İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/394 E. 2025/1060 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/394
- Karar No
- 2025/1060
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/394 KARAR NO : 2025/1060
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 07/05/2025 KARAR TARİHİ : 16/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile davalı arasında ---- plakalı araç nezdinde akdedilen 04.02.2020 başlangıç ve 04.02.2021 bitiş tarihli, ------ numaralı genişletilmiş kasko poliçesinin bulunduğunu, davalı sigorta şirketince sigortalı olan müvekkiline ait aracın 04/05/2020 tarihinde tek taraflı trafik kazası yaptığını, aracın kullanılamaz hale geldiğini, müvekkili tarafından davalı şirkete usulüne uygun şekilde ihbarda bulunulduğunu, davalının temerrüde düşürüldüğünü, 15/10/2021 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulduğunu ve 325.900,00 TL ödenmesine karar verildiğini, davalının temyiz kanun yoluna başvurduğunu, nihai hükmün verildiğini, alacağın tahsili amacıyla -----.İcra Dairesi ----- esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, dosya kapsamında 01.10.2025 tarihli Yargıtay ilamıyla kesinleşen alacak üzerinden yaklaşık 7 ay sonra 05.05.2025 tarihi itibarıyla ödeme yapılarak dosya kapatıldığını, bahsi geçen dosya kapsamında hükmedilen 325.900,00 TL'nin davalı şirketin temerrüde düştüğü tarih olan 06.11.2021 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile müvekkiline ödenmesine hükmedildiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşmanın sağlanamadığını, munzam zararrın esasında borçlu temerrüde düşmeden borcunu ödemiş olsaydı alacaklının mal varlığının kazanacağı durum ile temerrüt sonucunda ortaya çıkan ve oluşan durum arasındaki fark olduğunu, davaya konu alacağın 06.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizin uygulanması yüksek enflasyon ve kur karşısında hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, gelinen bu aşamada müvekkilinin davalı tarafça mesnetsiz bir şekilde yargılamayı uzatmasından ötürü ve davalının kusuru nedeniyle bir türlü tahsil edilemeyen alacağına uygulanacak olan düşük bir faiz oranı nedeniyle mali yönden kayba uğradığını, davalı şirketçe kusurlu bir şekilde alacağın ödenmemesi ve uzayan yargılama safhasında enflasyon ve kur farkının alacağın adeta erimesine yol açmasına karşın munzam zarara sübut verdiği izahtan vareste olduğunu, tarafımızca ihdas edilen vaki dava kapsamında davalı şirketçe munzam zararın tazmin edilmesini davacı müvekkili adına bilvekale talep ettiklerini iddia ederek; davanın kabulünü, şimdilik 1.000,00 TL belirsiz alacak nitelikli munzam zararın dava tarihinden itibaren enflasyonun altında kalmayacak şekilde en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, delillerin okunaklı olmadığını, tüm delillerin taraflarına tebliğinin gerektiğini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, dava konusu trafik kazasının 04/05/2020 tarihinde meydana geldiğini, davanın 07/05/2025 tarihinde hasardan 5 yıl sonra açıldığını, davacıya ait---- plakalı aracın müvekkili şirket tarafından Genişletilmiş Kasko Filo Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının müvekkili şirket nezdinde sigortalı aracın 04/05/2020 tarihinde karışmış olduğu kaza neticesinde munzam zararın karşılanmasını talep ettiğini, davacı tarafından 13/05/2020 tarihinde yapılan hasar ihbarı üzerine hasar dosyasının açıldığını, yapılan araştırmada kazayı gerçekleştiren sürücünün değiştirildiği ve tutanağa farklı bir sürücünün yazıldığı, gerçekte sürücü olan kişinin kaza esnasında ehliyetsiz olduğunu, bu nedenle hasar başvurusunun reddedildiğini, davacı tarafından Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde dava açtığını, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen kesin karar sonucunda müvekkil şirket tarafından ---- İcra Müdürlüğü ------Sayılı ilamlı icra takibi dosyasında 13/08/2021 tarihinde 100,00-TL asıl alacak olmak üzere toplamda 1.359,98 TL ödendiğini, davacının bakiye araç hasarının karşılanması talebi ile Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde ikinci bir dava açıldığını, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın tahkim yargılamasına elverişli olmadığı anlaşıldığından işbu uyuşmazlık dosyasından el çekme kararı verildiğini, davacı tarafından bu karara itiraz edildiğini, itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından dosya incelendiğini, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından "Başvuru sahibinin talebinin KISMEN KABULÜNE; 325.900,00-TL pert işlemi fark bedelinin 06/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak başvuru sahibine verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," şeklinde karar kurulduğunu, karar karşı temyiz kanun yoluna başvurulduğunu, Yargıtay'ın ----H.D------No'lu 01.10.2024 tarihli ilamı ile her iki tarafın da itirazları reddedildiğini ve İtiraz Hakem Heyeti kararı onandığını, ----. İcra Müdürlüğü ----- Sayılı ilamlı icra takibi uyarınca 07/07/2022 tarihinde müvekkili şirket tarafından temyiz işlemleri yapıldığı esnada alacaklının alacağı güvence altına alınarak 448.451,91-TL teminat yatırıldığını, müvekkili şirkete gönderilen bakiye borç muhtıraları sonrasında 08/04/2025 tarihinde 8.369,04-TL ve 05/05/2025 tarihinde 270.719,38-TL ek ödeme yapılarak dosya infazen kapatıldığını, böylece müvekkil şirketin başkaca bir borcu bulunmadığını, davacının munzam zarar talebinin teminat dışı olduğunu savunarak; davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER: Sigorta Tahkim Komisyonu, ...'ye müzekkereler yazıldığı görüldü. Davacı vekili tarafından 11/11/2025 tarihli ıslah dilekçesi sunulduğu görüldü. Bilirkişi------ tarafından hazırlanan 10/08/2025 tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür. a) İtiraz Hakem Heyeti'nin ----- numaralı 27.6.2022 tarihli ilamında hükmedilen temerrüt tarihi ile 5.5.2025 ödeme tarihi arasındaki (ilamda hükmedilen faiz türü üzerinden) hesaplanan temerrüt faizi miktarının 797.544,27 TL olduğu, b) 325.900,00 TL'nin 06.11.2021 - 05.05.2025 tarihleri arasında yapılan denkleştirici adalet hesaplaması sonucunda bulunan miktarın 1.850.006,31 TL olduğu, HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, davacının maliki olduğu, davalının kasko sigortacısı olduğu aracın 04/05/2020 tarihinde karıştığı trafik kazasından kaynaklanan ve Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ---- numaralı 13.04.2022 tarihli ve İtiraz Hakem Heyeti'nin ----- numaralı 27.06.2022 tarihli ilamı ile hükmedilen 325.900,00 TL alacağa ilişkin davacının aşkın zarar alacağının tazmini amacıyla açtığı tazminat davasıdır. Davanın aşkın zarar alacağına ilişkin tazminat davası olduğu, alacağın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146 maddesi uyarınca on yıllık genel zamanaşımı süresine tabi olduğu, kesinleşmiş hakem kararı ile temerrüt tarihinin 06/11/2021 olarak tespit edildiği, bu sebeple dava tarihi itibariyle zamanaşımının gerçekleşmediği kanaatine varılmış, davalının zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir.Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'nin ---- itiraz tarih ve sayılı ve ----- karar tarih ve sayılı kararı incelendiğinde 27/06/2022 tarihinde "Başvuru sahibinin talebinin KISMEN KABULÜNE; 325.900,00-TL pert işlemi fark bedelinin 06/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak başvuru sahibine verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verildiği görülmüştür. ---- İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı takibi incelendiğinde davacının davalı aleyhine 29/06/2022 tarihinde "Sigorta Tahkim'nin esas ve ------ karar sayılı 27/06/2022 karar tarihli ilamı" alacak sebebine dayalı olarak takip başlattığı, davalının 07/07/2022 tarihinde 448.451,91 TL teminat bedeli yatırdığı ve 05/05/2025 tarihinde 270.719,38 TL ödeme yaptığı, teminat bedelinin davacıya 14/03/2025 tarihinde aktarıldığı görülmüştür. Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'nin ---- itiraz tarih ve sayılı ve ---- karar tarih ve sayılı kararının Yargıtay ----. Hukuk Dairesi'nin 01/10/2024 tarih ve ---- Esas ve ----- Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği görülmüştür. Davacı tarafından "Yukarıda açıklanan nedenler ve mahkemeniz tarafından re'sen tespit edilecek sair hususlar doğrultusunda; davacı müvekkil ------yönünden 1.000,00-TL olan munzam zarar alacağımızı 1.850,006,31-TL'ye çıkarttığımızı belirtmekle beraber bedel arttırım talebimiz ile haklı davamızın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmilini davacı müvekkil adına bilvekale talep ederiz" beyanını içerir bedel artırım dilekçesi sunulduğu görülmüştür. Davalı vekili tarafından bedel artırım dilekçesine karşı zamanaşımı def'inde bulunulduğu görülmüş, davanın belirsiz alacak davası olması nedeniyle alacağın tümüne dava tarihi itibariyle zamanaşımı kesilmiş olduğundan ve yukarıda da belirtildiği üzere dava tarihi itibariyle zamanaşımı gerçekleşmemiş olduğundan, bedel artırım dilekçesine karşı zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 122. maddesi uyarınca "(1)Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür. (2)Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder." Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davacının alacağının taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinden kaynaklandığı ve alacağın kesinleşmiş hakem kararı ile tespit edildiği, yine bu hükme göre temerrüt tarihinin 06/11/2021 olduğu, davalının anılan borca ilişkin---- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı takip dosyasına 07/07/2022 tarihinde 448.451,91 TL ve 05/05/2025 tarihinde 270.719,38 TL ödeme yaptığı, temerrüt tarihi ile ödeme tarihi arasında enflasyon nedeniyle paranın alım gücü düşmüş olsa da, yukarıda atıf yapılan yargı içtihatları da dikkate alındığında ülkede yaşanan ekonomik kriz nedeniyle paranın döviz karşısında hızlı değer kaybı, yüksek enflasyon gibi genel, afaki ve doğrudan davacının zararını ifade etmeyen umumi ekonomik konjonktürel olgular TBK’nın 105. (yeni madde 122) maddesinde sözü edilen munzam zararın varlığını göstermeyeceği, sırf buna dayalı munzam zarar talebinin spekülatif olduğu, gerçek zarar miktarını yansıtmayacağı ancak somut olayda davacının tacir olduğu ve kazaya konu aracın pert olduğu dikkate alındığında davacının zamanında elde edeceği pert bedeli ile pert olan aracın yerine yenisini koymasının hayatın olağan akışına uygun ve makul bir davranış olacağı, bu sebeple somut olayda davacının zararının spekülatif olduğundan bahsedilemeyeceği, bu durumda bilirkişi tarafından da hesaplandığı üzere temerrüt tarihi ile ödeme tarihi arasında işlemiş faiz miktarının 797.544,27 TL olduğu, davalı tarafından yapılan ödemelerin faiz alacağını karşılamamış olması nedeniyle ödemenin aşkın zarar talebine etkisinin bulunmadığı, yine temerrüt tarihindeki alacak miktarının ödeme tarihinde güncel değerinin 1.850.006,31 TL olduğu, davacının temerrüt faizini aşan miktarda zararının 726.562,04 TL (1.850.006,31 TL- 325.900,00 TL asıl alacak - 797.544,27 temerrüt faizi) olduğu, alacağın tespitine dair ilamın 2025 yılında kesinleşmiş olmasının ve bundan sonra ödeme yapılmış olmasının davalının kusursuzluğunu göstermeyeceği, talep uyarınca alacağa dava tarihinden itibaren ticari avans faiz işleyeceği kanaatine varılmış, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, aşkın zarara ilişkin 726.562,04 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (726.562,04 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 49.631,45 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 615,40 TL peşin harç ve 31.594,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 17.422,05 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan 1.318,30 TL dava açma masrafı, 87,50 TL vekalet harcı, 31.594,00 TL tamamlama harcı ve 6.800,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 39.799,80 TL yargılama giderinin kabul/dava değeri oranına (726.562,04/1.850.006,31) göre 15.630,77 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yapılan vekalet harcına ilişkin 87,50 TL yargılama giderinin ret/dava değeri oranına (1.123.444,27/1.850.006,31) göre 53,13 TL’sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine, 6-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (726.562,04 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 114.984,31 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (1.123.444,27 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/3 uyarınca hesaplanan 114.984,31 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/dava değeri oranına (726.562,04/1.850.006,31) göre 1.806,58 TL’sinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, bakiye 2.793,42 TL’sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.