İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/661 E. 2025/303 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/661
- Karar No
- 2025/303
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/661 KARAR NO : 2025/303
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 16/10/2023 KARAR TARİHİ : 25/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...Tic. A.Ş.'nin talepleri üzerine verilen kargo hizmeti neticesinde müvekkil şirketin, davalı borçludan 13.623,83 TL. tutarında alacağı bulunmaktadır. Müvekkil şirket, davalı/borçluya ait taşıma işlemlerini gerçekleştirmiştir. Ancak davalı/borçlu borcunu ödememiştir. Alacağın tahsili için davalı tarafa yazılı ve sözlü müracaat edilmiş ise de, bir olumlu netice alınamamış, bunun üzerine davalı tarafa karşı ... 12. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmış, davalı/borçlu haksız ve hukuksuz itirazı üzerine takip durmuştur. Dava şartı gereği arabuluculuk başvurusu yapılmış, her iki taraf icabet etmiş , ancak anlaşma sağlanamamıştır. Neticede, işbu itirazın iptali davasını ikame etme zarureti hasıl olmuştur. Müvekkil şirketin alacağı, davalı/ borçluya verilen hizmeti likit olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Zira müvekkil şirketin vermiş olduğu kargo hizmetinin karşılığı olarak düzenlenen cari hesap ile takip konusu alacağın varlığı ve miktarı itibariyle taraflar arasında kesin ve belirli olduğu açıktır. Bu sebeple tamamen alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazların reddedilerek, davalı/borçlu aleyhin, takip konusu açıklanan nedenlerle ve fazlaya ilişkin tüm dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydı ile davalı/borçlunun haksız ve kötü niyetli borca, masrafa, faize, yetkiye ve tüm ferilerine itirazlarının iptaline, davalı/borçlu aleyhine % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenizde görülmekte olan dava asılsız ve mesnetsiz iddialarla açılmış olup reddi gerekmektedir. davacı taraf dava dilekçesinde belirttiği hizmetleri ispatlamakla mükelleftir. davacı taraf dava dilekçesinde belirttiği faturalara ilişkin hizmetlerin yapıldığını ancak faturaların karşılığının ödenmediğini ileri sürmüştür. Buna rağmen davacı taraf dava dilekçesinde belirttiği faturalara ilişkin hizmetin yerine getirildiğine ilişkin dosyaya hiçbir belge sunmamıştır. Davayı ve davacının taleplerini kabul etmemek kaydı ile davacı şirket söz konusu hizmetin yerine getirildiğini ispatlamakla mükelleftir. Yargıtay kararları gözetildiğinde sözleşmesel ilişkiyi, malların/hizmetin alıcı olan davalıya teslim edildiğini ve faturanın da bu akdi ilişki nedeni ile düzenlendiğini ispat yükü davacı tarafa aittir. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre, 6100 sayılı HMK “nın 200. Maddesi uyarınca yazılı delille kanıtlamalıdır. sonuç ve istem açıklanan ve mahkemenizce resen gözetilecek diğer nedenlerden dolayı ; davayı kabul etmemek kaydı ile hak düşürücü süre ve zaman aşımı itirazımız ve diğer tüm sebeplerden dolayı müvekkil aleyhine haksız ve hukuka aykırı ikame edilen işbu davanın reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini müvekkili adına saygı ile talep olunur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava 07/11/2017 tarihli taşıma sözleşmesinden kaynaklanan ve ... 12. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına konu 2004 sayılı İİK madde 67'ye göre açılmış itirazın iptali davasıdır. Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, ... 12. İcra Müdürlüğü ...esas sayılı takip dosyası dosya arasına alınmış ve Mahkememizce 22/10/2024 tarihli ara karar ile dosyanın sektör bilirkişisi ve SMM bilirkişisine tevdii ile; tarafların ticari defterlerinin SMM aracılığı ile incelenerek, alacak ve dosya kapsamında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. 10/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı ...Şti.'nin Davalı ... A.Ş.'den 13.623,83 TL alacağının bulunduğu, davalı taraf nezdinde, davacı taraf alacağının 13.980,93 TL olduğu tespit edilmiş taleple bağlılık ilkesine göre, Davacı alacağının 13.623,83 TL olduğunun kabul edilmesi gerekeceği, Taraflar tacir olduklarından, ... sayılı yasaya istinaden, davacı tarafın 13.623,83 TL asıl alacağına 30/05/2022 takip tarihinden itibaren başlamak üzere %15,75 ve değişen oranlarda olmak üzere avans faizinin uygulanması gerekeceği; kanaatimiz hasıl olmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK 222/4) Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. Ayrıca bu durum HMK 222/5’te taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılacağı şeklinde ifade edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. Maddesine göre; bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; Somut uyuşmazlık kapsamında taraflar arasında 07/11/2017 tarihli taşıma sözleşmesi Sözleşmesi akdedildiği, sözleşme kapsamında hizmet bedelimin ödenmemesi nedeniyle iş bu davanın açıldığı, mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporuyla davacı yanın alacak hususu defter ve kayıtlar ile doğrulanmış olup, taşıma hizmeti veren davacı yanın haklılığını ispat ettiği anlaşılmakla; davanın kabulü ile; davalının ... 12. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın reddi ile takibin aynı koşullarla devamına, asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; Davalının ... 12. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın reddi ile takibin aynı koşullarla devamına, 2-Asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 930,64TL nispi karar harcının, peşin alınan 269,85TL harcın mahsubu ile eksik kalan 660,79TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 13.623,83TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan dava açılarken yatırılan toplam 578,10TL ( 269,85TL BVH , 38,40 VSH, 269,85TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 10.147,00 TL ( 147,00 TL tebliğler ve posta, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL’nin davalıdan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olarak karar verildi.25/03/2025
Katip *e-imzalıdır
Hakim *e-imzalıdır