İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/874 E. 2025/727 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/874
- Karar No
- 2025/727
- Karar Tarihi
T.C. ...3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/874 Esas - 2025/727 T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/874 KARAR NO : 2025/727
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 28/12/2023 KARAR TARİHİ : 22/10/2025 K.YAZIM TARİHİ : 23/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı aleyhine ...5.Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/116243 Esas sayılı dosyası ile 97.704,40TL alacak üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının müvekkiline karşı olan borcu, müvekkilinin ticari defter ve kayıtlardan doğan muavin defter kaydı ile cari hesap alacağına dayandığını, ticari defter ve kayıtlar, muavin defter kayıtları, bu kayıtlarda yer alan faturalar ve sair kayıtlara göre de davalının müvekkiline borcu olduğunun sabit olduğunu, bu sebeple davalının haksız ve hukuka aykırı itirazlarının iptali gerektiğini, ayrıca borcun likit olması nedeniyle, borçlunun borçlu olduğu miktarı bilmesi ve itirazında kötü niyetli olması hususunun nazara alınarak, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesi de talep edildiğini, izah olunan ve resen nazara alınacak nedenlerle; davanın kabulü ile davalının haksız ve hukuka aykırı borca itirazının iptaline, borcun likit olması karşısında, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla davalının icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, huzurdaki dava itirazın iptali davası olduğunu, davanın süresi içerisinde açılmadığını, davaya konu icra takibinin 26.05.2021 tarihinde açıldığını, 02.06.2021 tarihinde tarafımızca itiraz edilerek durdurulduğunu, söz konusu itirazın iptali maksadıyla dava şartı arabuluculuk kurumuna davacı tarafından 01.07.2021 tarihinde başvuru yapıldığını, yani itiraz davacı tarafından en geç bu tarihte öğrenildiğini, kendisine tebliğ edildiğini, arabuluculuk süreci zamanaşımı veya hak düşürücü süreyi kesen değil durduran bir süreç olduğunu, arabuluculuk sürecinin 03.08.2021 tarihinde sona erdiğini, davacı tarafından takip talebinde 97.704,40 TL alacak talebinde bulunulduğunu, icra takibine konu edilen senet, fatura, cari hesap ilişkisi vs..hiçbir beyanda bulunulmadığını, takip talebine konu borcun sebebi belirtilmediğini, buna rağmen huzurdaki itirazın iptali davasında alacağın konusu cari hesap ilişkisi olarak belirtildiğini, davacının alacak talebine konu edilen borcun sebebini değiştirmesine, sonradan sebep eklenmesine muvafakat etmediklerini, alacaklı görünen davacı icra dosyasında belirtmiş olduğu borcun sebebi ile bağlıdır ve borcun sebebi takip talebinde gösterilmediğini, bundan dolayı mahkemece yine esasa dahi girilmeden davanın usulden reddi gerektiğini, davanın usul yönünden hukuka aykırı olarak ihdas edilmiş olduğunu, davacı tarafından davaya konu edilen faturaların neye karşılık olarak kesildiğine, hangi iş veya alacağa yönelik bu faturaların düzenlendiğine ilişkin bir açıklama yapılmadığını, davacı tarafından alacağın varlığına yönelik hiçbir ispat vasıtası kullanılmadığını, bu yönüyle de davanın reddi gerektiğini, davacı şirketin isim ve tür değiştirdiğini, şirketin ortaklarının da değiştiğini, kurulan yeni şirket tarafından alacağın var olup olmadığı dahi tam olarak bilinmemekte ve var olmayan bir alacağın tahsiline girişildiğini, talep edilen alacak likittir ve davacının kötü niyetli olarak tahsile giriştiğinin aşikar olduğunu, bu sebeple davacı şirketin İİK hükümlerine göre %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, anılan sebeplerle davacının davasının reddine, %20'den aşağı olmamak üzere davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının, ticari defter ve kayıtlardan doğan muavin defter kaydı, cari hesap alacağına ilişkin yapılan icra takibine baki itirazin iptali davası olduğu anlaşıldı. Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişiden alınan 23.08.2024 tarihli raporda:Davacı şirket ve davalı şirket Ticari defterleri sahibi lehine HUMK Madde 222/2 gereğince delil olarak kullanılabileceğini, davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen HAK2021000000045 numaralı KDV dahil 32.400,00-TL, HY120210000000002 numaralı KDV dahil 32.400,00-TL ve HY120210000000007 numaralı KDV dahil 32.562,00-TL faturalarının kabul edilip edilmeyeceği takdirinin mahkemeye ait olacağını, bu faturalar sayın mahkeme tarafından kabul edilirse davacı şirketin davalı şirketten 97.704,00-TL alacağı olacağını, mahkeme bu faturaları kabul etmez ise davacı şirketin davalı şirketten 342,40-TL alacağı olacağı bildirilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 29.09.2025 tarihli ek raporda:Mahkemece davacı / alacaklı tarafın alacağının sebebi ve miktarının ispat edilemediğinin kabulü halinde, davacı şirketin davalı şirketten 342.40-TL alacak talebinde bulunabileceği ve bu kapsamda itirazın iptalini talep edebileceğini, (02.01.2024 tarihinde yapılan 342,40 TL’lik ödemenin infaz aşamasında göz önüne alınabileceğini), mahkemece davacı / alacaklı tarafın alacağının var olduğunun kabulü halinde, davacı şirketin davalı şirketten 97.704,00-TL alacak talebinde bulunabileceği ve bu kapsamda itirazın iptalini talep edebileceğini, (02.01.2024 tarihinde yapılan 342,40 TL’lik ödemenin infaz aşamasında göz önüne alınabileceği) değerlendirilmekle birlikte nihai takdiri mahkemeye ait bulunduğunu, icra inkar tazminatı vs. talepler bakımından en nihai takdir mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. Dava, takip talebine itiraz edilen alacaklının alacağının varlığını genel hükümlere dayanarak ispat suretiyle itirazın iptali istemine ilişkindir. (İİK m.67) Davalı taraf aleyhine yürütülen icra takibine süresinde verdiği dilekçe ile “ şirketin alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını, takibe konu borcu ve ferilerini kabul etmediklerini.” bildirmiştir. Dava, taraflar arasında satım sözleşmesinden kaynaklanan bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatının tahsili istemlerine ilişkindir. Davacı, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalıya kesilen fatura bedellerinin ödenmediğini ileri sürmüş, davalı ise; taraflar arasında ticari ilişki olmadığını, kendilerine kesilen faturanın iade edildiğini, husumetin yanlış yönlendirildiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığına ve faturaya konu malı teslim almadığına ilişkin davalı savunmasına karşın, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede her iki taraf defterinde davaya konu faturaların kısmen kayıtlı olduğu ve defterlerin alacak/borç hususunda birbirini kısmen doğruladığı, ancak BA-BS bildirimlerinin de karşılıklı olarak yapıldığı, bu hali ile ticari ilişkinin ve teslimin karine olarak ispat edildiği taraflar arasındaki ihtarnameler ve iade faturaları gözetildiğinde iade faturaların içeriğinin ispat yükünün davalı üzerinde olduğu dava konusu faturaların davalıya tebliğ edildiği davalı tarafça düzenlenen iade faturalarının bir kısmının süresinden sonra davacıya gönderildiği tamamının davacı kayıtlarında bulunmadığı böylelikle davalının iade faturalarının içeriklerini ispata elverişli delil ile ispat edemediği ve başkaca delil sunulmadığı böylelikle icra takibine konu edilen asıl alacak yönünden davalının itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Alacağın likit olduğu ve icra takibinden sonra ödenen 342,40 TL'nin infaz aşamasında dikkate alınması gerektiği kanaatiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, alacak faturadan kaynaklandığından davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, Davanın KABULÜ ile; ...5.Genel İcra Dairesinin 2023/116243 E, sayılı dosyasında davalının itirazının iptal ile takibin aynen devamına, 02.01.2024 tarihinde davalı tarafından yapılan 342,40TL ödemenin infaz aşamasında İcra Müdürlüğünce değerlendirilmesine, 19.540,80TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Alınması gereken 6.674,18TL harçtan peşin alınan 1.180,03TL harcın mahsubu ile eksik alınan 5.494,15TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 1.488,28TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 30.000,00TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 6.905,50TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ...Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.22/10/2025