İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/756 E. 2026/465 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/756
Karar No
2026/465
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/756 KARAR NO : 2026/465

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/10/2023

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/10/2023

KARAR TARİHİ : 21/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVADA İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı şirket ile davalı arasında ticari ilişki nedeniyle 75.592,28 TL alacak olduğunu, taraflar arasındaki görüşmelere rağmen tahsil edilemediğini, bu nedenle 16/06/2023 tarihinde ---. İcra Dairesi ---- Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, takibin dayanağı olan 4 faturanın borçlu tarafına ödeme emri ile tebliğ edildiğini, davalı tarafın 11/07/2023 tarihinde borca itiraz ettiğini, bu nedenle takibin durdurulduğunu, durdurulan takip içeriğindeki borca istinaden 25/09/2023 tarihinde davalı tarafça davacı şirkete 70.343,24 TL ödeme yapıldığını, 16/10/2023 tarihi itibariyle --- İcra Dairesi ---- Esas sayılı dosyasının kapak dosyasının 96.329,38 TL olup davalı tarafça yapılan 70.343,24 TL ödeme mahsup edildiğinde güncel bakiyenin 25.463,72 TL olduğunu, davalı tarafça zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığının sonucunda anlaşılamadığını, davanın kabulü ile ---. İcra Dairesi --- Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin takip tarihinden itibaren işlemiş avans faiziyle birlikte devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ASIL DAVADA SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı ----Şirketi tarafından başlatılan ---. İcra Dairesi'nin ---- Esas numaralı icra takibine haksız olarak itiraz edildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, itirazın iptali davasının takip çıkışı üzerinden ikame edilmesi gerekirken hatalı bir tutar üzerinden açıldığını, davacının 70.343,24 TL tutarındaki ödemeyi icra dosyası hesabından mahsup ederken tahsil harcı, vekâlet ücreti ve takip sonrası faiz gibi kalemleri de dahil ederek hatalı bir hesaplama yaptığını, müvekkil şirket tarafından yapılan ödemenin doğrudan davacının banka hesabına yapıldığını ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 100. maddesi uyarınca ana borçtan düşülmesi gerektiğini, davacının bu ödemeyi icra takibine konu olmayan ferilere mahsup etmesinin hukuka aykırı olduğunu, itirazın iptali davalarında takip ferilerinin dava değerine dahil edilemeyeceğini, davacının ödeme belgesine konu faturalar dışındaki alacak iddiasını ispatlayamadığını, taraflar arasında vade farkı uygulanacağına dair yazılı bir sözleşme bulunmadığını, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu kararları uyarınca vade farkı faturası düzenlenmesinin mümkün olmadığını, 17.05.2023 tarihli ----- numaralı ve 2.137,29 TL bedelli faturanın vade farkı içerdiğini ve bu tutara ayrıca faiz işletilmesinin faize faiz yürütülmesi anlamına geldiğini, davacının takip talebinde reeskont avans faizi talep etmesinin 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesine aykırı olduğunu, ticari alacaklarda ticari avans faizi uygulanması gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın esastan reddini ve icra inkar tazminatı talebinin reddini, haksız ve hukuki mesnetten yoksun şekilde ikame edilen davanın tüm talepler yönünden reddini, şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı talebinin reddini, davacının işbu davayı ikame etmekte kötü niyetli olması sebebiyle, davacı aleyhine takip tutarının %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVADA İDDİA:Davacı vekili; davalı aleyhine --- İcra Müdürlüğünün ----Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının bu takibe 25/09/2023 tarihli itiraz dilekçesi ile itiraz ettiğini, takibin durduğunu, öncelikle aralarında fiili ve hukuki irtibat bulunması nedeniyle işbu davanın ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin --- Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davanın kabulü ile --- İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin takip tarihinden itibaren işlemiş avans faiziyle birlikte devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE: Asıl ve birleşen dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki ticari alım satım ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.--- İcra Müdürlüğü'nün---- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 16/06/2023 tarihinde asıl alacak ve faiz toplamı 75.592,28 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu tarafından verilen 7 günlük süre içerisinde itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edildiği görülmüştür. ----. İcra Müdürlüğü'nün ----- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 19/09/2023 tarihinde asıl alacak ve faiz toplamı 5.764,62 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu tarafından verilen 7 günlük süre içerisinde itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği, işbu birleşen davanın süresinde açıldığı görülmüştür.Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davacı kayıtlarının incelenmesi üzerine düzenlenen bilirkişi rapor içeriğine göre; davacı şirketin ticari defterlerine göre davalıdan 10.030,03 TL alacaklı olduğu bildirilmiştir.Davalı kayıtlarının incelenmesi üzerine düzenlenen bilirkişi rapor içeriğine göre; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığının tespit edildiğini, Mali Müşavir ----- tarafından düzenlenen 08/03/2024 tarihli raporda davacı şirketin ticari defterlerine göre davalıdan 10.030,03 TL alacaklı olduğunun belirtildiğini, ---- hesap muavini ile bu tutarın uyumlu olduğunun saptandığını, davalı şirketin 2023 yılı ticari defterlerinin HMK 222. maddesi uyarınca kendi lehine kesin delil teşkil ettiğinin değerlendirildiğini, esas dava yönünden davalının 23.06.2023 tarihi itibarıyla 80.373,24 TL borcunun bulunduğunun anlaşıldığını, birleşen dava yönünden ise 19.09.2023 tarihi itibarıyla davalının 80.373,24 TL borçlu olduğunun tespit edildiğini, davalı tarafından 25.09.2023 tarihinde 70.343,24 TL ödeme yapıldığının görüldüğünü, bu ödeme sonrasında davalının bakiye borcunun 10.030,00 TL kaldığının belirlendiğini, davalının BA formları ile yaptığı beyanların mal ve hizmet alımına delil oluşturduğunun anlaşıldığını, e-mail yazışmalarında ödemelerin 60 gün vadeli yapılması hususunda davalının onayının bulunduğunun saptandığını, ancak 17.05.2023 tarihli ve 2.137,28 TL toplam tutarlı faturanın hangi faturaları kapsadığının ve hangi amaçla düzenlendiğinin dosya kapsamından net olarak anlaşılamadığını, davacının fatura tarihlerinden 60 gün sonrasında başlamak üzere işlemiş faiz talebinde bulunduğunun görüldüğünü, bu faturanın içeriğinin ve vadesinde ödenmeyen tutarların tespiti hususunda nihai takdirin mahkemeye ait olduğunun ifade edildiğini beyan etmiştir. Ek bilirkişi raporunda özetle; yapılan ek incelemede: yukarıdaki tablodaki --- nolu faturalar ---İcra Dairesi --- Esas dosyasında alacağa konu edilmiş olup 16/06/2023 tarihinde icra takip talebi oluşturulduğu, --- Nolu fatura ise ---- İcra Müd. ---Takibe konu edilmiş olup 19/09/2023 tarihinde icra takibine konulduğu, davalı tarafından her iki icra takibinden sonra olmak üzere 25/09/2023 tarihinde davacıya 70.343,24 TL ödeme yapıldığı, buna göre davacı tarafından 17.05.2023 tarih ve ----- nolu. “Vade Farkı” açıklamalı 2.137,28 TL faturanın icra takibinden önce düzenlendiği ve ayrıca icra takibinde işlemiş faiz talebinde bulunulduğu, ancak bu hesaplamanın nasıl yapıldığı belli olmadığı,(vade tarihi, vade fark % vs) faturaların son ödeme tarihinden (vade tarihi) icra takip tarihine kadarki 2.137,28 TL vade farkı ve yine vade tarihlerinden icra takibine kadarki ---. İcra Dairesi ---- Esas dosyasında 743,46 TL ve ---. İcra Müd. ----- İcra dosyasında 212,96 TL işlemiş faiz talebinin mükerrer olup olmadığının hukuki değerlendirmesinin Sayın Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür. 6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez. Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir. Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda asıl davada icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edildiği davanın bir yıllık hak düşürücü süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında kur farkı değerlemesi konulu faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle 10.030,03 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre davacıya esas dava yönünden 80.373,24 TL, birleşen dava yönünden 80.373,24TL borçlu olduğu tespitinin yapıldığı, her iki takip konusu faturaların davalı kayıtlarında yer aldığı, takip tarihi sonrası davalının 25/09/2023 tarihinde 70.343,24 TL ödeme yapıldığı, birden fazla vadesi gelen faturada ödemelerin takibe konu faturalara mahsup edilmesi gerektiği, asıl dava dayanağı takip konusu faturalardan birinin vade farkına ilişkin olduğu, faize faiz işletilemeyeceğinden 25.463,72 TLlik asıl alacağın 23.326,44TLlik kısmına dava tarihinden(24/10/2023) itibaren avans faizi işletilmek suretiyle, 25.463,72 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına,aşan istemin reddine dair karar vermek gerektiği, takip öncesi işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-A)Mahkememizin ---- esas dosyası yönünden, davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalıların ---. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasında vaki itirazının asıl alacak 25.463,72 TL yönünden KISMEN İPTALİ ile, 25.463,72 TLlik asıl alacağın 23.326,44TLlik kısmına dava tarihinden(24/10/2023) itibaren avans faizi işletilmek suretiyle, 25.463,72 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına,aşan istemin reddine 2-Hükmolunan alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, b)Mahkememizin --- esas dosyası yönünden, davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalıların ---. İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyasında vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle, 5.524,42 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına,aşan istemin reddine 3-Hükmolunan alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ASIL DAVADA; 4-Alınması gerekli karar harcı 1.739,42 TL’den peşin olarak yatırılan 269,85 TL'nin mahsubu ile 1.469,57 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Davacı tarafça yatırılan 269,85 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 308,25 TL ilk dava masrafı, 7.500,00 TL bilirkişi, 275,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 8.083,25 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 7-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 25.463,72 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 10-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, BİRLEŞEN DAVADA; 11-Alınması gerekli karar harcı 732,00 TL’den peşin olarak yatırılan 269,85 TL'nin mahsubu ile 462,15 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 12-Davacı tarafça yatırılan 269,85 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 13-Davacı tarafından yapılan 308,25 TL ilk dava masrafının %96 kabul oranına göre 295,92TLnin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 14-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 15-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 5.524,42 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 16-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 240,20 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 17-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre (%96 kabul) 2.995,20 TL' sinin davalı taraftan, (%4 Ret) 124,80 TL'sinin davacıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 18-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/756, K. 2026/465, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-756-e-2026-465-k-d21d52307fe7