İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/877 E. 2025/219 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/877
Karar No
2025/219
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/271 Esas KARAR NO:2025/220 DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 16/04/2022 KARAR TARİHİ:26/03/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu senetteki imza müvekkilİ şirket yetkilisi -----ait olmadığını, müvekkili şirketin, dava konusu belgedeki imzanın sözde tanzim tarihi olan ---- tarihinde müvekkili şirketin yetkilisi görünen ---- ait olup olmadığını bilmesi mümkün olmadığını, bu nedenle imza inkarında bulunmak ve menfi tespit davası açmak gereği hasıl olduğunu, müvekkili şirketin,----- Yevmiye Numaralı Ana Sözleşmesi ile ---- nezdinde tescil edilmiş olmakla ---- Sayfasında ilan edilerek ---- ve dava dışı ---- tarafından kurulduğunu, ----tarihlerde polis olduğunu, şirketi kendi adına kuramayacağından, kardeşi İbrahim'i şirket ortağı ve yetkilisi yaptığını, şirket ana sözleşmesinde aksi karar alınıncaya dek şirket yetkilisi olarak ----- belirlendiğini, menfi tespit davasının kabulü ile,---- Sayılı icra dosyasından ve icra dosyasına konu olan ---- tanzim tarihli, ----- vade tarihli, keşidecisi ----- borç doğuran senetten dolayı fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla şimdilik 50.000,00-TL yönünden müvekkilinin lehdar ------- borçlu olmadığının menfi tespitine, müvekkili aleyhine kötü niyetle takip başlatılan davalılar aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilerek, davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkiline verilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılarak, davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ------. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın 2.000.000 TL üzerinden harç yatırması gerekirken 50.000 TL üzerinde harç yatırdığını, işbu sebeple eksik harcın tamamlanması gerektiğini, davacı tarafın öncelikle dava şartı olan arabuluculuk dava şartını yerine getirmesi gerektiğini ancak davacı taraf arabuluculuk şartını da yerine getirmediğini, davaya konu bononun kıymetli evrak olduğunu, bononun aksi resmi evrak ile ispatlanabileceğini, ancak davacı taraf dosyaya resmi belge ibraz etmediğini, kıymetli evrak olan bono her türlü sebepten mücerret olduğunu, işbu sebeple davanın öncelikle usulden reddini mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ------ cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın 2.000.000 TL üzerinden harç yatırması gerekirken 50.000 TL üzerinde harç yatırdığını, işbu sebeple eksik harcın tamamlanması gerektiğini, davacı tarafın öncelikle dava şartı olan arabuluculuk dava şartını yerine getirmesi gerektiğini ancak davacı taraf arabuluculuk şartını da yerine getirmediğini, davaya konu bononun kıymetli evrak olduğunu, bononun aksi resmi evrak ile ispatlanabileceğini, ancak davacı taraf dosyaya resmi belge ibraz etmediğini, kıymetli evrak olan bono her türlü sebepten mücerret olduğunu, işbu sebeple davanın öncelikle usulden reddini mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizce tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, ---- ticaret sicil kayıtları istenilmiş, ------soruşturma sayılı dosyası, ---- soruşturma sayılı dosyaları, ---- dosyası, ------ üzerinden celp edilmiş, davacı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişiden hüküm kurmaya ve denetime elverişli rapor alınarak taraflara tebliğ edilmiştir.Davacı vekili ----- tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesindeki iddialarını ve taleplerini tekrar ederek, dava konusu senetteki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olup olmadığının tespiti, ait değil ise menfi tespit davasının kabulüne, davalılar aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilerek, davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkilime verilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılarak, davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkilime ödenmesine karar verilmesini yönünde davayı ıslah etmiş ve ıslah dilekçesi davalılara tebliğ edilmiştir. Dava, kambiyo senedine dayalı başlatılan ------Esas sayılı dosyasından dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'da düzenlenen kambiyo senetleri sebepten mücerrettir. Kambiyo senetlerindeki taahhüdün mutlaka bir sebebi vardır. Ancak bu sebep senet üzerinde açıklanmaz ve bu husus kambiyo senetlerini temel ilişkiden soyut hale getirmektedir. Aksine davranış, yani kambiyo senetlerinin temel ilişki ile ilişkilendirmesi kambiyo senetlerini hükümsüz hale getirecektir. Kambiyo senetlerinde bedelsizlik iddiası ancak kesin delilleri ile ispat edilebilir.TMK'nun 6. Maddesine göre kanun aksini emretmedikçe taraflardan her biri iddiasını ispata mecburdur. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (HMK'nın 190/1)HMK'nın 200/1. maddesine göre; Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. HMK'nın 201/1 maddesine göre; Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz.Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıdadır. Ancak alacak kambiyo senedine dayanıyorsa, kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan ispat yükü davacı borçludadır.Davacı şirketin takip ve dava konusu senette keşideci, davalı----- lehtar olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafça, takip ve dava konusu -----tanzim tarihli, ------bedelli senedin geçmiş tarihli ve sahte olarak tanzim edilerek, kendilerinin dolandırıldığını ve senetten dolayı borçlu olmadıklarını, ıslah dilekçesi ile de senet üzerinde davacı şirkete atfen atılı imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını iddia edilmiştir.Davacı tarafın, davalılar ve ihbar olunanlar tarafından, davacı şirketin devri sonrası geçmişe dönük olarak dava konusu senedin tanzim edildiği ve işleme koyarak dolandırmaya çalıştıkları iddiasıyla şikayetçi olması üzerine,-----soruşturma sayılı dosyası ile başlatılan ceza soruşturması HMK'nun 165. Maddesi uyarınca Mahkememizce bekletici mesele yapılmış, ancak ----- tarihinde "Ceza soruşturması kapsamında şüphelilerin dolandırıcılık kastıyla sonradan senedi tanzim ettiklerine ilişkin somut bir delil tespit olunamadığı, ciranta ---- nüfus kaydı dikkate alındığında soyadı değişikliğinin senetteki ciro ile uyumlu olduğu, ----- tarihli bilirkişi raporunda senet üzerinde herhangi bir sahtecilik yapılmadığının tespit olunduğu, taraflar arasındaki diğer iddiaların ise külliyen alacak verecek meselesine ilişkin olduğu yani müşteki ve şüpheliler arasındaki anlaşmazlığın bu haliyle Hukuki İhtilaf niteliğinde olduğu.." gerekçesiyle şüpheliler hakkında Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiği, verilen kararın itiraz üzerine yapılan inceleme neticesinde itirazın reddi ile kesinleştiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacı şirketin ana sözleşmesinin ---- tarihinde ticaret siciline tescili ile %10 hissesi ihbar olunan ...'e, %90 hissesi ise ihbar olunan --- ait olmak üzere kurulduğu, ------ tarihli, noterde yapılan pay devri sözleşmesi ile tüm payını, ------ tarihli, noterde yapılan pay devri sözleşmesi ile bir kısım paylarını, ----tarihli, noterde yapılan pay devri sözleşmesi ile de kalan payların tamamını şimdiki şirket yetkilisi --- devrettikleri, dava ve takip konusu senedin ise ----- tarihinde tanzim edildiği, senetteki imzanın şirketi temsilen ihbar olunan ---- tarafından atıldığı hususunun ihbar olunan---- tarafından kabul edildiği gibi; davacı tarafça imzaya itiraz talepli, ----- Esas sayılı dosyasında açılan davada alınan ilk bilirkişi raporunda senedin keşide tarihi itibariyle yetkilisi olan -------- imzaları ile mukayese imzaları arasında kısmi benzerlikler görülse de imzanın detaylarının izlenmemesi sebebiyle ileri yoruma gidilemediği yönünde rapor tanzim edildiği, sonasında ------- aldırılan bilirkişi raporunda da keşideci imzasının kuvvetle muhtemel ---- olduğu belirtilerek kesin bir kanıya varılamadığının belirtildiği, dolayısıyla imzanın, senedin tanzim tarihindeki şirket yetkilisine ait olmadığına dair bir tespitin bulunmadığı, her ne kadar davacı taraf ıslah dilekçesi ile imza inkarında bulunarak, senetteki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olup olmadığına dair inceleme yapılmasını talep etmiş ise de; davacı şirket yetiklisinin senedin tanzim tarihinde şirket ortağı ve yetkilisi olmadığından, imzanın ona ait olmamasının sonuca etkili olmayacağı kanaatiyle, usul ekonomisi gereği imza incelemesine gidilmemiş; Mahkememizce resen seçilen mali müşavir bilirkişi aracılığıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde alınan rapora göre; davacı tarafın yevmiye defterinde kapanış tasdiki bulunmadığından incelenen 2018 yılı ticari defter ve kayıtlarının HMK 222. maddesine göre lehine delil kabul edilebilme vasfı taşımadığı, icra takibi ve davaya konu senedin davacı ticari defter kayıtlarında yer almadığı ve davacı yasal ticari defter kayıtlarında davalılar ----- ait cari hesap kaydına, borç alacak hesap hareketine rastlanmadığı hususlarını belirtildiği görülmüştür.Kural olarak kambiyo senetleri, kayıtsız şartsız soyut borç ikrarını içeren senetlerdir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür. Bu bakımdan kambiyo senedinin bedelsiz olduğu iddiasıyla açılan menfi tespit davasında ispat külfeti davacı borçluya düşer. Bu itibarla, dava konusu bononun bedelsiz olduğunu iddia eden davacının öncelikle bu iddiasını HMK’nın 201. maddesi uyarınca yazılı delille ispatlaması gerekmektedir. Dosya kapsamı itibariyle, iddiasını usulüne uygun olarak yazılı delillerle ispatlayamayan ve dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanan davacı tarafa yemin teklifinde bulunma hakkının mahkememizce hatırlatılmış, davacı taraf, davalı tarafa yemin teklif etmiştir.---- tarihli celsede davalı ---- katıldığı duruşmada; -----tanzim tarihli 01/03/2021 vade tarihli keşidecisi -----senet karşılığında,-------Borç verdiğime, senedin geçmişe yönelik hazırlandığını bilmediğime, alacağımın gerçek ve hakiki olduğuna, kimseyi kandırmak kastı ile hareket etmediğime namusum şerefim ve kutsal saydığım değerler üzerine yemin ederim" şeklinde; davalı ------ borç verdiğime, karşılığında --- tanzim tarihli ----- vade tarihli keşidecisi -----bedelli senedi aldığıma, alacağımın gerçek ve hakiki olduğuna, ------ geçmişe yönelik senet hazırlayarak tarafıma teslim etmediğine, kimseyi kandırmak kastı ile hareket etmediğime namusum şerefim ve kutsal saydığım değerler üzerine yemin ederim" şekilinde ayrı ayrı yemin edasını gerçekleştirmişlerdir.Sonuç itibariyle; ispat yükü üzerinde olan davacı taraf, dava konusu edilen senetlerin bedelsiz ve sahte olarak düzenlendiğini ispatlayamamış, sübut bulmayan davanın reddi yönünde aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.İcra ve İflas Kanunu'nun 72/4. maddesinde, ''Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.'' hükmünün yer aldığı, buna göre, somut olayda mahkememizce verilmiş bir tedbir kararının bulunmadığı, dolayısıyla tazminat koşulların oluşmadığı anlaşılmakla davalılarınkötü niyet tazminatı talebinin de reddine dair aşağıdaki şekilde karar hüküm oluşturulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Koşulları oluşmadığından davalıların kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine, 3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harcın peşin yatırılan harçtan bahsubu ile arta kalan 33.539,60TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 4-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihi tibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen, 280.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 7-Davalılar tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davalılara iadesine, Dair; davacı vekili ile ihbar olunanlar vekilinin yüzüne, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde -----Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/03/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/877, K. 2025/219, T. 26.03.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-877-e-2025-219-k-5248af910331