İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/510 E. 2025/245 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/510
Karar No
2025/245
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/510 KARAR NO : 2025/245

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/08/2023 KARAR TARİHİ : 28/03/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: (I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: (1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Tic. Ltd. Şti. tarafından, ... 14. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyası üzerinden kambiyo senedi dayanak gösterilmek sureti ile 06.01.2019 vade tarihli, 2000 Euro bedelli bir adet senet ile 25.10.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığını, icra takibine konu senet, müvekkilinin müflis şirket ...Tic. A.Ş.'den ...projesinde yer alan taşınmazlardan bir tanesinin satın alınması amacı ile imzalanan bedele ilişkin olduğunu, müflis şirket ...müvekkiline satış yapmak üzere bir anlaşma zemini hazırladığını, müvekkili ... A.Ş.'ye toplam 55 adet Euro para birimi ile düzenlenen senetler ve 45.000,00 TL karşılığı bir daire teslim etmeyi vaad ettiğini, somut olayın devamında ise inşaat şirketi iflas sürecine girdiğini, taraflar arası görüşmelerin yarım kaldığını, 55 adet senedin 37 adedi müvekkiline elden teslim edildiğini, ancak nakit verilen 45.000 TL ve senetlerden 18 tanesinin geri alınamadığını, dava ve icra takibine konu senet, müflis şirketten müvekkili tarafından geri alınamayan 18 adet senedin içindekilerden bir tanesi olduğunu, bu senetlerin ... şirketine ... A.Ş. tarafından ciro edildiğini, davalı ... ile müvekkili arasında herhangi bir ilişki bulunmadığını, davalı ... müflis şirketten mevcut alacağını birden fazla yoldan hukuka aykırı bir biçimde tahsil etmeye çalıştığını, yabancı para birimi üzerinden icra takibi yapılabilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, İİK 170/a-2 mad. gereği takibin iptali gerektiğini, itirazın esası hakkında karar verilinceye kadar icra takibinin teminatsız durdurulması, ile tedbir kararı verilmesine, davalı ... firmasının başlattığı ... 14. İcra Müdürlüğü 2019/39450 Esas sayılı dosyası kapsamında borçlu olmadıklarının tespitine, buna mukabil davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, dava konusu takibin ve senedin iptaline, akabinde bahse konu senedin müvekkiline iadesine, alacak için istenilen ve takip talebinde belirtilen işlemiş ve işleyecek faiz oranına ilişkin itirazların kabulüne, müvekkili aleyhine tesis edilen araç ve maaş haczinin ivedilikle kaldırılmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. (2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket davacı tarafından dava dışı ... Şirketi emrine düzenlenen ve sonrasında müvekkil şirkete ciro edilen ve zilyetliği devredilen dava konusu 6 adet bononun yetkili hamili olduğunu, müvekkili şirket söz konusu bonolardan doğan alacağının borçlularca vadesi içerisinde ödenmemesi üzerine söz konusu alacağının tahsili amacıyla davacı ve dava dışı ...’ya karşı ... 14. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, davacı söz konusu icra takibi kapsamında düzenlenen ödeme emrine yasal süresi içerisinde itiraz etmediğini, takip davacı bakımından kesinleştiğini, takibin kesinleşmesi üzerine davacının malvarlığı sorgusu yapıldığını, sorgu sonucunda çıkan malvarlığı değerleri üzerine haciz şerhi işlendiğini, davacının ödeme emrinin MERNİS adresine gönderilmediğini, söz konusu icra takibinden haberi olmadığını, bu nedenle yasal süresi içerisinde takibe itiraz edemediği iddiaları gerçeğe aykırı olduğu gibi işbu menfi tespit davasının konusu olmadığını, davacının yabancı para üzerinden icra takibinin yapılmasının mümkün olmadığı ve bu nedenle ödeme emrinin iptalinin gerektiğine ilişkin iddiaları haksız ve dayanaksız olup işbu menfi tespit davasının konusu olmadığını, davacının “senedin iptali ve iadesi” talebine ilişkin dava dilekçesinde herhangi bir gerekçe olmadığı gibi, işbu dava ile senedin iadesine karar verilemeyeceğini, senedin iadesi koşullarının somut olay bakımından söz konusu olmadığı açık olduğunu, davacının müvekkili şirkete borcu bulunmadığına yönelik iddialarının hiçbir dayanağı bulunmamakta olup mesnetsiz olduğunu, davacının müvekkil şirketin dava konusu icra takibi ile mükerrer tahsilat yapmayı amaçladığı yönündeki iddiaları haksız, dayanaksız ve gerçek dışı olduğunu, davacının işbu davanın açılmasında hiçbir hukuki menfaati bulunmayan ve dava kapsamındaki mesnetsiz iddia ve talepleri sebebiyle davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, açıklanan ve Mahkemece re’sen dikkate alınacak sebeplerle haksız ve dayanaksız davanın reddine, davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur. (II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER: 1-... 14. İcra Dairesinin ....Esas sayılı dosyası, 2-... 1. İcra Dairesinden gelen ... Şirketi'nin 30/03/2021 tarih saat 14:24 itibari ile iflasına karar verildiği ve tasfiye işlemlerine Müdürlüklerinin ... İflas sayılı dosyası üzerinden başlandığı bilgisi ve 590. Sıraya kaydedilmiş olan alacak kayıt başvuru dilekçesi, 3-Tüm dosya kapsamı. (III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER: Dava, dava konusu icra takibine dayanak senetlerin teminat senedi olduğu ve bedelsiz kaldığı iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Dosyaya celp edilen icra takip dosyasının incelenmesinde, davalı tarafından davacı aleyhine ... 14. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, takibi dayanak senedin 07.12.2017 tanzim, 06.01.2019 vade tarihli 2.000,00 Euro bedelli olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava dışı ... İnşaat San. Ve Tic.. A.Ş. Lehine davacı tarafından keşide edilen davaya konu icra takibine dayanak senedin teminat senedi olup olmadığı, bu iddianın davalıya karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği hususundadır. Davalı vekili davaya dayanak senedin dava dışı lehdar ... İnşaat San. Ve Tic.. A.Ş. 'den cari alacak karşılığı alındığı savunmasında bulunarak davanın reddini talep etmiştir. ''...Hem 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nda hem de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nda kambiyo senetlerine ilişkin hükümler poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun koyucu, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise, ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir (6102 sayılı TTK m. 778, 818, 6762 sayılı TTK m. 690, 730). 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 776. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde bono veya emre yazılı senedin kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödeme vaadini içermesi gerektiği, 777. maddesinde de bu unsuru içermeyen bir senedin bono sayılmayacağı hükme bağlanmıştır. Bir kambiyo senedi olan bono üzerine bedel, faiz, protestodan muafiyet ve yetki şartı gibi kayıtların konulması kabul edilmekte ise de, illetten mücerretlik veya muayyenlik niteliklerini ortadan kaldıran kayıtların bono üzerine konulması onun kambiyo niteliğini ortadan kaldırır. Bu çerçevede belirlilik (muayyenlik) kambiyo senetlerinin temel unsurlarından biridir. Tedavül kabiliyeti de dikkate alındığında, bononun bütün unsurlarının açık, net, yoruma elverişli olmayacak biçimde belirgin olması gerekir. Poliçe ve bono keşidesi "şart kabul etmeyen" bir işlemdir (Öztan, F.: Kıymetli Evrak Hukuku, 2. B., Ankara 1997, s. 451). Hukuk Genel Kurulunun 11.04.2018 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında da benimsendiği üzere, 6762 sayılı TTK'nın 688. maddesinde belirtilen şekli koşulların yanında taraflar bononun ihdas nedeni (malen/nakden ya da teminat kaydı ile alındığını), uyuşmazlık durumunda aralarındaki anlaşmaya göre yetkili olacak mahkeme, faiz gibi bononun geçerliliğine etki etmeyecek ihtiyari unsurları belirleyerek senede ekleyebilirler. Sıralanan şekil şartlarından da anlaşıldığı üzere, kambiyo senetleri temel hukukî ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Bu nedenle de bono düzenlenirken temel ilişkinin kaynağına yönelik “bedelin malen-nakden ya da teminat olarak alındığına” ilişkin ibarelerin senede yazılması zorunlu değildir. Taraflar bu ibareleri ticaret hayatındaki olası bir uyuşmazlık durumunda ispat hukukunda karşılaşabilecekleri zorlukları daha kolay aşmak amacıyla ihtiyari olarak kayıt altına almaktadırlar. Yoksa elbette ki bu kayıtlar bağımsız borç ikrarı içeren senetlerin niteliğine etki etmez. Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi ticari senet (kambiyo senedi) alacağı da prensip olarak uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren veya elindeki kambiyo senedini devreden ve bu senedi alan herkes, bütün bu hukukî işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. Senedi alan şahsın, bu senede sahip olup olmayacağı, yani senette mündemiç hakkı iktisap edip etmeyeceği bu gayeye bakılarak tespit olunur. Dolayısıyla söz konusu gaye, bir kambiyo senedinde (kıymetli evrakta) mündemiç hakkın husulü (doğumu) veya devri açısından hukukî sebebi teşkil eder. Senet bu gaye yönünden “ifa amacıyla”, daha açık bir ifadesiyle “mevcut bir borcu ifa için” veya “mevcut borcun yerine kaim olmak üzere” verilmiş olabilir. Senedin teminat amacıyla veya başka bir maksatla verilmesi (mesela kredi sağlamak, hibe vs.) de mümkündür (Öztan, s. 376). Bir “teminat bonosu”ndan söz edilebilmesi için, ya bonoyu düzenleyen kişinin temel ilişkiden kaynaklanan ediminin (cezai şart öngörülen durumlar dışında) doğrudan doğruya belirli bir para borcunun ödenmesi olmaması yani paradan başka bir edim olması, ya da alacaklının uğrayacağı muhtemel zararları güvenceye bağlamak amacı ile bonoyu vermiş olması gerekir. Öğretide verilen örneklerde, örneğin bir müteahhidin inşaatı zamanında bitirememesi durumunda ödemek zorunda kalacağı cezai şart karşılığında verdiği bono bir teminat bonosu olduğu gibi, satın alınıp, bedeli ödenmekle birlikte tapuda henüz devri yapılmadığı için satın alan kişinin adına tescil edilemeyen bir taşınmazın bedeline ilişkin olarak düzenlenip alıcıya verilen ve devir gerçekleştikten sonra karşılıksız kalacağı öngörülen bir bono da bu niteliktedir. Aynı şekilde, kiracının, kiralanana vereceği muhtemel zararların teminatı olarak kiralayana verdiği bono da bu anlamda bir teminat bonosudur (Türk, A.: Kambiyo Senedi Borçlusu Tarafından Açılan Bedelsizliğe ve Hükümsüzlüğe Dayalı Menfi Tespit Davalarının Gösterdiği Özellikler, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Yıl 2005, Cilt 7, s. 329, 330). Bir borç ilişkisi gereği taraflardan biri lehine bir para alacağı doğacağı kesin ise ve bu sözleşmede doğacak alacakların tahsili için bir kambiyo senedi verileceği öngörülmüş ise bu kambiyo senedinin teknik anlamda teminat gayesiyle değil, ifa uğruna (ifa amacıyla) verildiğinin kabulü gerekir. Çoğu hâlde, alacaklı, temel ilişkiden doğan alacağının ifası uğruna, kambiyo senedine dayalı alacağın takibi daha kolay olduğu için (İİK m. 167 vd.) ya da senedi iskonto ettirerek vadeden önce alacağına kavuşmak olanağını elde etmek için borçludan bir kambiyo senedi vermesini ister. Bu senet ifa uğruna, temel borcun ifasını teminen düzenlenmiş olduğundan, alacaklı öncelikle bu senede dayanarak icra takibi yapmak isteyecektir. Teminat senedi verilmesi durumunda ise, ya temel ilişkide bir alacağın doğup doğmadığı kesin değildir, ya da senedi düzenleyen kişinin borcu, paradan başka bir edimdir (Türk, s. 328-329). Senedin teminat senedi olup olmadığı yargılama sonucunda belli olacaktır; sonuçta bu senede dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamaz (Ülgen, H./ Helvacı, M./ Kendigelen, A./Kaya, A.: Kıymetli Evrak Hukuku, İstanbul 2015, s. 148). Hukuk Genel Kurulunun 28.03.2018 tarihli ve ... E., ...K. sayılı ile 11.02.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararlarında da benimsendiği üzere bonoda teminat kaydı var ise de neyin teminatı olduğu belirtilmediğinden bu kayıt bononun mücerrettik vasfını ortadan kaldırmaz. Sadece teminat olduğuna dair eklenen bu kayda doktrinde mücerret teminat kaydı denilmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2010 tarihli ve ...E., ... K.; 28.03.2018 tarihli ve ... E.,... K.; 11.02.2020 tarihli ve ... E....K. ile 15.09.2020 tarihli ve ...E., ...K. sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere bononun teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin ya bononun önündeki veya arkasındaki yazılar veya ayrı bir belge (İİK’nın 169/a maddesinde öngörülen) ile teminat senedi olduğunun kanıtlanması gerekir. Senet üzerinde asıl borç ilişkisine atıf yapan ve ödemeyi şarta bağlayan kayıtlar olması durumunda mücerretlik vasfı ortadan kalkacağından böyle bir senede dayanılarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamaz. Örneğin "hisse devrinin teminatıdır", "...ile imzalanan sözleşmenin teminatıdır", “eseri ... tarihinde tamamlayamamam hâlinde ödeyeceğim”, “inşaat bitiminde ödenecektir" şeklindeki kayıtlar. Bononun teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılan bu gibi hâllerde bono kayıtsız (koşulsuz) borç vaadi içermediği için hükümsüzdür ve bu hükümsüzlük; düzenleyen tarafından, lehtara veya ciranta konumunda olan hamile karşı da ileri sürülebilir. Bu hâlde 6102sayılı TTK’nın 687. maddesinin 1. fıkrası uyarınca senet metninden anlaşılan (hükümsüzlük) def'i vardır. Bu def'i mutlak def'i olup, üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir. Bu durumda kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibin İİK’nın 170/a maddesi gereğince iptaline karar verilmesi gerekir. Bononun teminat senedi olduğunun senet metninden anlaşılamadığı hâllerde borçlu bu iddiasını İİK’nın 168/5 ve 169/a maddeleri kapsamında borca itiraz olarak ileri sürebilir. Bononun sözleşmenin teminatı olarak verildiği iddiası kişisel def'i olup, 6102 sayılı TTK’nın 778/a bendinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 687. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kişisel def'iler temel ilişkinin tarafları arasında ileri sürülebilir. Senedin üçüncü kişiye ciro veya teslim yolu ile devredilmesi hâlinde bu def'inin iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesi mümkün değildir. Borçlunun takibe konu bononun teminat bonosu olduğu şeklindeki beyanı borca itiraz niteliğindedir (Kuru, B.: İcra ve İflas Hukuku 2. C. İstanbul 1997, s. 1715). Bononun teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılamıyor ise İİK’nın 169/a maddesi kapsamında bononun sözleşme ile bağlantısı kanıtlanmalıdır. Sözleşmede senedin vade, tanzim tarihi ve miktarlarına açık bir şekilde atıf bulunmalıdır. Senede açıkça atıf bulunan sözleşmede senedin teminat amacıyla verilmiş olduğu belirtilmiş olabilir. Nitekim bu hususlar Hukuk Genel Kurulunun 15.09.2020 tarihli ve...E.,... K. sayılı kararında da benimsenmiştir. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olayın incelenmesinde; alacaklı tarafından borçlular aleyhine bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı, senedin kambiyo vasfında olduğu, borçlular vekilinin icra mahkemesine başvurarak takip dayanağı senedin taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini iddia ederek borca itiraz ettiği, alacaklı vekilinin cevap dilekçesinde “bono kredi borcunun geri ödenmesinde kullanılmak üzere verilmiştir” şeklinde beyanda bulunduğu görülmektedir. Takibe dayanak senet 6102 sayılı TTK’nın 776. maddesi uyarınca tüm unsurları içeren kambiyo senedi niteliğini haiz bono olup, senet üzerinde teminata ilişkin bir kayıt bulunmamaktadır. Alacaklı vekilinin cevap dilekçesinde “bono kredi borcunun geri ödenmesinde kullanılmak üzere verilmiştir” şeklindeki beyanı takip konusu senedin kredi sözleşmesinin teminatı olarak verildiği anlamına gelmez. Bu açıklama söz konusu senedin borçlular tarafından bankadan alınan kredi borcuna karşılık ifa amacıyla verildiğini gösterdiğinden, alacaklı vekilinin bu beyanı tek başına teminat iddiasını ispata yeterli değildir. Takibe dayanak bononun üzerinde teminata ilişkin bir kayıt olmadığından borçluların başvurusu İİK’nın 169/a maddesi kapsamında borca itiraz olup, dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğunun yazılı belge ile kanıtlanması gerekir. İİK’nın 169/a maddesi uyarınca belgede takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup, açıkça atıf yapıldığının kabulü için senedin, vade ve tanzim tarihleriyle miktarlarının belirtilmesi gereklidir...'' (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22.06.2021 tarih ve... Esas ... Karar sayılı Kararı). ''...Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; dava konusu bononun teminat bonosu olduğuna dair herhangi bir ibare olmadığı gibi bononun teminat bonosu olduğuna dair herhangi yazılı bir delil de davacı tarafından ibraz edilmediği, bir kambiyo senedi olan bononun keşideci tarafından bazı unsurlarının eksik olarak düzenlenmesi ve bu eksikliklerin bonoyu elinde bulunduran kişi tarafından doldurulmasının TTK'nun 778/2-f maddesi yollamasıyla TTK'nun 680.maddesi gereğince mümkün olduğu, davacının keşideci olarak imzalayıp verdiği bononun sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasını kanuni delillerle (senet,yemin) ispatlamak zorunda olduğu, dava konusu senedin verilen borç paranın teminatı olarak verildiği şeklindeki davacı beyanları ve yine senette yazılı nakden kaydı karşısında senedin talilinden ve ispat yükünün talil nedeniyle yer değiştirmesinden söz etmenin mümkün olmadığı, davacının dava konusu senedin anlaşmaya aykırı olduğuna dair yazılı delil ibraz etmediği gibi yemin deliline de dayanmadığı gerekçesi ile, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir...'' (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19.01.2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı) ''...İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, dava konusu bonoda tarafların keşideci ve lehtar olduğu, bu nedenle senedin sebepten mücerret olduğu ilkesinin uygulanamayacağı, kural olarak menfi tespit davalarında, ispat külfetinin davalıda olduğu, davacı ile aralarında ne tür ticari ilişki olduğu, senedin hangi sebepten verildiğinin davalı tarafından kanıtlanamadığı, bu nedenle davacının iddiasının haklı görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalıya 25/07/2013 ödeme tarihli 83.000 USD bedelli bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, ... 13. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibin iptaline, asıl alacak miktarının % 20' si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge adliye mahkemesince yapılan yargılamaya göre, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olduğu, borçlu olunmadığının ispat yükümlülüğü davacı borçluya ait olduğu, davacının bononun teminat bonosu olduğu yönündeki iddiasını yazılı delil ile ispatlamasının gerektiği, ancak davacının, dava konusu senedin teminat senedi olduğu ve senet nedeniyle borçlu olmadığı yönündeki iddiasını yazılı ve kesin delil ile ispatlayamadığı, bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken ispat külfeti konusunda yanılgıya düşülerek menfi tespit talebinin kabulüne ve icra takibinin iptaline karar verilmesinin doğru olmadığı, ancak bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/01/2018 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir...'' (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 02.12.2021 tarih ve ...Esas ... Karar sayılı ilamı) "...Dava, icra takibine konu bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı taraf, icra takibine dayanak yapılan bononun teminat senedi olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, bölge adliye mahkemesince de aynı gerekçeyle davacının istinafının esastan reddine karar verilmiştir. Somut olaya uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 201. maddesi uyarınca senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler tanıkla ispat olunamaz. Davalı taraf, takibe dayanak bononun teminat senedi olduğunu kabul etmediğine göre davacı yan işbu bononun teminat amacıyla verildiğini yukarıda açıklandığı şekilde geçerli delillerle ispat etmek zorundadır. Bunun dışında elinde kayıtsız şartsız borç ikrarını içerir bir bono bulunan davalının ayrıca alacağının nereden kaynaklandığını açıklama mecburiyeti bulunmadığı gibi bonoda yazılı miktarda alacaklı olduğunu kanıtlama yükümlülüğü de bulunmamaktadır. O halde, davacı taraf, dava konusu bononun iddia edildiği şekilde teminat olarak verildiğini geçerli başka yazılı delillerle ispatlayamadığına göre, mahkemece davacı tarafın delil listesinde yemin deliline dayandığı hususu nazara alınıp davacıya yemin hakkı hatırlatılarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir..." (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21.04.2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı İlamı) Yukarıdaki içtihatlar ve açıklamalar ışığında yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre elinde kayıtsız şartsız borç ikrarını içerir bir bono bulunan davalının ayrıca alacağının nereden kaynaklandığını açıklama mecburiyeti bulunmadığı gibi bonoda yazılı miktarda alacaklı olduğunu kanıtlama yükümlülüğünün de bulunmamasına, davacının bononun bedelsiz olduğu, teminat senedi olduğu iddiasını geçerli yazılı delillerle ispatlayamamasına göre, dava konusu icra takibine konu senedin teminat amacı ile düzenlendiği davacı tarafından usulüne uygun ispatlanamadığından davacının sübut bulmayan davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; Davacının davasının REDDİNE, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcının 269,85 TL peşin harç ve 1.135,97 TL tamamlama harcı toplamı 1.405,82 TL'den mahsubu ile bakiye 790,42 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 13.189,04 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Taraflarca yatırılan bakiye gider ve delil avanslarının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yokluğunda MİKTAR İTİBARİ İLE KESİN OLMAK ÜZERE verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 28/03/2025

KATİP ¸e-imzalıdır

HAKİM ¸e-imzalıdır

Harç/ Masraf Dökümü Peşin Harç : 269,85 TL Karar Harcı : 615,40 TL Islah Harcı : 1.135,97 TL Bakiye Harç : 790,42 TL

Davacı Gider Avansı Yatırılan Avans : 1.000,00 TL

Davalı Gider Avansı Yatırılan Avans : 200,00 TL

Yargılama Gideri Detayları Posta Giderleri : 95,00 TL

Atıf: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/510, K. 2025/245, T. 28.03.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-510-e-2025-245-k-ff5714925453