İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/596 E. 2025/8 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/596
Karar No
2025/8
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/596 Esas - 2025/8 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/596 KARAR NO : 2025/8

... DAVA : Marka YİDK Kararının İptali DAVA TARİHİ : 25/12/2023 KARAR TARİHİ : 15/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/01/2025 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka .... Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkili markasının esas unsuru bir bütün olarak “Matbil Akademi” ibaresi olup “akademi” ibaresinin 41. Sınıfta yer alan hizmetler bakımından ayırt ediciliği bulunan bir ibare olduğu ve markaya ayırt edicilik kattığı, markanın “Matbil Akademi” şeklinde bir bütün olarak algılanmasını sağladığı düşünüldüğünde, taraf markalarının “Mat” ibaresini sadece başlangıç kısmında ilk ibare olarak içeriyor olması sebebiyle benzerlik bulunmadığını, itiraz edenin markası “...”, oluşturuluş şekli, içerdiği kelime bakımından müvekkili markası ile görsel, işitsel ve anlamsal bakımdan benzerlik taşımadığını, burada kullanılan “mat” ibaresinin matematik bilimini ifade etmekte olup, eğitim alanında iştigal eden birçok kurum tarafından kullanıldığını, taraf markalarının kapsamında sunulan hizmetlerin bilinçli tüketicilere hitap ettiğini beyan ederek ....sayılı kararının iptaline karar verilmesini istemiştir. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; taraf markalarının bütün olarak bıraktıkları izlenim gözönüne alındığında göze çarpan ve ortalama tüketicinin hafızasında kalan kısmının ...” sözcüğü olduğunu, taraf markaları karşılaştırıldığında markalarda “matbil/...” ibaresinin esas unsur olduğunu, başvuru konusu markada yer alan diğer unsurlar tali nitelikte ve “Akademi” ibaresi tescili istenen sınıfta ayırt ediciliği düşük bir ibare olduğundan markalar arasında yapılan inceleme “matbil/...” ibareleri esas alınarak yapılmış olduğunu, markaların 6 harften oluştuğu ve ilk beş harfin aynı olduğunu, ortalama tüketicinin dikkatinin yoğunlaştığı markaların başlangıç noktalarının aynı olmasının iltibas tehlikesini artırdığını, tek harf farklılıklarının markaları farklılaştırmadığını, ayrıca başvuru kapsamında yer alan mallar ile redde mesnet markanın aynı malları/hizmetleri kapsadıkları da tespit edildiğinden başvuru konusu marka reddedilmiş olup .... kararının tamamen hukuka uygun olduğunu, dolayısıyla tüketici tarafından her iki markanın karıştırılması ve markalar arasında idari-ekonomik anlamda bir bağlılığın bulunduğu düşüncesinin doğması ihtimali bulunmakta olup 6769 sayılı SMK nın 6/1 maddesi anlamında benzerliğin olduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle özetle; dava konusu marka ile müvekkili markası arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, markalardaki ortak ibare olan Matbil Akademi markasının ... markasının bir uzantısı yahut devamı veya alt markası sanılabileceğini ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı vekili dilekçesiyle özetle; müvekkilin söz konusu şirket ile ortaklığı 22.06.2022 tarihinde başlayıp aynı tarihte .... tescil edildiğini, ancak 06.01.2023 tarihinde şirket ile olan paylarının 15 adet payını ...'e, geriye kanlan 10 adet payını ise Mehmet Savtekin Yörük'e bununla beraber şirkette bulunan müvekkile ait tüm marka ve patent haklarını da diğer ortaklara devrettiğini, bir işletmenin başka bir işletme ile birleşmesi ,devri ya da ona katılması halinde de sözleşmeden doğan hak ve yükümlülükler yeni ortaklığa, devir alana ya da katılınan ortaklığa bir kül halinde intikal edeceğini, ... şirketiyle 06.01.2023 tarihinden itibaren müvekkilinin hiç bir ilişkisi bulunmadığını, söz konusu davada taraf sıfatının da bulunmadığını ifade etmiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, ... Kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. İşlem dosyasının tetkikinde, davacı tarafından 17.01.2022 tarihinde .... başvuru numarası ile “matbil akademi” ibareli marka için 41. sınıfta yer alan hizmetleri kapsayan marka başvurusunda bulunulmuş; söz konusu marka başvurusu .... tarafından kabul edilerek 12.04.2022 tarihli ve 394 sayılı Resmi Marka Bülteni'nde ilan edilmiş, söz konusu yayına itiraz edilmiş,.... tarafından itiraz SMK 6/1 maddesi uyarınca kabul edilmiş, davacı tarafından söz konusu karara .... nezdinde yapılan itirazın Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu tarafından incelenmiş ve Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu tarafından .. sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiği anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. DEĞERLENDİRMELER Taraf Markaları Arasında Karıştırılma İhtimali; 6769 sayılı SMK’nin 6/1 maddesi “Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.” hükmüne amirdir. 6769 sayılı SMK’nin 6/1 maddesi anlamında benzerlik değerlendirmesinin ilk koşulu markaların tescilli oldukları sınıfların birbirine benzerliğidir. Markaların tescilli oldukları veya tescili talep edilen mal ve hizmetlerin benzerliğine kanaat getirilmesi halinde, ikinci şart olan markaların benzerliğine geçilir. Eğer her iki koşul da gerçekleşmiş ise markalar arasında iltibas olduğuna karar verilecektir. Markalar arasındaki benzerlik incelenirken, Markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları Görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlik, Çağrıştırma, Bir bütün olarak markaların uyandırdığı toplu kanaat, Malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, Markayı taşıyan mal veya hizmetin değeri ve alıcının bu mal ve hizmeti almaya ayırdığı zaman kriterleri ele alınmalıdır. Yerleşik Yargıtay içtihatları ile sabit olduğu üzere; bir markanın bir başka marka ile benzer olup olmadığı müşterisi hafızasında bıraktığı imaja göre belirlenir. Bir marka, hizmet veya malın, diğer bir marka, hizmet veya malla karşılaştırılarak benzerliği tespit edilirken marka, mal veya hizmete bütünsel bir açıdan yaklaşılmalı ve müşterileri nezdinde bıraktıkları izlenim dikkate alınmalıdır. Nitekim ..... sayılı kararında; “…556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 8/1-b bendi uyarınca markaların iltibas yaratıp yaratmadıklarının belirlenmesinde, markaların kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının alıcısı olan ortalama düzeydeki halk nezdinde karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığının tespiti gereklidir. Bunun için de işaretleri oluşturan harf, kelime, şekil gibi asıl ve yardımcı unsurların değerlendirilmesi zorunludur... Dairemizin bu konuda yerleşik içtihatları uyarınca asıl unsurun; bunların ayırt edici ve baskın unsurları unutulmaksızın markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin tümüne hâkim olan görünüş ve ayırt ediciliği vurgulayan imajda aranması gereklidir...” denmektedir. İltibas, kanunlarda tanımlanmamış olmakla birlikte öğretide “bir markanın aynen veya benzerinin kullanılması suretiyle, alıcı zihninde gerek emtiaların (veya hizmetlerin), gerekse müteşebbisin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırılması ve bunların aynı yerden piyasaya sürüldüklerinin düşündürülmesi, bu yönden çağrışımlar yapması” olarak tanımlanmıştır. Sadece alıcıların belirli bir mal veya hizmet yerine başka mal veya hizmeti almak istemeleri halinde değil; alıcıların mal veya hizmetlerin birbirinden farklı olduklarını anlamalarına rağmen, bunların kaynağının aynı işletme olduğuna veya malları satan yahut hizmetleri sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğuna inanmaları halinde de iltibas ihtimali vardır. Dolayısıyla, iltibas bulunduğunun kabulü için işaretin marka ile bağlantı kurulmasına ve düşünsel olarak markayı çağrıştırmasına elverişli olması gerektiği anlaşılmaktadır. Karıştırılma ihtimalinin varlığı 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi uyarınca “halk” nezdinde olmalıdır. Bir markanın diğer marka ile karıştırılma ya da iki marka arasında ilişki bulunduğu ihtimali, malın hitap ettiği uzman ya da satıcı nezdinde değil, halk nezdinde araştırılmalıdır. Dolayısıyla, markaların hitap ettiği tüketici ya da kullanıcı dikkate alınmak suretiyle, markaların bu kişiler nezdinde karıştırılıp karıştırılmayacağının değerlendirilmesi gerekmektedir. Yasada geçen “halk” tabiri amaca uygun şekilde “markayı taşıyan ürünlerin nihai tüketici kitlesi” olarak anlaşılmalıdır. Benzerlikte görüşüne başvurulacak kişi markalı ürünün yöneldiği hedef kitleye mensup/makul derecede bilgilendirilmiş, makul derecede dikkatli ve makul derecede ihtiyatla değerlendirme yeteneğine sahip kişinin değerlendirmesidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının tespitinde, mal ve hizmetlerin aynı veya benzer alıcı çevresine hitap edip etmediklerine ve aynı veya benzer ihtiyaçları gidermede kullanılıp kullanılmadıklarına; markaların kullanıldığı mal veya hizmetin ekonomik değerine; bunların hitap ettiği alıcı grubunun sosyal ve ekonomik düzeyine ve orta yetenekteki alıcıların markanın kullanılacağı mal veya hizmetleri aldıkları sırada sarf edecekleri dikkat ve özene de bakılır. Emtiaların Aynı/Benzer/İlişkili Olup Olmadığı; Dava konusu .... sayılı ve “...." ibareli markanın kapsamından yer alan dava konusu hizmetlerin redde gerekçe markanın kapsamında aynen yer aldığı, Tüketicinin dikkat ve bilinç seviyesi, markalar arasındaki iltibas riskini etkileyecek bir unsurdur. Dikkati düşük olan tüketici kitlesine yönelik emtiaların tescillendiği markalarda iltibas riskinin daha yüksek olacağı açıktır. Diğer yandan, tüketicinin bilinç ve dikkat seviyesi tek başına iltibas riskini oluşturan unsurlardan değildir. Marka işaretlerinin ne derece ayırt edici olduğu, markanın ne derece iltibas riski taşıdığı, markaların korunma düzeyinin ne aşamada değerlendirileceği de iltibas riskinin tespitinde önem taşımaktadır. Mal ve hizmetlerin benzerliği değerlendirilirken de çekişme konusu mal ve hizmetlerin ortalama tüketici kitlesi, doğal yapısı, kullanım amacı, fiyatı, alım sıklığı, üretim dağıtım ve satış kanalları ile yerleri, rekabet, ikame veya tamamlama ilişkisi olup olmadığı gibi bütün faktörler dikkate alınmalıdır. Markalar arasında benzerlik incelemesinde temel ilke, yukarıda da değinildiği üzere, her iki markanın ortalama tüketici üzerinde bıraktığı genel intibaa göre tüm faktörler bir arada gözetilerek “global değerlendirme” yapılması gerekmektedir. Global değerlendirme gereği, markaların unsurları bölünerek, unsurlarına göre ayrı değerlendirme yapılması hatalı olacaktır. Bununla birlikte, inceleme sırasında markayı oluşturan jenerik, tanımlayıcı unsurların değerlendirme dışı bırakılmasına engel değildir. Dolayısıyla aslolan markaların bir bütün halinde bıraktıkları genel intibaa göre değerlendirme yapılmasıdır. ATAD kararlarından da izlenebileceği gibi, karıştırma olasılığının değerlendirmesi, aslında ileriye dönük bir tetkiktir. Bu tetkikte; “Markalar arasındaki görsel, işitsel veya kavramsal benzerlikler bütün olarak karşılaştırılmalıdır. Karşılaştırma, genel izlenim esas alınarak, özellikle markaların ayırt edici ve baskın unsurları” ve “davanın koşullarıyla ilgili tüm faktörleri dikkate alarak, global olarak yapılmalıdır” . Bununla birlikte markalar esas ve yardımcı unsur olmak üzere iki unsurdan meydana geldiği asla göz ardı edilmemelidir. Markayı benzerlerinden ayırt etmeye yarayan markada diğer unsurlara göre daha ön planda olan unsur esas unsur iken; esas unsura göre nispeten arka planda olan, malın ve hizmetin temel özelliklerini veya sair özelliklerini belirten ve esas unsura bağlı ve onunla ilişki içinde bulunanlar yardımcı unsurdur. Markaları benzerlerinden ayıran en önemli unsur esas unsurlardır. Markanın ayırt ediciliği ve iltibasa sebebiyet verip vermediği gibi hususlar esas unsur nazara alınarak tespit edilir. Benzerlik değerlendirmesine ilişkin bu genel tespitler çerçevesinde yapılması gereken temel değerlendirme, dava konusu marka ile davalı şirketin redde gerekçe gösterdiği marka arasında SMK md. 6/1 uyarınca karıştırılmaya yol açabilecek düzeyde bir benzerliğin mevcut olup olmadığı ile ilgili olacaktır. Davacının, dava konusu “...” ibareli markası, beyaz zemin üzerine, turuncu renkte, standart harflerle “Matbil ibaresi ile altında, mavi renkte “Akademi” ibaresinin yer aldığı, marka örneğinin sol tarafında ise stilize edilmiş “M” ve “A” harflerinin bulunduğu karma bir markadır. Markada yer alan “Akademi” ibaresi dava konusu hizmetler bakımından ayırt edici niteliğe haiz olmayan bir ibare olması nedeniyle dava konusu markanın esas unsurunun “Matbil” ibaresi olduğu, Redde gerekçe “...” markası, beyaz zemin üzerine, siyah renkte, standart büyük harflerle, “...” ibaresinin yer aldığı, herhangi bir figüratif unsur içermeyen kelime markasıdır. Redde mesnet markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğu, Bu açıklamalar kapsamında; karşılaştırmaya konu olan markalar görsel, işitsel ve kavramsal olarak incelendiğinde; dava konusu marka ile redde mesnet markanın altı harfli olduğu, ilk beş harflerinin aynı ve aynı sırada olduğu, son harflerinin farklı olduğu, son harflerinde yer alan “L” ve “R” harflerinin markalar arasında işitsel ve görsel olarak farklılık oluşturmaya yeterli olmadığı, dava konusu markada yer alan “Akademi” ibaresinin dava konusu hizmetler bakımından tanımlayıcı olması nedeniyle markaları farklılaştırmaya yeterli olmadığı, ilgili tüketici kitlesinin yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma süresi içinde, dava konusu başvuru markasını gördüğünde, bunun redde gerekçe markadan farklı bir marka olduğunu algılamayacağı, her iki markanın aynı işletmenin markası veya idari-mali anlamda bağlantılı işletme markaları olarak algılayabileceği hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu marka ile redde gerekçe marka arasında marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğu, Hem dava konusu marka ile davalının redde gerekçe markası arasında marka işaretleri bakımından iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik bulunması, hem de dava konusu hizmetlerin redde gerekçe markanın kapsamında aynen yer alması nedeniyle dava konusu marka ile redde gerekçe marka arasında dava konusu hizmetler bakımından karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, Netice itibariyle, Hem dava konusu marka ile davalının redde gerekçe markası arasında marka işaretleri bakımından iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik bulunması, hem de dava konusu hizmetlerin redde gerekçe markanın kapsamında aynen yer alması nedeniyle dava konusu marka ile redde gerekçe marka arasında dava konusu hizmetler bakımından karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğu, .... Kararı’nın yerinde olduğu sonuçlarına varılmış davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Davanın reddine, Alınması gereken 615,40.-TL harçtan, peşin alınan 269,85.-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 345,55.-TL maktu ilâm harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Davalı şahısların yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ve davalı kurum vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Mahkemeleri'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.15.01.2025

Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/596, K. 2025/8, T. 15.01.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-596-e-2025-8-k-ba183516f97e