İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/835 E. 2025/990 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/835
Karar No
2025/990
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2023/835 Esas - 2025/990 T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/835 Esas KARAR NO : 2025/990 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 05/12/2023 KARAR TARİHİ : 15/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/12/2025 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, 29/08/2023 tarihinde müvekkili adına kayıtlı ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketine trafik sigortalı, davalı ...'a ait ve diğer davalı ...'ın sevk ve idaresindeki 16 BRP 16 plakalı aracın karıştığı maddi hasarlı bir trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davalı sürücünün %100 kusurlu olduğunu, kaza sonrası müvekkilinin aracının kasko sigortası kapsamında onarıldığını, davalı sigorta şirketine değer kaybı ve bakiye hasar tazminatı için başvurulduğunu, sigorta şirketince 07/11/2023 tarihinde 22.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını ancak bu miktarın yetersiz olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin aracında oluşan reel zararın ve değer kaybının Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiil hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, ayrıca aracın onarımda kaldığı süre boyunca müvekkilinin araçsız kalarak mahrumiyet zararına uğradığını, bu zarardan da davalı araç maliki ve sürücüsünün sorumlu olduğunu belirterek, HMK'nın 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL değer kaybı ve 100,00 TL bakiye hasar tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte her üç davalıdan müştereken ve müteselsilen, 50,00 TL araç mahrumiyeti tazminatının ise kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ...'dan tahsilini istemiş, 18/11/2025 tarihli talep artırım dilekçesiyle 100,00 TL olan değer kaybı talebini 3.000,00 TL'ye, 50,00 TL olan araç mahrumiyeti talebini 4.200,00 TL'ye yükseltmiştir. CEVAP : Davalı ...Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, kazanın Bursa'da meydana geldiği ve müvekkil şirketin merkezinin İstanbul'da olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisine itiraz ettiğini, alacağın belirlenebilir olması nedeniyle belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacı aracının kasko sigortacısı olan Unico Sigorta A.Ş. tarafından onarıldığını ve bu şirkete rücuen 36.076,88 TL hasar bedeli ödendiğini, bu nedenle hasar bedeli talebi yönünden müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, değer kaybı zararı için yapılan 22.000,00 TL ödeme ile zararın karşılandığını, araç mahrumiyeti zararının ZMMS poliçesi teminatı dışında olduğunu, uyuşmazlığa poliçe tanzim tarihinde yürürlükte olan KTK'nın 90. maddesi ve ilgili Genel Şart hükümlerinin uygulanması gerektiğini, talep edilen avans faizinin haksız fiil kaynaklı uyuşmazlıklarda uygulanamayacağını, yasal faiz istenebileceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, kazanın, tarafların ve diğer davalının ikametgahının Bursa olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisine itiraz ettiğini, alacağın belirlenebilir nitelikte olması nedeniyle belirsiz alacak davası açılamayacağını, taleplerin öncelikle sigorta şirketine yöneltilmesi gerektiğinden müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, kazadaki kusur oranını kabul etmediklerini, aracın kasko kapsamında orijinal parçalarla onarılması nedeniyle bakiye hasar ve değer kaybı zararı bulunmadığını, sigorta şirketince yapılan 22.000,00 TL'lik ödemenin yeterli olduğunu, aracın onarımının kısa sürmesi ve davacının kaskosundan ikame araç alıp almadığının araştırılması gerektiği nedenleriyle araç mahrumiyeti talebinin de yersiz olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.. DELİLLER : 29/08/2023 tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kaza Tespit Tutanağı, tarafların sigorta poliçeleri, hasar onarım faturaları, davalı sigorta şirketinin 07/11/2023 tarihli 22.000,00 TL'lik ödeme dekontu, mahkemece hükme esas alınan 01/04/2024 tarihli bilirkişi raporu ve 12/03/2025 tarihli bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Dava, trafik kazası nedeniyle davalılardan müştereken ve müteselsilen bakiye değer kaybı ve hasar bedelinin, davalı araç maliki ve sürücüsünden ise araç mahrumiyet zararının tazmini istemine ilişkindir. Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı ile 2918 sayılı Kanunu'nun 90. maddesindeki “Genel Şartlar” ibarelerini iptal etmesi sonucu davacının zararının ve zararın kapsamının öncelikle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hükümlerinin, bu kanunda düzenlenmeyen hususlarda ise Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiile ilişkin hükümlerinin usul ve esasları çerçevesinde belirlenmesi gerekir. Bu Kanun'larda açıkça düzenlenmiş hususlarda, Genel Şartlar ile Kanun'un kapsamını daraltan ya da genişleten hükümleri uygulanmayacaktır. Genel Şartların, TTK’nın 1425 ve Sigortacılık Kanunu 11 ve KTK’nın 95. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak idarece çıkarılması nedeni ile, KTK ve TBK’nın haksız fiile ilişkin hükümlerinde genel olarak temel unsurları belirlenmiş hususlarda, bu temel unsurlara aykırı olmamak şartı ile Genel Şartlar'ın hükümleri uygulanacaktır. İşletenin sorumlu olduğu zararların belirlendiği 2918 sayılı KTK'nun 85. maddesinde "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." düzenlemesi, aynı Kanun'un 91/1. maddesinde ise "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." hükmü yer almaktadır. 2918 sayılı KTK'nun "Zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar" başlıklı 92. maddesinde ZMMS kapsamı dışında kalan hususlar sayılmış olup, bu haller dışında sigortacı, sigortalı aracın sebep olduğu zararlardan sigorta sözleşmesi kapsamında, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve sigorta limiti ile sorumludur. Değer kaybı tazminatı istemi yönünden yapılan değerlendirmede; Meydana gelen kaza nedeni ile araçta değişen parçalar veya yapılan onarım nedeni ile meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında sayılır. Araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, trafik sigortacısı meydana gelen değer azalmasından sorumludur (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 01/04/2010 tarih ve 2009/9892 E, 2010/3124 K, 05/04/2010 tarih ve 2009/9892 E, 2010/3124 K sayılı kararları). Bu durumda, değer kaybının ZMMS Genel Şartlar'ına göre hesaplanmasının yasal dayanağı kalmamış olup, gerçek zarar ilkesi gereğince değer kaybının, Genel Şartlar yürürlüğe girmeden önceki Yargıtay uygulamaları dikkate alınarak kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre, aracın kazadan önceki değeri ile onarım sonrası değeri arasındaki farka göre belirlenmesi gerekir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin piyasa koşullarına göre tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmalıdır (Örn. Yargıtay 4. Hukuk dairesinin 25/03/2022 tarih ve 2021/21252 E, 2022/5913 K sayılı ilamı). Araç mahrumiyet tazminatı istemi yönünden yapılan değerlendirmede; ZMMS, kural olarak üçüncü kişilere verilen gerçek zararı sigorta limiti dahilinde ve sigortalının kusuru oranında teminat altına alır. Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre, davalı trafik sigortacısı sadece doğrudan zararlardan sorumlu olduğundan ve bu zarar ZMMS Genel Şartları ve poliçe özel şartları uyarınca teminat kapsamında bulunmadığından, davacıya ait aracın tamir süresince çalışamaması nedeni ile oluşan araç mahrumiyet zararı (kazanç kaybı) trafik sigortası teminatı dışında kalır. Bu nedenle araç mahrumiyet zararından sadece kazaya neden olan aracın sürücüsü ve işleteni sorumludur. 29/08/2023 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile davalılardan ...'a ait, ...'ın kullandığı ve davalı ...Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı 16 BRP 16 plakalı aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacı vekilinin, kazada davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin uğradığı bakiye değer kaybı, bakiye hasar bedeli ve araç mahrumiyet zararının tazmini istemi ile bu davayı açtığı, davalı sigorta şirketi vekilinin, yetki itirazında bulunduğunu, hasar bedelinin davacının kasko şirketine rücuen ödendiğini, değer kaybı bedelinin de davacıya ödendiğini ve başkaca sorumluluklarının bulunmadığını, araç mahrumiyet zararının teminat dışı olduğunu savunarak davanın reddini istediği, diğer davalıların ise davaya cevap vermedikleri görülmüştür. Makine Mühendisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen 01/04/2024 tarihli raporda, davalı sürücü ...'ın otoparktan çıkarken anayolda seyreden davacı aracına geçiş hakkını vermemesi nedeniyle kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu, davacı araç sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığı, davacı aracının onarımının kasko sigortası kapsamında tamamlanmış olması nedeniyle bakiye hasar alacağının bulunmadığı, aracın kaza öncesi ve sonrası piyasa değerleri ile geçmiş hasarı dikkate alındığında reel değer kaybı zararının 25.000,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketince yapılan 22.000,00 TL'lik ödeme mahsup edildiğinde 3.000,00 TL bakiye değer kaybı alacağı kaldığı, hasarın niteliğine göre makul onarım süresinin 7 gün olduğu ve bu süre için günlük 600,00 TL'den toplam 4.200,00 TL araç mahrumiyet zararı hesaplandığı belirtilmiştir. Aynı bilirkişi tarafından düzenlenen 12/03/2025 tarihli ek raporda, tarafların itirazlarının değerlendirildiği, davacının aracın rayiç değeri ve mahrumiyet bedeline yönelik itirazlarının kaza tarihi yerine güncel değerlere dayanması nedeniyle, davalının ise kusur tespitine yönelik itirazının ve sunduğu özel mütalaanın ilgili trafik kurallarını göz ardı etmesi nedeniyle yerinde görülmediği belirtilerek kök rapordaki tespit ve sonuçların tekrar edildiği şeklinde görüş bildirilmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, 29/08/2023 tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kaza Tespit Tutanağı, tarafların sigorta poliçeleri, hasar onarım faturaları, davalı sigorta şirketinin 07/11/2023 tarihli 22.000,00 TL'lik ödeme dekontu, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 01/04/2024 tarihli bilirkişi raporu ve 12/03/2025 tarihli bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 29/08/2023 tarihinde davacıya ait araç ile davalılara ait aracın karıştığı trafik kazasında, davalı sürücü ...'ın otoparktan çıkarken anayoldaki araca geçiş hakkı vermemesi nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücünün ise kusurunun bulunmadığı sabit görülmüştür. Bakiye hasar tazminatı talebi yönünden yapılan incelemede; hükme esas alınan bilirkişi raporlarında davacıya ait aracın onarımının kasko sigortası kapsamında eksiksiz olarak yapıldığı ve davacının bakiye bir hasar zararının bulunmadığının tespit edildiği anlaşıldığından, bu yöndeki talebin reddine karar vermek gerektiği, Değer kaybı tazminatı talebi yönünden yapılan incelemede; hükme esas alınan bilirkişi raporlarında davacı aracında kaza nedeniyle 25.000,00 TL değer kaybı oluştuğu, davalı sigorta şirketi tarafından dava öncesi 22.000,00 TL ödeme yapıldığı dikkate alındığında, davacının 3.000,00 TL bakiye değer kaybı alacağı bulunduğu anlaşıldığından, bu talebin kısmen kabulü ile 3.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği, faizin davalı sigorta şirketi yönünden KTK'nın 99. maddesi uyarınca yapılan ödeme ile temerrüde düşülen 07/11/2023 tarihinden, diğer davalılar yönünden ise haksız fiil tarihi olan 29/08/2023 tarihinden itibaren başlatılması gerektiği, Araç mahrumiyeti zararı talebi yönünden yapılan incelemede; hükme esas alınan bilirkişi raporlarında, aracın onarımı için makul sürenin 7 gün olduğu ve bu süre için davacının 4.200,00 TL araç mahrumiyet zararına uğradığının tespit edildiği, bu zararın ZMMS poliçesi teminatı kapsamında olmaması nedeniyle davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı, ancak KTK'nın 85. maddesi uyarınca araç işleteni olan davalı ... ile TBK'nın 49. maddesi uyarınca haksız fiil faili olan sürücü ...'ın bu zarardan sorumlu olduğu anlaşıldığından, bu talebin kabulü ile 4.200,00 TL'nin davalılar ...'dan tahsiline karar verildiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1)-Davanın KISMEN KABULÜ ile; a. 3.000,00-TL bakiye araç değer kaybı bedelinin (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı ve sorumlu olmak kaydıyla), davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 07/11/2023 tarihinden itibaren, diğer davalılardan kaza tarihi olan 29/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, b. 4.200,00 TL araç mahrumiyet bedelinin davalılar ...'dan kaza tarihi olan 29/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, c. 100,00 TL hasar bedeli tazminatı talebinin REDDİNE, 2-Kabul edilen 7.200,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 491,83 TL karar ve ilam harcı en az (maktu) harca ulaşmadığından, alınması gereken 615,40 TL harçtan, 269,85 TL peşin harç, 125,00 TL ıslah harcı toplamı olan 394,85 TL harcın düşümü ile eksik kalan 220,55 TL harcın, (davalı sigorta şirketi 91,90 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvuru harcı, 269,85 TL peşin harç, 38,40 TL vekalet harcı, 125,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 703,10 TL harcın, (davalı sigorta şirketi 292,95 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı 797,50 TL tebligat gideri, 4.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.297,50 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 5.224,93 TL'sinin, (davalı sigorta şirketi 2.177,05 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, geri kalan72,57 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 42,74 TL'sinin davacıdan, 3.077,26 TL'sinin, (davalı sigorta şirketi 1.282,20 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 7.200,00 TL üzerinden takdir edilen 7.200,00 TL vekalet ücretinin, (davalı sigorta şirketi, kendi aleyhine hükmedilen asıl alacak miktarı olan 3.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesie 7-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 100,00 TL üzerinden takdir edilen 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, 8-Davalı ...Sigorta A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 100,00 TL üzerinden takdir edilen 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...Sigorta A.Ş.'ye verilmesine, 9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar miktar itibari ile KESİN olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.15/12/2025

¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/835, K. 2025/990, T. 15.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-835-e-2025-990-k-b0fa79cbe494