İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/698 E. 2024/225 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/698
Karar No
2024/225
Karar Tarihi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/698 Esas - 2024/225 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/698 Esas KARAR NO : 2024/225 HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ : ... DAVA : İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08.11.2023 KARAR TARİHİ : 29.02.2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Davacı tarafından açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde ... numaralı kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan ... plakalı araç ile müvekkili ...'a ait ... plakalı araç arasında 12.10.2017 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası sürücüler arasında maddi hasarlı kaza tutanağı düzenlendiğini, Tramer sisteminde yapılan kusur dağılımında müvekkiline ait ... plakalı aracı kullanan sürücü kazanın oluşumunda ilk aşamada asli kusurlu bulunduğunu, ancak daha sonra ... plakalı araç sahibi müvekkili ve araç sürücüsü hakkında değer kaybı talepli olarak Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesine ait 2018/... esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda müvekkiline ait ... plaka sayılı araç sürücüsü kazanın oluşumunda %25 oranında tali kusurlu, davacı ... plakalı araç sürücüsünün ise kazanın oluşumunda %75 oranında asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, davalı sigorta şirketince kasko poliçesi ile sigortalanan ... plaka sayılı aracın onarımı kasko poliçesi kapsamında yapıldığını, onarım bedeli olarak 33.000,00 TL'nin müvekkiline ait trafik sigortasından karşılandığını, davalı kasko şirketince bu kez de 10.335,00 TL onarım tutarının trafik sigortası limitinin dışında kaldığı ve bu tutarı müvekkilinden talep ettiğini, müvekkilinin icra tehdidi altında 4.335,00 TL ve 6.000,00 TL olmak üzere toplamda 10.335,00 TL ödeme yaptığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 10.449,68-TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, TTK.’nın 1472 maddesinden kaynaklanan kasko rücu davasıdır.

Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 28.02.2024 tarihli beyan dilekçesi ile 4.335,00 TL ve 6.000,00 TL olmak üzere toplamda 10.335,00 TL ödeme yaptığına ilişkin dekontların sunulduğu görüldü. Davalı sigorta şirketi tarafından sunulan kasko sigorta poliçesi, Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesine ait 2018/... esas sayılı dosyası mahkememiz dosyası arasına alındığı görüldü. İtirazın iptali davası; takip talebine itiraz edilen alacaklı tarafından itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde borçluya karşı açtığı bir eda davasıdır. Ancak normal bir eda-alacak davasından farklı olarak icra takibi içerisinde açılır ve takip hukukuna özgü bir takım sonuçlar doğurur. İİK 67 maddesi uyarınca, takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, ret veya hükmolunan meblağın %20'den aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. Esasen bir borçlar hukuku kurumu olan halefiyet 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 127 ile genel olarak düzenlenmiş ve her zaman üçlü hukuki ilişkilerin var olduğu durumlarda gündeme gelen bir hukuki kurumdur. Halefiyetin özünde, üçüncü kişinin asıl borçlu yerine borcu ifa etmesi veya etmek mecburiyetinde kalması olgusu söz konusu olmaktadır. Borçlunun borcunu sözleşmeden veya kanundan kaynaklanan sebeplerle ifa etmek durumunda kalan üçüncü kişi ilke olarak o oranda alacaklının yerine ikame olur ve bundan böyle onun haklarına sahiptir. Sigorta sözleşmesini sona erdiren rizikonun gerçekleşmesi sebebiyle üçüncü kişilerin sorumluluğu doğmuşsa meydana gelen zarardan ötürü rizikonun gerçekleşmesinde kusuru olmayan sigorta ettirenin, iki ayrı kişiye yöneltebileceği iki ayrı alacak hakkı ortaya çıkar. Sigorta ettiren, zararın giderilmesini aralarındaki sigorta sözleşmesi gereğince sigortacıdan talep edebilir. Bu alacak hakkının konusu, sigorta tazminatıdır. Sigorta ettiren, zararın giderilmesini zararın sorumlusu olan üçüncü kişilerden de talep edebilir. Bu alacak hakkının konusu ise haksız fiile dayanan sorumluluk tazminatıdır. Sigortacının sigorta ettirene karşı yerine getirmekle yükümlü olduğu sigorta tazminatı ödeme borcunu yerine getirmesiyle sigorta ettiren, zarar sorumlusuna başvurma imkânını kaybeder. Bu sebeple de sigortacının kanuni halefiyet imkânı devreye girer ve sigortacı, sigorta ettirenin haklarına yasa gereği halef olarak ödediği sigorta tazminatını zararın sorumlusundan tahsil etme imkânına kavuşur. Sigortacının halefiyeti, zarar sigortaları ile ilgili genel olarak TTK.’nın 1472. maddesiyle düzenlenmişken 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 95/2 ile de bir pasif sigortası niteliğinde olmak üzere, zorunlu mali mesuliyet sigortası yönünden benzer bir düzenleme öngörülmüştür. Konuyu düzenleyen TTK. m. 1472 hükmü ise “Sigortacı, sigorta tazminatı ödediğinde hukuken sigorta ettirenin yerine geçer. Sigorta ettirenin gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.” şeklinde olup, sigortacının kanuni halefiyetini düzenleyen söz konusu hüküm, TTK. m. 1486/1uyarınca emredici niteliktedir. Halefiyete dayalı sigorta tazminat davalarında sigortacı, selefinin yani sigorta ettireninin sahip olduğu haklardan daha fazlasına sahip değildir. Bu kapsamda sigortacı, sigorta ettirenin sahip olduğu bütün def’ileri ileri sürebilir. Sigorta ettirenin tazminat alacağının hukuki temelinin haksız fiilden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında bir fark yoktur. Bu itibarla eğer sigortalı ile zarar veren arasında haksız fiil sorumluluğu söz konusu ise halefiyet kaynaklı tazminat davasında, zarar sorumlusunun kusurunu ve zararı ispat etmek sigortacıya düşer. Somut olayda uyuşmazlığın esası; davalı sigorta şirketi nezdinde ... numaralı Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalanan ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı araç arasında 12.10.2017 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davalı sigorta şirketince henüz takip yapılmaksızın davacıdan talep olunan hasar tutarının, kazaya karışan araç sürücülerinin kusur oranları doğrultusunda davacıdan talep olunduğu ve davacı tarafça ödeme yapıldığı; ancak meydana gelen trafik kazası nedeniyle Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde 2018/... Esas sayılı dava dosyasında araç sürücülerinin tespit olunan kusur oranları doğrultusunda davacı tarafça davalı sigorta şirketine fazlaca ödeme yapılmış olması dolayısıyla, fazlaca ödendiği iddia olunan 10.335,00 TL asıl alacak üzerinden davalı sigorta şirketi aleyhine başlatılan Adana 1. Genel İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine davalının itirazının 2004 sayılı İİK'nın 67.maddesi gereğince iptali talebinden ibarettir. Meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davalı sigorta şirketinden genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı dava dışı ... adına kayıtlı ... plaka sayılı otomobil ile davacıya ait aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle açılan ... numaralı hasar dosyası celp edilmiş olup, mahkememize sunulan hasar dosyası itibariyle davacının iddiasına esas ödeme belgesi bulunmamakla birlikte; mahkememizce Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/... Esas sayılı dosyasının bir sureti dosyaya celp olunmuş ve yapılan incelemesinde anılan dosya içerisinde 01/08/2019 Hakim havale tarihli cevabi yazıda davalı sigorta şirketince davacı ... ile sulh olunarak 10.335,00 TL'nin ... no'lu rücu dosyasına istinaden davacıdan tahsil olunduğuna ilişkin belgenin bulunduğu görülmüştür. Davacı tarafça davalıya ödeme yapıldıktan sonra meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/... Esas sayılı dava dosyasında trafik kazasına karışan ... plaka sayılı araç işleteni ... 'ın davacı, ... plakalı araç sürücüsü ... 'ın ve araç işleteni dosyamız davacısı ...'ın ise davalılar sıfatıyla bulunduğu; meydana gelen çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle yapılan yargılama neticesinde Yeminli Kaza Kusur Oranı ve Hasar Değer Kaybı Bilirkişisi Makine Mühendisi ... tarafından hazırlanan 01/06/2020 havale tarihli raporda özetle, ... 'ın meydana gelen trafik kazasının oluşumunda %75 kusuru olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ... 'ın ise %25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, hükme işbu rapor esas alınarak ... 'ın talep edebileceği esas miktarın 3.196,95 TL olabileceği kanaatinin bildirildiği ve hükme bu raporun esas alındığı; neticeten 3.196,95 TL'nin 10/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... ve ...'dan alınarak ...'a verilmesine dair dava müddeabihi itibariyle kesin olarak karar verildiği görülmüştür. Böylelikle henüz Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/... Esas sayılı dava dosyası ikame edilmeden dosyamız davacısı ...'ın işleten sıfatıyla bulunduğu ... plaka sayılı araç sürücüsü ... 'ın %100 oranında tam kusurlu kabul edilerek davacı ...'dan davalı tarafça 10.335,00 TL tutarın fazlaca tahsil olunduğu, davalının bu tutarda sebepsiz zengileştiği ve anılan tutarın asıl alacak olarak tahsili amacıyla takip başlatıldığı anlaşıldığında; davanın kısmen kabulü ile davalının borçlu sıfatıyla bulunduğu Adana 1. Genel İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı takip dosyasına konu asıl alacak olarak 10.335,00 TL tutarındaki itirazının iptali ile, takip talebindeki şartlarda 10.335,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, ancak dava açılmadan önce davalıya ihtarda bulunulmadığı ve davalının icra takibi ile temerrüde düştüğü anlaşılmakla davacının 114,68 TL tutarındaki işlemiş faize yönelik talebinin reddine, yine her ne kadar davacı tarafça icra inkar tazminatı talebinde bulunulmuş ise de; takip dayanağı belgeler içerisinde Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/... Esas sayılı dava dosyasına ilişkin gerekçeli kararın bulunmadığı ve bu nedenle davalının haksız olarak icra takibine itirazda bulunduğu ispatlanamadığından, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, Davalının borçlu sıfatıyla bulunduğu Adana 1. Genel İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı takip dosyasına konu asıl alacak olarak 10.335,00 TL tutarındaki İTİRAZININ İPTALİ İLE, takip talebindeki şartlarda 10.335,00 TL asıl alacak üzerinden TAKİBİN DEVAMINA, Davalının icra takibi ile temerrüde düştüğü anlaşılmakla davacının 114,68 TL tutarındaki işlemiş faize yönelik talebinin REDDİNE, Takip dayanağı belgeler içerisinde Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/... Esas sayılı dava dosyasına ilişkin gerekçeli kararın bulunmadığı ve bu nedenle davalının haksız olarak icra takibine itirazda bulunduğu ispatlanamadığından, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin REDDİNE, 2-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 705,98-TL den peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 436,14-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-AAÜT gereğince hesaplanan 10.335,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-AAÜT gereğince hesaplanan 114,68-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 6-Davacının yapmış olduğu 117,25-TL yargılama giderinden kabul ve red oranları göz önünde bulundurularak 115,96-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, geri kalan masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Ara buluculuk bürosu tarafından ödenmesine karar verilen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, kabul ve red oranları göz önünde bulundurularak 3.085,00-TL'sinin davalıdan, geri kalan 35,00-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına,

8-Fazla yatan avans var ise Adalet Bakanlığı HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, karar kesinleştikten sonra talep sahibine elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise PTT aracılığı ile adreste ödemeli gönderilmesine, (gönderme masrafının avanstan karşılanmasına ), Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, dava müddeabihi itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar okunup, usulen anlatıldı. 29/02/2024

Katip ... e- imzalıdır

Hakim ... e- imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/698, K. 2024/225, T. 29.02.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-698-e-2024-225-k-45ccae1883f0