın alınmış olunan ...Model 4+3+1+1 şeklindeki koltuk takımının tüm masrafları (nakliye masrafları dahil olmak üzere) davalı tarafından karşılanmak kaydıyla davacı tarafından davalıya iadesi neticesinde davalı şirket tarafından ayıpsız misli ile değiştirilerek davacıya teslimine, 2- Ürünün ayıpsız misli ile tesliminin mümkün olmaması halinde İİK'nın 24.maddesi gereğince işlem yapılmasına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.381,22 TL harçtan, başlangıçta yatırılan 345,11 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.036,11 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 179,90 TL başvuru harcı ile peşin harç olarak yatırılan 345,31 TL'nın toplamı olan 525,01 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından 112,50 TL tebligat ve posta masrafı ile 2.600,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 2.712,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 20.220,00 vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 8-Davacı yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı davanın miktarı itibari ile istinaf sınırının altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.

Katip Hakim

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/563, K. 2025/766, T. 23.06.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-563-e-2025-766-k-fd2caf2e0ab2