İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/859 E. 2026/379 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/859
Karar No
2026/379
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/859 Esas KARAR NO : 2026/379 DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/12/2022 KARAR TARİHİ : 01/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 13.03.2021 tarihinde saat 21: 00-21: 20 sularında --------- plakalı aracıyla --------- Mahallesi --------- Caddesi --------- mevkiinde seyir halindeyken ---------- kavşağında yeşil ışıkta geçiş yaptığı esnada, davalı ----------- ait ve davalı ------- sevk ve idaresindeki ---------- plakalı aracın kırmızı ışık ihlali yaparak müvekkilin aracına çarptığını, meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkilinin yaralandığını ve aracının pert olacak şekilde hasar gördüğünü, davalıların gerçeğe aykırı beyanları nedeniyle trafik kaza tutanağının hatalı düzenlendiğini, ---------- Soruşturma numaralı soruşturma dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda davalı --------- %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalı ---------- hakkında ---------- E. sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, müvekkilinin aracının ---------- numaralı hasar dosyası üzerinden tamir edildiğini ve davalı sigorta şirketi tarafından tamir masraflarının karşılandığını, ancak araç değer kaybı için yapılan başvuruda davalı sigorta şirketinin hatalı hesaplama yaparak sadece 2.556,88 TL ödeme yaptığını, eksik hesaplamaya yönelik yapılan itirazların sonuçsuz kaldığını, ---------- model ------------ plakalı aracın lüks segmentte olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK m. 107 gereği şimdilik 100,00 TL tutarındaki reel araç değer kaybının davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep ettiğini, ayrıca ---------- E. sayılı dosyası ile mevcut davanın birleştirilmesine karar verilmesini, asıl davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı ----------Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın ---------- sayılı ve 10/02/2021-2022 vade tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile teminat altına alınan ---------- plakalı aracın 13/03/2021 tarihinde karıştığı kaza neticesinde oluşan değer kaybı tazminatına ilişkin olduğunu, davacı tarafından dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, İ Talep Ederiz. ----------İcra Dairesi Müdürlüğü nezdindeki --------- E. sayılı dosyanın derdest olduğunu, 29/04/2021 tarihinde ---------- hesabına 6,519.28.-TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, --------- sayılı dosyada değer kaybı talebinin reddine kesin olarak karar verildiğini, müvekkil şirketin gerçek zarardan sorumlu olduğunu ve davacının gerçek zararının karşılandığını, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığını, kusur oranlarının tespiti için dosyanın ---------- Dairesine gönderilmesi gerektiğini, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartların uygulanması gerektiğini, davacının kendi kusuruna denk gelen tazminatların teminat dışı olduğunu, kaza tespit tutanağı ile ehliyet ve ruhsat örneklerinin dosyaya sunulmadığını, 17.07.2020 tarihli Anayasa Mahkemesi kararının geriye yürümediğini, değer kaybı hesaplamasının Genel Şartlar Ek-1 uyarınca yapılması gerektiğini, baro pulu ve vekalet harcı gibi masrafların yargılama gideri olmadığını, haksız fiil nedeniyle hükmedilecek faizin yasal faiz olması gerektiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.Davalı --------- vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının alacağın belirlenebilir olduğu hallerde HMK 107. madde kapsamında belirsiz alacak davası açmasının hukuka aykırı olduğunu, değer kaybı taleplerinin kısmi dava olarak açılması gerektiğini, bu nedenle davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkil --------- sevk ve idaresindeki --------- plakalı araç ile davacı --------- sevk ve idaresindeki ---------- plakalı araç arasında meydana gelen kazada müvekkilinin kusursuz olduğunu, ---------- E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı ve hukuka aykırı olduğunu, kaza mahallinde kamera kaydı bulunmadığını, raporda sadece davacı tarafın aracında bulunan kişilerin ifadelerinin esas alındığını, müvekkilinin aracında bulunan tanık --------- ifadesinin müvekkilini doğruladığını, davacının kırmızı ışık ihlali yaparak kazaya sebebiyet verdiğini, müvekkilinin aracının kaskodan karşılandığını, ------------ Şirketi tarafından yapılan ödemenin müvekkilinin kusurlu olduğu anlamına gelmediğini, sigorta şirketinin ve müvekkilinin kusur oranlarına itiraz ettiğini, --------- sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunda da kusur oranlarının tartışmalı olduğunun belirtildiğini, bu nedenle ----------- E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını, aksi takdirde huzurdaki davada uzman bir trafik bilirkişisi tarafından yeni bir rapor alınmasını, davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

SAFAHAT:Huzurdaki dava hakkında ----------- sayılı GÖREVSİZLİK kararının kesinleşmesi ve süresinde yapılan başvuruya bağlı olarak dosyanın gönderildiği ve mahkememize tevzi edilerek yukarıda yer verilen esas numarasına kaydının yapıldığı görülmüştür.

DELİLLER Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine, ----------Ş ye yazılan müzekkere cevapları, ----------- Esas Sayılı dosyası, --------- Esas sayılı dosyası,------- İcra Dairesinin -------- Esas sayılı dosyası, bilirkişi raporu ve dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler. --------- Esas Sayılı dosyasının incelenmesinde; ---------- tarafından ---------- karşı huzurdaki dava konu kaza nedeniyle --------- ait araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin tahsilinin talep edildiği, mahkemece "....bilirkişi ---------tarafından sunulan 19/04/2021 tarihli raporda da olay yerine ait olduğu beyan olunan CD lerin izlenmesinde olay yerini gösteren görüntü olmadığı, dinlenen görgü tanığı ifadeleri ile huzurdaki dava davacısının kırmızı ışık yanmakta iken uygun hızla seyretmeyerek davalının kullandığı araca çarptığı ve asli kusurlu olduğu, huzurdaki dava davalısının ise kusursuz olduğu yönündeki değerlendirmelerinin olay örgüsüyle uyumlu olduğu, mahkememiz dosyasında aldırılan raporda da her iki tarafın beyanının da kabul edilmesi halinde taraflara %50 kusur izafe edilebileceğinin değerlendirildiği dolayasıyla davacı iddialarını destekler ispata yeterli delil sunulmadığından davalının kusursuz olduğu kanaatine ulaşılarak davanın reddine dair.." gerekçesi ile kesin olmak üzere red kararı verildiği görülmüştür.--------- Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; -------- ve --------- katılan sanık, dava dışı---------- mağdur olarak yer aldığı, 13.03.2021 tarihli olaya ilişkin olarak taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan sanıklar hakkında kamu davası açıldığı, yapılan yargılamanın neticesinde -------- kazanın meydana gelmesinde kusursuz, ---------- ise asli kusurlu olduğu tespit edilerek dosyamız davalısı ----------- cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, verilen kararın kesinleştiği görülmüştür. ----------- Dairesinin 17.12.2024 tarihli raporunun incelenmesinde; somut olayın özelliklerine göre ikili değerlendirme yapılarak; "1.durumun kabulü halinde, A) Davalı sürücü ---------- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, B) Davacı sürücü ----------- kusursuz olduğu, 2.durumun kabulü halinde, A) Davalı sürücü--------- kusursuz olduğu, B) Davacı sürücü --------- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur. " şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazası sonucu davacı tarafa ait araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin kazaya karışan aracın ZMMS sigortacısı, araç maliki ve sürücüsünden tahsili talebine ilişkindirGöreve ilişkin itirazın değerlendirilmesinde;Somut uyuşmazlıkta; davalı işleten ile davalı sigorta şirketi arasında zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunduğu, Sigorta Hukuku bahsinin 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde, Zorunlu Sorumluluk Sigortasının ise 1483 vd. maddelerinde düzenlendiği, davacı tarafın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesine dayanarak davalı sigorta şirketinden tazminat talep ettiği, huzurdaki davanın TTK'da düzenlenmiş olan sigorta hukukuna dayandığı ve TTK' nın 4/1. maddesine göre mutlak ticari dava olduğu bu haliyle; ihtilafın çözümünde görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşılmakla davalı tarafın göreve ilişkin itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. Zamanaşımı itirazının değerlendirilmesinde; 2918 sayılı KTK'nın 109/I. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmüne, yine aynı kanunun 109/II. maddesinde ise, "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verildiği, Somut olayda, davaya konu trafik kazasının 13.03.2021 tarihinde meydana geldiği, olayın maddi hasarlı trafik kazasından ibaret olduğu ve uzamış ceza zamanaşımının uygulanmasını gerektirir bir durumun bulunmadığı, bu itibarla, davaya konu talepler yönünden 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğu, Dosya kapsamı itibariyle yapılan incelemede, 07.12.2022 tarihinde huzurdaki davanın ikame edildiği bu haliyle yapılan her işlemle zamanaşımının kesildiği, bu haliyle davanın 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde ikame edildiği anlaşılmakla davalı tarafın zamanaşımı itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. Esasa ilişkin yapılan değerlendirmede; -------- H.D'nin yerleşmiş içtihatları ile değer kaybının, aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark esas alınarak belirlenmesi kriteri getirilmiştir. "Davacının yaralandığı kazaya karışan aracın trafik sigortacısı olup, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Sigorta şirketine yapılmış bir başvurunun bulunmadığı durumda ise davanın açılmasıyla temerrüde düşen sigortacının dava tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulması gerekir. Somut olayda; davacının poliçe kapsamında ödeme yapılmasını sağlamak için, davalıya başvuru yaptığı ve davalının 17/10/2017 tarihinde kısmi ödeme yaptığı görülmektedir. Bu itibarla; davalının yetersiz olan kısmi ödemeyi yaptığı bu tarihte tüm zarar için mütemerrit olduğu dikkate alınarak 17/10/2017 tarihinden itibaren temerrüt faizine karar verilmesi gerekirken faiz başlangıç tarihinin hatalı saptandığından kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. Somut olayda; 13.03.2021 tarihinde davalı -------- ait, sürücü --------- sevk ve idaresinde olan davalı sigorta şirketine sigortalı--------- plaka sayılı araç ile davacı tarafa ait --------- plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davalı sürücünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunun kesinleşen ceza dosyasında alınan bilirkişi raporu ve mahkememizce alınan ATK raporu ile tespit edildiği, araçta meydana gelen değer kaybının (geçmiş tarihli kazalar da dikkate alınarak) 45.000,00 TL olduğunun tespit edildiği, davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafa 25.000,00 TL hasar bedeli ve 23.09.2021 tarihinde 2.556,88-TL değer kaybı olmak üzere toplam 27.556,88 TL ödeme yapıldığı, kaza tarihi itibariyle 43.000,00 TL olan poliçe teminat limitinden bakiye 15.443,12 TL nin kaldığı, buna göre davacının davalı sigorta şirketinden 15.443,12 TL, diğer davalılardan ise 42.443,12 TL değer kaybı talebinde bulunabileceği anlaşılmakla davacı tarafın 03.04.2026 tarihli talep arttırım dilekçesi göz önünde bulundurulmak suretiyle ve kazaya sebebiyet veren aracın hususi amaçla kullanılıyor olması nedeniyle hükmedilen alacağa yasal faiz işletilerek davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede; Tarafların talepleri dikkate alınarak 6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderlerinin, davanın kabul edilmiş olması ve her ne kadar davalı sigorta şirketi bakımından poliçe limiti ile sınırlı olarak kabul kararı verilmiş ise de tüm yargılama giderlerinin davanın aydınlatılması için yine tüm davalılar bakımından yapılmasının zorunlu olması nedeniyle davalılardan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi ---------- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yalnızca davalı sigorta şirketi bakımından arabuluculuğa başvuru zorunlu olduğundan ve yine davanın kabul edilmiş olması nedeniyle hazineye gelir kaydedilmek üzere davalı taraftan tahsiline karar verilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile 42.443,12 TL (davalı sigorta şirketi bakımından 15.443,12 TL ile sınırlı) değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinden 23.09.2021 kısmi ödeme tarihinden, diğer davalılar bakımından kaza tarihi olan 13.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi (yasal faiz oranını geçmemek üzere) ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.899,28 TL (davalı sigorta şirketi bakımından 1.054,91 TL ile sınırlı olmak üzere) karar ve ilam harcından baştan alınan 80,70 TL peşin harç ve 725,00 TL tamamlama harcından mahsubuyla bakiye 2.093,58 TL (davalı sigorta şirketi bakımından 644,30 TL ile sınırlı olmak üzere) karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç ve 725,00 TL tamamlama harcı toplamı olan 886,40 TL ile yargılama gideri olarak yapılan 6.719,00 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1-2 maddesi uyarınca hesaplanan 42.443,12 TL (davalı sigorta şirketi bakımından 15.443,12 TL ile sınırlı) nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı sigorta şirketinden tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.01/06/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/859, K. 2026/379, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-859-e-2026-379-k-ffb02a3fecd3