İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/655 E. 2025/985 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/655
Karar No
2025/985
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/655 Esas KARAR NO: 2025/985 DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/09/2023 KARAR TARİHİ : 26/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin -------yılında-------kurduğunu, kuruluşundan bugüne kadar birçok firmaya yazılım konusunda hizmet verdiğini ve aynı şekilde hizmet vermeye de devam etmekte olduğunu, müvekkili şirketin, sunduğu hizmet ve ürünlerle tanınmış bir firma olduğunu, davacı müvekkili şirketin, özellikle ---- yazılımı üreten----- en çok bayi ağı ve müşterisi bulunan distribütörlerinden birisi olduğunu-----arşivleme yazılım ürününün satılması halinde, ------- olan davacı müvekkili şirketin, satılan ürünün tavsiye edilen fiyatını 9450 oranında paylaşacakları konusunda anlaşma sağladıklarını, ürünlerin, distribitör tarafından doğrudan müşteriye satılması halinde ana firmanın satılan ürünün tavsiye edilen fivatının %50'sini almakta olduğunu, satış bedelinin kalan tutarının ise distribitöre ait olduğunu, eğer distribütör, bayi aracılığı ile ürünü müşteriye satarsa ürünün tavsiye edilen fiyatının %50'sini ana firmaya, satış bedelinin kalan tutarının %30'unu distribttöre, %20'sinin ise bayiye ait olduğunu, Öte yandan, müvekkili ------ D.iş sayılı kararı ile Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında 6758 sayılı Kanun'un 13. ve 19. maddeleri ile CMK 133/1 maddesi kapsamında ----- kayyım olarak tayin edildiğini, müvekkili şirketin hali hazırda -----gözetiminde, ---- ilişkili olduğu bakanın atadığı yöneticiler tarafından yönetilmekte olduğunu, davalı ----, davacı müvekkili nezdinde ----- tarihinde işe başladığını------- tarihli dilekçe sunarak, iş aktini istifa etmek suretiyle feshettiğini bildirdiğini, davalının ihbar süresinde çalışmaya devam etmekte iken, ihbar süresinin tamamında çalışmak istemediğini belirttiğini ve ------tarihinde elden testim ettiği ----- tarihi itibariyle işten çıkış işlemlerinin gerçekleştirilmesini talep ettiğini, davalı ------ tarihli istifa dilekçesine göre, personelin ihbar öneli süresinin sonunun ---- tarihi olmasına rağmen, personelin ihbar süresinden önce ---- tarihinde işyerinden ayrılmak isteme talebi ile ------ istinaden kıdem tazminatı ödenmesi talebinin davacı müvekkili şirket tarafından kabul edildiğini ve ------- itibariyle çıkış işlemleri gerçekleştirildiğini, ayrıca taraflar arasında ---- tarihinde yapılan protokol uyarınca davalı -----, kıdem tazminatının ödendiğini, davalı ------ arşivleme yazılımı üreten------- kurulu firmanın -----distribitörlerinden birisi olduğunu, ----- davacı müvekkili şirketten ayrıldıktan sonra, diğer davalı ---------- çalışmaya başladığını, davalı -------------, davacı müvekkilinin şirket çalışanı iken elde etmiş olduğu ticari sır niteliğindeki bilgileri, bayi ve müşterilere ilişkin dataları hukuka aykırı şekilde ele geçirmek ve kullanmak suretiyle, rekabet yasağına, kişisel verilerin korunması ilkelerine aykırı davrandığını, davacı müvekkili şirketin distribütörlüğünü yaptığı mailstore e-posta arşivleme yazılımını sattığı bayileri ve bayi müşterilerinden gelen bilgiler ve müşteri çevresinden gelen şikayetler doğrultusunda yapılan araştırmalar sonucunda, davalı ------ davacı müvekkili şirket ile aynı alanda ticari faaliyette bulunan ---------- nezdinde göreve başladığını, davacı müvekkili şirketin mevcut bayileri ve müşterileri ile irtibata geçerek, müvekkili şirket aleyhinde bir çok olumsuz ve gerçek dışı söylemlerde bulunduğu ve hatta müvekkili şirketin distribütörlüğünü yaptığı mail store yazılımını üreten --------- mukim ana firma ile iş ilişkilerini zedeleyecek asılsız ithamlarda bulunarak maddi ve manevi kayba sebep olabilecek davranışlarda bulunduğunun tespit edildiğini, davacı müvekkili şirketin yıllarca emek vererek, yaptığı başarılı işlerle sağladığı bayi ve müşteri ağı sayesinde belirli bir yere geldiğini, -----yılından bu yana distribütörlüğünü başarılı ile yürütmekte olduğunu, davalı ------ ise işten ayrıldıktan sonraki süreçte davacı müvekkili şirketi, yanlış, yanıltıcı ve yere incitici açıklamalarla kötülemeye çalışmakta olduğunu, davalı -----ana firma yetkililerine ve müvekkili şirket çalışanı ---------- davacı müvekkili şirketi kötülediği, itibarsızlaştırmaya çalıştığı asılsız iddialar içeren e-postalar gönderdiğini, davacı müvekkili şirketin distribütörlüğünü yaptığı ----- mukim firmanın mail store e-posta arşivleme yazılım ürünün ----- isimli bayisi aracılığı ile --------sattığını, ürünün lisans yenilemelerinin de her sene bayi aracılığı ile davacı müvekkili şirket tarafından yapılmakta iken, adı geçen firmanın bu seneki yenilemesini, müvekkili şirket aracılığı ile değil de, davalı şirket aracılığı ile gerçekleştirdiğinin tespit edildiğini, konu ile ilgili davalı -----davacı müvekkili şirket nezdinde çalışırken sağlamış olduğu bilgi ve imkanları kullanarak, müşteri yetkilileri ile iletişime geçtiğini, müşteriyi diğer davalı şirket ------ kaydırdığının açıkça anlaşılmakta olduğunu, davalı ---- ve davalı----- aleyhine --------yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edilerek, haksız rekabet eylemlerine son verilmesi, müvekkili şirketin müşterileri, partnerleri ya da bayileri ile iletişime geçmemeleri, müvekkili şirketin müşterilerine ait ellerindeki tüm döküman ve bilgiler ile müşteri datalarını imha etmeleri, müvekkili şirket aleyhinde herhangi bir olumsuz söylemde ve haksız ithamlarda bulunmamaları, aksi halde aleyhlerinde haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile haksız rekabet teşkil eden eylemleri sebebiyle, müvekkili şirketin uğradığı doğmuş veya doğacak zararların tazmini amacıyla maddi ve manevi tazminat davaları açılacağının ihtaren bildirildiğini, söz konusu ihtarnamenin ----- tarihinde davalı ----- tarihinde diğer davalı şirkete tebliğ edildiğini, ancak davalı ------ diğer davalı şirket bünyesinde çalışmaya başladıktan sonra ve aleyhinde keşide edilen ihtarmameye rağmen, davacı müvekkili şirketin distribütörlüğünü yaptığı ----mukim firmanın ----yazılımı ürününü, -------- bayisi aracılığı ile sattığı ve lisanslarını her sene bayisi aracılığı ile yenilediği -------- farklı tarihlerde defalarca e-posta aracılığıyla yenileme teklif ettiğini, bayi indiriminin ötesinde ciddi anlamda fiyatta indirim yapmak suretiyle bir teklif gönderdiğini, -----, davalı -------- yaptığı işlemin etik olmadığını bildirerek şikayetlerini bildirdiğini ve yenileme işlemini davacı müvekkili şirket aracılığı ile gerçekleştirdiğini, ------- davacı müvekkili şirketin ticari sır niteliğindeki müşteri bilgilerini kullandığını, ------, müvekkili şirkete ait telefonu kullanmakta iken, şirket telefonunun yönlendirme ayarlarına kendi şahsi telefonunu kaydetmiş olduğunu, işten ayrılırken bu durumu düzeltmediğini, müvekkili şirket yetkilisi -------------rayan müşterilerin, telefonunun meşgul olması nedeniyle kendisine ulaşamadıklarında davalı ------telefonu açtığını söylemeleri üzerine, şirket telefonundaki yönlendirmelerin farkedildiğini,------ müşterilerin kendisine ulaşmasını bu şekilde de sağlamaya çalıştığını,, konu ile ilgili müvekkili şirketi bilgilendirmediğini ve böylece müşterileri ayartma eylemlerini sürdürerek, kötüniyetli davrandığını, davalıların haksız rekabet niteliğindeki eylemlerinin Türk Ticaret kanunu'nun 56. maddesi uyarınca tespiti, men'i, bu eylemlerin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılması ve davalıların yanlış ve yanıltıcı beyanlarının düzeltilmesinin gerekmekte olduğunu, davalıların haksız rekabet niteliğindeki eylemleri nedeniyle maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinin gerekmekte olduğunu, davalıların haksız rekabet teşkil eden aldatıcı beyanları neticesinde müvekkili şirketin ticari itibarının zedelendiğini bu eylemler neticesinde ticari kazancında da eksilme meydana geldiğini, müvekkili şirketin distribütörlüğünü yaptığı mailstore e-posta arşivleme yazılımını üreten -------- kurulmuş firmaya yönelik göndermiş olduğu mailde, davacı müvekkili şirketin iç organizasyon şeması hakkındaki iddialarıyla şirketi yetersiz göstermeye çalıştığını, personel olarak kendisine haklarının kullandırılmadığı ve zorla evrak imzalatıldığı iddialarıyla şirketi itibarsızlaştırmaya çalıştığının ortada olduğunu, davacı müvekkili şirketin ticari itibarının korunması, davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin önlenmesi ve bu eylemlerden doğan zararlarının tazminini güvence altına alınmasının sağlanması için ihtiyati tedbir kararı verilmesinin gerekmekte olduğunu, tüm bu sebeplerden dolayı davacı müvekkili şirketin eski çalışanı olan davalı ------ ve yeni çalışmaya başlamış olduğu diğer davalı --------- -----rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırı ve aynı zamanda haksız rekabet niteliğindeki eylemleri sebebiyle; davalıların menkul ve gayrimenkul mallarını elden çıkarmasına engel olmak ve haksız rekabet niteliğindeki eylemleri ile müvekkil şirkete zarar vermesini önlemek için banka hesapları ile uyap üzerinden yapılacak sorgulama neticesinde tespit edilecek menkul ve gayrimenkul malları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, avalıların TTK m. 55/a/1,V, m.55/,I,III ve 55/d uyarınca eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, bu eylemlerinin men'i ve refiine, eylemlerin haksız rekabet teşkil ettiği ve bu yöndeki eylemlerin men'ine ve ref'ine yönelik verilecek hükmün ilanını, davalıların söz konusu eylemleri nedeniyle, müvekkili şirketin uğramış olduğu zararın tazmini için “fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla-dava tarihinden itibaren işleyecek olan en yüksek ticari faizle birlikte şimdilik 50.000,00 TL maddi tazminat ile, müvekkilinin ticari itibarı ve dolayısıyla kişilik hakları da zedelendiğinden 1.000.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini, yargılama ücretleri ile avukatlık giderleri dahil tüm dava masraflarının davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı -------şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ----- davacı yanında işçi sıfatı ile görev yaptığını, bu dava dilekçesinde ileri sürülen iddia ve vakıalarnz diğer davalı ------- iş tanımını gerektiren eylemler olduğunu, davacı yanın haksız rekabet hükümlerine aykırı davrandığına ilişkin iddiaların kabul edilemez olduğunu usul ve yasaya aykırı olarak açılan haksız rekabet teşkil eden eylem ve işlemlere son verilmesine ilişkin taraflarınca kabulü asla mümkün olmayacak bu davanın reddinin gerekmekte olduğunu----- tarihine kadar davacı tarafın bünyesinde çalışan-------- iş akdinin son bulduktan bir ay kadar sonra müvekkili şirket bünyesinde çalışmaya başladığını öncesinde herhangi bir bağlantıları ya da tanışıklılıklarının bulunmamakta olduğunu, şirketi bünyesinde çalışması itibari ile bünyelerine kazandırdığı herhangi bir yeni müşteri, müşteri kazanmak amacı ile taraflarına ait maillerden mail gönderme, karalama çalışmaları ya da taraflarına ait müşteri bilgileri olmamakla beraber aynı zamanda halihazırda müvekkili şirketin de yıllardan beridir büyük müşterilere sahip olan ve sektöründe başarılı bir şirket olduğunu, müvekkili şirket tarafından ------haksız rekabet olarak addedilebilecek bir eylemi bulunmadığından kanuni olarak taraflarına yüklenecek en ufak bir kusur veya sorumluluğun da bulunmamakta olduğunu, davacı tarafın soyut iddialarının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, diğer davalı ------ şirket sırlarını paylaşmadığını, söz konusu iddiaların gerçek dışı olduğunu davacı yan tarafından bu hususta hiçbir somut delil de dosyaya ibraz edilemediğini, diğer davalı-------müvekkili firmaya mesleki ve ticari anlamda sır paylaşımında bulunmadığını, karşı tarafın iddialarının yalnızca işin yürütülmesi ve bayisi olunan ana firma ile nasıl iletişim halinde olması gereklikliklerini kapsamakta olduğunu, bu sebeple davalı müvekkilinin bünyesinde çalışmış olduğu firmanın sırlarını paylaştığı anlamına gelmemekte olduğunu, söz konusu davada işin nasıl yürütülmesi ve ilerlemesi gerektiğinin ayrıca iş alanında uzman bilirkişiler ile de saptanmasının gerektiğini, davacı yanın dava dilekçesinde iddia ettiği tüm hususların işin başlangıç ve sonuç (neticelendirilmesi) hususlarını kapsamakta olduğunu davalı müvekkiline bu hususta atfedilecek en ufak kusurun dahi bulunmamakta olduğunu, bu sebeple diğer davalı -------müvekkili firma ile şirket sırlarını paylaştığının asla kabul edilemez olduğunu, davalı müvekkilinin -----hacmi ve deneyimi ele alındığı takdirde davacı şirketin ve yetkililerin önüne geçmek rekabet etmek gibi bir gayesi olduğunun hayatın olağan akışına aykırı ve gerçek dışı olduğunu, davacı yanın zarara uğradığına ilişkin hiçbir somut delilin mevcut olmadığını, davalı yanın beyanlarına itiraz ettiklerini,Öte yandan; İhtiyati tedbir kararının verilebilmesinin en önemli şartının bir ihtiyati tedbir sebebinin mevcut olması olduğunu, davacı tarafın gerçek dışı beyanlarına dayanarak soyut iddialarla ihtiyati tedbir talep etmekte olduğunu, davacının gerçek dışı iddiaları ile ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, tedbir kararı verilirse eğer davalı müvekkilinin işlerinin aksamasına ve müvekkilinin mağduriyetine sebep olacağını, müvekkili açısından telafisi güç zararlar doğuracağını, tüm bu sebeplerden dolayı fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve ıslah haklarının saklı kalması kaydıyla, cevap dilekçelerinin kabulünü, davanın usulden ve esastan reddin, davalı müvekkilinin iş ve çalışma hayatını etkileyen, işlerinin aksamasına ve müvekkilinin mağduriyetine sebep olacak müvekkili açısından telafisi güç zararlar doğuracağından dolayı davacı yanın ihtiyati tedbir talebi ile diğer tüm taleplerinin reddine karar verilmesini, davacı yanın haksız rekabet tespiti taleplerinin reddini, davacı yanın haksız rekabetin men'i taleplerinin reddini, davacı yanın haksız rekabetin ref'i taleplerinin reddini, haksız rekabet sonucu oluştuğu iddia edilen mevcut durumun ortadan kaldırılması taleplerinin reddini, haksız rekabetin ve ticari, mesleki sırların paylaşıldığına ilişkin haksız ve mesnetsiz iddiaların usul ve esastan reddini, davacı yanın maddi ve manevi zararlarına ilişkin iddialarının ve taleplerinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı-------- vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili, davacı --------- işçi olarak çalışmakta olduğunu, iş sözleşmesinde rekabet etmeme koşulunun diğer bir ifade ile rekabet etmeme yasağının mevcut olduğu bir iş sözleşmesinin olmadığını, iş sözleşmesindeki sadakat yükümlülüğü ile karıştırılmaması gereken bu hususun göz ardı edilerek açılan davada müvekkilinin iş akdinin feshedilmesinin ardına açılan bir rekabet etmeme yasağı davasının da söz konusu olmadığını, rekabet etmeme yasağının tbk madde 444 vd. düzenlenmiş olduğunu, yazılı olarak belirli bir süre için ve belirli faaliyetler ile sınırlı olarak bir coğrafi bölgede bunu hususi olarak üstlenen kimseye karşı bu yasağın ihlalinin gündeme gelebileceğini, müvekkilinin, kendisi ile iletişime geçen müşterilere, davacı şirketten ayrıldığını, diğer davalı şirket bünyesinde çalıştığını beyan etmekte ve davacı şirketin menfaatlerini zarara uğratacak veya zarara uğratma tehlikesine yönelik karşı tarafın soyut ve havada beyanları dışında bir eylemi ya da hareketinin olmadığını, haksız rekabet teşkil edecek bir durumun meydana gelmesinin şartlarının birinin de bir zarar veya zarar tehlikesinin oluşması olduğunu, davacı şirketin bir tüzel hukuk kişiliği olduğunu, kişisel varlıklara yapılan saldırı nedeniyle elem ve ızdırap duymayacaklarından söz edilerek tüzel kişilerin manevî tazminat adı ile bir paranın ödetilmesinin hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, sırf harçtan muaf olduğu için 1.000.000-TL manevi tazminatı harç yatırmadan dava açmanın hakkın kötüye kullanılmasını teşkil edeceğini, müvekkilinin işten ayrıldıktan sonra şirkete ait hattı teslim ettiğini, çalıştığı esnada aramaları çift kartlı bir telefonda kullanan müvekkilinin işten ayrıldıktan sonra bunu düzeltme gibi bir yükümlülüğünün de bulunmamakta olduğunu, işten ayrıldıktan sonra gerekli tedbirleri almama durumunun davacı şirketin kusurunu gösterdiğini, kimsenin kendi kusurundan dolayı başkasından tazminat talebinde bulunamayacağını bunun hakkaniyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, davacı şirketin, müvekkiline hat vermek yerine hattın takılı olduğu bir telefonu da verebileceğini, müvekkilinin kendi telefonunun ikinci sim yerine şirket hattını takmak zorunda olmadığını, yine de fedakarlık yaparak bunu kabul ettiğini, yine de davacı şirkete yaranamadığını, tacir olanın davacı şirket olduğunu müvekkilinin basiretli hareket etme zorunluluğunun bulunmamakta olduğunu,2012 de müvekkilinin kariyer.net sitesi aracılığı ile davacı şirket bünyesinde çalışmaya başladığını, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından davacı şirkete kayyum atandığını, kayyum atanmadan önce şirket bünyesinde 10 kişinin çalışmakta olduğunu, davacı şirketin yurtdışından yazılım ithal ettiğini, bilgisayar firmaları(bayiiler) aracılığıyla son kullanıcıyla ithal ettiği ürünleri buluşturmakta olduğunu, müvekkilinin daha önceden yalnızca projelere bakmaktayken kayyum atanmasından sonra, hem projelere hem satışa hem idari işlere teknik desteğe hem yurtdışı yazışmalara bakmaya başladığını, kayyum atanmasından sonra çalışan sayısının 10 dan 3'e düşürüldüğünü ve müvekkilinin iş yükünün arttığını, bu sebeple iş tanımı genişleyen müvekkilinin maaş düzeltmesini istediğini, ufak bir maaş artışından önce asıl olması gereken yere maaş artırımı yapılmayınca müvekkilinin yıllık izinlerini dahi kullanamadığını, pandemide 1 sene kadar müvekkilinin evden çalıştığını, kendi üstüne düşen görevinin fazlasını sırf davacı şirket mağdur olup müşteri kaybetmesin diye fazla fazla ifa ettiğini, yıllık izin kullandığı süre zarfında dahi sürekli ekran başında şirket işlerini takip ettiğini, müvekkilinin bir ay işsiz kaldıktan sonra başka bir sektörde çalışmaya başladığını, bu işsiz kaldığı süre zarfında eski şirketten müşterilerin sürekli olarak sosyal medyadan müvekkiline ulaşarak, şunu nasıl yapacağız burda tıkandık diye müşterilerin sorular sormaya başladığını, müvekkilinin yine de davacı şirketin zararına hareket etmeyerek mağdur olmamaları açısından yardımcı olmaya çalıştığını ancak bir ücret talebinin de olmadığını ,müvekkiline -------vasıtasıyla ulaşanların ------ şirketini aradıklarını ancak telefıonlarını açmadıklarını beyan ettilerini, daha sonrasında -----müvekkiline ulaşıldığını ve-----ilgili çalışılmasının istenildiğini, müvekkilinin ----- çalıştığını ----------profiline ekleyince eski müşterilerin müvekkiline ulaşmaya başladığını ve birlikte çalışmak istediklerini, müvekkilinin eski şirketten ayrılmasının üstüne ---- arayarak; ---- biz sizinle çalışmak istiyoruz. Biz yıllık yenilenmesi gereken ürünümüzü yenileyeceğiz sizle devam etmek istiyoruz bize bir teklif gönderin talebinde bulunduklarını , davacı şirketin olaya dahil olduğunu bundan dolayı -------- müvekkili ile çalışmak istemediklerini beyan ettiklerini, kendisinin kötülendiğini anlayan müvekkilinin bu maile artık yanıt verme gereği görmediğini, çünkü davacının müşterilerini çalmak veya kötülemek gibi bir niyetinin olmadığını, müvekkilinin yeni şirketi olan diğer davalı --------- bünyesinde çalışması itibari ile yeni şirkete kazandırdığı herhangi bir yeni müşteri, müşteri kazanmak amacı ile yeni şirkete ait maillerden mail gönderme, karalama çalışmaları ya da davacı şirkete ait müşteri bilgileri olmamakla beraber aynı zamanda halihazırda davalı şirketinde de yıllardan beridir büyük müşterilere sahip olan ve sektöründe başarılı bir şirket olduğunu tüm bu sebeplerden dolayı ,davanın usulden ve esastan reddini, davalı müvekkilinin iş ve çalışma hayatını etkileyen, işlerinin aksamasına ve müvekkilinin mağduriyetine sebep olacak müvekkili açısından telafisi güç zararlar doğuracağından dolayı davacı yanın ihtiyati tedbir talebi ile diğer tüm taleplerinin reddine karar verilmesini, davacı tarafın haksız rekabet tespiti taleplerinin reddini, davacı tarafın haksız rekabetin men'i taleplerinin reddini, davacı tarafın haksız rekabetin ref'i taleplerinin reddini, haksız rekabet sonucu oluştuğu iddia edilen mevcut durumun ortadan kaldırılması taleplerinin reddini, haksız rekabetin ve ticari, mesleki sırların paylaşıldığına ilişkin iddiaların usul ve esastan reddini, davacı tarafın maddi ve manevi zararlarına ilişkin iddialarının ve taleplerin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir. 26/11/2025

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, eskiden davacı çalışanı olan gerçek kişinin davalı firma bünyesinde işe başladığı andan itibaren davacı firma müşterileri ile iletişime geçmek sureti ile davacı firma aleyhinde iş yapıp yapmadığı, bu dönemde davacının bir müşteri kaybına uğrayıp uğramadığı, eskiden davacıdan hizmet alan firmalardan davalı firmadan hizmet almaya başlayan firmalar olup olmadığı, davalıların fikir ve eylem birliği olup olmadığı, davalı firmanın davalı gerçek kişinin ispat edilmesi halinde haksız rekabet teşkil eden eylemlerinden mesul tutulup tutulamayacağı, davalıların davacı aleyhinde haksız rekabette bulunup bulunmadıkları, bulunmuş iseler davacının tazmini gerekir bir maddi zararı olup olmadığı, varsa miktarı ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin meni, refi ve ilanına karar verilmesinin mümkün olup olmadığı, davacının manevi tazminat talep edip edemeyeceği, edebilecek ise miktarına ilişkindir.Mahkememizce taraf tanıkları dinlenmiş, tüm deliller toplanmış alanında uzman mali müşavir ve ticaret hukuku bilirkişisinden rapor alınarak sonuca gidilmiştir. Bilirkişi heyeti kök raporunda özetle "... Somut olayda tanık beyanlarından, davacı şirketin fiyat bilgilerinin kullanılarak davalı şirketin kendi teklifini oluşturduğu yönünde kanaat oluşmuştur. Sayın Mahkemenin de aynı yönde değerlendirmede bulunması halinde bu davranışın haksız rekabet oluşturabileceği ve davalı gerçek kişi ve şirketin haksız rekabet kapsamında sorumlu olabileceği, Davacı Şirketin maddi zararının 2023 yılında doğmuş olması ve distribütörlük sözleşmesinde liste birim fiyatlarının USD olarak belirlenmesi sebebiyle, 2022 yılı fiyatları ile oluşan zararının 2023 yılına endekslenmesi gerektiği nazara alınarak, 2022 yılında tanzim edilen son faturalar tutarının (KDV Hariç), fatura tarihlerindeki ------------ mahrum kalınan cironun USD para cinsinden hesaplanması cihetine gidilmiştir. Buna göre davacı şirketin mahrum kaldığı cironun 28.867,28 USD olarak hesaplandığı Yukarıda (111/6) sayılı bentte açıklandığı üzere, Davacı şirketin 2023 yılındaki Brüt Satış Kârı Oranının %24,07 olmasına nazaran 28.867,28 USD ciro kaybına isabet eden maddi zararının 6.948,35 USD (28.867,28 USD x 9624,07) olarak hesaplandığı, davacı firmanın söz konusu maddi zararının 21.09.2023 dava tarihindeki TCMB Kuru ile TL karşılığının 187.957,73 TL (6.948,35 USD x 27.0507 TL) olduğu.." kanaatinde olduğunu belirtmiştir. Davacı yanın safahattaki dilekçelerinde davalıların eylemleri nedeni ile davalı şirketten hizmet almaya başlayan şirketleri cevaba cevap dilekçesi EK-2 ve 19.03.2024 tarihli dilkeçe EK 12 listede belirttikleri, bu firmaların davalıdan hizmet almaya başladığının davalı tanık beyanlarından da görüldüğü ancak bilirkişi kök raporunun 11 ve 14. Sayfasındaki sayılan 25 şirket için hesaplama yapıldığı bu şirketlerin tamamımın davalı eylemleri nedeni ile sözleşme yenilemediğine dair delil olmadığı, davacının da yukarıda ifade edildiği üzere davalı eylemleri nedeni ile sözleşme yenilemeyen şirketleri EK 12 sayılı listede saydığı, kök rapordaki hesaplamanın davacının talebini aştığı, davacının ilgili yıldaki ciro kaybının tamamından davalının mesul olmasına dair dosyada bir delil olmadığı görülmekle bilirkişilerden hem bu hususlarda hem de tarafların itirazlarını karşılar EK rapor alınmasına karar verilmiştir.Davacı en az 5-7 sene daha çalışacakları göz önüne alınarak, davacı müvekkil şirketin minimum 5-7 yıllık süreçteki zararının hesaplanmasını talep etmişse de Bayi/Müşterilerin sözleşmelerinin 1'er yıllık sürelerde yenilendiği,süre bitiminde hangi Bayi/Müşterinin Sözleşmesini yenileyeceğinin bilinmesinin mümkün olamayacağı, şayet böyle olsa idi davacı şirketin, Bayi/Müşterileri ile 1 yıldan fazla süreli sözleşmeler yapması gerekeceği karşısında davacı itirazları yerinde değildir. Bilirkişi heyeti ek raporunda özetle "...Kök raporda, sehven 25 adet Bayi/Müşteri nazara alınarak hesaplama cihetine gidilmiş olup,bu kez davacının 11.12.2023 tarihli cevaba cevap dilekçesindeki EK-2 ve 19.03.2024 tarihli delil dilekçesindeki EK-12'de belirtilen 8 adet Bayi/Müşteri üzerinden yeniden hesaplama yapılmış olup hesaplamaya ilişkin açıklamalar aşağıda verilmiştir....1- Tarafların kök rapora itiraz dilekçelerindeki hususların yukarıda (11/1) sayılı bentte değerlendirildiği, itiraz hususlarına iştirak edilmediği, 2- Davacı Şirketin maddi zararının 2023 yılında doğmuş olması ve distribütörlük sözleşmesinde liste birim fiyatlarının USD olarak belirlenmesi sebebiyle, 2022 yılı fiyatları ile oluşan zararının 2023 yılına endekslenmesi gerektiği nazara alınarak, 2022 yılında tanzim edilen son faturalar tutarının (KDV Hariç), fatura tarihlerindeki -------- değerlendirilerek mahrum kalınan cironun USD para cinsinden hesaplanması cihetine gidilmiştir. Buna göre davacı şirketin mahrum kaldığı cironun 13.908,34 USD olarak hesaplandığı 3- Davacı şirketin 2023 yılındaki Brüt Satış Kârı Oranının 9624,07 olmasına nazaran 13.908,34 USD ciro kaybına isabet eden maddi zararının 3.347,74 USD (13.908,34 USD x 9624,07) olarak hesaplandığı, davacı firmanın söz konusu maddi zararının 21.09.2023 dava tarihindeki ----- TL karşılığının 90.558,71 TL (3.347,74 USD x 27.0507 TL) olduğu.." görüşünde olduğunu belirtmiştir. Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek, bir haksız rekabet halidir (TTK m.55/1-b.1). Gerekçede bu haksız rekabet halinin aynı zamanda borçlar hukuku anlamında bir haksız fiil olduğu, anılan bendin haksız rekabetteki görünümü olduğu ifade edilmektedir. Sözleşmeyi ihlale yöneltmek ile kastedilen esasında sözleşmeye dayalı hakları kullanmaktan farklıdır. Sözleşmeye veya kanuna dayalı hakları kullanmaya yöneltmek, haksız rekabet teşkil etmemektedir. Örneğin, promosyon verileceğinin vaadedilmesi neticesinde müşterinin sözleşmede yer alan fesih hakkını kullanması durumunda haksız rekabet ortaya çıkmamaktadır. Daha iyi koşullarda sözleşme yapılacağı konusunda müşterileri sözleşmenin tarafını değiştirmeye çalışmak, haksız rekabet değildir. Bu bent kapsamında haksız rekabetin varlığından söz edebilmek için kendi menfaatine ve dürüstlüğe aykırı davranışlar ile müşterilerin ayartılması söz konusu olmalıdır.İşten ayrıldıktan sonra aynı sektörde farklı bir şirkette işe girip aynı müşteriler ile temas kurulması haksız rekabet oluşturmamaktadır. Ancak eski firmanın satış bilgilerini kullanarak Müşterilerin yönlendirilmesi haksız rekabete sebep olmaktadır.Somut olayda tanık beyanlarından, davalı --------davacı iş yerinden ayrıldıktan sonra davalı bünyesinde çalışmaya başladığı ve davacı şirket müşterilerine ulaştığı, bazılarına mail attığı, sözleşmesi bitecek şirketleri tespit edip davacı şirketin fiyatlarını da bildiğinden daha düşük teklifler sunduğu, davacının bazı müşterilerinin durumun etik olmadığını belirterek davalıya tepki gösterdikleri, sunulan maillerden de söz konusu yazışmaların görüldüğü, her ne kadar davalı yanca bu müşterilerin kendisine ulaştığı, linkedin isimli uygulamadan bu şahısların kendisine ulaştığı yolunda beyanlar sunulmuşsa da gerçeği yansıtmadığı, davalının ilk mailleri attığının açıkça görüldüğü öte yandan davalının davacı şirket bünyesinde çalışmakta iken kullandığı hattın arama yönlendirmelerini ------- nolu telefona yönlendirdiği, dinlenen tanık beyanlarından da davalı -------- davacı eski müşterilerini ayartmaya çalıştığı sonucuna varılmıştır. Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere 6102 sayılı TTK'nın 55/1-b.1. Maddesi gereği Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek, bir haksız rekabet halidir. Rekabet hukuku serbest rekabet ortamını sağlayarak tüketici yararına uygun şartlarda mal veya hizmet sunulmasını amaçlamaktadır. Temel ilke centilmenliktir. Rakiplerin pazar yada müşteri paylaşımı anlamına gelen bir anlaşma veya uyumlu eylem içinde olmaları kanunun per se ihlali olarak değerlendirilmektedir. Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltme TTK/1-b bendinde 4 farklı örnek verilerek düzenlenmiştir. Madde gerekçesinde belirtildiği gibi taraflardan birinin sözleşmenin dışından gelen eylemlerle sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltilmesidir. bu düzenleme TBK'nın 49 un özel bir görünüşüdür. Sözleşme yönünden üçüncü kişinin sözleşmenin tarafını yani müşteriyi kendisiyle sözleşme yapsın diye sözleşmeyi ihlale yöneltmesi haksız rekabettir. Bu eylem zaten TBK anlamında da haksız fiildir. Bent hükmü dikkate alındığında haksız rekabetin gerçekleşebilmesi için şu unsurların gerçekleşmesi gerekir. A-müşterilerin daha önceden başkası ile bir sözleşme yapmış olması B- başkasıyla yapılan sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltme eyleminin bulunması C- sözleşmeye aykırı davranmaya yöneltilen kişilerin müşteri olması D- yöneltme neticesinde müşterilerin sözleşmeye aykırı davranmasının şart olmaması E- sözleşmeye aykırı davranmaya yöneltmenin amacının müşterilerin kendisi ile sözleşme yapılabilmesini sağlamak olmasıdır. TTK'nın 56 kaynaklı davalarda haksız rekabeti gerçekleştiren fail hakkında dava açılabileceği izahtan varestedir. Ancak tazminat talep edebilmek için kusur şarttır. Çalıştıranlar aleyhinde de TTK 57 gereği dava açılabilir TBK'nın 66. Maddesine dayanarak çalıştıranın sorumluluktan kurtulması mümkündür. Somut olayda Davalı yan ticari defter ve kayıtlarını yasal süre içerisinde ihtarlı ara karara rağmen sunmamıştır. 6102 sayılı TTK'nın 57. Maddesi gereği haksız rekabet fiili hizmetlerini veya işlerini gördükleri sırada çalışanlar veya işçiler tarafından işlenmiş olursa 56.maddenin birinci fıkrasının a,b ve c bendlerinde yazılı davalar çalıştıranlara karşı da açılabilir. 56. Maddenin d ve e bendinde yazılı davalar hakkında TBK hükümleri uygulanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 56/1-e madde ve fıkrası uyarınca TBK'nın 58. Maddesindeki şartların varlığı halinde manevi tazminat istenebilir. TBK'nın 58. Maddesi ise kişilik haklarının zedelenmesinden zarar gören uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat isteyebilir. Manevi tazminat talep edebilmek için hukuka aykırı bir fiil ile kişilik haklarına saldırı teşkil edecek bir davranışın olması şarttır. Dinlenen davacı tanık beyanlarından dahi davalı sedat'ın davacı firmayı kötülediği, hakaret ettiği vs. yolunda bir beyanda bulunmadığı sadece davacı firmanın fiyat politikasını ve fiyatlarını bildiği için bundan daha düşük tekliflerle müşterileri ayartmaya çalıştığı görülmüştür. Nitekim davacı tanığ--------- zaten bu durumu duruşmada açıkça ifade de etmiştir. Kısacası davalıların davacının kişilik haklarına saldırı teşkil edecek bir eylemleri yoktur. TBK'nın 58. Maddesindeki şartlar oluşmadığından manevi tazminat talebi red edilmiştir. Tüm bu anlatılan nedenler, davacının ibraz ettiği deliller, toplanan tüm deliller nazara alındığında davalı ------ haksız rekabet teşkil eden eylemlerle davacıya zarar verdiği,kusurlu olduğu, diğer davalının da TTK 57 hükmü gereği oluşan zarardan mesul olduğu sonucuna varılmış davacının maddi tazminat talebi kabul edilmiş, eylemin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve menine karar verilmiş, manevi tazminat talebi yukarıdaki gerekçe ile red edilmiş buna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE , A-90.558,71 TL tazminatın dava tarihi 21.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, B-Davalıların 6102 sayılı TTK'nın 55/1-b.1 maddesinde belirtilen davacının müşterileri ile kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltecek şekildeki faaliyetlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile tespite konu eylemin 6102 sayılı TTK'nın 54 ve devamı maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinden haksız rekabetin menine, C-Manevi tazminat talebinin TBK'nın 58. Maddesindeki koşulların oluşmaması nedeni ile reddine, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gerekli 6.186,07 TL nispi harç ile 179,90 TL başvuru harcı toplamı 6.365,97 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ve manevi tazminat red nedeni aynı olduğundan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, 5-Davacı yanca yapılan 15.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.489,75 TL posta vs. masraflar olmak üzere toplam 16.489,75‬ TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.369,29 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Kararın kesinleşmesi ve talep halinde HMK 333. maddesi gereği artan gider avansının yatırana İADESİNE, Dair karar,6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, --------------Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, taraf vekillerinin yüzüne karşı, oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/11/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/655, K. 2025/985, T. 26.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-655-e-2025-985-k-fd0c01c7662e