İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/611 E. 2024/25 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/611
Karar No
2024/25
Karar Tarihi

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/611 Esas KARAR NO : 2024/25 Karar

HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : ...

DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/10/2024 KARAR TARİHİ : 23/01/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 15/06/2022 tarihinden davalı firmadan işletmek olduğu güzellik salonu için ... , 755 Nm başlık ve 808 Nm başlık cihaz satın olduğunu, 12/04/2023 tarihinde cihazda hava üflemesi arızası oluştuğunu, 13/04/2023 tarihinde tamirinin yapıldığını, cihazın sorunsuz olarak teslim edildiğini, 26/04/2023 tarihinde cihazda tekrar arıza oluşması sebebiyle firmaya tekrar başvuruda bulunulduğunu, müvekkilinin cihazı satın aldığın tarihten itibaren düzenli bir şekilde kullanmadığını, sürekli arıza ile karşılaşıldığını, bu sebeple müvekkilinin itibar ve güven kaybına uğradığını, 31/05/2023 tarihinde davalı firmaya ihtarname gönderildiğini, davalı firmanın ürün satımı yaptıktan 24 ay içinde garanti kapsamında sorumlu olduğunu, müvekkilinin davalı şirketten satın olduğu ve ayıplı olan ürünün kullanılamamasından kaynaklı olarka uğradığı zararın fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek faiz oranı ile tazmininin, arızalı olan ürünün yenisiyle değiştirilmesi, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalı tarafa hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalının cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin cihazı davacıya çalışır durumda ve eksiksiz bir şekilde teslim ettiğini, teslimatla birlikte cihazın kurulumunun gerçekleştirildiğini, cihazın kullanımı ve bakımı ile ilgili gerekli tüm eğitimlerin ve bilgilerin verildiğini, cihaz satışından sonra destek talebi müvekkil şirketi iletildiğinde talep doğrultusunda hizmetin sunulduğunu, cihazın hijyenik bir ortamda çalıştırılmaması ve düzenli temizlenmemesi sebebiyle makinenin kenar kapakları aşırı miktarda tozlandığını hava sirkülasyonu yapamadığından dolayı hava motoru kullanıcı hatası sebebiyle bozulduğunu, başlıkların kullanıma bağlı olarak tükendiğini, tekrar dolum yapılması gerektiğini, bu durumun arıza nedeni olmadığını, mezkur davanın reddini, yargılama giderleri ve KDV hariç olarak hükmedilecek avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. Nusaybın Vergi Dairesi'nden istenilen bilgi ve belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. ...Teknoloji Medikal Makine Tasarım Üretim Tİcaret Limited Şirketi'ne yazılan müzekkereye yanıt verilmediği görülmüştür. Dava, alacak davasıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanun'unun 3’üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nun 1463.maddesinde de, önce 17.maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17.maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.Gerçekten, 19.02.1986 tarih 19024 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile T.T.K.'nun 1463.maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usul Kanunu'nun 177.maddesinin 1.fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar değerlendirileceği belirtilmiştir. Toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, alacak davası olduğu, davacının mükellefiyet kaydı bakımından Nusaybın Vergi Dairesince gönderilen cevabi yazıda davacının 01/06/2022 tarihinden itibarın kadınlar için kuaför işletmelerinin faaliyeti ile gelir vergisi mükellefiyet kaydının bulunduğu işletme defteri usulünde defter tuttuğu bildirilmiş olup, davacının kazancının Vergi Usul Kanunu'nun 177.maddesinin 1.fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmadığı bu haliyle esnaf sınırında kaldığı gözetilerek taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde kabul edilemeyeceği, uyuşmazlık konusunun 6102 sayılı TTK'dan düzenlenen işlerden olmadığından mutlak ticari iş niteliğinde de olmadığı, sonuç olarak 6102 sayılı TTK'nın 4, 5 ve 11.maddesinin 2.fıkrasındaki düzenlemeler nazara alındığında taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığı, uyuşmazlığın çözümünde 6100 sayılı HMK'nın 2.maddesi uyarınca genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla davanın HMK.nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, görevli ve yetkili mahkemenin Adana Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. G.D: Gerekçesi ekli kararda açıklanacağı üzere; 1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber), 4-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, 5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine, Dair, davacı vekili yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinden mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/01/2024 Katip ... ¸

Hakim ... ¸

5070 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/611, K. 2024/25, T. 23.01.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-611-e-2024-25-k-7977de986a95